Adı:
Proust'un Paltosu
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
104
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055340490
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Proust's Overcoat: The True Story of One Man's Passion for All Things Proust
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızı Kedi Yayınları
Marcel Proust 1922 yılında Kayıp Zamanın İzinde'yi tamamlamasının ardından hayata gözlerini yumduğunda arkasında düzenlenmesi gereken düzinelerce defter, sayısız mektup, eskiz, müsvedde ve elbette kişisel eşya bırakmıştı. Modern edebiyatın çehresini değiştiren bu büyük yazarın hayatına dair ayrıntılar bugün bile yeni bulgularla araştırmacıları şaşırtmaya devam ediyor.

Zengin bir Proust okurunun, Guérin'in, giderek edebi bir saplantıya dönüşen hikâyesi, yetmişli yılların başında Kayıp Zamanın İzinde romanını filme çekmeye niyetlenen ünlü yönetmen Visconti'nin kostümcüsüyle yapılan bir röportajyla başlar. Bir Proust hayranı olan Guérin, hastalanınca bir rastlantı sonucu Proust'un kardeşi Dr. Robert Proust tarafından tedavi edilir ve bu durumu benzersiz bir fırsat olarak görür. Düşünceleri, yazdıkları ve cinsel tercihleri yüzünden ailede istenmeyen kişi olan Proust'tan kalan ve hoyratça sağa sola dağıtılan eşyanın, kimisi büyük bir umursamazlıkla yakılmış nice mektup, müsvedde ve kitaptan geride kalanların peşine düşer, kâh para vererek, kâh tatlı dille ikna ederek. Bıkmadan sürdürdüğü bu çabaların sonunda hiç ummadığı bir ödüle kavuşur: Proust'un yaşamının büyük kısmında sırtında olan, yazdığı gecelerde yorgan görevi gören paltosuna.

Proust'un Paltosu, her biri Marcel Proust'un, yazdıklarının ve geride bıraktıklarının bekçisi olmuş bir dizi şaşırtıcı ve unutulmaz karakterle zenginleşmiş, yitirilen ve bulunan, sıradan nesneler ve sıradışı arzularla dokunmuş ilginç bir öykü, Proust hayranlarına hoş bir sürpriz.
104 syf.
·3 günde
Fuarda gezinirken Proust adını görmemle kitabı almam bir oldu. Nerede ona dair bir şey görsem dikkat kesiliyorum. Sanki yaşanmış hatıraları unutmaktan korkuyor, ne zaman hatırlatacak bir neden bulsam kaçırmıyorum. Öyle büyülendim ki 6 ayda okuduğum seri adeta hayatımdan bir parça niteliğinde. Nasıl ki çocukluğumu hatırlatan şeyler beni bir anda yakalayıp heyecanlandırıyorsa Proust ile ilgili her detay da aynı merakı uyandırıyor. Vakti geldiğinde seriyi de tekrar okumayı düşünüyorum.

Kitaba gelecek olursak aslında Jacques Guérin'in hikayesini okuyoruz. Guérin tam bir Proust hayranı. Tesadüfen Marcel'in ağabeyi doktor Robert' a tedavi için gidiyor. Marcel öleli 8 yıl olmuş ve evi, eşyaları, mektupları dağılmış durumda. Guérin bunların izini sürüyor ve yolu Robert Proust'un eşi Marthe' e çıkıyor. Marthe, o kadar mektupla, müsveddelerle başa çıkamadığını ve yaktığını söylüyor. Guérin -ve tabi ki ben de- dehşete düşüyor. Sağlam kalan eşya, mektup, müsvedde, kağıt ne varsa topluyor. Daha sonra eskici Werner'e rastlıyor. Werner, Marcel'in paltosunu Marthe'nin nehirde ayaklarının üşümemesi için ona verdiğini söylüyor. Guérin, dehşetle hemen paltoyu istiyor ve üzerine de para veriyor. Paltonun hayatının son senelerinde her an üstünde olduğu ve serinin her satırına tanık olduğu düşünülürse gerçekten şaşırtıcı. Ama Guérin, Werner ve Marthe'ye kızamıyor çünkü hayatlarında hiç Proust'un yazdıklarını okumadılar ve doğal olarak bilmiyorlar. Ki Marthe tuhaf bir yaratık diye niteliyor Marcel'i.

Paltoya, bir nesneye bu derece anlam yüklemek doğru mudur bilmiyorum, hayranlığın da bir derecesi olmalı diyebiliriz. Ama salt o nesneye yüklediğimiz anlam dahi nesneye bir ruh kazandırıyor, onu yaşanmışlıkların arasına katıyor. Seride de nesne- hatıra ilişkisine dair çok iyi satırlar var.

Bugün Jacques Guérin sayesinde Marcel'in odası, ünlü yatağı, battaniyesi Paris Carnavalet Müzesi'nde sergileniyor. Meşhur paltosu ise koşullar elvermediği için müzenin deposunda bekletiliyormuş. Umarım bir gün yolumuz düşer, ne diyelim.
Şairlerin bedenini bizler için saydam kılan, onların ruhlarını fark etmemizi sağlayan gözleri ya da hayatlarındaki serüvenler değildir; ruhlarının içgüdüsel bir arzuyla kendini devam ettirmek ve unutuluştan kurtulmak için yansıdığı kitaplarıdır.
Antika kitaplar satan sahaflarda dolaşmayı sever.
Lorenza Foschini
Sayfa 25 - Kırmızı Kedi Yayınevi - Çeviren:Eren Yücesan Cendey
On altı yaşından itibaren sahip olduğu ve uykusuz geceler boyunca yapıtlarını kaleme aldığı ve 18 Kasım 1922 günü içinde öldüğü, Walter Benjamin'e yazdığı üzere " değişik bir dünyanın özlemiyle perişan yattığı" o yataktır bu. Alman denemeciye göre tarihte ikinci kez "bir iskele kuruluyordu; birincisinde Michelangelo başını geriye atarak Sistine Şapeli'nin tavanına Yaradılış sahnesini resmetmişti; ikincisinde ise hasta Proust yatağına uzanmış olarak kendini özel mikrokozmosunu yaratmaya adamış ve sayısız sayfayı elyazısıyla doldurmuştu."
Sinema somut bir şeydir.Anıları aktarmak olanaksızdır.
Lorenza Foschini
Sayfa 13 - Kırmızı Kedi Yayınevi - Çeviren:Eren Yücesan Cendey
Ben insanların odalarını kendi zevkleriyle döşemelerini, kendi beğenilerini oraya yansıtmalarını ve onu sadece onayladıkları şeylerle doldurmalarını isterim.
Lorenza Foschini
Sayfa 73 - Kırmızı Kedi Yayınevi - Çeviren:Eren Yücesan Cendey

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Proust'un Paltosu
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
104
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055340490
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Proust's Overcoat: The True Story of One Man's Passion for All Things Proust
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızı Kedi Yayınları
Marcel Proust 1922 yılında Kayıp Zamanın İzinde'yi tamamlamasının ardından hayata gözlerini yumduğunda arkasında düzenlenmesi gereken düzinelerce defter, sayısız mektup, eskiz, müsvedde ve elbette kişisel eşya bırakmıştı. Modern edebiyatın çehresini değiştiren bu büyük yazarın hayatına dair ayrıntılar bugün bile yeni bulgularla araştırmacıları şaşırtmaya devam ediyor.

Zengin bir Proust okurunun, Guérin'in, giderek edebi bir saplantıya dönüşen hikâyesi, yetmişli yılların başında Kayıp Zamanın İzinde romanını filme çekmeye niyetlenen ünlü yönetmen Visconti'nin kostümcüsüyle yapılan bir röportajyla başlar. Bir Proust hayranı olan Guérin, hastalanınca bir rastlantı sonucu Proust'un kardeşi Dr. Robert Proust tarafından tedavi edilir ve bu durumu benzersiz bir fırsat olarak görür. Düşünceleri, yazdıkları ve cinsel tercihleri yüzünden ailede istenmeyen kişi olan Proust'tan kalan ve hoyratça sağa sola dağıtılan eşyanın, kimisi büyük bir umursamazlıkla yakılmış nice mektup, müsvedde ve kitaptan geride kalanların peşine düşer, kâh para vererek, kâh tatlı dille ikna ederek. Bıkmadan sürdürdüğü bu çabaların sonunda hiç ummadığı bir ödüle kavuşur: Proust'un yaşamının büyük kısmında sırtında olan, yazdığı gecelerde yorgan görevi gören paltosuna.

Proust'un Paltosu, her biri Marcel Proust'un, yazdıklarının ve geride bıraktıklarının bekçisi olmuş bir dizi şaşırtıcı ve unutulmaz karakterle zenginleşmiş, yitirilen ve bulunan, sıradan nesneler ve sıradışı arzularla dokunmuş ilginç bir öykü, Proust hayranlarına hoş bir sürpriz.

Kitabı okuyanlar 21 okur

  • G.
  • Soyutt
  • Nur
  • Dilek
  • Cansu Dogan
  • Richard Wagner
  • Derya Nergiz
  • buse
  • Entelekheia
  • Rainbow 2071

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%16.7 (1)
8
%33.3 (2)
7
%33.3 (2)
6
%0
5
%16.7 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0