·
Okunma
·
Beğeni
·
1578
Gösterim
Adı:
Polonya'da Bir Kuş Var
Baskı tarihi:
Mayıs 1992
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Polonya'da Bir Kuş Var
Polonya
Ünlü Fransız romancısı Romain Gary, bu romanında, Alman işgali altındaki Polonya'da gizli bir direniş örgütünün öyküsünü anlatıyor. Jean-Paul Sartre, bu roman yayımladığında, büyük bir coşkuyla yazdığı bir yazısında, Polonya'da Bir Kuş Var, direniş üstüne yazılmış en iyi roman yargısına varmıştı...
272 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10
"Önemli olan hiçbir şey ölmez.."

Yine savaşı anlatan bir kitap. Tabiki her savaşta olduğu gibi yine en çok mağdur olan çocuklar ve aşklardır çünkü hiçbir savaş yoktur ki aşkı barındırmasın. Ikinci Dünya Savaşı sırasında Alman işgaline uğrayan Polonya ve onun yılmak bilmeyen direnişçileri...
Almanların direnişçileri ormandan çıkarabilmek için uyguladıkları aşağılık politika... Onlara, eşlerinin ve çocuklarının seslerini duyurmak, acı bir şekilde. Fakat bir süre sonra bu hileyi sezen direnişçiler artık sevdiklerinin feryatlarına kulaklarını tıkamayı ògrenir.
Onlar da kendince bir strateji geliştirmişlerdir. " Partizan Nadejda" .
Nadejda, aslında olmayan, ama her yerde eylemlerde bulunan, demiryollarını havaya uçuran, alman askerlerinin korkulu belasıdır? Peki nasıl ?
Şöyle ki, Nadejda, direnci düşen partizanların umutlarını kaybetmemeleri için ormandaki direnişçiler tarafından uydurulmuş bir kişidir, efsane diyelim biz buna.
Ve kitabın içinde en sevdiğim karakter olan Dobranski, bunun aslında bir kuş yani bülbül olduğunu söyler Janek' e. Dobranski, hikayeler yazan ve yazdıklarıyla silah arkadaşlarına manevî destek olan gerçek bir kahramandır.
Son sözleri beni oldukça etkiledi. " Kin ortadan kalkacak.. yepyeni bir dünya... emekle, neşeyle kaynaşmış..."(s.260)

Direnişçilerin her zaman sevdikleri kadar açlıkla da sınandığı gerçeği... Koca kışlar boyunca patates yemek, bazen o patatesi de bulamamak..
Ah şu savaşlar...

Janek ile Zosia nın o masum aşklarına tanık olmak, Sevilmek için hiçbir neden, koşul öne sürmeden...

Romain Gary' nın yani ikinci ismiyle Emile Ajar' ın farklı iki isimle aynı ödülü aldığını da söylemek gerek. Ki her iki ismiyle de yazdıkları aldığı ödülleri ne kadar hak ettiğinin göstergesi.
Yine de canı cehenneme savaşların...
Savaşmadan da yaşanabilecek bir dünya adına, sevgilerle...
272 syf.
·6 günde·8/10
Polonya'da bir kuş, soluğu ormanda alır. Özgürce ötmek ister. Kurşun sesleri ve ardı ardına gelen patlamaların tüm yankısı bülbülün sesini bastırır. Bülbül korkar, ağlar, siner ve sığınır. Bakar ki, kendi gibi örgütlenmiş direnen bülbüller var ormanda. Özgürce şakımak için planla ve ihtiyatla hareket ederler. Toplantı günlerinde masallar anlatılır, şiirler okunur, şarkılar söylenir. Umut konuşur sığınaklarda, yıkıma karşılık olarak. Aşk konuşur nefrete karşılık olarak. "İnsanlar kini öğrendiler, iyiliği de öğrenebilirler."syf106
Umuda kurşun sıkan işgalcilerin bu ormanlardan alamayacakları şeyin kavgası var. Yaşamla birlikte devrim anlam kazanır. Aşkla birlikte, devrim kazanılır. Son kuş vurulana dek bitmeyecek bir kavganın neferleri... Ve aşka inanan, güzelliğe inanan, ezilen, bastırılan sesin sahipleridir onlar. Gri kafeslerin varlığından rahatsızlar. Son kafes de ayaklar altında ezilene dek, özgürlük baskı altında olacak. Ve artık o billur ses duyulamayacak ormanlarımızda.
"... Kaç bülbül? Kaç şarkı daha, kim bilir kaç güzel şarkı?"syf 260
"Önemli olan hiçbir şey ölmez." syf114
Bir hayal orkestrasının solisti ah, şu bülbül... Kelimelerin düşsel pınarlarında şakıya(maya)n, bastırılmış bülbüllerin sesi, ormana sinmiş. Soluk soluğa... Kısık... Ve sessizce söylenen tüm şarkıların nesilden nesile aktarılması... Kuş yok. Sesi var yalnızca. Kulakları sağır eden sessizliğin şarkısında yer bulmuş, kanatlı özgürlüğün billur sesi hakim ormanda. Asıl olan, ancak derinlerden duyulabilen bir ses hakim ormanda. Söylenmemiş şarkıların bestecileridir onlar. Aldatıcıdır kurşunların sesi. Aldatıcıdır savaşın gri yıkım etkisi. Korkunun itaati aldatıcıdır! Rengarenk bir baharı soldurtamayacaklar.

Kitap hakkında. Jean Paul Sartre övgüyle söz eder bu kitaptan. Bir filozofun özgüyle bahsettiği bu eser listemşn başına eklendi. "Yirminci yüzyılda yazılmış en iyi savaş karşıtı bir eser" der. Yazarın ilk eseri. Avrupa eğitimi orijinal adı. Belli ki ironik bir mesaj vermek istemiş, Emile Ajar. Okudukça Avrupa eğitiminden kastedilenin ne olduğu açıkça anladım. Umuda kurşun sıkan, sıktıran bir eğitimin protestosu. Kısaca, İkinci dünya savaşında partizanların verdiği mücadelede sığınmanın, direnmenin, öğrenmenin öğrenciliğini yapan direnişçiler anlatılır. Daha fazla ayrıntı vermek istemiyorum. Ama lütfen okuyun ki, beyazın cehennem olduğunu anlayın. Etiketin anlamsızlığını bir masaya serin ve buruşturup atın.

Polonya milli marşını duymak istersiniz belki
https://youtu.be/swvAZMdQ1GM

Savaşa rağmen umut her daim var, hırpalasa da yaşam bizi, gecenin sonuna fırlatsa da, hâlâ direnen boyun eğmeyen 'insan' için insana rağmen mücadele eden 'can'lar varlar. Vesselam
https://youtu.be/qAEQ_30pIug
272 syf.
·2 günde·7/10
Romain Gary, yayınladığı ilk eseri olan bu kitabında, İkinci Dünya Savaşı sırasında , Alman işgali altındaki Polonya'ya odaklanıyor. Polonya'da bir ormanda gizlenerek bir yandan elverişsiz koşullarda yaşam mücadelesi veren, bir yandan da Almanlar'la savaşan Partizan grupların yaşantısına götürüyor bizi.

Yazar, savaşın kendisinden çok, savaşın acımasız ortamında kalan, her grup insanın yaşadığı yürek sızlatan ağır dramları bize tüm doğallığıyla ve basitliğiyle anlatıyor. Kitap çok akıcı ve sade bir şekilde yazıldığından, kesinlikle sıkılmadan bir çırpıda okunuyor.

Yazarın daha önce okuduğum '' Cennetin Kökleri'' ve ''Onca Yoksulluk Varken'' isimli kitaplarına göre biraz daha basitçe yazılmış bir kitap görüntüsünde olma özelliğinin, yazarın yazdığı ilk kitap olmasından kaynaklandığını sanıyorum.

Son cümle olarak; Romain Gary'nin sadece ilk eseri olma özelliğinin bile, kitabı okumak için bir sebep olduğunu düşünüyorum.
272 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10
Polonya'da Bir Kuş Var, Romain Gary'nin yazdığı ilk kitap ve II. Dünya Savaşı süresince Nazi işgali altındaki Polonya'nın ıssız ormanlarına hapsolmuş bir grup partizanın bu işgale karşı direnişini konu ediniyor.

Evet, savaş, iki hece beş harf bir sözcük, basit. Şu kadar sürdü, bu kadar insan öldü, demekse kısa ve anlamsız. Peki ya bu savaşı bizzat yaşayanlar? Bombaların yağdığı, mermilerin tısladığı o anlarda savaşın biteceğini beklemek, küçük ve çocuksu hayaller kurmak... İşte Romain Gary, insanların savaşın getirdiği o zor ve çetin koşullarda bile yaşama tutunmasını ve gelecek umudunu koruyabilmesini yalın ve insanın içine işleyen bir dille ve hümanist duygularla anlatıyor. Hem de öyle etkili, öyle güzel anlatıyor ki, duygu sömürüsünden uzak, her şey olduğu gibi gerçekçi.

Kitabın yayınlandığı özgün adı, Avrupa Eğitimi. Bu ad kurgu içindeki karakterlerden biri olan Dobranski’nin yazdığı kitabın adından geliyor. Zaten Polonya'da Bir Kuş Var kurgu boyunca Dobranski’nin yazdığı birkaç öyküyü de içeriyor. Bu da kitaba farklı bir hava katıyor. Ancak ‘Avrupa Eğitimi’ salt bir addan çok satırları arasında derin bir ironiyi barındırıyor. Nitekim kitapta geçen şu satılar da kitabın ruhunu birebir yansıtıyor: "Avrupa her zaman için dünyanın en iyi, en güzel yüksek okullarına sahip olmuştur. En güzel düşünceler, en büyük yapıtlarımıza kaynaklık eden özgürlük, insan saygınlığı ve kardeşlik kavramları hep buradan doğmuştur. Avrupa'daki yüksek okullar uygarlığın beşiğiydi. Ne var ki, başka bir Avrupa eğitimi de vardır, şu anda edindiğimiz eğitim: idam mangaları, tutsaklık, işkence, şiddet - hayatı güzel kılan her şeyin yıkımı. Şimdi karanlıklar çağı..."
Şunu çok rahat söyleyebilirim ki, eğer hala daha Romain Gary ile tanışmamışsanız, bir okur olarak çok şey kaybetmişinizdir.
272 syf.
·11 günde·Beğendi·8/10
"Her Avrupa ülkesinde babalar benim gibi düşünüyorlar, oğulları da hela duvarlarına 'Yaşasın Özgürlük' yazmak zevki uğruna kendilerini kurşunlatıyorlar." diyor sayfalara düşen notlardan. Romain gary intihar ederek tadında bıraktı belki.
272 syf.
·4 günde·7/10
"Yurtseverlik memleket sevgisidir, milliyetçilik öbürlerinden nefret etmek demektir." Böyle söylüyor yazar. Almanların Polonyayı işgali ve ormanda saklanıp mücadele eden küçük bir grubu ele almış ve anlatmış. Soguk, açlık, insanların durağan olan hayatlarına özlemi, umut ve umutsuzluk.. Savaş sırasında yaşanan küçük temiz bir aşk konu ediliyor. Anlatimda gecislerde biraz kopukluk olsada okunabilir bir kitap.En kötü barış bile savaştan iyidir dedirtiyor insana..
272 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
#kitapyorum

Yazarın okuduğum ilk kitabı oldu. Romain Gary, İki kez Goncourt Ödülü alan tek yazar. Kendi çocukluk anıları ile birlikte ortaya çıkardığı bir belgesel niteliğini taşıyan, alman işgali sırasında ormanlarda dirençli polonyalı mültecilerin öyküsü. umudu anlatan, umudun var olduğunu asla unutturmayan harika bir kitap. kitabın adı, direnişin simgesi partizan nadejda'dan geliyor.nadejda bir kuş ismidir... kitabın içerisin de para toplamak için zorla keman çaldırılan bir çocuğun keman çalamayacak hale gelmesini, istihbarat için 13 yaşında ki ufacık bir kızın alman askerlerine fahişelik yapmasını da can acıtıcı şekilde anlatıyor. kesinlikle önereceğim çok güzel bir kitap.
272 syf.
·Puan vermedi
Savaşı, umudu, umutsuzluğu, direnişi, çaresizliği, ölmeyi, öldürmeyi, nefreti, sevgiyi; kısacası insanın kendi doğasına ait olanı, insanın kendi doğasının kusurlarıyla birlikte, ajite etmeden sade bir dille anlatmis Romain Gary. Okuyun.
272 syf.
·2 günde·8/10
İncelemem yer yer spoiler içerebilir. Kitap 2. Dünya Savaşı döneminde Polonya'daki direnişçilerin portresini çiziyor. Akıcı bir üslubu var, kitap kurgu bile olsa gerçek olaylar tandanslı yazıldığından bazı insan ilişkilerinin gerçekliği sizi içine çekiyor ve hatta sizi karakterlerin yerine duygulandırıp utandırıyor. Kitabın içinde yer yer öykü anlatan Dobranski'nin öykülerinin birkaç tanesini gereksiz ve sıkıcı bulduğumu söylemem gerek. Ama şu var ki 2. Dünya Savaşı ile ilgili yazılan çoğu şey tutuyor zaten. Janek'ten yer yer fazla kopmuş yazar. Ona daha fazla odaklanması daha sürükleyici olabilirdi. Gary ile yeni tanıştım. Tavsiye ederim.
272 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Polonya 'da Bir Kuş Var (Avrupa Eğitimi)
Çok güzel bir savaş romanı olan Polonya 'da bir kuş var . Savaşın gerekçeleri ne olursa olsun içeriğinin ne kadar iğrenç olduğunu, en masum en haklı görünenin bile diğer taraftan pek farkının olmadığını, usul usul anlıyor her ne kadar taraf olsanda içten içe iğreniyorsun o savaştan. İnsanın amacı, önceliği ne olursa olsun savaş olan araç gerçekten iğrenç gerçekten kötü. İnsan onuru yerle bir oluyor. Onur olmadıktan sonra ne özgürlüğün ne de adaletin bir anlamı olmaz ve onur gittikten sonra zalim de mazlum da biridir.
Kitabın adı, 'Avrupa Eğitimi'. Tadek Chmura önerdi bu adı. Besbelli ki o ironik bir hava katmak istiyordu. Ona göre Avrupa eğitimi demek, bombalar, kırımlar, kurşuna dizilen rehineler, hayvanlar gibi inlerde yaşamaya mecbur bırakılan insanlar demekti. Ama ben meydan okuyorum. Özgürlüğün, özsaygının, insan oma onurunun bebe masalı, peri masalı olduğu söylensin istediği kadar... Gerçek şu ki tarihte anlar, şimdi yaşadığımız gibi insanın umutsuzluğa kapılmasını engelleyen, onun inanmasını ve yaşamayı sürdürmesini sağlayan ne varsa, bir sığınağa, gizlenecek bir yere ihtiyaç olduğu anlar vardır. Bu sığınak bazen bir kitap, bir şiir, bir müzik olabilir. Ben de kitabımın bu sığınak bazen bir kitap, bir şiir, bir müzik olabilir. Ben de kitabımın bu sığınaklardan biri olmasını, savaştan sonra, her şey bittiğinde, kitabın yaprakları açılınca, insanların lekesizliklerini bulmalarını... umudumuzu yitirmeye zorlanamayacağımızı bilmelerini istiyorum. Umudunu yitirmiş sanat yoktur, umutsuzluk yalnızca yetenek yetersizliğidir..." 04.06.19
ataç ikonPolonya'da Bir Kuş
"Çocuklarımız olduğu zaman onlara nefreti değil, sevgiyi öğreteceğiz."

"Nefreti de öğreteceğiz. Çirkeflerden, hırstan, şiddetten ve faşizmden nefret etmelerini öğreteceğiz."
Yalnızca açlığa, soğuğa, umutsuzluğa karşı savaş veriyorlardı uzun zamandır. Ayakta kalmaktı tek kaygıları...
"İnsanlar güzel güzel masallar anlatıyorlar, sonra da bunlar için kendilerini öldürtüyorlar; böylece efsanelerin gerçekleştiğini sanıyorlar."
Z- Çok iyisin, ötekilere benzemiyorsun. Seni çok sevdim.

J- Bunun için bir şey yapmadım.

Z- Bunun için bir şey yapılamaz.
Romain Gary (Emile Ajar)
Sayfa 44 - agorakitaplığı Yayınları
"Çok iyisin, ötekilere benzemiyorsun. Seni çok sevdim."

"Bunun için bir şey yapmadım."

"Bunun için bir şey yapılamaz..."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Polonya'da Bir Kuş Var
Baskı tarihi:
Mayıs 1992
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Polonya'da Bir Kuş Var
Polonya
Ünlü Fransız romancısı Romain Gary, bu romanında, Alman işgali altındaki Polonya'da gizli bir direniş örgütünün öyküsünü anlatıyor. Jean-Paul Sartre, bu roman yayımladığında, büyük bir coşkuyla yazdığı bir yazısında, Polonya'da Bir Kuş Var, direniş üstüne yazılmış en iyi roman yargısına varmıştı...

Kitabı okuyanlar 53 okur

  • Oğuzhan Salcı
  • Ebru Ince

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%4.5 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0