Peygamberin Bir Günü

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.001
Gösterim
Adı:
Peygamberin Bir Günü
Baskı tarihi:
Nisan 2008
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752694576
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nesil Karakalem
Peygamber Efendimizin hayatı deyince akıllarda kalan günler, hepsi de İslâm tarihi ve insanlık için birer büyük dönemeç niteliği taşıyan özel günlerdir. Hicret günleri gibi, Bedir günü gibi, Mekke'nin fethedildiği gün gibi özel günler... Onun hayatının 'herhangi bir gün'ü ise, berrak bir şekilde zihinlerimize yer etmiş değildir.

Halbuki, bütün özel günlere rengini ve şeklini veren, 'herhangi bir gün' diye baktığımız günlerdir. Özel günlerin rotasını, o günler belirlemektedir. O halde, bütün bu özel günlerin sırrı Peygamberin bir gününde gizlidir. Onun hayatındaki özel günler, 'Peygamberin bir günü'nü hakkıyla kavradığımız ölçüde anlaşılabilir. Çünkü özel günlerde dışa vuran, sıradan bir günde içe taşınandan başkası değildir.

Peygamberin Bir Günü, bu gerçekten yola çıkıyor; ve bütün insanlık için 'en güzel örnek' olan Peygamber aleyhissalâtu vesselamın hayatını hakkıyla anlayabilmenin vazgeçilmez bir şartı olarak, onun 'herhangi bir günü'ne dikkatimizi yöneltiyor: O, Medine'deki 'herhangi bir gün'ünü nasıl yaşardı? Bir gününde en ziyade dikkati çeken unsurlar neydi? Onun bir gününe rengini veren, bizim hayatımıza da taşınması gereken temel unsurlar nelerdi?

"Peygamber aleyhissalâtu vesselamın özel ve büyük sınanma günlerinde nasıl o destansı tavrı sergileyebildiğini anlamanın yolu, onun herhangi bir gününü kavramaktan geçmektedir" diyor Peygamberin Bir Günü yazarı. Ve bizi, Peygamber aleyhissalâtu vesselamı 'herhangi bir gün'ünde tanıyıp, kendi günlerimizi buna göre yaşamaya çağırıyor.
(Tanıtım Yazısından)
Peygamber Efendimiz (sav) ‘in bir günü…
Uhud günleri değil, Bedir değil. Hendek, Hicret yolculuğu ya da Miraç gecesi de değil kitapta yazılan…
Efendimiz’in sıradan bir günü. Edebiyle, kulluğuyla, merhametiyle, tebessümüyle, beşeriyetiyle, tefekkürü ile sıradan bir günü.

Eris kuyusunun kenarındaki taşların üstüne oturup, ayaklarını kuyuya sarkıtıp bahçeyi temaşa ederken;
Gece Rabbiyle hemhal olmak için kalktığında semaya bakıp Ay’ a seslenirken;
Diz bükerek tevazu ile yemeğe oturan, evinde söküğünü diken Nebi’nin devesine katran sürmekle meşgul iken geçirdiği bir günü…

İşlerini başkalarına havale edip peygamberlik görevini yaparken değil de; mescid inşası için taş taşırken, Hendek’te ashabıyla yemek hazırlamak için odun toplarken;
Kuşu ölen küçük bir çocuğa taziyeye giden bir Nebi’nin sıradan bir günü işte.

Hz. Aişe’nin kıskançlıkla kırdığı yemek tabağının parçalarını bir araya getirmeye çalışırken
Gayri Müslimlerin cenazesi geçerken dahi saygıyla ayağa kalkarken;
Bir sefer esnasında yavrularını emziren anne köpeği ürkütmemek için koca ordunun yolunu değiştirirken;
‘’ Allah’ın yeryüzündeki çiçekleridir’’ dediği çocuklarla koşu yarışlarında, güreş yaparken tezahurat yaptığı torunlarıyla beraberken;
Namazda secdede sırtına binip ‘’ Deh Deh’’ diye seslenen torunu hevesini tam alsın diye secdeyi uzatırken;
Sadakadır dediği tebesümü ve güzel sözüyle…
Kudsi Nebi’nin bir günü… Bir insan olarak; evladı ölen bir baba, sevgili eş, vefalı dost, incelikler peygamberi olarak yaşadığı sıradan günleri anlatılıyor kitapta.
…..
Artık yağmur yağarken şemsiyemı açamıyorum -ki bereketli nisan yağmurlarında, durup göğsünü yağmura açan Efendimiz(sav) geliyor aklıma.
Artık Ay’ a her baktığımda sesleniyorum O’nun gibi.. ‘’ Ey hilal senin de Rabbin benim de Rabbim Allah’ tır ‘’ diye…

Her sofra için koca kainatın çalıştığını okuduktan sonra kitapta; artık öyle kolay yutamıyorum lokmaları boş gevezelikler arasında.
Ve artık nasılsın diye soranlara gönülden O’nun gibi ‘’ Küfür ve dalalet hali hariç , her hal için Elhamdülillah ‘’ demeye çalışıyorum şimdilik dilimle, inşallah kalbimle …
Sorumlu olduğum bir işi yaparken; cenaze toprağı için kum getiren, inşaat için harç malzemesi karıştıran sahabelerine yaptığı uyarılarda, işini hakkını vererek en iyi şekilde yapana Rabbin rızasını tekrar tekrar hatırlatan Efendimiz (sav) geliyor aklıma…

Son olarak… Bir sahabe geliyor Efendimiz’e hüzünle. Soruyor O’nun gibi yaşamaya çalışsa da yapamayan sevenlerinin halini. Zira O bir Peygamber, kendi basit bir kul ya? Müjdelerin, tesellilerin en büyüğü ile cevap veriyor Alemlere Rahmet : Kişi sevdiği ile beraberdir…

İşte gönlüm tıka basa dolu iken dünya ehlinin sevdası ile; bir ağacın gölgesinde kısa bir müddet gölgelenen ve sonrasında terk eden bir yolcu gibi yaşamayı tavsiye eden Peygamberimiz (asm) geliyor aklıma…

Yazarın cümlesiyle; Yolu da yolculuğu da unutmadan …
Keyifli okumalar, saygılar, sevgiler, hürmetler….
Yazarın okuduğum ilk kitabı.
Tefekkür penceresini okura hemencecik sevdiren, bazen bildiğimiz nice olayı bile en küçük ayrıntılarıyla anlatıp aslında hayatımıza geçirmenin kolay olduğunu öğütleyen kitaplarından.. severek okudum. Yavaş yavaş..

Arka kapak yazısı:

"Siyer kitapları, Resûlullah aleyhisselâtu vesselamın 63 yıllık ömrü içinde büyük olayları ve özel günleri anlatır bize. Peki, Hz.Pegamber diğer günlerde,o özel günlerin akışını da belirleyen 'herhangi bir gün'de nasıl yaşamıştır ? Neler yapmış,nelerden sakınmış,güne nasıl başlamış,gündüz ne ile meşgul olmuş ve geceyi nasıl karşılamıştır?
Peygamberin bir günü ,bir 'mikro siyer' olarak, işte bu soruların izini sürüyor ve Resûlullah aleyhisselâtu vesselamı 'herhangi bir gün'ünde anlatıyor. Özellikle de onun hayatındaki en ziyade gözden kaçan boyut olan 'tefekkür'üne dikkat çekerek... Ve onun her bir gününden, günümüze ve ömrümüze dair dersler de çıkararak..."
Resul-u Ekrem Aleyhisselatuvesselam'ın bir gününü anlatma çabası bu kitabı güzelleştirmiştir.
Kitapta (Metin Karabaşoğlu'nun sonunda belirttiği gibi) saat saat gün tasviri yapılmamış, Fahr-i Kainat'ın(a.s.m) bir gününe ve hayatına hakim unsurlar aktarılmaya çalışılmıştır.
Evvelâ, bu kitabı okuyunca hayatımın ne kadar tefekkürden uzak olduğunu gördüm. Fatır-ı Kerim'imiz Esma-ü Hüsnasıyla hayatlanan bir yaşam nasib etsin. Âmin.
Ve bu kitabı okudum, duadan ne kadar uzak kaldığımı gördüm...
Hülasa ders alacak çok hususlar vardı.
Ancak anlatılanlar daha iyi süzülüp, tam bir bütünsellik içinde aktarılabilirdi. Elbette anlatılan Resul-u Ekrem olunca, yazarın da belirttiği gibi kişi kabınca paylaşıyor.
Aslında Metin Karabaşoğlu gibi bir yazardan bu derece muhteşem bir konuyu ele aldığı kitabında beklentim çok çok yüksekti. Bu beklentinin de böyle bir sonuç doğurmuş olması muhtemel...
Son olarak bence edeb-iyata muvafık düşmeyen Peygamberimizin Aleyhisselatuvesselam'ın "destansı hayatı" tavsifi, Kainat'ın övünç kaynağı olan bir zat için sena değildir. Bir destan O'nun (a.s.m) hayatından ve getirdiği hakikatten nasibi kadar şereflidir.
Nihayetinde iki defa geçen ve maksadı belli bir ifade, yine de konu Peygamberimiz (a.s.m) olunca dikkate değer.
(Bendeki kitabın 2011 basımıydı, belki de ve inşallah yeni baskılarda düzeltilmiştir.)
Sünnet-i seniyyeye ittibadan hissemizin ziyade olması duasıyla!
Kitabı alırken Peygamber Efendimizin 24 saatini inceleyip anlatan bir konusu vardır diye düşünmüştüm. Öyle değilmiş. Kitapta siyer bilgisinden farklı olarak, bize basit gibi gözüken her hadiseye ibret , tefekkür ve tezekkür pencereleri ile bakabilen Peygamberimizin olaylara bakış açılarını, şükrünü, fikrini ve zikrini anlatmış. Benim hoşuma gitti ama kitap isminin altında yine de basit kalmış, daha da kapsamlı içerik aradım ama bunun yanında şunu da söylemeyelim,yazarın sonsözünde belirttiği gibi aslında O’nun hayatını anlatmaya zaten kitaplar yetmez.
Hani bazı düşüncelerinde yalnız sanırsın kendini de bir söz senin yalnız olmadığını gösterir ya işte bu kitapta öyleydi...İşte bu dediğim kitaplardaki kriterim bu sanırım
"Görürüz ki insan neyi alemlerin Rabbine nisbet etmişse onun için dua etmektedir.Neyi Ondan biliyorsa onu Ondan istemektedir.Buna karşılık neyi kendi başına kurtaracağına elinde kişi orda duası yoktur.Neyi başkasından umuyorsa orada da duası yoktur.İnsanoğlu eşyanın ne kadarını Allah'tan biliyorsa o kadarını Ondan istemektedir "
###Bu bakımdan duamız en temelde imanımızın derecesini bize gösterir ###
en ufaktan en büyüğe her şeyin üstünde her şeyin yaratılmasında tek dilemenin Rabbimizden geldiğini unutuyoruz ....
'' Dünya ile benim misalim, bir ağacın altında gölgelenip sonra terkedip giden yolcunun misali gibidir''..

O kudsi Nebi, her gününü, bu büyük yolculuğun idrakiyle yaşamıştır.
Yolu da, yolculuğu da hiç unutmadan.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Peygamberin Bir Günü
Baskı tarihi:
Nisan 2008
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752694576
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nesil Karakalem
Peygamber Efendimizin hayatı deyince akıllarda kalan günler, hepsi de İslâm tarihi ve insanlık için birer büyük dönemeç niteliği taşıyan özel günlerdir. Hicret günleri gibi, Bedir günü gibi, Mekke'nin fethedildiği gün gibi özel günler... Onun hayatının 'herhangi bir gün'ü ise, berrak bir şekilde zihinlerimize yer etmiş değildir.

Halbuki, bütün özel günlere rengini ve şeklini veren, 'herhangi bir gün' diye baktığımız günlerdir. Özel günlerin rotasını, o günler belirlemektedir. O halde, bütün bu özel günlerin sırrı Peygamberin bir gününde gizlidir. Onun hayatındaki özel günler, 'Peygamberin bir günü'nü hakkıyla kavradığımız ölçüde anlaşılabilir. Çünkü özel günlerde dışa vuran, sıradan bir günde içe taşınandan başkası değildir.

Peygamberin Bir Günü, bu gerçekten yola çıkıyor; ve bütün insanlık için 'en güzel örnek' olan Peygamber aleyhissalâtu vesselamın hayatını hakkıyla anlayabilmenin vazgeçilmez bir şartı olarak, onun 'herhangi bir günü'ne dikkatimizi yöneltiyor: O, Medine'deki 'herhangi bir gün'ünü nasıl yaşardı? Bir gününde en ziyade dikkati çeken unsurlar neydi? Onun bir gününe rengini veren, bizim hayatımıza da taşınması gereken temel unsurlar nelerdi?

"Peygamber aleyhissalâtu vesselamın özel ve büyük sınanma günlerinde nasıl o destansı tavrı sergileyebildiğini anlamanın yolu, onun herhangi bir gününü kavramaktan geçmektedir" diyor Peygamberin Bir Günü yazarı. Ve bizi, Peygamber aleyhissalâtu vesselamı 'herhangi bir gün'ünde tanıyıp, kendi günlerimizi buna göre yaşamaya çağırıyor.
(Tanıtım Yazısından)

Kitabı okuyanlar 54 okur

  • Rabia Çelik
  • G.Aslan
  • razî derûn
  • Meryem Nur ÇİLSALAR
  • {YALINKILIÇ}
  • Hilmi Karaca
  • inci
  • Hilâl
  • ⓔⓜⓡⓤⓛⓛⓐⓗ ⓤⓛⓤⓢ
  • Şeyma Nur Yıldız

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%44.4 (12)
9
%25.9 (7)
8
%14.8 (4)
7
%3.7 (1)
6
%11.1 (3)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0