Peygamberin Bir Günü

9,0/10  (10 Oy) · 
16 okunma  · 
8 beğeni  · 
582 gösterim
Peygamber Efendimizin hayatı deyince akıllarda kalan günler, hepsi de İslâm tarihi ve insanlık için birer büyük dönemeç niteliği taşıyan özel günlerdir. Hicret günleri gibi, Bedir günü gibi, Mekke'nin fethedildiği gün gibi özel günler... Onun hayatının 'herhangi bir gün'ü ise, berrak bir şekilde zihinlerimize yer etmiş değildir.

Halbuki, bütün özel günlere rengini ve şeklini veren, 'herhangi bir gün' diye baktığımız günlerdir. Özel günlerin rotasını, o günler belirlemektedir. O halde, bütün bu özel günlerin sırrı Peygamberin bir gününde gizlidir. Onun hayatındaki özel günler, 'Peygamberin bir günü'nü hakkıyla kavradığımız ölçüde anlaşılabilir. Çünkü özel günlerde dışa vuran, sıradan bir günde içe taşınandan başkası değildir.

Peygamberin Bir Günü, bu gerçekten yola çıkıyor; ve bütün insanlık için 'en güzel örnek' olan Peygamber aleyhissalâtu vesselamın hayatını hakkıyla anlayabilmenin vazgeçilmez bir şartı olarak, onun 'herhangi bir günü'ne dikkatimizi yöneltiyor: O, Medine'deki 'herhangi bir gün'ünü nasıl yaşardı? Bir gününde en ziyade dikkati çeken unsurlar neydi? Onun bir gününe rengini veren, bizim hayatımıza da taşınması gereken temel unsurlar nelerdi?

"Peygamber aleyhissalâtu vesselamın özel ve büyük sınanma günlerinde nasıl o destansı tavrı sergileyebildiğini anlamanın yolu, onun herhangi bir gününü kavramaktan geçmektedir" diyor Peygamberin Bir Günü yazarı. Ve bizi, Peygamber aleyhissalâtu vesselamı 'herhangi bir gün'ünde tanıyıp, kendi günlerimizi buna göre yaşamaya çağırıyor.
(Tanıtım Yazısından)
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2008
  • Sayfa Sayısı:
    256
  • ISBN:
    9789752694576
  • Yayınevi:
    Nesil Karakalem
  • Kitabın Türü:
Ömer Faruk Kaya 
10 Ağu 00:54 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 9/10 puan

Resul-u Ekrem Aleyhisselatuvesselam'ın bir gününü anlatma çabası bu kitabı güzelleştirmiştir.
Kitapta (Metin Karabaşoğlu'nun sonunda belirttiği gibi) saat saat gün tasviri yapılmamış, Fahr-i Kainat'ın(a.s.m) bir gününe ve hayatına hakim unsurlar aktarılmaya çalışılmıştır.
Evvelâ, bu kitabı okuyunca hayatımın ne kadar tefekkürden uzak olduğunu gördüm. Fatır-ı Kerim'imiz Esma-ü Hüsnasıyla hayatlanan bir yaşam nasib etsin. Âmin.
Ve bu kitabı okudum, duadan ne kadar uzak kaldığımı gördüm...
Hülasa ders alacak çok hususlar vardı.
Ancak anlatılanlar daha iyi süzülüp, tam bir bütünsellik içinde aktarılabilirdi. Elbette anlatılan Resul-u Ekrem olunca, yazarın da belirttiği gibi kişi kabınca paylaşıyor.
Aslında Metin Karabaşoğlu gibi bir yazardan bu derece muhteşem bir konuyu ele aldığı kitabında beklentim çok çok yüksekti. Bu beklentinin de böyle bir sonuç doğurmuş olması muhtemel...
Son olarak bence edeb-iyata muvafık düşmeyen Peygamberimizin Aleyhisselatuvesselam'ın "destansı hayatı" tavsifi, Kainat'ın övünç kaynağı olan bir zat için sena değildir. Bir destan O'nun (a.s.m) hayatından ve getirdiği hakikatten nasibi kadar şereflidir.
Nihayetinde iki defa geçen ve maksadı belli bir ifade, yine de konu Peygamberimiz (a.s.m) olunca dikkate değer.
(Bendeki kitabın 2011 basımıydı, belki de ve inşallah yeni baskılarda düzeltilmiştir.)
Sünnet-i seniyyeye ittibadan hissemizin ziyade olması duasıyla!

Kitaptan 14 Alıntı

Resûlullah birisiyle vedalaştı mı, şöyle derdi: ' Dininizi, emanetinizi ve işlerinizin akıbetini Allah'ın muhafazasına bırakıyorum.'

Peygamberin Bir Günü, Metin KarabaşoğluPeygamberin Bir Günü, Metin Karabaşoğlu

"Allah'ım! Bizi yaşattığın müddetçe kulaklarımız, gözlerimiz ve kuvvetimizden faydalandır; ölümümüze kadar da onları devamlı kıl."

Peygamberin Bir Günü, Metin KarabaşoğluPeygamberin Bir Günü, Metin Karabaşoğlu

Âlemlerin Rabbi, hem zülcelâl hem de zülcemal'dir. Mutlak anlamda Celâl sahibi olarak mutlak anlamda cemal sahibi de olmasıyla, bize isim ve sıfatlarının kemalini göstermektedir.
...
..herbir şeye lâyık ve lâzım olduğu şekliyle tecelli eder.

Peygamberin Bir Günü, Metin KarabaşoğluPeygamberin Bir Günü, Metin Karabaşoğlu

Bismillah
...Bismillah, başta söylenen, sonra terkedilen bir söz değildir. Bilakis, bütün varoluş Bismillah'ın kapsama alanındadır ve bütün kâinat Bismillah'ın ülkesidir. Diğer bir deyişle, esasında, 'Bismillah'la başlanmaz, 'Bismillah'a başlanır.

Peygamberin Bir Günü, Metin KarabaşoğluPeygamberin Bir Günü, Metin Karabaşoğlu

Celâl ile cemalin buluşup birleştiği noktada ise eksik ve yarım ortadan kalkar, 'kemal' tezahür eder. Kemal, tamlığın, eksiksizliğin, bir boşluk ve zaaf taşımamanın ifadesidir.

Peygamberin Bir Günü, Metin KarabaşoğluPeygamberin Bir Günü, Metin Karabaşoğlu

...sert mizaçlı insanlardan herkes korkar, zira 'sağı solu pek belli olmaz.' Yumuşak huylu insanlar ise, kesin ve net tavır gerektiren durumlarda bile sert ve kararlı olamazlar genellikle. Yani, ne sırf celâlli birinden 'mükemmel insan' olarak söz edebiliriz ne de yalnız cemalli birinden. İkisi de, 'tam'lığa ulaşamaz, mükemmel olamaz. İkisi de eksik ve yarım kalmaktadır.

Peygamberin Bir Günü, Metin KarabaşoğluPeygamberin Bir Günü, Metin Karabaşoğlu

Güneşin henüz doğmadığı, ama güneşin göğe vuran ışıklarıyla ortalığın yavaş yavaş aydınlanmaya başladığı o dipdiri vakitte, kudsî nebî ilk iş olarak abdest alıp sabah namazını kılar. Namazının sonunda, selam verirken, başlamakta olan güne ve ve bütün bir ömre dair , şu dua dökülür dilinden: " Ey Rabbim! Senden faydalı ilim, temiz rızık, makbul amel talep ediyorum."

Peygamberin Bir Günü, Metin KarabaşoğluPeygamberin Bir Günü, Metin Karabaşoğlu

...kudsî nebî bütün işini ve gündelik hayatın bütün yükünü başkalarına havale etmiş halde O'nu ve esmâsını tefekkür ve tezekkür ediyor değildir. Bilakis, bizim 'dünya hali' dediğimiz halin içerisinde O'na giden bir yol, bir iz görüp göstermektedir.

Peygamberin Bir Günü, Metin KarabaşoğluPeygamberin Bir Günü, Metin Karabaşoğlu
2 /