Portreler Hikayeler 2

8,6/10  (10 Oy) · 
51 okunma  · 
3 beğeni  · 
512 gösterim
Bu kitabı oluşturan hikâyelerden Geç Kalan Adamın Öyküsü, Sâde Bir Yüz, Topraktan Başlayarak, Tuzak ya da Son Günler, Aylık Diriliş Dergisi`nde Ekim 1979-Temmuz 1980 tarihleri arasında yayınlanmıştır. Kitaptaki öbür hikâyeler ise, dergide yayınlanmadan doğrudan kitaba girmiştir.
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2000
  • Sayfa Sayısı:
    138
  • ISBN:
    3002567100419
  • Yayınevi:
    Diriliş Yayınları
  • Kitabın Türü:
salih 
 19 Şub 00:17 · Kitabı okudu · 3 günde

Sezai Karakoç külliyatı yapmaya çalışıyorum. Şimdiye kadar 25 kitabını okuduğum yazarın kitapları daha ziyade fikir, düşünce kitabı, edebi eser olaraksa şiir kitapları dışında iki tane piyes ve bu kitapla beraber de iki tane hikaye kitabı var. Diğer kitapları bazen yorucu olabiliyor, dinlenmek için arada edebi eserlerini okumak iyi oluyor. Bu kitabıysa bilhassa tavsiye ediyorum. 12 kısa hikayeden oluşuyor kitap. Hepsinden tek tek bahsetmeyeceğim okuyunca görürsünüz ama bir tanesi var ki bahsetmesem olmaz "Geç Kalan Adamın Öyküsü", net söylüyorum beni daha önce bu denli etkileyen öykü bir elin bilemedin iki elin parmaklarını geçmez. Sezai Karakoç'un düşünce dünyasını da çok iyi yansıtan bir hikaye bu. Kitaptaki ilk hikaye bu, okuyacak arkadaşlara tavsiyem dikkat kesilerek okuyun, tabi diğerlerinide.

İkbal Ç. 
25 Şub 02:46 · Kitabı okudu · 4 günde · 5/10 puan

Yazarın okuduğum ilk hikaye kitabı, Geç Kalan Adamın Öyküsü nü çok çok beğendim. İlk hikayeydi bu beklentiyi yükseltti de devamındaki hikayeler buna cevap veremeyince mi böyle oldu bilemedim ama sevemedim kitabı. Sanki didaktik olma çabası var yazarın bu da sıkıcı hale sokuyor gidişatı zaman zaman, karakterler zayıf kalmış kimi hikayede.. 130 sayfalık bir kitap ancak zorlandım ben sonunu getirmekte.

Geç Kalan Adamın Öyküsü'nde yaşlı yalnız bir kadın var eşi ölmüş çocukları dağılmış yalnız köhne bir evde yaşıyor;evinin tavanından boynuna düşen akrebi dahi öldürmeye imtina ediyor 'onlarında bir aile 'olduğunu düşündüğünden. Ne merhamet! Aile özlemi o denli ki akrebi bile öldüremiyor, bence çok anlamlıydı.
Evin eskiliğini anlatırken kullanılan sıfatta tam yerinde " Eskiliğinden ötürü,açılırken, boğazı balgamla dolmuş bir ihtiyar gibi homurdanan kapıyı ardına kadar açtı." Sevdim açıkcası...;)

Portreler benzeri kitaplar

Kitaptan 26 Alıntı

salih 
17 Şub 23:40 · Kitabı okudu · İnceledi

Sonra bir sükûnet çöker insana.

Portreler, Sezai Karakoç (Sayfa 67 - Diriliş Yayınları 7. Baskı 2016)Portreler, Sezai Karakoç (Sayfa 67 - Diriliş Yayınları 7. Baskı 2016)
salih 
 16 Şub 21:37 · Kitabı okudu · İnceledi

Benim kavgam hiçbir zaman onlarla olmadı. Kendimle kavga ettim ben hep.

Portreler, Sezai Karakoç (Sayfa 37 - Diriliş Yayınları 7. Baskı 2016)Portreler, Sezai Karakoç (Sayfa 37 - Diriliş Yayınları 7. Baskı 2016)
salih 
18 Şub 23:35 · Kitabı okudu · İnceledi

Dindar kişi, mütevekkil olur, dayanıklı olur, sorumluluktan kaçmaz.

Portreler, Sezai Karakoç (Sayfa 121 - Diriliş Yayınları 7. Baskı 2016)Portreler, Sezai Karakoç (Sayfa 121 - Diriliş Yayınları 7. Baskı 2016)
salih 
16 Şub 12:26 · Kitabı okudu · İnceledi

Ürkmüştü. Ölümün çok güçlü olduğunu görüyordu. Fakat, ruhunun bütün gücünü toplayarak düşündü ve kendi kendine tekrarladı: Allah ölümden güçlüdür. Ona değil, Allah'a teslim olacaktı.

Portreler, Sezai Karakoç (Sayfa 18 - Diriliş Yayınları 7. Baskı 2016)Portreler, Sezai Karakoç (Sayfa 18 - Diriliş Yayınları 7. Baskı 2016)
salih 
18 Şub 01:35 · Kitabı okudu · İnceledi

Okuyanların çoğunluğu, mertliği aptallık, cömertliği gösteriş, tevazuu alçalış ve dindarlığı cehalet gibi görürler.

Portreler, Sezai Karakoç (Sayfa 79 - Diriliş Yayınları 7. Baskı 2016)Portreler, Sezai Karakoç (Sayfa 79 - Diriliş Yayınları 7. Baskı 2016)
salih 
16 Şub 21:40 · Kitabı okudu · İnceledi

Suçum ne suçum? diyordum. Cevap vermiyorlardı.

Portreler, Sezai Karakoç (Sayfa 37 - Diriliş Yayınları 7. Baskı 2016)Portreler, Sezai Karakoç (Sayfa 37 - Diriliş Yayınları 7. Baskı 2016)
salih 
18 Şub 23:03 · Kitabı okudu · İnceledi

En olağan ölüm bile trajik değil midir?
Ya da en trajik ölüm bile olağan değil midir?

Portreler, Sezai Karakoç (Sayfa 111 - Diriliş Yayınları 7. Baskı 2016)Portreler, Sezai Karakoç (Sayfa 111 - Diriliş Yayınları 7. Baskı 2016)
salih 
16 Şub 21:41 · Kitabı okudu · İnceledi

Acının son sınırlarındayım.

Portreler, Sezai Karakoç (Sayfa 38 - Diriliş Yayınları 7. Baskı 2016)Portreler, Sezai Karakoç (Sayfa 38 - Diriliş Yayınları 7. Baskı 2016)
salih 
18 Şub 22:45 · Kitabı okudu · İnceledi

Bana sorsalar, kıyamet alametlerinden biri olarak da, bülbül ötüşünün işitilmemesini söylerdim.

Portreler, Sezai Karakoç (Sayfa 100 - Diriliş Yayınları 7. Baskı 2016)Portreler, Sezai Karakoç (Sayfa 100 - Diriliş Yayınları 7. Baskı 2016)
salih 
 17 Şub 23:21 · Kitabı okudu · İnceledi

Sıla, içine girilip yıkanılan bir sudur. Bir kevser nehri. Şehirde anılara üşüşmüş parazitler burda temizlenir. Büyük şehirde ruh bitlenir. Cin çarpar ruhu. Sılaya dönüş, bitlerden ayıklanmaktır, cin çıkartmaktır. Köke dönüştür.

Portreler, Sezai Karakoç (Sayfa 64 - Diriliş Yayınları 7. Baskı 2016)Portreler, Sezai Karakoç (Sayfa 64 - Diriliş Yayınları 7. Baskı 2016)
3 /