Poe Gölgesi

6,3/10  (4 Oy) · 
10 okunma  · 
2 beğeni  · 
351 gösterim
"Matthew Pearl edebi romanların yeni parlayan yıldızı - çarpıcı, yaratıcı ve çok da yetenekli bir yazar."
- Dan Brown / Da Vinci Kodu'nun yazarı.
(Ön Kapak)

Uluslararası satış rekorları kıran, dante kulübü adlı olağanüstü kitabının ardından, Matthew Pearl tarih ile edebi sırları bir araya getirerek, muhteşem ayrıntılarla süslü, dâhice bir kurguya sahip esrarengiz bir macerayla yeniden karşımıza çıkıyor.

Baltimore, 1849. Edgar Allan Poe'nun bedeni, üzerinde hiçbir şey yazmayan bir mezar taşının altına gömülmüş. Herkes Poe'yu, hayatının son dönemini bir ayyaş olarak geçiren, ikinci sınıf bir yazar olarak görüyor - yazarın şerefini kurtarmak için kendi kariyerini ve itibarını tehlikeye atacak kadar şevkli bir Poe hayranı olan, genç avukat Quentin Clark dışında.

Yazarın son günlerinin, polisin özellikle yanıt aramadığı cevapsız sorularla dolu olduğunu keşfeden Quentin, bir anda kendini uluslararası polis teşkilatı, bir kadın suikastçı, Baltimore'un yozlaşmış köle ticareti ve Poe'nun son saatlerinin kayıp sırlarıyla dolu, karmaşık ve tehlikeli olayların içinde buluyor.
Poe'yu bu kötü yazgısından kurtarabilmek adına, Quentin'in gerçeği bulması gerekiyor.

Hünerli anlatımı, ince nükteli tarzı ve beklenmedik olaylarıyla, Poe Gölgesi - daha önce hiç açığa çıkmamış ve çığır açabilecek nitelikteki tarihi gerçeklere sahip - Poe'yu gerçek anlamda onurlandıran bir kitap.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2006
  • Sayfa Sayısı:
    432
  • ISBN:
    9789759064884
  • Orijinal Adı:
    The Poe Shadow
  • Çeviri:
    Aylin Yengin
  • Yayınevi:
    Goa Basım Yayın
  • Kitabın Türü:

Kitabın kapağında yer alan övgüyü, Dan Brown, yazarın bu kitabı için vermemiştir diye düşünüyorum. Her ne kadar yazarın diğer kitabı olan "Dante Kulübü"nü okumamış olsam da, okuyanların yorumlarında, bu kitapta aradıklarını bulamadıklarına rast geldim. Belki yüzeysel bir yaklaşım olacak ama, işinizin başınızdan aşkın olmadığı, gayet rahat olduğunuz bir periyotta, yaklaşık 350-400 sayfalık bir kitabın elinizde bir haftadan fazla kalmaması gerekir. Bir hafta sürmeden kitabı bitirirsiniz yani. Ama ben bu kitapta o zaman periyodunu baya aştım, ki bu kitabın akıcı olmamasından kaynaklı, bir ayı aşkın bir sürede ancak bitirebildim. Akıcı olmamasının yanında anlatımdaki bunaltıcı hava, karakter bolluğu ve kitaba dahil olan diğer olaylar, kitaptan uzaklaşmama sebep oldu. İtiraf etmem gerekir ki bazı sayfaları, sadece gözümün önünden anlamsızca geçen kelimeler silsilesi olarak algıladım. O kadar kopmuşum kitaptan. Kitabın sonunda bulunan, Poe'nun son günleri ile alakalı araştırmaların yer aldığı bölümü okumak bile, Poe ile ilgili kısmı kavramak adına yeterliydi bence. Onun dışında uzunca bir süre Duponte ve Baron Dupin arasında geçen "Gerçek Dupin kim ve Poe üzerindeki sır perdesini kim aralayacak?" çatışması kitabı kağnı hızında sürükleyen sebepler.
Böylesine sıkıcı bir kitaptan sonra böylesine sıkıcı bir inceleme yazmaktan ötürü üzgünüm. Dört puan vermemin sebebi, kitabın Poe gibi bir yazar hakkında farkındalık oluşturabilme ihtimali olması ve benim gibi bazı Poe okumayanları, Poe okumaya teşvik etmesi.
Dip Not: John Cusack'ın başrolünde olduğu 2012 yapımı "The Raven" filmi, size daha zevkli bir Poe hikayesi sunacaktır. Tavsiye ederim.