Kitap
Polonya'da Bir Kuş Var

Polonya'da Bir Kuş Var

OKUYACAKLARIMA EKLE
8.0
52 Kişi
126
Okunma
48
Beğeni
2.355
Gösterim
224 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 6 sa. 21 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · Can Yayınları · Mayıs 1992 · Karton kapak
Diğer baskılar
Polonya'da Bir Kuş Var
Polonya'da Bir Kuş Var
Ünlü Fransız romancısı Romain Gary, bu romanında, Alman işgali altındaki Polonya'da gizli bir direniş örgütünün öyküsünü anlatıyor. Jean-Paul Sartre, bu roman yayımladığında, büyük bir coşkuyla yazdığı bir yazısında, Polonya'da Bir Kuş Var, direniş üstüne yazılmış en iyi roman yargısına varmıştı...
4 mağazanın 3 ürününün ortalama fiyatı: ₺23,9
8.0
10 üzerinden
52 Puan · 14 İnceleme
Metin Pir
Polonya'da Bir Kuş Var'ı inceledi.
272 syf.
·
8 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Ah Şu Savaşların Gözü Kör olsun...
"Önemli olan hiçbir şey ölmez.." Yine savaşı anlatan bir kitap. Tabiki her savaşta olduğu gibi yine en çok mağdur olan çocuklar ve aşklardır çünkü hiçbir savaş yoktur ki aşkı barındırmasın. Ikinci Dünya Savaşı sırasında Alman işgaline uğrayan Polonya ve onun yılmak bilmeyen direnişçileri... Almanların direnişçileri ormandan çıkarabilmek için uyguladıkları aşağılık politika... Onlara, eşlerinin ve çocuklarının seslerini duyurmak, acı bir şekilde. Fakat bir süre sonra bu hileyi sezen direnişçiler artık sevdiklerinin feryatlarına kulaklarını tıkamayı ògrenir. Onlar da kendince bir strateji geliştirmişlerdir. " Partizan Nadejda" . Nadejda, aslında olmayan, ama her yerde eylemlerde bulunan, demiryollarını havaya uçuran, alman askerlerinin korkulu belasıdır? Peki nasıl ? Şöyle ki, Nadejda, direnci düşen partizanların umutlarını kaybetmemeleri için ormandaki direnişçiler tarafından uydurulmuş bir kişidir, efsane diyelim biz buna. Ve kitabın içinde en sevdiğim karakter olan Dobranski, bunun aslında bir kuş yani bülbül olduğunu söyler Janek' e. Dobranski, hikayeler yazan ve yazdıklarıyla silah arkadaşlarına manevî destek olan gerçek bir kahramandır. Son sözleri beni oldukça etkiledi. " Kin ortadan kalkacak.. yepyeni bir dünya... emekle, neşeyle kaynaşmış..."(s.260) Direnişçilerin her zaman sevdikleri kadar açlıkla da sınandığı gerçeği... Koca kışlar boyunca patates yemek, bazen o patatesi de bulamamak.. Ah şu savaşlar... Janek ile Zosia nın o masum aşklarına tanık olmak, Sevilmek için hiçbir neden, koşul öne sürmeden... Romain Gary' nın yani ikinci ismiyle Emile Ajar' ın farklı iki isimle aynı ödülü aldığını da söylemek gerek. Ki her iki ismiyle de yazdıkları aldığı ödülleri ne kadar hak ettiğinin göstergesi. Yine de canı cehenneme savaşların... Savaşmadan da yaşanabilecek bir dünya adına, sevgilerle...
Polonya'da Bir Kuş Var
OKUYACAKLARIMA EKLE
5
48
Uçuşkan Çelebi
Polonya'da Bir Kuş Var'ı inceledi.
Günlerin iyice birbirinin aynısı olduğu günlere yine döndüm...Artık ne, ne zaman olmuştu kestirmekte zorlandığım günlere.. yada “bu ne zamandı” diyebileceğim.. nirengi noktaları olmayınca zamanın içinde yüzüyormuş gibi oluyor insan. Neyse ki kitaplar var . günlük hayatımda değişen tek şey onlar ve okuduğum kitaba göre karakter oluşturup hayal çatısı kurmakta çok iyiyim..Bu konuda beni iyi bilenlerin “iyice kafayı yedi la bu” dediğinide biliyorum..dört beş sene önce tesadüf eseri keşfettiğim, “bir yazarım daha oldu” diye sevinmeme sebep olmuş ve özellikle emile ajar takma adıyla yazdığı onca yoksulluk varken ve yalan roman isimli kitaplarından çok etkilendiğim kalemini sevdiğimin yazarı..neyse işte yıllar sonra Romain Gary okumaya da geri döndüm, kendisini ilk romanı "Polonya’da bir Kuş Var" ile misafir ediyorum. "Ne değiştirebildiğin, ne yardım edebildiğin, ne de terk edebildiğin bir kadını sevmenin ne demek olduğunu bilemezsiniz." Gary… youtube.com/watch?v=gKTUDtxiyGs
Polonya'da Bir Kuş Var
OKUYACAKLARIMA EKLE
25
Aimée
Polonya'da Bir Kuş Var'ı inceledi.
272 syf.
·
6 günde
·
8/10 puan
Polonya'da bir kuş, soluğu ormanda alır. Özgürce ötmek ister. Kurşun sesleri ve ardı ardına gelen patlamaların tüm yankısı bülbülün sesini bastırır. Bülbül korkar, ağlar, siner ve sığınır. Bakar ki, kendi gibi örgütlenmiş direnen bülbüller var ormanda. Özgürce şakımak için planla ve ihtiyatla hareket ederler. Toplantı günlerinde masallar anlatılır, şiirler okunur, şarkılar söylenir. Umut konuşur sığınaklarda, yıkıma karşılık olarak. Aşk konuşur nefrete karşılık olarak. "İnsanlar kini öğrendiler, iyiliği de öğrenebilirler."syf106 Umuda kurşun sıkan işgalcilerin bu ormanlardan alamayacakları şeyin kavgası var. Yaşamla birlikte devrim anlam kazanır. Aşkla birlikte, devrim kazanılır. Son kuş vurulana dek bitmeyecek bir kavganın neferleri... Ve aşka inanan, güzelliğe inanan, ezilen, bastırılan sesin sahipleridir onlar. Gri kafeslerin varlığından rahatsızlar. Son kafes de ayaklar altında ezilmeyene dek, özgürlük baskı altında olacak. Ve artık o billur ses duyulamayacak ormanlarımızda. "... Kaç bülbül? Kaç şarkı daha, kim bilir kaç güzel şarkı?"syf 260 "Önemli olan hiçbir şey ölmez." syf114 Bir hayal orkestrasının solisti ah, şu bülbül... Kelimelerin düşsel pınarlarında şakıya(maya)n, bastırılmış bülbüllerin sesi, ormana sinmiş. Soluk soluğa... Kısık... Ve sessizce söylenen tüm şarkıların nesilden nesile aktarılması... Kuş yok. Sesi var yalnızca. Kulakları sağır eden sessizliğin şarkısında yer bulmuş, kanatlı özgürlüğün billur sesi hakim ormanda. Asıl olan, ancak derinlerden duyulabilen bir ses hakim ormanda. Söylenmemiş şarkıların bestecileridir onlar. Aldatıcıdır kurşunların sesi. Aldatıcıdır savaşın gri yıkım etkisi. Korkunun itaati aldatıcıdır! Rengarenk bir baharı soldurtamayacaklar. Kitap hakkında. Jean Paul Sartre övgüyle söz eder bu kitaptan. Bir filozofun özgüyle bahsettiği bu eser listemşn başına eklendi. "Yirminci yüzyılda yazılmış en iyi savaş karşıtı bir eser" der. Yazarın ilk eseri. Avrupa eğitimi orijinal adı. Belli ki ironik bir mesaj vermek istemiş, Emile Ajar. Okudukça Avrupa eğitiminden kastedilenin ne olduğu açıkça anladım. Umuda kurşun sıkan, sıktıran bir eğitimin protestosu. Kısaca, İkinci dünya savaşında partizanların verdiği mücadelede sığınmanın, direnmenin, öğrenmenin öğrenciliğini yapan direnişçiler anlatılır. Daha fazla ayrıntı vermek istemiyorum. Ama lütfen okuyun ki, beyazın cehennem olduğunu anlayın. Etiketin anlamsızlığını bir masaya serin ve buruşturup atın. Polonya milli marşını duymak istersiniz belki youtu.be/swvAZMdQ1GM Savaşa rağmen umut her daim var, hırpalasa da yaşam bizi, gecenin sonuna fırlatsa da, hâlâ direnen boyun eğmeyen 'insan' için insana rağmen mücadele eden 'can'lar varlar. Vesselam youtu.be/qAEQ_30pIug
Polonya'da Bir Kuş Var
OKUYACAKLARIMA EKLE
2
21
mehmet temiz
Polonya'da Bir Kuş Var'ı inceledi.
272 syf.
·
2 günde
·
7/10 puan
Romain Gary, yayınladığı ilk eseri olan bu kitabında, İkinci Dünya Savaşı sırasında , Alman işgali altındaki Polonya'ya odaklanıyor. Polonya'da bir ormanda gizlenerek bir yandan elverişsiz koşullarda yaşam mücadelesi veren, bir yandan da Almanlar'la savaşan Partizan grupların yaşantısına götürüyor bizi. Yazar, savaşın kendisinden çok, savaşın acımasız ortamında kalan, her grup insanın yaşadığı yürek sızlatan ağır dramları bize tüm doğallığıyla ve basitliğiyle anlatıyor. Kitap çok akıcı ve sade bir şekilde yazıldığından, kesinlikle sıkılmadan bir çırpıda okunuyor. Yazarın daha önce okuduğum '' Cennetin Kökleri'' ve ''Onca Yoksulluk Varken'' isimli kitaplarına göre biraz daha basitçe yazılmış bir kitap görüntüsünde olma özelliğinin, yazarın yazdığı ilk kitap olmasından kaynaklandığını sanıyorum. Son cümle olarak; Romain Gary'nin sadece ilk eseri olma özelliğinin bile, kitabı okumak için bir sebep olduğunu düşünüyorum.
Polonya'da Bir Kuş Var
OKUYACAKLARIMA EKLE
18