Piraye'ye Mektuplar

·
Okunma
·
Beğeni
·
53,1bin
Gösterim
Adı:
Piraye'ye Mektuplar
Baskı tarihi:
Ekim 2017
Sayfa sayısı:
772
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750822971
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Piraye
Piraye
Piraye
"Nâzım'ın, 1933'ten 1950'ye kadar, on yedi yıl boyunca, çeşitli cezaevlerinden kendisine yazdığı mektupları, Piraye bir tahta bavulda saklardı. Ceviz ağacından yapılmış, 41 x 26 x 14 cm boyutlarında küçük bir tahta bavul. Küçük olduğu için, belki "çanta" demek daha doğru. Bu ceviz çantayı ona Nâzım sanırım Çankırı Cezaevi'ndeyken yapmıştı.

(...)

Bu kitaptakiler, Nâzım'ın Piraye'ye yazdığı mektupların hepsi mi? Çantadakilerin hepsi...
Belki bir gün başka yerlerden de bir şeyler çıkar, bilemem."
-Memet Fuat-
(Tanıtım Bülteninden)
772 syf.
·Beğendi·8/10
Bu kitapta hayal ettiğim şeyi bulamadım. Nazım Hikmet'i dehşetli severim. (Dehşetli kelimesini kullanışını çok seviyorum, geri kalan hayatımda kullanacağım ben de.)
Önce beğenilerimi söyleyim. Nazım Hikmet'in hapis hayatını her yönüyle göz önüne sermiş bu kitap. Yani hemen her şey var. Ne kadar çalıştığı, hisleri, hastalıkları. (Ne deyeceğimi unuttum hep. Notlarıma bakayım.)
Nazım Hikmet ile Piraye aşkını biliyoruz. Aşinayız. Ama şunu gördüm: Nazım Hikmet'in aşkı doğrudan Piraye'ye değilmiş. Hoş bir tabir olmayabilir ama o, sıkıntılarından kurtulmak için Piraye'yi araç olarak kullanmış. Ona sığınmış, kaçmış. Onun için nefes almadan çalışmış: Günlerini dolu dolu geçirmek için. Piraye olmasaymış paraya ihtiyaç duymayacakmış bu denli. Dolayısıyla bu kadar çok çalışmasına gerek olmayacakmış. Nazım Hikmet Piraye'ye değil, aşk uğruna savaş vermeye aşıkmış. Tutunacak bir dal olarak görmüş Piraye'yi ve işe de yaramış. Bu hâlin acı tarafı Piraye bunun farkındaymış. Sonucunu bile bile o da Nazım'ı hiç yalnız bırakmamış. Hazırlıklıymış olacaklara. Bu aşk neticesi olarak, en önemlisi, Nazım Memleketimden İnsan Manzaraları'nı yazmış ki bayılmıştım o esere.
Bu mektupların bende bıraktığı genel izlenim bu.

Gelelim kitabın hacmine. Piraye'nin oğlu derlemiş mektupları ve bana kalırsa gereksiz yere kitap 770 sayfa olmuş. Birbirinin nerdeyse kopyası olan mektupları almasına hiç lüzum yokmuş. Sonlara doğru bu durum insanı boğuyor ve zaman zaman insan, yeter artık, diyor.

İşte böyle: Umduğumu bulamadım. Nazım Hikmet'le ciddi mânâda ilgilenilmiyorsa bu kadar hacimli bir kitabı okumaya o kadar lüzum göremedim. Mektuplar maddi hayattan ibaret, öyle de olmak zorunda. Nazım Hikmet' in düşünce dünyasının yeri yok, hapishaneden yazıldığı için: Mektuplar başkası tarafından okunuyor ne de olsa. Yani bence bu mektuplar kendinden sansürlü. Haksız yere girdiği hapiste kimseye malzeme vermek istemez haklı olarak...
İçeriğinde insana kattıkları çok güzel, insanın yüreğine hizmet ediyor ama kitap baskı yönünden sınıfta kaldı. Beğenmediğim şey mektuplar değil, onların bir araya getiriliş sistemi.
Daha derli toplu daha düzenli olabilirdi, keşke olsaydı.
772 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Nazım'ın Piraye'sine olan sonsuz aşkını anlatan mektuplardan oluşan bir kitap.

Yıllarca hapishanede yatmış ve üvey de olsa kendi çocukları bildiği Suzan ve Mehmet'ten bir de biricik kızıl saçlı bacısı Piraye'den uzak kalmış. Hasretini şiirlerine dökmüş Nazım. Nasıl bir aşk ki bir bütünlüğü temsil edercesine.

Öyle bir aşk ki yıllar yılı sevdiğinin hapishaneden çıkmasını gözleyen, yoksulluğun, hasretin ve onca sıkıntının içinde güçlü kalabilen bir Hatice Piraye.

Hangisinin aşkı sahi, hangisi yalan?

Sen olmazsan ölürüm diyen Nazım, nasıl bir mektupla ayrılabiliyor Piraye'den? Hem de hala her şeyde onun yanında olacağını düşünerek, en yakın dostum diyerek...

Piraye'nin Nazım'a güvenmesi nasıl beklenebilir ki? Ömrünün en güzel senelerini belki de birbirlerine hasret yaşayıp kavuşmak için gün sayarken nasıl vazgeçti Nazım?

Sayfalarca okuduğum aşk yalan mıydı?

Ne güven, ne sevgi ne de dostluk kalıyor geriye.
Öyle bir yıkılıyor ki bir daha tövbe ediyorsunuz.
772 syf.
·6 günde·8/10
Ah Piraye.. Ah Nazım.. Ne güzel sevip ne güzel sevilmişsiniz..Her mektup bir destan gibi. Ben aşk'ın içinde böyle boğulmadım bugüne kadar..
Bu aşk'ın sonunun böyle bitmesi benim tek üzüntüm oldu.
772 syf.
·13 günde·Beğendi·9/10
AHH NAZIM AHHH NE YAPTIN!(SPOİLER)!
NAZIM HİKMET'İN EŞİ PİRAYE'YE YAZDIĞI MEKTUPLARI,PİRAYE'NİN İLK EVLİLİĞİNDEN OLAN OĞLU, NAZIM HİKMET'İN DE ÇOK SEVDİĞİ,OĞLUM DEDİĞİ MEMET FUAT DERLEYEREK YAYINLATMIŞTIR. BU MEKTUPLARI PİRAYE NAZIM'IN YAPTIĞI TAHTA BİR BAVULDA TOPLAMIŞTIR.
PİRAYE İLK KOCASINDAN OLAN İKİ ÇOCUĞU İLE GEÇİM SIKINTISI ÇEKERKEN, NAZIM'DA UZUN YILLAR HAPİSHANE DE YATARKEN ARALARINDA BU MEKTUPLAŞMALAR OLMUŞTUR. NAZIM EN GÜZEL ESERLERİNİ PİRAYE VE MEKTUPLARINDAN İLHAM ALARAK YAZMIŞTIR.
MAALESEF BU BÜYÜK AŞK NAZIM'IN SIK SIK ZİYARETİNE GELEN DAYI KIZINA AŞIK OLMASI YA DA AŞIK OLDUĞUNU SANMASI İHANETİ İLE SON BULMUŞTUR.AMA 3 YIL SONRA ONDAN DA AYRILACAKTIR.
772 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Merhaba arkadaşlar kitabı okumamın üzerinden günler geçtiği halde incelemeyi yazmak istedim;aslında aklımdaydı, fakat halı yıkıyordum, kapı pencere temizliyordum falan filan. Ve tabi o esnada başka kitaplar okumaya başladım. Neyse kitap incelememe başlayabilirim. Öncelikle Nazım Hikmet hem dilini hem de ideolojisini çok sevdiğim bir yazar. Fakat aynı şeyi özel hayatı için düşünmüyorum demeyeceğim çünkü insan hayatı boyunca tek kişiye aşık olacak diye bir kural yok, yani bence tabi. Nazım Hikmet’in aşk hayatı çokça kalabalık olmuş diye onu eleştirmeye çalışmak biraz haksızlık gibi geldi. Evet ben de başta nasıl ya Piraye’yi seviyorken; “Münevver nerden çıktı? Vera nerden çıktı?” diye kendi kendime hayıflanmadım değil. Fakat biraz üzerinde kafa yorduğumda bunun baya insani olduğuna karar verdim. İnsanlar birini çok severken, bir süre sonra başkasını da sevebilir hatta çok sevebilir. Severken de ona aşkını ilk defa birine aşık oluyormuş gibi, tek o varmış gibi de dile getirebilir. Tıpkı Nazım’ın Piraye’ye hissettiklerini dile getirmesi gibi. Kitabı yani beş yüz küsür mektupu okurken başta çok utandım kendimi Nazım’ın yerine koydum ve özelimin herkes tarafından okunduğunu düşündüm ve kızdım, fakat biraz ilerleyen sayfalarda Nazım’ın bir mektubunda Piraye’den Çankırı’da yazdığı mektupların kitaplaştırılmasını istediğini okuduğumda bu his üzerimden kalktı. Sanırım yazdığı mektupların bir şekilde yayınlanmasını istemişti Nazım; hepsini değilse de...
Nazım Hikmet farklı cezaevlerinde bulunduğu 17 yıl boyunca Piraye’ye yazdığı mektuplardan oluşuyor kitap. Aşkı, kavuşma umudunu, yalnızlığı çok güzel hissettirmiş hem de şiirsel bir dille. “Şişmanlığında, yaşlılığında, hastalığında bile seni seviyorum, seveceğim(her ne kadar ilerleyen yıllarda sevmediyse de) “ diyen Nazım Hikmet’in o zamanlar biricik aşkı olan Piraye’yi kıskanmadım değil. Bize “Şişmansın, git biraz kilo ver,” diyen adamlar denk gelmişken...Aşk güzel bir şeydir, bunu kitabı okurken en derinlerde bir yerde hissettim fakat kitap bitiminde uğruna yıllarımızı verdiğimiz aşklar da tıpkı kitaplar gibi biter diye düşünmeye başladım. Sonsuz olan hiçbir şey yoktur, aşk da bunlardan biridir. Aşk acısı da...

Herkese iyi okumalar diliyorum, sevdiğiniz yanınızdayken sıkı sıkı sarılın ona zira hayat çok sürprizli bir oyun sahnesi; bugün yanınızda rolü olana yarın yanınızda rol vermeyebilir...
367 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10
Şöyle ki, Nâzım'ın hayatına Piraye'den sonra (bizim bildiğimiz) 3 kadının girdiğini bilmek gerçeğiyle bu mektupları okumak ve Nâzım'ın tek gerçek aşkının Piraye olduğunu düşünerek okumak arasında dağlar kadar fark var. Şu anda oturduğum yerden Nâzım'ın aşk hayatına sallayacak değilim, onları yargılamak kimseye düşmez bana göre. Ne yaşadıklarını bir kendileri bilebilirler.

Ben ilk bahsettiğim gerçeği bilerek okuduğum için mektupları, kalbim buruk bir şekilde dahil oldum bu devasa aşka. Gerçeği bir kenara atıp okumayı başarabilseydim daha etkileyici olabilirdi. Mektuplar, yalnızca Nâzım'ın aşkına değil cezaevinde yaşadıklarına da ışık tutuyor.

Her şeye rağmen bu aşk bize, edebiyatımızın en önemli şiirlerini kazandırmıştır dersem bana kızar mısınız? İçimden bu geliyor çünkü...

Nâzım Hikmet'e özel olarak bir merakınız varsa/ mektup okumayı seviyorsanız öneririm. Ben çok beğendim. Bitirdikten sonra Nazım'ın ölümyıldönümü anısına Mavi Gözlü Dev filmini izledim, onu da öneririm.
Filmin dizi müziğini de şuracığa iliştireyim: https://www.youtube.com/watch?v=yEhUTBrkVSY

İyi okumalar dilerim...
Yine bir mektup paylaşımı yapacağım ... Nazım'ın büyük sevdası Piraye'ye mektuplarını okurken Nazım'ın hapiste gecirdiği sürec icerisinde sadece aşkına degil zihninede misafir oluyorsunuz ...
Büyük keyif satırların arasında olmak ...


"Ayrılışımızın garip bir tadı kaldı damağımda , acı bir tat...Yarı kalmış bir öpüşmeye benzer bir sey!..Seninle gırtlağıma kadar doluyum !..Ben bir yoprak çanak gibiyim ve sen beni dolduran , baygın,acı kokulu kırmızı bir ickizin...Yasım otuz sularında , fakat seni 14 yasında bir mekteplinin ve 60 yaşında bir felsefe adamının ikiz aşkıyla seviyorum ..."
772 syf.
·Beğendi·6/10
Her zaman soylerim Nazım Hikmert in şiirlerini de kitaplartını da çoookkk sevrrim her zaman olduğum gibi size yine tavsiye ediyorum lutfen şiirleri bırakmayalım raflarda hep birbirlerimize tavsiye edelim ben de size tavsiye ediyorum tabi bu kitabıda ..
772 syf.
Nazım Hikmet’in sevgilisi, ona edebiyatta önemli yer tutan şiirleri yazdıran kadın. Piraye. Büyük aşk, özlem, sevgi... Nazım Hikmet mutluluk, üzüntü, sevinç, umutsuzluk, ümit her türlü duygusunu olduğu gibi bu mektuplara aktarmış, mektuplarda yaşatmış. Okuyana olduğu gibi geçen bu duygular Piraye’nin mektupları bir bavulda saklamasıyla bize ulaşmış.. Ne değerli bişeydir Piraye vasıtasıyla yıllar sonra bu duyguları bizim yaşamamız hissetmemiz..
772 syf.
·Beğendi·8/10
772 sayfa. Sanırım bu zamana kadar okuduğum en uzun roman diyebilirim. 'Piraye ' de Nâzım olmak kitabı bende derin bir tesir bırakmış olmalı ki bu kitabı rafta görür görmez aldım. Nâzım o kadar umut dolu o kadar inançlı ,yaşamayı seven, başkalarından teselli sözleri duymak yerine onları teselli ederek belki de aslında kendine güç veren bir insan. Dünyaya mâl olmuş bir adam. Aşk.. tek kelime..fakat insan hayatında, hissedebilirsen, yaşayabilirsen ve vâr olduğuna inanırsan muazzam bir güç.
Seni düşünmek güzel şey
ümitli şey
dünyanın en güzel sesinden en güzel şarkıyı dinlemek gibi bir şey.
Fakat artık ümit yetmiyor bana,
ben artık şarkı dinlemek değil,
şarkı söylemek istiyorum.
Varılacak yere
kan içinde varılacaktır.
Ve zafer
artık hiçbir şeyi affetmeyecek kadar
tırnakla sökülüp
koparılacaktır...
Nazım Hikmet Ran
Sayfa 256 - YKY - 13. Baskı - 2020

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Piraye'ye Mektuplar
Baskı tarihi:
Ekim 2017
Sayfa sayısı:
772
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750822971
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Piraye
Piraye
Piraye
"Nâzım'ın, 1933'ten 1950'ye kadar, on yedi yıl boyunca, çeşitli cezaevlerinden kendisine yazdığı mektupları, Piraye bir tahta bavulda saklardı. Ceviz ağacından yapılmış, 41 x 26 x 14 cm boyutlarında küçük bir tahta bavul. Küçük olduğu için, belki "çanta" demek daha doğru. Bu ceviz çantayı ona Nâzım sanırım Çankırı Cezaevi'ndeyken yapmıştı.

(...)

Bu kitaptakiler, Nâzım'ın Piraye'ye yazdığı mektupların hepsi mi? Çantadakilerin hepsi...
Belki bir gün başka yerlerden de bir şeyler çıkar, bilemem."
-Memet Fuat-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 1.743 okur

  • Diren özgül
  • Selahat Arslan
  • Gamze BAĞUÇ
  • Kubra ebru
  • Cnxmxmzmmx0394839292872727772cnxnxxnjjdjsjskk
  • Zarife Gamze Taluy
  • Dilek Dilek
  • turuncupapatya
  • Merve Aktay
  • Ayşe Karabulut

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%5
13-17 Yaş
%5.4
18-24 Yaş
%24.8
25-34 Yaş
%28.2
35-44 Yaş
%22.3
45-54 Yaş
%7.9
55-64 Yaş
%3
65+ Yaş
%3.5

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%67.4
Erkek
%32.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%53.3 (216)
9
%18.8 (76)
8
%14.6 (59)
7
%5.2 (21)
6
%4.4 (18)
5
%0.5 (2)
4
%0.7 (3)
3
%0.5 (2)
2
%0.2 (1)
1
%0.2 (1)

Kitabın sıralamaları