Heceleme tekniği ile yazdığını söyleyen şair, gerçekten çok hoş bir yapıt bırakmış. Kitabın son sayfalarında söyleşi, şiir üzerine yazdığı düz yazıları var. Özellikle Saflık ve Bellek yazısını okumanızı öneririm.
İyi okumalar dilerim...
UZAKLIK
İşte bir adam
düz
İşte bir ruh
ıssız
bir ayna ifadesiz
An olur uyanırım
birleşir
benim kılarım
Bu seyrek iyilik doğar bana
böyle ağır doğar bana
Ve sürdüğünde
duyarsız sönmüştür böyle.
ProfilGiuseppe Ungaretti · Yapı Kredi Yayınları · 199369 okunma
Şairin hayatından kesitlerin yer aldığı fotoğraflar eşliğinde bir şiir ziyafeti diyebiliriz. Karanlık, gizli, kaygı ve kederin kol gezdiği, bireyin bunalımları çerçevesinde bir şiir dünyası...
ProfilGiuseppe Ungaretti · Yapı Kredi Yayınları · 199369 okunma
24 yaşına dek İskenderiye'de yaşadı.
1912'de Sorbonne Üniversitesi'ne girdi. Öğretmenleri arasında Henri Bergson da vardı. G. Apollinaire, C. Péguy, P. Valery gibi edebiyatçılarla ve Picasso, Braque ve Léger gibi sanatçılarla tanıştı. Fransız simgeci şiirini, özellikle de Mallarmé'yi tanıması, yaşamı ve sanatı üzerinde çok etkili oldu.
I. Dünya Savaşı patlak verince Fransa'yı terk ederek İtalyan ordusuna yazılan Ungaretti, savaş sırasında ilk şiir kitabını oluşturacak şiirlerini yazdı. Şiirleri, "İl porto Sepolto" (Gömülmüş Liman, 1916) adı altında yayımlandı. 1936-1942 yılları arasında Güney Afrika'ya gitti ve Brezilya'daki Sao Paulo Üniversitesi'nde İtalyan edebiyatı dersleri verdi. 1942'de İtalya'ya döndü.
1957'de emekli olana dek, Roma Üniversitesi'nde İtalyan edebiyatı öğretmenliği yaptı. Biçim ve dil konusunda Fransız simgecilerinden etkilenen Ungaretti, hermetizmin kurucusudur. Şiirlerinde uyak (kafiye) ve noktalama işaretlerini kullanmadı. Geleneksel biçimleri reddederek, şiire devrimci bir özgürlük ve yoğunluk getirdi. Sözcükleri en yalın biçimleriyle kullanmayı yeğledi.
Gelecekçi şairlerin deneysel üslûbuna yaklaştı. 1919-1932 arasında yazdığı şiirlerinde daha anlaşılmaz bir dil ve daha güç kavranan simgeler kullandı. Edebiyat eleştirmeni F. Flora, "La Poesie Ermetica" (Kapalı Şiir, 1936) adı altında topladığı eleştiri yazılarında Ungaretti'nin şiirini eleştirdi ve bu yeni edebiyat hareketine adını vermiş oldu (ermetica = kapalı). Ungaretti ile birlikte, Eugenio Montale ve Salvatore Quasimodo da bu akımın temsilcileri arasındadır.
Ungaretti, sözcüklerin ses ve simge (duyguların simgesi) olarak algılanmalarını sağladı. Derinlemesine işlediği duygularla ve üslûp ustalığıyla, kendinden sonraki İtalyan şiiri üzerinde son derece etkili oldu.