Primo Türk Çocuğu

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.027
Gösterim
Adı:
Primo Türk Çocuğu
Baskı tarihi:
Mart 2018
Sayfa sayısı:
78
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056827655
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Karbon Kitaplar
Baskılar:
Primo Türk Çocuğu
Primo Türk Çocuğu
Ömer Seyfettin, konusunu günlük olaylardan, hatıralardan, tarih, masal ve efsaneden alan etkileyici hikâyeler yazmış, özellikle konu ve kahramanlarını Türk-İslam tarihinden aldığı çok sayıda hikâyesiyle milli bilincin uyanmasında son derece etkili olmuştur. Edebiyat alanındaki ününü 1911’de Genç Kalemler dergisinde yayımlanan hikâyeleriyle kazanan Ömer Seyfettin, edebiyat uzmanlarınca Türk hikâyeciliğinin Maupassant’ı olarak değerlendirilmektedir.

Ömer Seyfettin, Primo Türk Çocuğu adlı hikâyesinde milli bilinçten yoksun bir Türk mühendisinin zihinsel değişim geçirerek kendi milliyetini keşfetmesini ve tek oğlu olan Primo’yu da aynı bilinçle donatmasını anlatır. Primo iken Oğuz ismini alan Türk çocuğu, Selanik’in savaşmadan teslimini asla içine sindiremez.
96 syf.
·10/10
Bu kitabı ben çok beğenmiştim. Zaten Ömer Seyfettin ismi bir referanstır. Çocuk kitabı olsa da konusu itibariyle herkesin okuyup gururlanması gerekir. Konumuz şöyle ki Avrupa hayranı Türk bir babanın bir Avrupalı kadından olma tamamen asimile olan çocuğunun kendi kendine Türk kimliğini bulmasıdır.
96 syf.
·Beğendi·7/10
Selanik osmanlı ve bizim için ikinci İzmirdir aslında. Zira kaybedilen Selanik devletin bağrında bastırılmayan bir yaradır. Kitap dönemin etkisi ile milliyetçi yönleri ağır basarak yazılmış olsada bir işgal kentinin durumunu insanları ve çocukları anlatması açısından önemlidir. Diğer bir konu milliyet kavramının salt kan ile değil yürekle ilgili olduğunuda gösterir
94 syf.
·4 günde·7/10
Ömer Seyfettin'in yaşadığı dönemi yansıtan, milli duyguların üst seviyede olduğu bir eser: Primo Türk Çocuğu.
Kitabın özetini elimden geldiğince yazmak isterim. Okumak isteyenlerin, kitap ile ilgili özel bilgiler içerdiği için okumamasını tavsiye ederek aktarayım. (Spoiler)
Trablusgarp Savaşı zamanı, 1910lu yıllar, Selanik. Kenan Bey, gönlünü yıllar önce bir Italyan bayana kaptırmış ve onunla evlenmiştir. Italyan bayan Grazia, babasının da direktifleriyle evlenmeden önce Kenan'a bazı şartlar öne sürmüştür. Bunun da başında Avrupa medeniyetinden uzaklaşmadan İtalya kültürü ile yaşamak ve çocuklarını da bu çerçevede yetiştirmek. Kenan, bu şartları kabul eder ve çocukları Primo, okul yaşına gelir. Trablusgarp Savaşı sebebiyle İtalyanlar topraklarımızı işgal edince Kenan Bey, nasıl bir hata yaptığını ancak fark eder. Türk kültürünü bırakıp kendi benliğini kaybetmiştir, pişmanlık içindedir. Primo ise tüm bunlara rağmen içindeki milli duygularını kaybetmemiştir ve okulda Türk arkadaşları ile birlikte nasıl bir işgalin olduğunun farkındadır. Grazia, Kenan'a İtalya'ya gitmek istediğini söyleyince tartışmaya başlarlar ve ayrılma kararı alırlar. Annesi ve babası arasında tercih yapması gereken Primo, elbette Türk babası Kenan Bey ile yaşamayı tercih eder. Primo ile babası beraber Türk çalışanlardan oluşan bir evde kalmaya başlarlar; fakat işgal kuvvetlidir. Düşman askerleri bir gün Kenan Bey'i tutuklar, Primo yalnız kalır. Bu vatan için ne yapabileceğini düşünür durur Primo. Evdeki silahı alıp düşmanlardan birini veya birkaçını öldürecektir. Kafasında bunun planını yapar ve gece uyur, uyandığında herkesin anlatacağı, övüneceği kahraman Primo, kendine verdiği isim ile Oğuz olacaktır. Yazar bize ertesi günü anlatmaz ve bu fikirler ile hikayesini bitirip gerisini okuruna bırakır.
Küçük bir çocuğun bile düşman işgali esnasında ne kadar cesur davranacağını dile getirmiş Ömer Seyfettin bu eserinde. Vatan söz konusu olduğunda, her Türk'ün bir çocuktan daha cesur olması gerektiğini anlatmaya çalışmıştır. Bir çocuk edebiyatı eseri olarak değerlendirdiğimizde; bir çocuk için fazla ağır ve fazla milli duygular içerdiği kanaatindeyim. Zira bu fazlalık olumsuz bir etkiye sebep verebilir diye düşünüyorum. Daha bilinçli, yetişkin okurlar için ise faydalı olacağı, vatan sevgisi ve milli cesaretimizi artıracağı kanaatindeyim.
Tüm kitap severlere iyi okurlar diliyorum...
96 syf.
·Puan vermedi
Ömer Seyfettin milliyetçilik temalı eserlerinden biri. Balkan savaşları sırasında balkan ülkeleri bağımsızlıklarını kazanırken, annesi italyan babası Türk bir çocuk olan Primo'nun kendi Türk kimliğini kazanması konu edilmektedir..
“Milletlerin hayatına gelince… Mesela Türklük… Dünya durduğu müddetçe Türklük yaşayabilirdi. Asıl önemli olan bu milli hayatın, gelenekleriyle, mukaddesatıyla, adetleriyle, şanlarıyla, şöhretleriyle, kısaca tarihi ile yaşamasıydı. Yoksa bir insan yetmiş yıl tembel, esir ve rezil bir hayat yaşamakla övünemezdi. Büyük bir millete, şanlı bir kavme, büyük bir vatana mensup olmak ve onun yolunda ölmek… Övünülecek şey buydu…”
Ömer Seyfettin
Sayfa 83 - Timaş Yayınları
“ Demek kendi milletlerinden ayrılan, yabancı ve düşman milletlerin kuvvetlerine karışan Türk subaylarında şu serçecikler kadar akıl, görme yeteneği, soyluluk yoktu…”
Ömer Seyfettin
Sayfa 55 - Timaş Yayınları
Asıl önemli olan bu milli hayatın gelenekleriyle, mukaddesatıyla, adetleriyle, şanlarıyla, şöhretleriyle, kısaca tarihiyle yaşamasıydı. Büyük bir millete, şanlı bir kavme, büyük bir vatana mensup olmak ve onun yolunda ölmek... Övünülecek şey buydu.
Ömer Seyfettin
Sayfa 83 - Timaş Çocuk Yayınevi
Korkma, sen Türksün! Türkler hiçbir vakit, hiçbir yerde, hiçbir şeyden korkmazlar...
Ömer Seyfettin
Sayfa 36 - Karbon Kitaplar
“Bunları düşünmek onu, asılmak için ipe doğru yürüyen, celladın satırı altına başını uzatan bir masumun duyduğu o teslimiyetçi, fakat ümitsiz korku ile titretiyordu. Vücudunda hiç kuvvet kalmadığını hissediyor, sebepsiz gözyaşlarıyla ağlamak, denize bu erimiş hiçlik parçasına atılmak, yok olmak istiyordu.”
Ömer Seyfettin
Sayfa 16 - Timaş Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Primo Türk Çocuğu
Baskı tarihi:
Mart 2018
Sayfa sayısı:
78
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056827655
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Karbon Kitaplar
Baskılar:
Primo Türk Çocuğu
Primo Türk Çocuğu
Ömer Seyfettin, konusunu günlük olaylardan, hatıralardan, tarih, masal ve efsaneden alan etkileyici hikâyeler yazmış, özellikle konu ve kahramanlarını Türk-İslam tarihinden aldığı çok sayıda hikâyesiyle milli bilincin uyanmasında son derece etkili olmuştur. Edebiyat alanındaki ününü 1911’de Genç Kalemler dergisinde yayımlanan hikâyeleriyle kazanan Ömer Seyfettin, edebiyat uzmanlarınca Türk hikâyeciliğinin Maupassant’ı olarak değerlendirilmektedir.

Ömer Seyfettin, Primo Türk Çocuğu adlı hikâyesinde milli bilinçten yoksun bir Türk mühendisinin zihinsel değişim geçirerek kendi milliyetini keşfetmesini ve tek oğlu olan Primo’yu da aynı bilinçle donatmasını anlatır. Primo iken Oğuz ismini alan Türk çocuğu, Selanik’in savaşmadan teslimini asla içine sindiremez.

Kitabı okuyanlar 273 okur

  • Doruk
  • Moiz Efendi

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%2.4 (1)
7
%0
6
%0
5
%2.4 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0