Adı:
Pigmelerle Dans
Baskı tarihi:
Temmuz 2017
Sayfa sayısı:
360
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059709293
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Mona Kitap Yayınları
“Çocukluktan beri başka bir coğrafyada, başka bir enlem ve boylamda yaşamanın hayalini kurmuştum. O coğrafya Afrika’ydı. Ama Nişantaşı’nda bir apartman dairesi satın almış, her gün Tepebaşı’na işe gidip geliyordum. Kendi kafesimi kendi etrafıma inşa etmiştim. Oyun bitmişti işte.”

Küçük bir kızken, babasının hediye aldığı Resimli Hayvanlar Ansiklopedisi ile başlayan Afrika sevdasının, yaşamını şekillendireceğini o günlerde henüz bilmeyen Meltem, goril trekking yapmak için gittiği Uganda’ya ilk görüşte âşık olur. Olayların akışı onu bir safari şirketine ortak olmaya ve bu ülkeye yerleşmeye kadar götürecektir ancak ne kadar riskli bir işe kalkıştığının farkında değildir. “Bilmediğim bir coğrafyada, bilmediğim kurallarla oynanan bir oyunun içine düştüm ve kayboldum,” dese de, mutlu olmak için geldiği Uganda’dan mutlu olmadan dönmemeye ve pes etmemeye karar vermiştir. Tüm bu olup bitenler arasında aşk da kapısını çalmıştır Meltem’in… Krater gölü manzaralı bir terasta elele oturup, beyaz kafalı kartalın yavrusuna uçmayı öğretişini birlikte izlediği bir sevgilisi vardır!
360 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Başladığım andan itibaren uyku dışında hiç elimden bırakmak istemedim. O yüzden de bir solukta okundu ve bitti...
Iyi okullarda okumuş, güzel bir işi, iyi bir geliri ve kariyeri olan yazar, gitmiş olduğu Afrika'daki safariden o kadar çok etkilenir ki, hayatının akışını değiştirecek cesur bir kararla Uganda'ya yerleşir...
Eee sonrası mı, kitabı okuyun, belki sizde de yaşamınızı değiştirecek fikirler uyanır.
Keyifle okuyun
360 syf.
·Beğendi·10/10
Pigmelerle Dans, bir ofiste daralan bir hayat , ipin ucunu artık bırakıp hayaline koşmak ister. Işte böyle başlıyor Uganda macerası... gezmeyi ve macerayı seviyorsanız sizi baştan sona alıp götürecek bir harekete şimdiden hazır olun. Aşkın arada iniş çıkışlarını hissedeceğiniz bu romanda, bilmediğiniz şehirleri, safari dünyasını, tatmadiginiz meyveleri damağınızda hissedeceksiniz Derimki bir harita yanınızda olsun google amcam bu konuda çok yardım etti bana bilmedigim ismi geçen her şeye baktım harika bir geziydi.
360 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Uzun yıllar kurumsal hayatın içerisinde kalıp , ofislerin vahşi ormanları aratmayan oksijensiz ortamından bunalıp çocukluk hayallerinin peşinden Uganda'ya yerleşen yazarın yaşam öyküsü. Renkli olduğu kadar zorlu ve mücadeleli bir öykü. Afrika'ya seyahat planladığımdan fikir vermesi için aldığım bir solukta okuduğum, sayfalara gömülüp hızlıca okurken, diğer yandan da bitmesini istemediğim bir kitap oldu. Yazar hayallerine giden yolculuğunu o kadar içten bir şekilde paylaşmış ki sanki bende ona bu yolculukta eşlik etmiş gibi oldum. Farklı kültürleri, yaşamları tanıdıkça dünyanın ne kadar büyük ve bizlerin ne kadar küçük, önemsiz olduğunu insan daha fazla anlıyor. Günlük koşturmacamız içerisinde aslında ne kadar önemsiz şeylere üzülüyor, ayrıntılarda gizli olan küçücük mutluluk pırıltılarını ıskalıyoruz.Hayata kendi sırça köşkümüzden bakınca dünyayı minicik kendimizi dünyayı kurtaran insan sanıyoruz. Oysaki belki bir toz zerresi kadar hacmimiz var bu yeryüzünde . Kitap kesinlikle bir gezi kitabı değil, sadece hayallere giden yolda içten ve zorlu bir yolculuk. Yazar arkadaşlarına anlatır gibi yaşadıklarını yazmış. Ancak sadece tozpembe bir aydınlanma hikayesi değil, bu uğurda dökülen gözyaşları, yaşanan acılar hüzünler de var. Kısacası yaşamın içinden bir kesit. Sadece adını duyduğumuz ama bilmediğimiz bir ülkede yabancı olmanın nasıl bir şey olduğunu hissettiren bir kitap.
Bugün bir hayvanı öldüren kişi, yarın kendini engellemeye çalışanı da öldürür
Dian Fossey
Fazla düşünmeden tüketmeye yönelik reklamlar, özendiren televizyon programları insanları eşya delisi yapmıştı. İnsanlar eşyalarla deneyimleri aynı kefeye koyar olmuştu. Haki renklerde kamuflaj pantolon giyersek, aktif ve dinamik, kısa siyah bir elbise giyersek seksiymisiz gibi hissediyor, gerçek tecrübeyi yaşamadan hissederek kandiriliyorduk. Eşya tecrübenin yerini almış, hatta kendisi olmuştu.
Meltem Yaşar
Sayfa 106 - Mona roman temmuz 2017 basımı
Ofisler oturduğu masada kök salan, etrafında estirdigi terör veya otorite ruzgarlariyla kendi küçük krallığını kurmuş insanlarla ve onların tebasiyla doluydu. Taze hava nedir bilmeden penceresi açılmayan havalandirmali ofislerde birbirimizin ikinci el nefesi ve teriyle beraber korkusunu, endişesini, hırsını içimize çekiyor, çuruyorduk. Dünyanın dört bir yanındaki milyonlarca insan gibi kendi hayatlarımızın merkezinde oturup evrenin özünden uzaklaştıkça umarsizlasip,meraksizlasiyor,cahillesip ve dünyanın aslında kendimiz gibi milyarlarca kişiden oluştuğunu atomlara bölünebilen herşey gibi bir canlı olduğumuzu ve aslında dünyaya bizden daha faydalı böceklerin olduğunu unutuyorduk. Kendini önemli sanan her insan gibi dünyaya saygımızı kaybediyorduk.
Meltem Yaşar
Sayfa 106 - Mona roman temmuz 2017 basımı
İnsanlara rağmen var olmaya çalışan doğanın, hayvanların ve bitkilerin sayesinde hayatta olduğumuzu unutuyor, unuttukça hem kendimizin hemde evrenin özünü anlamaktan uzaklaşıyor özden uzaklaştıkça her şey gibi kayboluyor işin kötüsü kaybolduğumuzun farkına bile varamıyorduk. Fazla düşünmeden tüketmeye yönelik reklamlar, özendiren televizyon programları insanları eşya delisi yapmıştı.İnsanlar eşyalar ile deneyimi aynı kefeye koyar olmuştu. Hangi renkte kamuflaj bir pantolon giyersek, aktif ve dinamik, kısa siyah bir elbise giyersek seksiymişiz gibi hissediyor, gerçek tecrübeyi yaşamadan hissederek kandırılıyorduk. Eşya tecrubenin yerini almış hatta kendisi olmuştu
Soluk almak canlı olmayı belirlemez. Bu öteki insanlara hangi bedenin gömülüp hangisinin gömülmeyeceğini göstermeye yarar o kadar
Marlo Morgan
Beyazdik biz,tenimiz inceydi. Düşündüm, tanrı afrikalilari yaratırken tenlerini sadece güneşe karşı değil, galiba acılara karşı da dayanıklı kılmıştı. Bizim intiharı dusunebilecegimiz durumlarda, o koca dudakları arasından bembeyaz dişlerini göstererek gülümsemeyi, bu şekilde acılarla dalga gecebilmeyi, her tingirtida bedeniyle, ruhuyla dans edip şarkı söylemeyi de kavruk tenleri gibi tanrı sadece onlara bahsetmişti galiba.
Meltem Yaşar
Sayfa 330 - Mono roman 2017 basımı
Misyonerler afrikay'a geldiğinde onların incil'i bizim topraklarımız vardı. Dua edelim dediler gözlerimizi kapadık gözlerimizi açtığımızda bizim incil'imiz onların toprakları vardı.
Desmond TUTU

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Pigmelerle Dans
Baskı tarihi:
Temmuz 2017
Sayfa sayısı:
360
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059709293
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Mona Kitap Yayınları
“Çocukluktan beri başka bir coğrafyada, başka bir enlem ve boylamda yaşamanın hayalini kurmuştum. O coğrafya Afrika’ydı. Ama Nişantaşı’nda bir apartman dairesi satın almış, her gün Tepebaşı’na işe gidip geliyordum. Kendi kafesimi kendi etrafıma inşa etmiştim. Oyun bitmişti işte.”

Küçük bir kızken, babasının hediye aldığı Resimli Hayvanlar Ansiklopedisi ile başlayan Afrika sevdasının, yaşamını şekillendireceğini o günlerde henüz bilmeyen Meltem, goril trekking yapmak için gittiği Uganda’ya ilk görüşte âşık olur. Olayların akışı onu bir safari şirketine ortak olmaya ve bu ülkeye yerleşmeye kadar götürecektir ancak ne kadar riskli bir işe kalkıştığının farkında değildir. “Bilmediğim bir coğrafyada, bilmediğim kurallarla oynanan bir oyunun içine düştüm ve kayboldum,” dese de, mutlu olmak için geldiği Uganda’dan mutlu olmadan dönmemeye ve pes etmemeye karar vermiştir. Tüm bu olup bitenler arasında aşk da kapısını çalmıştır Meltem’in… Krater gölü manzaralı bir terasta elele oturup, beyaz kafalı kartalın yavrusuna uçmayı öğretişini birlikte izlediği bir sevgilisi vardır!

Kitabı okuyanlar 14 okur

  • murat keten
  • elif
  • Göksu Vatansever
  • Bir Delil Klasiği
  • Puslu Kıtanın Gezgini
  • Zehra Güneş
  • İbrahim Tomur
  • Zafer Çimen
  • İklim
  • Meltem

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%42.9 (3)
9
%28.6 (2)
8
%28.6 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0