Portobello Cadısı

7,7/10  (137 Oy) · 
489 okunma  · 
108 beğeni  · 
3.679 gösterim
Gizemli bir kadının öyküsü

Onu yakından tanıyan, belki de hiç tanımayan dostlarının ağzından Kim olduğumuzdan emin olmasak da, kendimize karşı her zaman içten olma cesaretini nasıl ediniriz?
Paulo Coelho, yeni romanı Portobello Cadısı`nda bu sorunun yanıtını arıyor. Portobello Cadısı, Athena adlı gizemli bir kadının öyküsünü, onu çok iyi tanıyan -ya da hiç tanımayan- yakınlarının ağzından anlatıyor.

İnsanlar bir gerçeklik yaratıyorlar, sonra da kendi yarattıkları gerçekliğin kurbanı oluyorlar. Athena işte buna başkaldırdı ve bunun için büyük bir bedel ödedi...
Heron Ryan, gazeteci

Athena, duygularımı biraz olsun göz önüne almadan kullandı ve yönlendirdi beni. Hocamdı, kutsal sırları aktarmayı, aslında hepimizde var olan o bilinmeyen gücü uyandırmayı üstlenmişti. O yabancı denize atıldığımızda, bize yol gösterenlere körü körüne güveniriz, çünkü bizden daha fazla bildiklerine inanırız...
Andrea McCain, tiyatro oyuncusu

Athena`nın en büyük sorunu, 21. yüzyılda yaşayan bir 22. yüzyıl kadını olması ve bu gerçeği hiç gizlememesiydi. Bir bedel ödedi mi? Kuşkusuz, ödedi. Ama coşkuyla taşan gerçek benliğini bastırsaydı, çok daha büyük bir bedel ödeyecekti. Durmadan başkaları ne der diye kaygılanan, kırgın ve mutsuz biri olacaktı.
Deidre O`Neill, Edda diye biliniyor
  • Baskı Tarihi:
    2008
  • Sayfa Sayısı:
    272
  • ISBN:
    9750708794
  • Çeviri:
    Celal Üster
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
rukiye altop 
 09 Haz 2017 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 9/10 puan

Alıntı yapmaktan kitabı okuyamadım. Paulo Coelho'nun kitapları beni hep etkilemiştir, onun kitaplarını okuduğum zaman içim huzur dolar nedense. Belki de işlediği maneviyattan dolayıdır.

Bu kitap uzun zamandır kitaplığımda bekliyordu. Artık okumanın zamanı geldi diye düşündüm ve okumaya başladım. Özlediğim Coelho tarzını hemen buldum tabii. Dili, konusu, üslubu çok akıcı. Okurken elimden bırakamadım şahsen.

Portobello Cadısı, doğrudan bir yaşam öyküsü değil de onun hayatında yer alan kahramanların gözünden anlatılan bir kitaptır.

Athena, yani gerçek adıyla Şirin Halil ya da diğer adıyla Aya Sofya, inandığı şeylerin peşinden giden, içinde ki boşlukları doldurmak için elinden gelen her şeyi yapan (dans etmek, çocuk doğurmak, hat sanatını öğrenmek, arazi satışı yapmak gibi) bir kadındır. Ama hep içinde bir şeylerin eksik olduğunu hissetmiştir. Bunun için hep daha ileriye gitmiştir. Edda'nın dediği gibi: Athena'nın en büyük sorunu, 21.yüzyılda yaşayan bir 22. yüzyıl kadını olması ve bu gerçeği hiç gizlememesiydi. Bir bedel ödedi mi? Kuşkusuz, ödedi. Ama coşkuyla taşan gerçek benliğini bastırsaydı, çok daha büyük bir bedel ödeyecekti.

Athenaya hayran olmamak elde değil. Bir Paulo Coelho hayranı olarak ve Portobello Cadısından fazlaca haz aldığımı düşünürsek bu kitabı gönül rahatlığıyla herkese önerebilirim.