Pozitif Yaşama Dair Öyküler

9,0/10  (1 Oy) · 
0 okunma  · 
1 beğeni  · 
33 gösterim
İnsanoğlu bir virgülü kaybetti. Söyledikleri birbirine karıştı.
Noktayı kaybetti: Düşünceleri uzayıp gitti, ayıramadı onları.

Ünlem işaretini kaybetti bir gün de: Sevincini, öfkesini, tüm duygularını yitirdi.

Soru işaretini kaybetti bir başka gün: Soru sormayı unuttu o zaman.

İki noktayı kaybetti bir başka gün: Hiçbir açıklama yapamadı.

Yaşamın sonu geldiğinde elinde yalnızca tırnak işareti kalmıştı;”içinde de başkalarının düşüncesi vardı yalnızca”.
Alperen Emre CANDAN 
14 Oca 14:48 · Kitabı okudu · 2 günde · 9/10 puan

"İnsanoğlu bir gün virgülü kaybetti: Söyledikleri birbirine karıştı.
Noktayı kaybetti: Düşünceleri uzayı gitti, ayıramadı onları.
Ünlem işaretini kaybetti bir gün de: Sevincini, öfkesini, tüm duygularını yitirdi.
Soru işaretini kaybetti bir başka gün: Soru sormayı unuttu o zaman.
İki noktayı kaybetti bir başka gün: Hiçbir açıklama yapamadı.

Yaşamının sonuna geldiğinde elinde yalnızca tırnak işareti kalmıştı:
"İçinde de başkalarının düşüncesi vardı yalnızca."

Der yazar Baran...
Kitabında da bir gün vicdanını kaybedeni,
Bir gün önyargısıyla acı çekeni,
Bir gün pişman olanı,
Bazen gururlananı işledi...
Daha neler işledi neler, satırlar yeter mi tüm duyguları bir cümlede size anlatmaya?

Birisinin kötü olduğunu düşünürsünüz, ama aslında o kişi sizin yaşamanız için kendini feda etmiştir.
Kendini fakir görürsün, ama yalnızca kalbin fakirdir; iyi yahut kötü sığınacak yer ve bir sıcak yemeğin olduğu halde şükretmediğin için...
Aşktır ki o elma yarımlarından biri kopsa da devam eder.
Herkes aynı zenginliktedir ki; zenginliği sadece para olarak görmemeli, asıl zenginliğin, "zaman"ın herkese eşit sunulduğunu bilip ona göre yaşamakta marifet.
Bakış açılarının kökünü almak yerine karesini almaya çalışmak, geniş düşünmektedir marifet!..
Marifet nedir bilir misin?
"Her şeye rağmen" demektir.
Her şeye rağmen iyi olabilmek! İyilik yapabilmek.
Aslında ne kolaydır marifetli olmak...

Kitabı okurken kimi yerlerde zor tuttum kendimi, gözümden gelen bir damla için...
Bilmiyorum çok mu duygusalım, ama kim ne kadar dayanabilir ki bir çocuğun haftalarca biriktirdiği 15 centi 35 cent sanıp 1 dondurma yemesine! Hele ki sana diyorum ha, elindekine doymayan aciz, aç kişi!..

Kitap öylesine hitap ediyor ki, artık göz değil kalp giriyor devreye.
Kalbinizle okuyorsunuz...

Tek olumsuz gördüğüm şey birkaç hikayede "pozitif" değil de sinir bozucu "negatif yaşama dair öyküleri" anlatıyordu.
O birkaç hikaye olmasa daha iyi olabilirmiş.

Kesinlikle ama kesinlikle okumalısınız bana kalırsa.
Biraz daha görmeliyiz gerçekleri. Biraz daha...

Kitaplarla kalınız!..