·
Okunma
·
Beğeni
·
473
Gösterim
Adı:
Peyiva Bîst û Seyemîn
Baskı tarihi:
1992
Sayfa sayısı:
78
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Çeviri:
Sabah kara
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nûbihar Yayınları
Baskılar:
Yirmiüçüncü Söz
Peyiva Bîst û Seyemîn
Risale-i Nur külliyatından 23. Sözün Kürdçe tercümesi
İmanın gerekliliğinden ve güzelliklerinden bahsediyor. İman olmadığı zaman insanın müthiş bir karanlığa saplanacağından, dünyadaki bütün belalardan ve sıkıntılardan korkacağından; oysa imanlı kişinin kainattaki hiç birşeyin tesadüfi olmadığını bildiği için iman ışığıyla yolunu bulabileceğini anlatan güzel bir eser.
İman, insanı insan eder. Belki insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi, iman ve duadır. Küfür insanı gayet âciz bir canavar hayvan eder..
İşte eğer insan, enaniyetine istinad edip hayat-ı dünyeviyeyi gaye-i hayal ederek derd-i maişet içinde muvakkat bazı lezzetler için çalışsa, gayet dar bir daire içinde boğulur gider.

Enaniyet: Benlik
İstinad: Dayanmak
Muvakkat: Geçici
Gaye-i hayal: Hayal edilen gaye
Derd-i maişet: Geçim derdi
“Sizlere müjde! Mevt idam değil, hiçlik değil, fenâ değil, inkıraz değil, sönmek değil, firak-ı ebedi değil, Adem değil, tesadüf değil, failsiz bir in’idam değil; belki bir Faik-i Hakîm-i Rahîm tarafından bir terhistir, bir ‘tebdil-i mekândır’
Îman tevhidi, tevhid teslimi, teslim tevekkülü, tevekkül saadet-i dâreyni iktizâ eder.
Tevekkül eden ve etmeyenin misalleri, şu hikâyeye benzer:

Vaktiyle iki adam hem bellerine, hem başlarına ağır yükler yüklenip, büyük bir sefineye bir bilet alıp girdiler. Birisi girer girmez yükünü gemiye bırakıp, üstünde oturup nezaret eder. Diğeri hem ahmak, hem mağrur olduğundan yükünü yere bırakmıyor. Ona denildi: "Ağır yükünü gemiye bırakıp rahat et." O dedi: "Yok, ben bırakmayacağım. Belki zayi' olur. Ben kuvvetliyim. Malımı, belimde ve başımda muhafaza edeceğim."
Yine ona denildi: "Bizi ve sizi kaldıran şu emniyetli sefine-i sultaniye daha kuvvetlidir. Daha ziyade iyi muhafaza eder. Belki başın döner, yükün ile beraber denize düşersin. Hem gittikçe kuvvetten düşersin. Şu bükülmüş belin, şu akılsız başın gittikçe ağırlaşan şu yüklere tâkat getiremeyecek. Kaptan dahi eğer seni bu halde görse, ya divanedir diye seni tardedecek.Ya haindir, gemimizi ittiham ediyor, bizimle istihza ediyor, hapis edilsin, diye emredecektir.

Hem herkese maskara olursun. Çünki ehl-i dikkat nazarında, za'fı gösteren tekebbürün ile, aczi gösteren gururun ile, riyayı ve zilleti gösteren tasannuun ile kendini halka mudhike yaptın. Herkes sana gülüyor." denildikten sonra o bîçarenin aklı başına geldi. Yükünü yere koydu, üstünde oturdu. "Oh!.. Allah senden razı olsun. Zahmetten, hapisten, maskaralıktan kurtuldum." dedi.

İşte ey tevekkülsüz insan! Sen de bu adam gibi aklını başına al, tevekkül et. Tâ bütün kâinatın dilenciliğinden ve her hâdisenin karşısında titremekten ve hodfüruşluktan ve maskaralıktan ve şekavet-i uhreviyeden ve tazyikat-ı dünyeviye hapsinden kurtulasın.

Tekebbür: Kibirlenmek
Tasannu: Yapmacık hareket
Mudhike: Gülünç şey, maskara

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Peyiva Bîst û Seyemîn
Baskı tarihi:
1992
Sayfa sayısı:
78
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Çeviri:
Sabah kara
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nûbihar Yayınları
Baskılar:
Yirmiüçüncü Söz
Peyiva Bîst û Seyemîn
Risale-i Nur külliyatından 23. Sözün Kürdçe tercümesi

Kitabı okuyanlar 58 okur

  • Rojhilat
  • Nivîsgeh
  • Mihemedê NOJDAR

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%12.5 (2)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0