Pride and Prejudice

·
Okunma
·
Beğeni
·
650,6bin
Gösterim
Adı:
Pride and Prejudice
Baskı tarihi:
Ağustos 2019
Sayfa sayısı:
346
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057782595
Kitabın türü:
Dil:
English
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tropikal Kitap
It is a truth universally acknowledged, that a single man in possession of a good fortune, must be in want of a wife.

However little known the feelings or views of such a man may be on his first entering a neighbourhood, this truth is so well fixed in the minds of the surrounding families, that he is considered the rightful property of some one or other of their daughters.

"My dear Mr. Bennet," said his lady to him one day, "have you heard that Netherfield Park is let at last?"
464 syf.
Merhabalar.
Bu incelemenin biraz uzayacağının kanaatindeyim. Sadece kitap hakkında fikir sahibi olmak isteyenler için ufak bir metin yazacağım. Daha sonra da kitabın bana hissettirdiği asıl duyguları yazmak istiyorum.
Aklımda hiçbir fikir yok. Klavyem beni nereye götürürse artık. Filmi yaklaşık bir dakika önce izledim. Kitapta çok fazla karakter vardı. Filmi izlemek çok daha iyi oldu benim için. Şimdi gelelim kitabı merak edenlere:

Gurur ve Önyargı adıyla da bulabilirsiniz Aşk ve Gurur adıyla da. İleride Hasan Ali Yücel Klasikleri dizisinden de okumak istiyorum. Eğer fazla hareketli romanları seviyorsanız bu romanı okumak için biraz sabırlı olmalısınız.
Konuya gelecek olursak; Bennet ailesinin 5 kızı vardır. Yakında baloya gelecek olan yakışıklı ve zengin bir adam olan Bay Bingley ile ailenin büyük kızı Jane'i evlendirmeye çok meraklıdır anne, yani Bayan Bennet.

O dönemdeki sınıf ayrıcalıkları bariz bir şekilde belli. Bir kızın zengin biriyle evlenmesi için aile büyüklerinin aradığı özellikler: Piyano çalmayı bilecek, nakış işleyecek, sesi güzel olacak ve şarkı söyleyecek vs. Tabi bizim toplumu ele alınca pek böyle özellikler aranmıyor. Biz balolar yapmıyoruz. İşin aslı bu ikilinin arası olsun derken Bingley'in en yakın arkadaşı Bay Darcy -fazlasıyla burnu havada bir adamdır- devreye girer.

Bayan Bennet yani anne kızlarını evlendirmeye o kadar meraklıdır ki... Yakışıklı ve zengin erkekler ondan asla kaçamaz. Kızlar da gönüllüdür evlenmeye. Biri hariç; Elizabeth Bennet -Jane'in bir küçüğü-. O gerçek aşkı bulamadıktan sonra evlenmeyi asla düşünmemektedir. Hatta bu yüzden evde kalacağını kendi de dile getirir. Az da olsa onda da var kibir tabi. Kitabın konusu olarak geçen bu.

Bay Darcy ve Bayan Elizabeth'in aşkı. Ne yalan söyleyeyim hiç aşk romanı gibi değil. Öyle gezmeymiş tozmaymış... Ner'dee... Fikir sahibi umarım olmuşsunuzdur. Şimdi kitap hakkında ipucu bulunduran yani spoiler olan kısma geçmek istiyorum izninizle. Allah'ım... :) Böyle izninizle falan diyorum. Ben de fazlasıyla kaptırmışım kendimi. :) Buyrun gelin:


Zaten ana örgüye değindim. Arada Collins, Wickham gibi isimlerede rastladık. Collins Bennetlerin kuzeni olur. Wickham ise Bay Darcy'nin babasının çok sevdiği hemen hemen onunla yaşıt bir adam. İleride Bay Collins, Elizabeth'e evlenme teklifi eder fakat Elizabeth bunu kabul etmez. Wickham ise kitabın son sayfalarında Lydia ile kaçar.
Ancak Darcy ne kadar gıcık kaptığı bu adam ile sevdiği kadının kız kardeşinin şıpsevdi aşkına mani olmak istese de bir süre sonra gençler çok isteyince o da onların birlikte konforlu bir yaşam sürebilmeleri çin elinden geleni ardına koymaz. Ne kadar uzun bir cümle oldu bu! :D Şunu da belirtmek isterim ki Lydia 16 yaşındadır. Kendisine ilgi gösteren herkese aşık olmaktadır. Tam bir şımarık ve şıpsevdi. Bay Bennet -evin babası- aşırı derecede kızlarını evlendirme meraklısı değildi ama içten içe öleceğini bildiği için de en azından onların geri kalan yaşamlarında mutlu olabilmesi nedeniyle kızlarının mutluluğuna da mani olmak istemez.

Bingley'in kız kardeşine çok sinir olduğumu söylemeliyim ve tabi Lady Catherine'e. Onu bırakalım da en sonunda Darcy aşkta gururun olmaması gerektiğini anladı. Elizabeth'e evlenme teklifi etti. O kadar gururluydu ki Elizabeth'in bu teklifi kabul edeceğine adı kadar emindi ancak Elizabeth onun bu beklentilerini karşılamadı. Mektuplaşmalar derken Lydia'nın kaçışı ve Lady Catherine'in Elizabeth'i sıkıştırması ikilinin arasındaki bağı birazcık koparır. Yani mesafe anlamında. Ama en sonunda kavuşurlar.

Önyargı da sanırım Elizabeth'den geliyor. O, Darcy'e karşı fazla önyargılıydı. Gurur ve Önyargı da Aşk ve Gurur da çok yakışıyor. Jane biraz gölgede kaldı. Ondan bahsetmezsem haksızlık etmiş olurum. Darcy, en yakın arkadaşını ve hoşlandığı kişiyi incelemiş (sözde) Jane'in ciddi olmadığı kanısına varmış. Söylemek gerekirse Jane kendi kardeşlerine bile duygularını ifade edemeyen bir genç. Darcy de kendi fikirleri uğruna iki gencin mutluğunu biraz ertelemiş oldu. Ama Bingley'in çılgınca evlenme teklifi sonrası gençler muradlarına ererler. Mahalle muhtarı gibi konuştum. :) Evde iki kız kalır artık. Elizabeth'in evlenme isteğini duyunca Bay Bennet de çok şaşırır. İzin verir iki gencin mutlu olmasına ve kitap da film de burada sonlanır.


Şimdi biraz filmi ve kitabı eleştirmek istiyorum. Dün gece 3.10'a kadar uyumayıp okudum. Dün tek oturuşta 300 sayfa kadar okudum. Pek vaktim olmuyor bu aralar ya da itiraf etmeliyim ki 1000Kitap bağımlısı oldum. Artık bir sınırlama getireceğim kendime. Günde 30 dakika kadar. Alıntılar hariç tabi. Neyse hâlâ geçmedi etkisi. Film kitaptan daha iyi diyebilirim.
Çok fazla isim olması nedeniyle karakterleri yüzleriyle tanımak çok daha akılda kalıcı. Roman sayfa 200'den sonra hızlanmaya başlıyor. Sadece balolar çok ayrıntılı anlatılmış. Betimlemeler sayesinde her şey tam hayal ettiğim gibiydi. Özellikle Darcy rolünü çok da iyi yapmış. Ne kibirli adamdı ama. Kibir neyse de soğuktu. Bana da soğuk derler, Elizabeth kendisine de soğuk diyor ama Darcy hepten buz kesiyor. :)

Geçenlerde Mark Twain, Jane Ausen'ın yazdıklarına katlanamadığını söylüyor. Yakın zamanda Çalınan Taç'ı okuyunca seni de göreceğim ben Mark amca. :-) Yazarın diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum. Sanırım ismi Emma idi fakat yanılıyor da olabilirim. Bence o dönemin İngiltere'sinde kadınların ne zor şartlar (!) altında eş bulduklarını gözlemleyebilirsiniz.

Önce filmi izleme taraftarıyım çünkü taşlar yerli yerine oturacaktır.

Martı yayınlarından 4 liraya almıştım bu kitabı. Soranlar oldu. Sponsorum falan değiller :) Kitapları A101'den aldım. Artık eskisi kadar sıkı takip etmiyorum ama değişmediyse perşembe günleri telif sıkıntısı olmayan yazarların kitapları sizi bekliyor olacak.
Uzun oldu ama değdi. En son olarak bu kitabın Gurur ve Önyargı ile aynı eser olduğunu bilmiyordum.
Beni aydınlatan Miss Nobody 'ye teşekkürler. :) Okuduğunuz için teşekkürler.
Hepinize keyifli okumalar diliyorum. Sevgiyle, kitapla... :)
408 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Bazen kırılan güvenin cam parçaları, kırandan çok güveni kırılan insana batar, kanatır.
Bunun en basit örneği tekrar birine güvenememektir. Güveni kırılan insan hayatına insan almaktan korkar, her hareket onlara eski yaşananları çağrıştırır. Adım atarken kontrol etmeden, karşısındaki insanı yeteri kadar tanımadan hareket edemez.

Önyargı çok şey kaybetttirebilir insana lakin bu kavram durduk yere kendi başına şekil alabilen bir duygu değildir. Biri sebebiyet verir ve sebep bir yerde akar yolunu bulur. Unutmayın hiçbir hata tek taraflı şekil almaz. İnsanlar yaptıkları kadar yapmadıklarından da sorumludur.

Konuşmak kadar susmak da insana zarar verebilir. Ya da tam tersi...

İnsan doğası herkeste farklı gözlemlenen bir kavramdır. Gurur ve Önyargı, pek çok insanda farklı yolda aynı mevsime konaklama yapıyor.

Mr. & Mrs. Bennet, beş kızları ile yaşamaktadır. Mr. Bennet, kitapları ve okuduğu satırları ile mutlu olabilen asıl bi aile babasıdır. Mrs. Bennet, kızlarını evlendirmek arzusu ile yanıp tutuşan, görgüden nasibini almamış, kızlarını ve kocasını küçük düşürmelere doyamayan bir kadın...
Mr. Bingley' in, Bennet ailesine komşu olması ile olaylar yön bulmaya başlamaktadır. Bu komşuluk Mr. Bingley ile bir çok kişiyi beraberinde getiriyor. Jane ve Elizabeth bu komşuluk ile hayatlarında pek çok değişikliklere uğraşmaktadır. Mr. Bingley gelişi, Bennet damadı Mr. Darcy hayatlarına getiriyor.

Her hikaye ve hayatta olduğu gibi ayrılık ve üzüntü bazı insanların beraberinde hayatımızda yer alabiliyor. Hikâyenin kuralıdır bu; önce mutlu eder ardından hesapsız kitapsız mutsuzluk kavramını tanıtır. "Kurallar çiğnenmek içindir" der çoğu insan.
Ayrılık sonrası beraberlik insana çok şey kaybetttirebilir. Güven, sevgi, saygı bunlardan sadece bir kaçı.
Aynı şeyleri yaşayacağını düşünüp geri dönmeyişler, güven kaybeden insanın aynı acının korkusu ile istese bile geri adım atamaması gurur ile açıklanabilir.

Önyargı kavramı her insanda belli bir yer tutmaktadır. Yet tutan her duygu bir insandan başka insana doğar.

Her giden insan gelen bir insan için boşluk bırakır. Geri dönmek bu yüzden çoğu zaman imkânsız bir boyut kazanır.

İyi okumalar :)
408 syf.
·14 günde·Beğendi·9/10 puan
Çeviri kitapların da en çok sıkıntı yaşadığım şeylerden birisi içinde fazlaca isim olması. Bu kitapta da o kadar çok isim vardı ki ara ara geri dönüp hangi isim kime ait diye bakmak zorunda kaldım. Bir ara karmaşa ile baş edemeyip isimlere Ayşe Fatma Ahmet Mehmet falan bile yazmayı düşünmedim değil. Çünkü Mr'ler Mrs'ler havada uçuşuyordu.  :》

Her neyseee kitabın konusuna gelince çok süprizli bir şey yok adından da anlaşılacağı üzere Gurur ve Önyargı :D
Kitaba bayıldım, şahanee çok etkisinde kaldım diyemesem de kesinlikle kötü, okumayın diyeceğim türden de bir kitap değildi. Biraz pembe dizi tadında, bolca diyalog içeren, kızlarını zengin koca ile evlendirme derdine düşen Mrs Bennet ve müthiş tespit, iğneleyici tavırları ve zaman zaman bana kahkaha attıran Mr Bennet'in kızlarının balolara katılıp koca bulma maceraları çerçevesinde şekillenmiş bir olay örgüsü var. Çok yoğun bir anlatım olmadığı için başka kitap ile de zaman zaman açıp okunabilecek türden. Ama böyle yaparsanız benim gibi 14 günde bitirirsiniz :D

Merak edip internetten Jane Austen hakkında bir iki şey okumak istedim. İlginç ve bilgilendirici şeylere ulaştım. Şöyleki; kendisi çok mutlu bir hayat yaşamamış. Aşık olduğu kişi kendisinden maddi anlamda yukarıda olduğu için evlenememiş. Daha sonra iyi bir hayat yaşarım diye düşünerek zengin birisinin evlenme teklifini düşünmeden kabul etmiş ama ertesi günü pişman olduğu için vazgeçmiş. Aşk hakkın da tavsiye isteyen yeğenine de kesinlikle aşık olmadan kimseyle evlenmemesi gerektiğini söylemiştir.
Jane, öldüğü zaman aşık olduğu kişi Jane'in mezarını ziyaret etmiştir. Kendisine Jane ile olan aşkını sordukları zaman "çocukça bir şeydi" dese bile evlendiği zaman ilk çocuğuna Jane ismini vermiştir.

Aslında kitabında da bu konuyu işliyor. Hiç bir kadının para ve statü için değil de sadece aşk evliliği yapmalarını istemiştir. Kendisi sevdiği adam ile kavuşamamış olmasına rağmen kitaplarını da genel de mutlu son ile bitirmiş.

*Son olarak bununla alakalı bir bilgi bulamadım ama kurstaki hocam o dönem de kadınların kitap basımlarında kendi isimlerini kullanmayıp  erkek isimleri ile bastıklarını söylemişti. O dönemde ki şartlardan dolayı sanırım...
Doğruluğu hakkında bilgi sahibi olan birisi yoruma ekleyebilir.

Yukarıda Jane Austen hakkında bahsettiğim bilgilerin tamamına ulaşmak için  http://www.thereadingladyy.com/...jane-austen.html?m=1 ziyaret edebilirsiniz.

Filmi de varmış sanırım. Henüz izlemedim ama izlemeyi düşünüyorum. Zira isim karmaşasından atladığım olaylar bile vardır muhtemelen  :D
Okuyalım mı diye soranlara gönül rahatlığı ile okuyun ve sevgi ile kalın diyorum.

^_^
411 syf.
·13 günde·9/10 puan
-Spoiler içermez-
Sizce herkes göründüğü gibi midir? Tanıdıktan sonra sonra ona dair düşüncelerinizi değiştiren kaç insan var? Önyargılarınız yüzünden tanışmadığınız kaç insan var? Peşin hükmünüz yüzünden kaçırdığınız neler var? Peki, önyargısız olsak kaybedeceğimiz ne var?..

Gurur ve Önyargı (Aşk ve Gurur) bir aşk romanı olarak geçen fakat arka planda dönem ve sistem eleştirisi, toplumun kadına verdiği değer, evliliğe atfedilen önem gibi konuları işleyen, bir kadının kaleminden çıkmış, yıllarca okunmuş ve okunmaya devam eden kült eserdir. Yalnızca 42 yıl yaşayan ve hangi hastalıktan hayatını yitirdiğini bilmediğimiz yazarımızın ölmesinden 4 yıl önce yayımlanan bu eser, 1800'lerin İngiltere'sine, dönemin yaşam tarzına, insan ilişkilerine, örf ve adetlerine ışık tutar.

Bennet ailesi beş kız çocuğu ve onların anne babasından oluşan 7 kişilik bir ailedir ki roman da bu ailenin ve hatta 2.çocuk olan Elizabeth'in etrafında şekillenir. Bu sebeple Bennet ailesini tanımak, romanın genel havasına hakim olmak amacıyla gereklidir. Mr. Bennet oldukça sakin, sağduyulu, alaycı bir mizaha sahip, kızlarını seven oldukça eğlenceli bir karakterdir, okumayı en sevdiğim bölümlerin başında Mr. Bennet'ın bölümleri gelir. Karısı Mrs. Bennet, hayattaki en büyük amacı kızlarını evlendirmek, zengin ve nüfuzlu damatlara sahip olmak, komşularına hava atmak olan, aklı kıt bir kadındır. Çocukların en büyüğü olan Jane, güzelliğiyle dikkat çeken, duygusal, iyi niyetli, iyimser, uysal bir kızdır. Lydia, amiyane bir tabirle erkek düşkünü, evlilik budalası, kıskanç, hırslı, mantıksız, kendini sürekli ablalarıyla yarıştıran bir kızdır. Daha az rol oynayan kızlardan Mary tam bir kitap aşığıdır ve vaktinin çoğunu kitap okuyarak geçirir. Kitty ise etkilenmeye açık, kolay şekillenen ve daha çok Lydia ile vakit geçiren çocuktur.

Elizabeth'e ayrı bir başlık açmak gerektiğini düşündüm çünkü bunu hak ediyordu. Jane Austen, söylendiğine göre kitaplarında güçlü kadın karakterlere yer vermeyi seven bir yazarmış. Bu kitapta seçilen güçlü kadın karakterimiz kuşkusuz Elizabeth'tir. Diğerleri gibi bir an önce evlenme derdinde değildir, duygularından çok mantığıyla ön plana çıkmıştır. İnandıkları ve istedikleri uğruna içinden gelenleri söylemekten çekinmez. İnatçı, dik başkı, gururlu, yer yer öfkeli ve kıskanç ama çoğunlukla ölçülü bir kızdır. Çıkarları için hareket etmez. Uysal ve itaatkar olmadığı için annesi tarafından da pek sevilmez çünkü annesi ona sözünü dinletemez.

Mr. Darcy'den bahsetmemek incelemeyi yarım bırakacaktır, o halde yarım bırakmayalım. Kitaba ismini veren 'Gurur'un vücut bulmuş halidir Darcy. Oldukça zengin bir soylu olan karakterimiz kibarlığından hiçbir zaman ödün vermemekle birlikte soğuk biri olarak tanımlanabilir. Pek konuşkan değildir, konuşmaya layık bulduğu kişi pek azdır, konuşmak zorunda kaldıklarıyla da kısa keser konuşmayı. Saygı duyulan ama pek sevilmeyen bir karakterdir çünkü kimse onu sevecek kadar tanımamıştır. Sanki mantığı duygularını esir almıştır. Baskın bir yapıya sahip olan Darcy, arkadaşlarının kararları ve yaşamları üzerinde de etkilidir. Mürebbiyesi onu şöyle tanımlar: Bazıları ona gururlu der ama ben zerresini görmedim. Bana kalırsa diğer delikanlılar gibi şamata yapmadığı için öyle diyorlar.(s.253) Ve Mr. Darcy kendisini şöyle tanımlar: Hayatım boyunca bencil biri oldum. İyi ilkeler edindim ama onları gurur ve böbürlenme içinde takip etmeye bırakıldım. Tek erkek çocuk olarak şımartıldım. Benim bencil ve tahakkümcü olmam, insanları küçümsemem için izin, cesaret, neredeyse eğitim verdiler.(s.373)

Kitapta aşk, yalan, yanlış anlaşılma, entrika, kıskançlık, ayrılık, tesadüf, utanma, gurur kısacası sizi doyuracak çokça duygu ve durum vardır. Fakat kitap aynı zamanda bir ahlaki çöküntü abidesidir. İlişkiler çarpıktır ve evlilikler çıkar üzerine kurulmuştur. Kadın figürü de oldukça itibarsız yansıtılmıştır. Öyle ki kadınlar için seçilen en iyi opsiyon evliliktir. Kendini evliliğe layık göstermek için koşa koşa balolara giderler. Terk edildikleri erkekler tarafından tekrar sevilmek için çaba gösterirler. Kadınlar erkek karşısında aşağıda konumlandırılmışlardır ve bu devletin kanunlarıyla da sabittir. Kız çocuklarına miras bırakılmaması buna verilecek en iyi örnektir. Bir kadın yazarın bunları yazması ve gözümüze sokması bir tesadüf değildir. Bunlar kurgunun içine ustaca yerleştirilmiş hicivlerdir ve Jane Austen gerçek bir hak savunucusudur.

Kesinlikle çok başarılı bulduğum ve okunmasını şiddetle tavsiye edeceğim bir kitaptır Gurur ve Önyargı. Ben İş Bankası Kültür Yayınları baskısından Hamdi Koç çevirisiyle okudum ki kitaba yapılacak olumsuz bir eleştiri varsa o da çeviridir. Şüphesiz daha iyi bir çeviri olabilirdi çünkü zaman zaman kimi düşük cümlelerin kitabın edebi değerini azalttığını düşünmeden edemedim. Okurken beni zorlayan bir durum daha vardı ki o da karakterlerin fazla oluşuydu. Sizin için aşağıya karakterleri tanıtan küçük bir rehber bırakacağım bu yüzden. Jane Austen'ın diğer kitaplarında buluşmak üzere, keyifli okumalar herkese:)

KARAKTERLER

Öncelikle bilmeyenler için söyleyelim ki Ingilizlerde erkeklere hitaben Mister(Mr.), evli kadınlara hitaben Mistress (Mrs.) ve evlenmemiş kadınlara hitaben Miss kullanılır.

Bennet Ailesi (Romanın temelindeki aile)
-Mr. Bennet (baba)
-Mrs Bennet (anne)
-Jane
-Elizabeth (Lizzy, Eliza)
-Lydia
-Mary
-Kitty

Bingley Ailesi (Bennet'larin bölgesine taşınan zengin aile)

Darcy Ailesi (Bingley'lerin arkadaşları)
-Fitzwilliam Darcy ve kız kardeşi Georgina Darcy

-George Wickham Büyük Mr. Darcy'nin vekilharcının oğlu, subay)

-Mr. Collins (Bennet'lanin uzaktan akrabası ve evin miras kalacağı kişi)

-Lady Catherine de Bourgh (Darcy'lerin teyzesi)

-Mr. Gardiner ( Mrs. Bennet'in erkek kardeşi, Eliza ve diğer kızların dayısı)

-Mrs Philips (Mrs. Bennet'in kız kardeşi ve kızların teyzesi)

-Lucas'lar (Bennet'lann komşusu)
Charlotte Lucas (Lucas'ların kızı, Elizabeth'in yakın arkadaşı)
408 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Zengin koca bulmak üzerine kurgulanmış bu kitabı okudum .Tamam. Peki bana ne verdi? Hiç. Bu günkü değer yargılarımla, kitaba yaklaştığımda, kitabın klasik olamıyacağı kanaatine vardım. Sanat yok sanat.
424 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10 puan
Kitap dünya klasikleri arasında olmayı sonuna kadar hakediyor. Okuyucuya bir aşk hikayesi anlatır gibi görünürken, dönemin sınıfsal farklılıklarını ve toplumsal sorunlarını eleştiriyor. Jane Austen ironisi ve zekasıyla 400 sayfalık bir tecrübe bırakıyor diyebiliriz; çünkü yazarın yaşadığı hayat ve kitap arasında müthiş benzerlikler var. Ne yazık ki kendi hayatı pek mutlu bitmemiş olsa da kitapları hep mutlu sonla bitiyor.
Önyargılar, gurur yüzünden kibirler bu sebeple doğan nefretler, aşk ve nefretin birbirine olan yakınlığı kitabın anahtar kelimeleri.
456 syf.
·19 günde·10/10 puan
Nedendir bilinmez bu tarz akıl oyunları olan kitapları seviyorum.Kadinlarin toplumdaki yeri, maddiyatın toplumun her kesimini etkilemesi okudukça günümüzde de hiç bir şeyin değişmediğini görüyoruz.Kitabın adı aşk ve gurur olsada sadece aşktan bahsedilmemiş.
Bu arada bay Benneti çok sevdim espirili ve iyi bir baba onunla tanışmak isterdim:)))
Kitabı okumadan filmi izlemek istemedim çünkü sonunu bilince heyecan verici olmuyor.
Klasik olmayı gerçekten hak etmiş bir Klasik.
Okumayan kalmasın aaaa dostlar:)))
424 syf.
·9/10 puan
Tam iki yüz yıllık bir büyü... Bu
kadar eski olduğu halde bugün hala bu kadar popüler olan
başka bir roman bilmiyorum. Gurur ve Önyargı'dan daha önce
ya da daha sonra yazılmış ve ondan besbelli daha sarsıcı ya da yenilikçi olan ya da başlıbaşına simge haline gelmiş başka
büyük klasikler var elbette, mesela Mobydick, Tristram
Shandy, Don Quixote, Robinson Crusoe, Madam Bovary, ama
hiçbiri Gurur ve Önyargı'nın bugünün okurunun kalbinde
edindiği yeri edinemedi. Bütün klasikler bir yana, Gurur ve
Önyargı bir yana. O yukarıda sözünü ettiğim 'büyü'.
Austen sözkonusu olunca gerçeği büyü ile açıklamak zorunda
kalıyoruz. Bu büyü Austen'ı dayanılmaz ölçüde çekici, o
ölçüde taklit edilemez yapan, aynı zamanda tarif edilmesini,
sınıflandırılmasını da imkansız kılan 'okuma tadı'dır ve
Austen'ı bugün hala bir edebiyat esrarı olarak yaşatmaktadır.
Bu esrar,
"nasıl oluyor da edebiyatçılara da halka da aynı
zevki veriyor?" sorusunda gizlidir.Tabii, bu anlattığım sahnedeki en şanslı taraf, aynı
zamanda en etkili taraf, okur. Okurun iyi olanı seçme ve
yaşatma içgüdüsü olmasaydı, hangi edebiyatçı ne telkin
ederse etsin, şişirsin ya da karalasın, Jane Austen iki yüz sene
sonra hala burada olmazdı. Bu örnek, roman - okur ilişkisinin,
arada hiçbir başka ihtiyaç olmadan, sadece ikisinin birbirini
yaratma ve yaşatma ortaklığının harikulade bir örneği olması
bakımından da önemli. Okur için bir şey ifade etmek: her romanın böyle bir mecburiyeti var. GURUR VE ÖNYARGI OKUR İÇİN HAYATİ ŞEYLER İFADE EDEN, ZAMANIN ÜSTESİNDEN GELMİŞ, KALBİN GÜCÜNE VE ÖLÜMSÜZLÜĞÜNE AİT AZ SAYIDAKİ ROMANDAN BİRİDİR...
Jane Austen
424 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10 puan
Aşk ve Gurur ismindense Gurur ve Önyargı ismini hep daha çok sevmişimdir bu kitabın çünkü bir tarafın gururu ile bir tarafın önyargısının çatışmasıyla ateşlenen bir aşk var ortada. Kitabın adında yalnızca bir tarafın yer alması çok da yakışık almazdı sanırım. Bir de bu kitabın yazarının karmaşık ve güçlü kadın karakterlerin yaratıcısı Jane Austen olduğunu düşünürsek. Önyargılı kadın karakterimizin tabi ki o kapakta yer alması gerekir. Bu, kitabı elbette ki ilk okuyuşum değil ve her okuduğumda aldığım tat bir öncekinden çok daha güzel oluyor. Her seferinde bambaşka ayrıntılar dikkatimi çekiyor. Ama kısaca anlatmam gerekirse hiçbir insan dışarıdan göründüğü gibi değildir , her aşkın kendine özgü bir dinamiği vardır, aşkın nasıl gelişeceğine aşkın ta kendisi karar verir ve bir kadının tek amacı kendine bir eş bulmak değildir!!!!!!
424 syf.
·52 günde·Beğendi·9/10 puan
Genellikle filminden önce kitabını okumak gibi bir huyum vardır ki böyle başladım bu kitaba. Roman üç kitabın birleşiminden oluşuyor, ortalama bir kitap 120 sayfa kadar. Roman kendini asıl ikinci kitapta okutmaya başladı. İlk kitapta kızlarını evlendirmek isteyen Bayan Bennet, anneleri kadar olmasa da onların mutluluğunu görmek istediği için buna mani olmayan Bay Bennet, evin en büyük kızı Jane, gerçek aşkı bulmadan evlenmek istemeyen Elizabeth ve diğer küçük üç kız kardeşi konu alıyor. Karakter sayısı da giderek artıyor. İkinci kitapta aslında romanın ana konusu olan gururundan asla ödün vermeyen Bay Darcy ve ona karşı sadece önyargıyla davranan Elizabeth ile devam ediyor. Keşke sonu biraz daha uzun olsaydı sadece bunu isterdim. Filmini de izlemek için sabırsızlanıyorum :)
424 syf.
·20 günde·Ne Okusam'dan
Gurur ve Önyargı.. Sizin hayatta evlilikten başka hiçbir gayeniz yok mu yahu dedirten Jane Austen romanı.

İncelememe öncelikle kitabından isminden bahsederek başlamak istiyorum. Bu kitap önceleri Aşk ve Gurur adıyla bildiğimiz kitabın aynısıdır. İnternette dolaşırken gördüğüm kadarıyla farklı kitaplar olduğunu düşünüp farklı yayinevlerinden aynı kitabı alanlar oluyormuş. Açıkçası okumadan önce ben de detaylı bir araştırma yapıp emin olup öyle satın almıştım. Peki Aşk ve Gurur mu yoksa Gurur ve Önyargı mi bu kitaba sahiden isim olmalıydı? Kesinlikle Gurur ve Önyargı diyorum zaten kitabın orijinal ismi de bize bunu söylemekte. Bir kitabın adı ile bu kadar uyumlu olması onu gerçekten daha kıymetli yapıyor gözümde. Mesela bir karakterin ismini kitabın ismi yapabilirsiniz ancak bunun dışında bir isim verirken detaylı bakış açıları ile değerlendirme yapmak gerek. Jane Austen kitabın ismi çerçevesinde hareket ederek, sahiden gurur ve önyargılari konuşturarak bize harika bir dünya klasiği bırakmış.

Sığ bir bakış açısıyla kitabın konusunu kısaca vermek istiyorum. Kızlarının evlilikleriyle kafayı bozmuş bir anne, sevecen ama alaycı dünyayı pek umursamayan kütüphanesinde yaşayan bir baba, birbirinden farklı karakterlerde beş genç kız ve bunlardan birinin gözünden bize aktarılan olaylar silsilesi. Tam bir pembe dizi olacak kitap desem abartmış olmam. Bu paragrafa başlarken sığ bakış açısı dedim çünkü kitaba dümdüz bakarsak evet konu bu, ancak kitabı okuduğumuzda bizi ona bağlayan elimizden bırakamayacağımız hale getiren bir sempatisi var. Bana çok şey öğreten, hayat dersleri barındıran ve empati yeteneğimi geliştiren tarafları olduğunu düşünüyorum. Hayattaki olağan şeyleri bize böyle güzel bir dil ile büyülü bir şekilde okutturan Jane Austen'a bence minnet borçluyuz. Aynı zamanda bu kitapta ilk verdiğimiz kararların her zaman doğru olmayabileceğini, üzerine düşünülünce doğru karara varıp ilk karardan vazgeçmenin bizden hiçbir şey alıp götürmediğini görmüş oluyoruz. "İlk bakışta bir insan bize fazla gururlu, kibirli, soğuk gelebilir; ama onu tanıdıkça bu önyargılarımızın yersiz olduğunu görürüz" cümlesi ile kitap konusunu noktalamak istiyorum.

Ufak eleştiriler:
Kızların evlilik dışında başka hayalleri de olmalı. Bir ideali olmalı. Dünya görüşünü bir kenara bırakalım çünkü hiç fark etmez; ideal dediğimiz üst seviye okullar okuyup kariyer sahibi olmak da olabilir, islami ilimlerde ilerleyip hafız olmak da olabilir ama mutlaka bir ideali olmalı insanın. Evlenmek, eş olmak, anne olmak bunlar elbette mühim ama bir ideal değil ki. Bunlar hayatın gerekleri zaten. Bize ideal lazım, bize uğraş lazım. Kadın değişirse dünya değişir (bkz:kamu spotu)
Mirasın kızlara kalmıyor oluşu, mutlaka bir erkek evlat gerekliliği ve eğer erkek evlat sahibi olunamadıysa bütün mal varlığının akrabalarından bir erkek kişisine verilecek olması gibi o döneme ait kadın haklarının berbatlığını görmek de hayli üzdü. Kitabın bir bölümünde mirasın kalacağı o erkek kişisinin miras sahibi adamın kızlarından birini nikahıma alayım da bari hepten mağdur olmasınlar tavrı fazla midemi bulandırdı.

Böyle güzel bir kurguyu okurken başta Mr. Mrs. Miss gibi tabirleri öğrenmenizi sonrasında da eğer hafızanıza güvenmiyorsanız yanınıza bir kağıt kalem alıp okuduğunuz karakterleri not etmenizi şiddetle tavsiye ediyorum. Kitaptaki karakter sayısı oldukça fazla ve haliyle karışık ama zamanla sindiriyorsunuz. Örneğin şuna dikkat etmek lazım evin kızı Miss Özdemir Mrs. Çelik'in oğlu Mr. Çelik ile evlenince Mrs. Çelik oluyor. Bu durumda kayinvalide Mrs. Çelik ile aynı isme sahip oluyor hadi ayıkla pirincin taşını :)

Okunmaya değer harika bir klasik, seve seve tavsiye ediyorum. Okuyun, okutun.
368 syf.
·22 günde·6/10 puan
En yakın arkadaşım dahil bir çok kişinin en sevdiği kitaplardan olmasına rağmen ben bu eseri pek beğenmedim. Sonu rahatlıkla tahmin edilebilen bir aşk romanıydı ve evet diğer adında olduğu gibi gurur ve ön yargıyı da iyi işlemişti bir bakıma. Fakat yine de sadece aşk, sevgi, evlilik kavramları üzerinden bunun ele alınması hoşuma gitmedi.

İçeriği ise kısaca şöyle: Ana karakterimiz ve diğer kızlardan illaki farklı olan Elizabeth yaşadıkları yere yeni gelen çok yakışıklı zengin ve soylu ancak kibirli gözüken Bay Darcy'e başta çok ön yargılı, gururlu davranarak onu kötü sanıyor ve nefret ediyor. Sonrasında ise diğer dört kız kardeşinin ve çevresinin etrafında gelişen olaylarla onun gerçek kişiliğini tanıyarak ona aşık oluyor. Sonunda ise hiç şaşırmayacağınız üzere hem kendisi Bay Darcyle mutlu mesut evleniyor hem de diğer gözde karakter olan ablası Bay Darcy'nin en yakın ve yine bir o kadar yakışıklı zengin asil yakın arkadaşıyla evleniyor.

Yani bana klasik geldi. Eminim buna gelene kadar okunulabilecek eşsiz romanlar vardır. :)
"... Eğer sevgimi ve evet cevabımı alabilecekken beni özlemek ona yetecekse, ben de onu özlemeyi derhal bırakacağım."
Onun sevgisini kıskanıyordu, sevgisini hissetmeyi artık umut etmese de. Ondan haber almak istiyordu, ona ulaşmanın hiçbir imkanı olmadığı halde. Onunla mutlu olabileceğine inanıyordu, artık bir araya gelmeleri imkansız göründüğü halde...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Pride and Prejudice
Baskı tarihi:
Ağustos 2019
Sayfa sayısı:
346
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057782595
Kitabın türü:
Dil:
English
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tropikal Kitap
It is a truth universally acknowledged, that a single man in possession of a good fortune, must be in want of a wife.

However little known the feelings or views of such a man may be on his first entering a neighbourhood, this truth is so well fixed in the minds of the surrounding families, that he is considered the rightful property of some one or other of their daughters.

"My dear Mr. Bennet," said his lady to him one day, "have you heard that Netherfield Park is let at last?"

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları