Protestan Ahlakı ve Kapitalizmin Ruhu

·
Okunma
·
Beğeni
·
4387
Gösterim
Adı:
Protestan Ahlakı ve Kapitalizmin Ruhu
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
352
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054962242
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tutku Yayınevi
Toplum biliminin en ünlü, bir o kadar da tartışmalı yapıtı olan "Protestan Ahlakı ve Kapitalizmin Ruhu" tam metin olarak okuyucuların beğenisine sunuluyor. Bu eksiksiz çeviriye, ayrıca, Weber`in, döneminde kendisini eleştirenlere karşı yaptığı antikritikler de eklenmiştir.

"Protestan Ahlakı ve Kapitalizmin Ruhu", Weber'in, kapitalizmin neden başka bir yerde değil de Batı'da geliştiği gibi temel bir sorunu ele aldığı kitabıdır. Yanıtsa Batı'da servet biriktirmek için başka hiçbir yerde görülmeyen bir tutumun olduğudur. Bu Weber`in "Kapitalizmin Ruhu" dediği şeydir: Batı`da biriktirilen servet rahat bir yaşam sürmek için değil, işletmelerin daha da büyütülmesi için kullanılır. Weber'in bir diğer temel savı da bu tutumun Hıristiyanlıktan ama özellikle Protestanlıktan devşirildiğidir.
365 syf.
·9 günde·9/10
Marksizm toplumdaki iktisadi üretim biçimlerinin altyapıyı oluşturduğunu bu altyapısal sistem değişirse düşünce, kültür ve inanç gibi üstyapısal değişikliklere neden olacağını savunur. Weber ise Marks'ın aksine üstyapısal değişikliklerin üretim altyapısını etkilediğini düşünüyor ve bu kitap da dini üstyapının kapitalist altyapıyı nasıl ürettiğini anlatıyor.
Asketik Katolik kilisesi'ne karşı başlatılan dinde reform hareketi önceleri Protestan mezhebini ve yine bu asketik dini püriten bakış açısıyla özüne dönüştürme çabası ilerde tüm dünyayı etkisi altına alan çağdaş kapitalist düzenin temellerini oluşturacak.
Luther ruhbanlığa karşı eşit yurttaşlık şiarıyla başlattığı bu hareket protestanlıkla teşekkül etti. Katolik inançta kiliseden bağımsız insanların salt dini yorumlanamayacağı görüşüne karşı Püriten Protestanlık, dini kaynakları tüm dünyaya atfetti.
Weber Protestanlığın dört ana kaynağından bahsediyor. Bunlardan daha çok Kalvinizm ve Baptist mezhepler kapitalizmin temelini oluşturuyor. Bu mezhepler hakkında ve asketizm, püritenlik gibi kavramlar hakkında biraz araştırma yapıp okursanız daha anlaşılır olacaktır. Yine de çok kez sözlüğe mahkum oluyorsunuz.
Protestanlığın genel prensibi salt çalışmaktır. çalışmak insana Tanrı tarafından verilmiş bir görevdir. Bu görevi yerine getirmek dünyadaki en önemli ahlaki erdemdir. Ve ihtiyacından fazla kazanma arzusu şükretmemeye yol açacaktır.
-Kalvinizm:"insanlar doğuştan seçilmiş ya da seçilmemiştir. Tembel ve çalışmayanlar seçilmemiş lanetlenmiş olanlardır.
-Aziz Paul:"Kim çalışmak istemiyorsa, o bundan sonra ekmek yemesin".
Fakat Asketizm dünyayı yeniden kurma ve ussal ahlaki çalışma prensibi ürettiği maddi artı değerin kurbanı olup faydacı güdüye yenik düşmüştür.
"Bugün, dini asketizmin ruhu bu kafesten kaçmıştır."
150 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
Merhabalar dostlarım:)Kitabımızın incelemesini yapmadan önce yazarindan (Weberden )bahsetmek isterim ingiliz sanayileşmesinin ve rasyonel kapitalistleşme sürecinin temelindeki dinsel damarı keşfeden onu anlatmaya çalışan ve kapitalizm protestanlık arasındaki ilişkiye işaret eden sağlam bir sosyologtur...türkiyede benzer bir çalışma metodunu sabri Ülgener yapmış Yani çağdaş sosyolojinin kurucusu sayılır kendileri.. yazar unlu protestan ahlaki ve kapitalizmin ruhu isimli kitabinda protestanligin ortaya cikisini toplumsal analizin disina tasiyarak, avrupa'da kapitalizmin tum toplumsal ilsikileri belirleyen bir ruh haline nasil geldigini, protestan ahlakinin disipliner ve orgutcu yapisini cozumleme araci olarak kullanmaya calisarak anlatmaya calisiyor.Kapitalizmin ortadan kalkmasının ve sosyalizmin kapitalizmin yerini almasının kaçınılmaz olduğunu ileri süren Marksistler olduğu gibi, Marx’ın kendi yazılarında da bu tür ifadelerin bulunduğu pasajlar vardır. Bu görüşlerin hiçbiri ne mantıksal olarak savunulabilir, ne de görgül olarak akla yatkındır. Bizler, açık bir olasılıklar dünyasıyla karşı karşıyayız ve bu dünya hakkındaki bilgilerimiz, söz konusu olasılıklan şekillendirmemize yardımcı olacak diye düşündüğüm oldu açıkçası
Kapitalizm kendisini var etmek için insanı doğayı yok etmek zorunda. kapitalist sömürücülerin kâr elde etmek için o kadar çok yiyecek varken ne pahasına olursa olsun acımasızca insanları açlığa ölüme terk etmeleri tüm gerçekliğiyle anlatılmis bir nevi. Günümüzde de aynı şeyler yaşanıyor o kadar çok yiyecek denize dökülürken ya da çöpe atılırken, stoklarda çürütülürken insanlar hâlâ açlıktan ölüyor maalesef.kitapta weber temel farklılığı düşünce yapısındaki "rasyonalite" kavramı ile açıklamakta ve insanlar modern zamanlarda daha çok mantığı ve aklı kullanmaktadır, demekte. bu durumu ise rasyonalite kavramı ile açıklamaktadır. buna karşılık, geleneksel toplumdaki insan, daha çok din ve metafiziğe göre düşünce üretmekte ve mantık yürütmektedir.
weber'e göre modern dünyayı oluşturan kapitalizmin temel özelliği rasyonelliğidir. bu anlamda, protestan ahlak ile kapitalizm örtüşmektedir.
tüm bu açıklamalarından hareketle weber, ideal tipteki bir kapitalist ile ideal tipteki bir protestan arasında, büyük benzerlikler olduğunu vurgulamaktadır.Mesela dostlar kapitalizmin gelişmesine farklı bir bakış açısı getirir.püritenizm, her türlü dünyevi zevkten uzak durmayı öngörür ve bunu yapanlar parayı harcamadıkları için "sermaye" birikir.bu da kapitalizmin ağzını sulandırır haliyle.protestan ahlakı böylece kapitalizmi doğurup onu bi de beslemiş olur.okuduğum en çılgın kitaplardan biri olabilir.Kitapta açıkçası çoğu fikrini Karl Marx ile ile bagdastirdim fakat weber, her ne kadar marx'tan etkilenmiş olsa da,yaptığı analiz marx'ın analizinden daha farklı ve kendi yaşam deneyimlerini yansıtır şekildedir. marx ve weber arasında toplumsal tabakalaşma noktasında iki temel fark vardır ikisini kıyaslayınca ;
bunlardan ilki weber de sosyal sınıfların çoğunlukla ekonomi temelli belirlendiğini kabul etse de, ekonomik faktörlerin sadece üretim araçlarına uzaklık yakınlık üzerinden değil, vasıflılık, kişisel bilgi beceri farklılıkları gibi çok çeşitli faktörlere göre belirlendiğini söyler. ikinci fark ise weber'in sosyal sınıfları, tabakalaşmanın sadece bir boyutu olarak görmesidir. weber, toplumsal tabakalaşmayı 3 boyut olarak tanımlar bunlar, sosyal sınıf, statü ve politik partidir.
kuramsal olarak bu üç boyut birbirinden bağımsız olarak belirlenir. zengin olmak otomatik olarak kişiye statü ve iktidar sağlamayabilir.Kitapta yaptığım başka bir çıkarım; her zaman insandan yana olmuş ve insan ruhunu öne çıkarmış olması Weberin makineleşme ekseninde hızlanan sanayileşme ve kapitalizmin insan ruhunun spontone yapısı için bir tehdit olduğunu savunmuş, bu konuda endişelerini dile getirmiş olmasıdır Ve yine batı ve doğu kültürü arasındaki farkın birincil nedeni olarak dini gösteren ve protestan etiğinin batı ekonomisinin gelişimi açısından önemli faktör olduğunu öne sürmus kitabimizda bir kitaplıkta olmasını düşündüğüm okunması gereken bir kitap iyi okumalar :)
150 syf.
·8 günde·Puan vermedi
Kitapin içeriğinde kapitalizm ile ilgili, çok şey beklerseniz hayal kirikliğina ugrarsiniz. Max Weber daha çok protestan ahlakininin köklerine inmeye çalişmiş, pürüterizm, kalvinizm, lüteryenizm ve baptizm ile ilgili çok detayli bilgi bulabileceğiniz bir kitap, dolaysiyla Din bilimleriyle ilgileniyorsaniz okumanizi tavsiye ederim...
166 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Oldukça teknik bir kitap. Konuya özel ilgi duyanlar, hem felsefe hem de iktisatla yakından ilgilenenler için önerebilirim. İlginiz yoksa sizi sıkabilir.
Kapitalizmin ruhunun yani çalışma, çalıştırma, tasarruf, sermaye birikiminin, ona uygun düşünme yapısı içindeki toplumlarda geliştiğini, bunda da en büyük etkenin kitlenin felsefesini belirleyen hakim din anlayışı olduğunu işliyor Weber. Protestan hareketin çalışmaya kutsallık yüklediği, bu nedenle Protestan toplumların aşırı bir çalışma ve ölçülü harcama ile büyük sermaye birikimlerine ulaştığını saptıyor. Luthercilik, Calvinizm, Puritenizm detaylı incelenerek kapitalist kazanç hırsının bu dinsel yönelimlerle nasıl dini ritüel gibi benimsetilip toplumların gelişme dinamiğinde nasıl etkin olduklarını ortaya seriyor. Önemli bir eser olduğunu düşünüyorum.
150 syf.
·Puan vermedi
Avrupa'da görülen reform hareketlerinin kapitalizmin kuruluşundaki rolünü inceleyen , etkileydi saptamaların yer aldığı bir eser. Çeviri başarısız ve fazla tekrar var ancak yine de Protestanlık sonucu kilisenin şekil değiştirmesi ve bu bağlamda ortaya çıkan yeni ve modern ahlak anlayışının günümüz baskın ekonomik sistemi üzerine nasıl sirayet ettiği gayet başarılı bir şekilde anlatılmış...
150 syf.
·Beğendi·9/10
Protestan inanışta özellikle kalvinizm de katı bir kadercilik hakimdir. Kişilerin yazgısında kurtuluşa mı ereceği, kafir mi olacağı yazılmıştır ve bunu değiştirmek için yapabileceği hiç bir şey yoktur. Sadece kişi eylemlerinde dünya üzerinde tanrının şanını yüceltip yüceltemeyeceğinin delillerini görebilir. Böylece bitmek bilmeden çalışan, boş durmayı, tembelliği hakir gören insan tanrı şanı adına elde ettiği dünyalık mal, makam sayesinde kurtuluşa erdiğinden emin olur. Mal heva heves için kazanılmamıştır bu da katı bir tutumluluk neticesinde sermayenin durmadan birikmesine yol açar. Katolik mistizmine karşılık protestanlık akılcıdır.dünya hayatından el etek çekmeyi büyük günah olarak nitelendirir, doğru yatırımlar, girişimcilik, emek, bilimsel buluşların desteklenmesi, tasarruf feodal toplum yapısında kökten değişikliklere neden olur ve böylece kapitalist toplumun çekirdeği oluşmuştur. Max weber kitapta bütün kötülüklerin anası kapitalizm mitini yıkmaya çalışarak kötülüğün başlangıcının kapitalizm olamayacağını, tam tersi kapitalizmin yeni ve pek çok açıdan daha yüksek iş ahlakına sahip, çalışkan, tutumlu yeni bir sınıf üzerinden geliştiğini açıklamaya çalışıyor. Belli açılardan bu haklılık payı yüksek bir iddia. Fakat bu eylemlerinin doğruluğundan son derece emin (nasıl olsa tanrı şanını dünyada yaymak için uğraşıyorlar) sınıfın eylemlerinin amaçlandığı kadar ahlaki olup olmadığı ise tartışılması gereken konu. 7 yaşında çocukları günde 12 saatten fazla ağır sanayide çalıştıran, 2 yaşında çocukları işçi yapan düzen bu sınıfın emeğe yaklaşımının sadece küçük bir sonucu. Kitapta protestanların katı sömürgecilik karşıtı olduğu savı da tutarlılıktan uzak. Tıpkı kapitalizmi oluşturan ana sermayenin sadece çalışkan, dürüst girişimcilerden kaynaklı olduğu savı gibi . yinede kapitalizmin doğası üzerine düşünmek için çok güzel bir kitaptı.iyi okumalar
166 syf.
·121 günde·Beğendi·10/10
Weber, Comte ve Durkheim ile birlikte sosyolojinin üç büyük isminden biridir. Modern sosyolojiyi belirli bir yönteme kavuşturan isim Weber'dir.
Max Weber, Karl Marx'ın sınıf çelişkisine dayalı toplumsal çözümlemesine karşılık statü kavramını geliştirmiştir ve bilhassa modern bürokrasi üzerine yaptığı çalışmalarıyla öne çıkar.
Protestan Ahlakı ve Kapitalizmin Ruhu isimli kitabında ise Batı'da kapitalizmin gelişmesini Protestan ahlakına ve Kalvinizm' e dayandırır. Geleneksel toplumdan modern topluma geçişin temel dinamiğini rasyonelleşme olarak ileri süren Weber'e göre insanlar mantığı ve aklı kullanmaktadırlar.
Weber'e göre modern dünyayı oluşturan kapitalizmin temel özelliği rasyonelliğidir. Bu anlamda, Protestan ahlak ile kapitalizm örtüşmektedir.
Weber'e göre iktisadi gelişmelerin öncülü fikri değişimlerden kaynaklanmaktadır.
Weber modern kapitalizmin kökeni üzerine, bürokrasi ve statü üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan büyük bir düşünürdür. Protestan Ahlakı ve Kapitalizmin Ruhu kitabı nitelikli yayınevlerinden birisi tarafından özenli çeviri ve açıklamalarla yeniden yayimlanmalıdır.
152 syf.
·9 günde·Beğendi·Puan vermedi
Kitab’ın çevirisi daha iyi olsaydı kitap daha sürükleyici olabilirdi, bazı kısımlarda çeviri zayıflığından dolayı tıkanıklıklar yaşadım. Ancak Max Weber’in vermek istediği mesaj ve tartışma konusunu ele alacak olursak; kitabın sonundan başına doğru gelmek istiyorum. Aslında okumaya başladığımız andan itibaren beklediğimiz o çağdaş kapitalizm’e sonunda yer verilmesi kitabı hep bir merakla okunmasını sağladı. Esasında kitap en başından sonuna kadar kapitalizme yer veriyor. Ancak Çağdaş kapitalizmin derinlerine inen, esasında kapitalizmin ruhunu ortaya koyan püriten ahlakının dini temellerini zamanla yitirmesiyle çağdaş kapitalizmin doğuşu anlatılmıştır.

“O zaman elbette, bu kültür gelişimi içindeki “son insan” için rahatlıkla şöyle denilebilir: “Ruh yoksunu uzman insanlar, yürek yoksunu zevk insanları: Bu hiçler, kendi kendilerine, daha önce hiç ulaşılmamış bir insanlık düzeyine tırmandıklarını hayal ederler.”
358 syf.
·2 günde
Kitap, Kapitalizmin kökenine inip din ile bağlantısnı inceliyor. Salt Kapital düzeni değil de, biraz tarihi ve dini açıdan incelemiş. "Kapitalist Ruh ve Ahlak" kavramlarını çok iyi açıklamş.
• Kapitalizmin Tarihi
• Kapital düzenin getirdikleri
• K. düzenin devamının şartları
Katolik ve Protestanlığın farklarını çok güzel anlatmış. Kapital düzende ahlak sadece para getireceği için önemlidir, vicdana ve insani değerlere yer yoktur vb. Kapitalizmin bazı temel noktalarını tarihten günümüze açıklayarak somutlaştırmış ve daha anlanabilir hale getirmiş.
Kitapta 13-14 satırlık cümleler vardı. Paragrafın sonuna geldikten sonra başını unuttuğum yerler de olmadı değil :)
Neredeyse her sayfada en az 3 tane sonu izmle biten birçok kelime vardı. Yayınevi dipnotta açk için ayrıca araştırma gereği olmadı. Biraz ağır olsa da güzel kitap.
358 syf.
·1 günde·4/10
Açıkçası bana dili fazla ağır geldi; bazı cümleler aşırı uzun ve yorucuydu (13-14 satırlık cümleler mevcuttu.) Varsa eğer daha basit çevirilerinin okunmasını tavsiye ederim ki hiç sanmıyorum. Çünkü Max Weber çok uzunca cümleler kuran birisi, e haliyle çeviri de o kadar kolay olmuyor ne yazık ki.
166 syf.
·Beğendi·9/10
Ben mümkün olduğu kadar gözlerden uzak duruyorum ve bana soru soran arkadaşlarımın sorularını yanıtlamak ve okuma sevinci duyan insanlara öneride bulunmak için- bir kütüphanenin heyecan verici ortamında- tüm vaktimi harcıyorum. ️ diyen Weber beni kalbimden vurdu.
Çünkü bütün yaratıklar bir uçurumla tanrıdan ayrılmışlardır ve tanrı onlara yüceliğin şanını başka bir biçimde buyurmadıkça da ebedi ölümü ondan hak ederler.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Protestan Ahlakı ve Kapitalizmin Ruhu
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
352
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054962242
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tutku Yayınevi
Toplum biliminin en ünlü, bir o kadar da tartışmalı yapıtı olan "Protestan Ahlakı ve Kapitalizmin Ruhu" tam metin olarak okuyucuların beğenisine sunuluyor. Bu eksiksiz çeviriye, ayrıca, Weber`in, döneminde kendisini eleştirenlere karşı yaptığı antikritikler de eklenmiştir.

"Protestan Ahlakı ve Kapitalizmin Ruhu", Weber'in, kapitalizmin neden başka bir yerde değil de Batı'da geliştiği gibi temel bir sorunu ele aldığı kitabıdır. Yanıtsa Batı'da servet biriktirmek için başka hiçbir yerde görülmeyen bir tutumun olduğudur. Bu Weber`in "Kapitalizmin Ruhu" dediği şeydir: Batı`da biriktirilen servet rahat bir yaşam sürmek için değil, işletmelerin daha da büyütülmesi için kullanılır. Weber'in bir diğer temel savı da bu tutumun Hıristiyanlıktan ama özellikle Protestanlıktan devşirildiğidir.

Kitabı okuyanlar 457 okur

  • Ebru
  • Duygu
  • Ö z n u r
  • Esma çayır
  • Emrullah ışık
  • Deniz
  • Rayecuka
  • Nursosyolog
  • Ömer Faruk Korkmaz
  • AporetikFilozof

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%5.4 (5)
9
%3.2 (3)
8
%2.2 (2)
7
%2.2 (2)
6
%2.2 (2)
5
%2.2 (2)
4
%0
3
%1.1 (1)
2
%0
1
%0