Kitap
Pinocchio

Pinocchio

OKUYACAKLARIMA EKLE
8.3
1.177 Kişi
5,1bin
Okunma
984
Beğeni
26,6bin
Gösterim
64 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 1 sa. 49 dk.
Basım
English · Türkiye · Dorlion Yayınları · Haziran 2018 · Karton kapak · 9786052490501
Diğer baskılar
(1828-1890) Carlo Lorenzini Collodi is the better known pseudonym of Carlo Lorenzini, a journalist and writer who was born in Florence in 1826, dying there in 1890. He began writing children’s books in 1876, with the publication of 1 racconti delle fate, an excellent translation of French literary fables (Perrault, Madame Leprince de Beaumont, Madame D´Aulnoiy). hi 1881 he began to contribute on a regular basis to one of the first Italian periodicals for children. “11 giomale per i bambini” “The Children’s Magazine”, the first issue of which published the initial instalment of Le avventure di Pinocchio “Pinocchio’s Adventures”. At that time it was entitled “Storia di un burattino” “Story of a puppet”. Further stories later appeared in the same periodical, such as Pipi, o lo scimiottino color di rosa Pipi, or the little rose-coloured monkey”, a sort of continuation of Pinocchio but with a gentle tone of self-persiflage ; these stories would later be gathered together in Storie allegre “Cheery Stories” (1887).
5 mağazanın 233 ürününün ortalama fiyatı: ₺10,47
8.3
10 üzerinden
1.177 Puan · 223 İnceleme
GIORDANO BRUNO
Pinokyo'yu inceledi.
200 syf.
·
Puan vermedi
Yüreği burnundan büyük olan tüm çocuklara....
İl Giornale dei Bambini adlı çocuk dergisinin müdür odasında sinirli bir adam, artık elli dört yaşına gelmiş, ama konusunda pek de başarı gösterememiş  dergi yazarlarından birine, parmağını sallaya sallaya bir şeyler anlatıyordu: – Bakın Bay Carlo, 1848’de değiliz artık. Ne Toscana Ayaklanması’ndaki siz sizsiniz ne de Risorgimento Hareketi’ndeki ateşli gençsiniz artık… Kendinize gelmenizi ve birikmiş borçlarınızı ödemenizi rica ederim… Gazetecilik hayatınız boyunca ürettiğiniz çocuk romanlarınız artık okunmuyor. Dergimizin de yeni, değişik romanlara ihtiyacı var. Bilmem anlatabildim mi? Ne “Giannettino’nun İtalya Gezisi”, ne de “Minuzzolo” yu kimseler okumuyor artık… Hem sanatsal hem de eğitici bir şey istiyorum sizden. Şöyle çarpıcı bir şey olmalı… Ne bileyim, en azından yayınlandığında dergimizin tirajı biraz da olsa yükselmeli… Belki o zaman birikmiş borçlarınızı kapatabilir üstüne para bile verebilirim size… Özetle size önümüzdeki aya kadar süre veriyorum. Bir çocuk romanı yazıp getirmelisiniz. Ama bu roman anlattığım özellikleri içermezse, yani nasıl söyleyeyim, beğenmezsek, daha doğrusu dergimizin tirajını yükseltecek bir nitelik taşımazsa… Carlo sözünü keser müdürün. -Ya dediğiniz gibi olmazsa müdür bey? -Çok üzülerek, artık birlikte çalışmamızın çok güç olacağını bildirmek zorunda kalacağım o zaman Bay Carlo. Senelerin gazetecisi Carlo, hayatı boyunca hiç bu kadar üzülmemiştir. Borçludur ve eskisi kadar hırçın bir gençlik çok uzağındadır üstelik. Ne yapar   işini kaybettiği zaman? Evine kapanıp çalışmaktan başka yol yoktur. Her ne kadar zorunluluktan bile olsa, yazar, yazdıkça çocuksu bir coşkuyla aralıksız çalışmaya başlar. İki sene önce 1881’de yazmış olduğu “Gözler ve Burunlar” adlı kitabı fazla didaktik ve sanatsal niteliği düşük bulunmuştur. Aklında hep aynı sözler; ''fazla didaktik ve sanatsal niteliği düşük…'' Bunun tekrarlanması halinde kaybedeceğinin sadece işi olmayacağının farkındadır. Gergin bir ay başlar   Carlo için. Oysa ki o hep çocukluğunu düşünmüştür. Çocukken yaşadığı şaşkınlıkları, okuldan kaçışlarını, büyüklerin dünyasıyla çocukların dünyasının farklı olduğunu… Durduk yerde ateş basar; bir yanı kara kış soğuğunu duyarken bir yanı ilkbahar yaşar o bir aylık sürede. Çocuk düşleri her zaman kurtarıcı olmuştur hayatında. Bir kez daha… Lütfen… Son kez çağırır, bir peri sandığı   ağustos böceğini. Eser yirmi sekiz günde yazılır. Elli dört yaşının verdiği yorgunluk ve sonucu merak eden yüreğinin sesiyle   müdürün odasına giren Carlo, “Bir Kuklanın Öyküsü” adını verdiği  yazı dizisinin ilk iki bölümünü  yayımcısının masasına bırakır . Müdür o gün yerinde değildir. Sonraki gün ve sonraki gün Carlo için hayatının en uzun iki günü olur. Üçüncü gün eser İl Giornale dei Bambini adlı çocuk dergisinde, bölüm bölüm yayımlanmaya başlar. Ancak, sonraki bölümler periyodu   tutturamayan yazar yüzünden, düzensiz olarak yayımlanır. Yazarın düzensiz yazış biçimi, öykünün akışında da bazı  çelişkiler doğurur. Bir bölümde tahtadan kukla çocuk, kitap satıp, okula hiç gitmiyorken, öteki bölümde okuma yazma bildiği anlatılır örneğin. Yayımcının baskılarını ve okuyucuların tepki mektuplarını gözardı eden dalgın yaratılışlı ve yorgun Collodi, öykünün yarısı bile yazılmamışken, serinin devamını yazmamaya  karar verir. Bunun üzerine okuyucular, itiraz mektupları göndermeye başlayınca da, “Il Giornale dei   Bambini” dergisinin yayımlayıcısı şunu duyurur okuyucularına: “Bay Carlo bana kukla çocuğun henüz ölmediğini, hatta daha ilginç maceralarla yeniden döneceğini haber verdi. Lütfen telaş yapmayınız.” “Bir zamanlar bir ülke, bir de kral varmış diyecek hemen küçük okurlarım ama yanıldınız çocuklar; bir zamanlar bir tahta parçası varmış” diye başlayan  ve  yalnızca üç kez burnu uzadığı halde bir efsane olan ve  Umberto Eco’nun da dediği gibi;  “aynı zamanda büyüklere de göz kırpan bir çocuk romanı”dır Pinokyo… 1883 yılında Collodi, öykünün haklarını Paggi Yayıncılık’a küçük bir para karşılığında satar. Bu yazı dizisi kitap haline dönüştürülüp yayımlanır. Ancak şaşırtıcıdır ki; kitabın satışı beklenildiği kadar çok olmaz. Ebeveynler, “çocuklarını yaramazlığa yönelttiğini düşünerek”, bu kitabı onaylamazlar. Pinokyo’nun başarısını sağlığında göremez   Collodi. Pinokyo asıl dünya çapındaki ününü, 1892 yılında bir İngiliz yayınevinin kitabı  İngilizce’ye çevirmesiyle   kazanır.   (Meraklısına Not; Yayınevinin çevirmeni Mary Alice Murray’dır. ) Pinokyo’yu bilmeyen çocuk var mıdır bilmem ama Pinokyo’nun yaratıcısı, gazeteci Carlo Collodi’nin adını kaç çocuk bilir, asıl onu daha merak etmişimdir hep… Carlo Lorenzini (24 Kasım 1826, Floransa – 26 Ekim 1890, Floransa)   İtalyan gazeteci ve yazardır. Pinokyo romanının yazarı olarak ve genellikle   “Collodi” takma adıyla bilinir. Gençliğinde ilahiyat okuyan Collodi, Avusturya’ya karşı sürdürülen bağımsızlık mücadelesinde Risorgimento (Yeniden Yükseliş) hareketini desteklemek için gazeteciliğe başlar. Ünlü takma adı Collodi, annesinin doğduğu yerin adıdır. Başlangıçta bu adı 1848’de kendi kurduğu mizah dergisi Il Lampione’deki (Sokak Lambası) yazılarını imzalamak için kullanan yazar, dergi kurulduktan birkaç ay sonra   kapatılınca, 1853’de   bu kez La Scaramuccia (Didişme) adlı yeni bir dergi kurar. 1859’a kadar gazeteciliği sürdürür, sonra Giuseppe Garibaldi’nin özgürlük mücadelesi veren kuvvetlerine katılır. 1861’de İtalya Krallığı kurulunca da, gazeteciliği ve silahlı eylemleri bırakarak şehri Floransa’ya geri döner . Edebiyat çalışmalarında hiç ara vermemiş olmasına karşın, 1875’e kadar dikkat çekici bir başarı sağlayamayan Collodi, 1875’de, Floransalı bir yayınevi için Perrault’nun masallarını İtalyancaya çevirir. Bu çeviri çalışması, onu çocuk edebiyatının büyülü dünyasını daha da yaklaştırır ve ardından Pinokyo doğar. Bir de bir polemiği vardır Pinokyo’nun… Şimdi biraz da ondan söz edelim. Türk Tiyatrosu’na büyük emek vermiş olan oyuncu Ayla Algan’ın bir söyleşisinde dediğine   göre; “Ay ve Gün” adlı halk   masalımızdan   esinlenilerek yazılmış bir  kitapmış Pinokyo. Üstelik Pinokyo aslında bir kızmış… Bir marangozun, çocuğu olmadığı için kendisine   tahtadan yaptığı bir kız bebek… Bizim marangoz, yaptığı ve çok sevdiği tahta kızını, evinin  penceresine koyarmış dışarıyı seyretsin diye… Masal bu ya, bir gün, oradan geçen kralın oğlu, kızı pencerede görüp aşık oluyor ve kızı istetiyor. Marangoz, korktuğu için kızın gerçek olmadığını söyleyemiyor onlara ve askerlerle beraber sarayın yolunu tutuyorlar… Yalanı ortaya çıkınca, karşılaşacağı sondan ürken marangoz, çok sevdiği tahta kızını tutup  nehre atıyor. Askerler hemen suya dalıyor ama çıkardıkları şey, sadece  kızın takma saçı oluyor… 1952 yılında, İtalya’da Pinokyo Anıtı Milli Komisyonu (Bugün adı Carlo Collodi Milli Vakfı olarak değiştirildi), Collodi köyünün yakınlarına Pinokyo Parkı yapmak için para toplar. Bu paranın dörtte biri, İtalyan ilkokul çocukları tarafından bağışlanır. Paranın büyük bir bölümüyse değişik ülkelerdeki Pinokyo hayranlarından toplanır. Günümüzde, Pinokyo’nun modern uyarlamaları yayımlanmaya başlansa da; örneğin, “Pinokyo Araba Kullanıyor” ya da “Pinokyo Evleniyor”, bunların hiçbiri özgün Pinokyo büyüsünü yakalayamadı. Herkesin diline, “Yalan söylüyorsun, burnun uzuyor!” lafı dolandı. Artık o kadar alıştık ki buna, çoğu zaman kaynağını bile merak etmiyoruz. Bunlar da bize, Pinokyo’nun masal kahramanlığından çıkıp, etten kemikten bir insana dönüştüğünü göstermez mi aslında?
Pinokyo
8.3/10
· 5,1bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
2
37
Fatmanur Çoban
Pinokyo'yu inceledi.
120 syf.
·
1 günde
·
10/10 puan
Kesinlikle çocuk kitabı olduğunu düşünmüyorum.Her yaşa farklı değerler öğretiyor .Pinokyo ile dürüstlüğe,dostluğa,güvene,ödüle hatalara ,cezalara ve daha nicesine değinilen kesinlikle herkesin okuması gereken bir kitap. Kısaltılmış halini okudum ve en yakın zamanda tam halini okuyacağım.
Pinokyo
8.3/10
· 5,1bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
7
Tuğrul Tuncel
Pinokyo'yu inceledi.
200 syf.
·
8/10 puan
Okuduğum en sevimli kitaplardan biri
Okurken "ben meğerse Pinokyo gibi bir çoxukmuşum da haberim yokmuş" dediğim bir kitap oldu. Bölümler neden bu kadar kısa kısa ayrılmış diye sorgularken kitap hakkında araştırdıp nedenini öğrendim. Önyargısız hatta sempatiyle başladığım bir kitap oldu. Neden dünyada en çok çevirisi yapılan kitaplardan biri olduğunu da gayet iyi anlıyorum. Bir çocuğa da yetişkine de hitap edebilen bir hikaye.
Pinokyo
8.3/10
· 5,1bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
7
200 syf.
·
10 günde
Carlo Collodi 'Pinokyo' eserinde bir kukla etrafında çocuklara iyilik, dürüstlük, sevgi, dostluk gibi duyguları başarılı bir şekilde sunan eser, çocuk edebiyatının ve yetişkinlerinde okuması gereken klasiklerindendir. Geppetto Usta'nın bir odun parçasından oyarak hayat verdiği kuklası Pinokyo, tamamlandığında önce gülmeye, sonra da koşmaya başlar. Pinokyo artık Geppetto Usta'nın oğlu olmuştur. Babasına uslu olacağına dair söz verse de haylazlıktan, yaramazlıktan, her şeye karışmaktan vazgeçmez. En büyük hayali ise gerçek bir insan olmaktır. Başlıca Kahramanları: Pinokyo: Hikâyenin başkahramanıdır. Babasını çok seven, neşeli, saf, cesur, tembel bir çocuktur. Geppetto: Fakir bir marangozdur. Pinokyo'yu evladı gibi sever ve onun için her fedakârlığa katlanır. Peri: iyi,güzel pinokyo'ya sevgi aşılayan ve pinokyo insana dönüştüren güzel yüreklidir.
Pinokyo
8.3/10
· 5,1bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
7