Pierre ya da Belirsizlikler

10,0/10  (1 Oy) · 
2 okunma  · 
1 beğeni  · 
431 gösterim
Herman Melville (1819-1891), New York'ta yaşayan orta sınıftan varlıklı bir ailenin çocuğuydu. On bir yaşına geldiğinde, ticaretle uğraşan babası iflas etti ve bir iki yıl sonra da öldü. Melville bir süre okulundan ayrı kaldı, para kazanmak için birtakım işlere girdi çıktı; babasının ölümünden sonra ailenin geçimini üstlenen ağabeyinin yanında çalıştı. Bu arada gittiği okulda, ilkokul öğretmeni olma hakkını kazanmıştı. Ağabeyinin de işleri bozulunca, evinden ayrıldı; kent dışında çiftçi çocuklarına öğretmenlik yapmaya ve ders verdiği evlerde yatıp kalkmaya başladı. Bu arada daha iyi bir iş bulabilmek için kendini yetiştirmeye çalıştı. Bu uğurdaki çabalarından bir sonuç alamayınca, yirmi yaşında, İngiltere'ye giden bir ticaret gemisine tayfa olarak yazılmaya karar verdi. Bu karar onun beş yıl sürecek denizcilik serüvenlerinin başlangıcı oldu. Dört ay sonra Amerika'ya döndü. Gene kendine uygun bir iş bulamayınca, bu kez Güney Pasifik Okyanusu'nda balina avlamaya çıkan bir gemiye tayfa yazıldı. Artık ilk çocukluk yıllarının rahat ve güvenli günleri çok gerilerde kalmış, onların yerini, bir yandan kendi toplumunun yoksul tabakalarından insanları, öbür yandan Güney Pasifik Adaları'nın yarı vahşi yerlilerini yakından tanımasına olanak sağlayan, güçlüklerle dolu, son derece değişik bir yaşama biçimi almıştı. Melville'in yazarlık serüveni, işte bu uzak ülkelerde edindiği deneyimlerin ve dünya görüşünün ayrılmaz bir parçasıdır, diyebiliriz.
(Önsözden)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2006
  • Sayfa Sayısı:
    486
  • ISBN:
    9789750810510
  • Orijinal Adı:
    Pierre or The Ambiguities
  • Çeviri:
    Necla Aytür, Ünal Aytür
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
Barış Ağca 
07 Şub 20:04 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

"Ne kitabın, ne yazarının bir devamı var; ama ikisi için de son sözcüğü yazılmış! Belirsizlikler sürüyor." Pierre, Bartleby'nin kader kardeşi, ne iyi ne kötü artık! Hiçbir zaman unutamayacağım ve tekrar elime alacağım kitaplardan biri. Tekniğiyle ve bilgeliğiyle zamanının ötesinde bir roman. Hem Nietzsche'nin hem de Schopenhauer'in çağdaşı Melville tanıyor muydu onları bilemiyorum ama kitap boyunca beni onları düşünmemi zorladı(Bu konuda araştıracağım sonra). Pierre 1852'de yayımlandığında Amerika'da fırtınalar yarattı, Melville'e inanılmaz saldırıların yapılmasına, onun sonunda 33 yaşındayken roman yazmaya küsmesine yol açtı. Pierre, okumanın keyfine vardığım Melville'in ikinci kitabı ve Melville'i tanıdıkça Yazmaz olarak daha çok saygı duyuyorum kendisine.

Kitaptan 6 Alıntı

Barış Ağca 
 03 Şub 00:56 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Olgunluk çağımızda dünya üstümüzü kaplayıp bizi cilalar, Pierre; araya bin türlü gereğine uygun davranış, incelik, yüzünü eğip bükmeler girer, Pierre; o zaman, biz sanki kendimizden vazgeçer, başka bir kişiliğe bürünürüz, Pierre. Gençlikte olduğumuz gibi görünürüz; ama yaşlandıkça, göründüğümüz gibi oluruz.

Pierre ya da Belirsizlikler, Herman Melville (Sayfa 126)Pierre ya da Belirsizlikler, Herman Melville (Sayfa 126)
Barış Ağca 
05 Şub 22:27 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Evrenin toptan kutsanmasıdır sessizlik (...) Tüm doğadaki hem en zararsız, hem de en korkunç şeydir sessizlik (...) Sessizlik, tanrımızın tek sesidir.

Pierre ya da Belirsizlikler, Herman Melville (Sayfa 272)Pierre ya da Belirsizlikler, Herman Melville (Sayfa 272)
Barış Ağca 
05 Şub 22:38 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Işığın Karanlığındaki Aydınlık, Karanlığın Işığındaki Karanlık
Hakikat, Ciddiyet ve Bağımsızlığı coşkuyla benimseyen, yaradılıştan derin düşünmeye yatkın, korkusuz zihinlerin istisnasız yöneldiği Hyperborean bölgesi, kuzey dağlarının ardındaki ışık ülkesidir; burada her şey kuşkulu, belirsiz, kırılmış bir ışık altında görülür. Bu incelmiş atmosferin içinden bakıldığında, insanlığın değişmez saydığı en eski ilkeleri kayıp dalgalanmaya başlar ve sonunda baştan aşağı ters yüz olurlar; akılları karıştıran bu etkiyi yaratmakta göklerin suçu yoktur denemez, çünkü şaşkınlık uyandıran serapların sergilendiği yer çoğunlukla göklerdir.
Ancak kutup kaşifleri gibi, bir daha bulunmamak üzere yitip giden akıllara bakıp ders almalı, bu tehlikeli ülkeden kesinlikle uzak durmalıyız. Yitirilen akıllar bize, hakikat yolunda aşırı ilerlemenin insan aklına göre olmadığını; böyle yapan bir insanın, aklına yön veren pusulayı şaşırdığını öğretir. Çünkü pusulanın insanı getirdiği çıplak Kutup'ta, gösterge iğnesi için ufkun bütün noktaları aynıdır.

Pierre ya da Belirsizlikler, Herman Melville (Sayfa 223)Pierre ya da Belirsizlikler, Herman Melville (Sayfa 223)
Barış Ağca 
07 Şub 20:12 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Büyük eserler, bizim kendi içimizde var olan şeyleri bize çarpık çurpuk yansıtan aynalardır, biz eğer içimizdekileri görmek istiyorsak, aynaların ne tür olduklarına aldırmayıp, içlerindeki yansımaları bir yana bırakıp nesnelerin kendilerine bakmalıyız.

Pierre ya da Belirsizlikler, Herman Melville (Sayfa 373)Pierre ya da Belirsizlikler, Herman Melville (Sayfa 373)
Barış Ağca 
07 Şub 20:15 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

...yüzeysel kimseler, umutsuzluğa en son kapılan kimselerdir. Hava dolu bir lastik top, suda hiçbir şey batıramaz beni diye övünür; değerli şeylerle dolu bir sandığın ayıbı, tekneden denize düşer düşmez sulara gömülmesidir.

Pierre ya da Belirsizlikler, Herman Melville (Sayfa 368)Pierre ya da Belirsizlikler, Herman Melville (Sayfa 368)