Primo Türk Çocuğu

8,0/10  (26 Oy) · 
196 okunma  · 
17 beğeni  · 
1.211 gösterim
Öykü, Selânik’teki İtalyan Mason Locasına mensup bir Türk’ün Batılılarla ilgili olan yargılarıyla başlıyor. Aslında Kenan Bey, Selânik’e ilk gittiği günlerde Türklüğü ve Türk adetlerini pek de benimsemediği için bir Batılı gibi yaşamaya çalışır.
Bir gün Türkleri hiç de kabullenemeyen İtalyan bir bayanla evlenir. Bu evlilikten Primo adlı çocukları dünyaya gelir.
Ailede gelişen Türk antipatisi ve küçük Primo’nun geleceği ile kaygılar, Kenan Beyin Türklüğünün uyanışına sebep olur.

“Aynı kitapta ‘HERKESİN İÇTİĞİ SU’ adlı hikaye de yer almaktadır.”
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2003
  • Sayfa Sayısı:
    96
  • ISBN:
    978-975-362-867-9
  • Yayınevi:
    Timaş Çocuk
  • Kitabın Türü:
SAKINCALI PIYADE 
26 Tem 13:37 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Selanik osmanlı ve bizim için ikinci İzmirdir aslında. Zira kaybedilen Selanik devletin bağrında bastırılmayan bir yaradır. Kitap dönemin etkisi ile milliyetçi yönleri ağır basarak yazılmış olsada bir işgal kentinin durumunu insanları ve çocukları anlatması açısından önemlidir. Diğer bir konu milliyet kavramının salt kan ile değil yürekle ilgili olduğunuda gösterir

Mehmet Aldemir 
 11 Haz 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · 7/10 puan

Ömer Seyfettin'in yaşadığı dönemi yansıtan, milli duyguların üst seviyede olduğu bir eser: Primo Türk Çocuğu.
Kitabın özetini elimden geldiğince yazmak isterim. Okumak isteyenlerin, kitap ile ilgili özel bilgiler içerdiği için okumamasını tavsiye ederek aktarayım. (Spoiler)
Trablusgarp Savaşı zamanı, 1910lu yıllar, Selanik. Kenan Bey, gönlünü yıllar önce bir Italyan bayana kaptırmış ve onunla evlenmiştir. Italyan bayan Grazia, babasının da direktifleriyle evlenmeden önce Kenan'a bazı şartlar öne sürmüştür. Bunun da başında Avrupa medeniyetinden uzaklaşmadan İtalya kültürü ile yaşamak ve çocuklarını da bu çerçevede yetiştirmek. Kenan, bu şartları kabul eder ve çocukları Primo, okul yaşına gelir. Trablusgarp Savaşı sebebiyle İtalyanlar topraklarımızı işgal edince Kenan Bey, nasıl bir hata yaptığını ancak fark eder. Türk kültürünü bırakıp kendi benliğini kaybetmiştir, pişmanlık içindedir. Primo ise tüm bunlara rağmen içindeki milli duygularını kaybetmemiştir ve okulda Türk arkadaşları ile birlikte nasıl bir işgalin olduğunun farkındadır. Grazia, Kenan'a İtalya'ya gitmek istediğini söyleyince tartışmaya başlarlar ve ayrılma kararı alırlar. Annesi ve babası arasında tercih yapması gereken Primo, elbette Türk babası Kenan Bey ile yaşamayı tercih eder. Primo ile babası beraber Türk çalışanlardan oluşan bir evde kalmaya başlarlar; fakat işgal kuvvetlidir. Düşman askerleri bir gün Kenan Bey'i tutuklar, Primo yalnız kalır. Bu vatan için ne yapabileceğini düşünür durur Primo. Evdeki silahı alıp düşmanlardan birini veya birkaçını öldürecektir. Kafasında bunun planını yapar ve gece uyur, uyandığında herkesin anlatacağı, övüneceği kahraman Primo, kendine verdiği isim ile Oğuz olacaktır. Yazar bize ertesi günü anlatmaz ve bu fikirler ile hikayesini bitirip gerisini okuruna bırakır.
Küçük bir çocuğun bile düşman işgali esnasında ne kadar cesur davranacağını dile getirmiş Ömer Seyfettin bu eserinde. Vatan söz konusu olduğunda, her Türk'ün bir çocuktan daha cesur olması gerektiğini anlatmaya çalışmıştır. Bir çocuk edebiyatı eseri olarak değerlendirdiğimizde; bir çocuk için fazla ağır ve fazla milli duygular içerdiği kanaatindeyim. Zira bu fazlalık olumsuz bir etkiye sebep verebilir diye düşünüyorum. Daha bilinçli, yetişkin okurlar için ise faydalı olacağı, vatan sevgisi ve milli cesaretimizi artıracağı kanaatindeyim.
Tüm kitap severlere iyi okurlar diliyorum...

vurkan i 
01 Ara 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Türk olmak için illa genetik olarak Türk doğmaya gerek yoktur.Kendisini Türk hisseden Türk gibi yaşayan her insan Türktür.

Kitaptan 4 Alıntı

Mahra 
12 Tem 18:22 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Ne Mutlu Türküm Diyene !
“Milletlerin hayatına gelince… Mesela Türklük… Dünya durduğu müddetçe Türklük yaşayabilirdi. Asıl önemli olan bu milli hayatın, gelenekleriyle, mukaddesatıyla, adetleriyle, şanlarıyla, şöhretleriyle, kısaca tarihi ile yaşamasıydı. Yoksa bir insan yetmiş yıl tembel, esir ve rezil bir hayat yaşamakla övünemezdi. Büyük bir millete, şanlı bir kavme, büyük bir vatana mensup olmak ve onun yolunda ölmek… Övünülecek şey buydu…”

Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin (Sayfa 83 - Timaş Yayınları)Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin (Sayfa 83 - Timaş Yayınları)
Mahra 
12 Tem 18:21 · Kitabı okudu · Puan vermedi

“ Demek kendi milletlerinden ayrılan, yabancı ve düşman milletlerin kuvvetlerine karışan Türk subaylarında şu serçecikler kadar akıl, görme yeteneği, soyluluk yoktu…”

Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin (Sayfa 55 - Timaş Yayınları)Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin (Sayfa 55 - Timaş Yayınları)
Mehmet Aldemir 
 11 Haz 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

Övünülecek Şey
Asıl önemli olan bu milli hayatın gelenekleriyle, mukaddesatıyla, adetleriyle, şanlarıyla, şöhretleriyle, kısaca tarihiyle yaşamasıydı. Büyük bir millete, şanlı bir kavme, büyük bir vatana mensup olmak ve onun yolunda ölmek... Övünülecek şey buydu.

Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin (Sayfa 83 - Timaş Çocuk Yayınevi)Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin (Sayfa 83 - Timaş Çocuk Yayınevi)
Mahra 
12 Tem 18:19 · Kitabı okudu · Puan vermedi

“Bunları düşünmek onu, asılmak için ipe doğru yürüyen, celladın satırı altına başını uzatan bir masumun duyduğu o teslimiyetçi, fakat ümitsiz korku ile titretiyordu. Vücudunda hiç kuvvet kalmadığını hissediyor, sebepsiz gözyaşlarıyla ağlamak, denize bu erimiş hiçlik parçasına atılmak, yok olmak istiyordu.”

Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin (Sayfa 16 - Timaş Yayınları)Primo Türk Çocuğu, Ömer Seyfettin (Sayfa 16 - Timaş Yayınları)