·
Okunma
·
Beğeni
·
16,5bin
Gösterim
Adı:
Psikanaliz Üzerine
Baskı tarihi:
Ocak 2016
Sayfa sayısı:
200
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059199360
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Siyah Beyaz Yayınları
Baskılar:
Psikanaliz Üzerine
Psikanaliz Üzerine
A General Introduction to Psychoanalysis
Öz güvenmek, özüne güvenmek; bunlar insanı egoist yapmadığı sürece, bir insanda bulunması gereken önemli unsurlardır.Her şey bizim elimizde bu her zaman da böyleydi. Neyi nasıl düşünmek istiyorsak öyle düşündük, ne kadar duymak istiyorsak o kadar duyduk, ne kadar görmek istiyorsak o kadar gördük. Bize göre, bardak ya dolu ya da boş olmalıydı. Hiç birşeyi olduğu gibi kabul etmedik, kabullenmedik. Anlatıldığı kadarını anlamadık ama buna rağmen her seferinde üzüldük, bedbaht olduk. İşte bunun sebebi güvensizlikti, çünkü eğer kendimize ve gücümüze inansaydık her şeyi anlatıldığı kadar anlar, gösterildiği kadar görürdük.
272 syf.
Sigmund Freud, uzun süredir hakkında yazılanları, teorilerini ve görüşlerini takip ettiğim bir yazar, düşünür. Ama ilk defa bir kitabını okuma fırsatı buldum.

Kendisi nörolog olmasına rağmen psikoloji alanında büyük başarıları ve kuramları vardır. Sigmund Freud, psikanaliz ( hastaların zihinsel süreçlerinin bilinçdışı unsurları arasındaki bağlantıları ortaya çıkarmaya çalışmak ) öğretisini geliştirip duyurmuş ve psikanalitik kavramının da kurucusu olan kokainman dahidir. :)

Psikanaliz Üzerine kitabı, Sigmund Freud ' in konferans ve ders notlarının toplanmasıyla oluşmaktadır. Kitapta aile içi ahlak ve ensest ilişkileri, hayattaki tabu kavramlarını psikoloji terminolojisine kazandırmış ve bu konuları en derine kadar inip yazmış. Bilinçaltı çalışmalarının psikodinamik yapısını incelemiş ve düşbilimi hakkındaki görüşlerini de anlatmış. Özellikle " evren anlayışı üzerine " başlığı altındaki bölümü herkesin okuması gerekir kanaatindeyim. Düş, cinsellik ve hazlar üzerinde fazlasıyla duran yazara göre nevrotik hastalıkların sebebi çocukluk travmaları ve bastırılmış hazlar, yasaklar, istekler, tabulardır.

Sigmund Freud gerçekten kitaplarını merak ettiğim bir yazardı ve kendisini tanımak için doğru kitapla başladığımı düşünüyorum. Düşbilimi ve psikanalize ilgi duyan arkadaşlara öneririm. Ama bu konulara ilgisi olmayan arkadaşları sıkacağını düşünüyorum...
272 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Çocuksal kalıntı, işe yaramaz gözüyle baktığımız bilinç dışına itilmiş malzeme, insandaki bilinç dışının çekirdeğini oluşturur ve yaşamımızda önümüze bir engel gibi çıkar.
Ruhumuzun derinlikleri, içgüdü ve baskın ruh çoğumuzun karşılaştığı olumsuz durumlardır. Hemen herkesin bir psikolojik eksiklik içinde hissettiği; Bilinçaltının derinlerinde saklı olup, bunun farkında olunmadığı birtakım nedenler vardır. Avusturyalı Nörolog Freud, bu konuda Psikanalitik kuramını kurdu. Bu kuram, bilinçdışı düşünceler, bazı olaylardaki bilinçsizlik özelliğinin belirtilmesi görüşüne dayanır. Freud nevrozların sebebi olarak insanın içgüdüsel bazı isteklerini bilinç dışına itmesi sonucunda bu isteğin dolaylı yollara saptırılmasını öngörüyor. İçgüdüsel istekler, bastırılmış hazlar, istekler yasaklar açığa kavuşturulmalı mıdır? İnsanın kendisine özgürlüğü nasıl olmalıdır? Sigmund Freud, benzer başlıklar altında Nevrozların, kuramının açıklamasını getirmektedir.
Herhangi bir şeyi unutmak. Dalgınlık. Bunların sebepleri ve nedenleri nelerdir? Çok basit. Freud şöyle açıklıyor:
“Yanılgılar gerçek anlamda ruhsal olaylardır.”
Bir şeyi unutmak, onunla ilgili gerçekten bir olumsuzluk durumunun olduğunu gösterir.
Yapılan şeyin bilinçaltında önceden olumsuz bir etki yaratması, gönülsüz olmak, konsantre olmamak diye sıralanabilir. “Dikkatsizlik yoktur, hata vardır” sözünü sanırım daha iyi anlatır nitelikte Freud’un bu görüşü.

Çocukluğumuzun ilk yıllarında edindiğimiz izlenimler, anılar ileride yaşamsal doğrultuyu izlemesi bakımından büyük önem taşıdığını öğreniyoruz. Çocukluğumuzun ilk yılları olunca çoğumuz hatırlamakta güçlük çekeriz, bu yıllara ilişkin yaşantılardan bazı parçaları anımsarız. Böyle bir boşluğu dolduran Psikanaliz, o yılları kapsayan unutkanlığı ortadan kaldırmış ve tedavi için zemin hazırlayabilmiştir.
“Çocuklardaki ruhsal yaşamın derinliklerine inme çabası, dikkate değer bazı bulguların ele geçirilmesine olanak vermiştir.”
Gerçekten düşünüldüğü zaman insanın geçmişte yaşadığı olaylara dair bir şeyler hatırlayıp rahatsız olması, bilinçaltında kötü izlenimlerin, anıların kaldığının kanıtı olmakla birlikte, günlük yaşamda karşılaşacağı büyük engellerden bir tanesidir. Kendimizi bir kenara bıraksak, insanları, soluğumuz havadan bile psikolojimizin etkilendiği bu günde, insanın kendi kendisini tedavi etmesi, moral vermesi ne mümkün! Fakat Psikolijinin babası yine unuttuğumuz bir şeyleri hatırlatıyor:
“Kendi içine dal! Ruhunun derinliklerine in! Kendini tanı!”
“Bir insanın moral yönünü, yani ruhsal yönden etkilemeye çalışmak, pratikte daha çok başvurulması gereken ve işin özüne daha uygun düşen bir tutum olabilir!

Sayfaları çevirdikçe Freud’un Darwin’in teorisine ilişkin biyolojik-ilkellik- önermelerin bilinçaltında doğuştan geldiğini okuyoruz. Mesela “Hayvansal darbeler”den değinilmiş. Bizim içimizden hiç çıkmayacak olan doğuştan gelen bazı darbeler, dürtüler. Cinsel tutukluklar, sapıklıklar, saldırganlık, ağır isteriler vs, biyolojik olarak Darwin’in teorisinden esintiler olduğu açık. İnanarak bekleyiş mesela. “İnanarak beklemek, tıbbın katkısı olmadan gözlerimizin önünde gerçekleşen bir mucize.” Tarzında ifadeler var. Bu ne demek? Kısaca Tanrısal öngörünün teoride, hayatta yer almadığı demek. Freud bunu ifade ediyor. Açıkçası filtreleyerek geçtiğimi de belirtmem lazım. Zannımca üzerinde durmaya değer gördüğüm bir konu değildi. Sigmund Freud okunulması, araştırılması, yazılarının tahlil edilip düşünülmesi gereken bir yazar. Bir sonraki kitap “Günlük Yaşamın Psikopatolojisi” olacak. İyi okumalar.
272 syf.
·9 günde·10/10 puan
Freud'a olan ilgim yıllar yılı öncesinde okuduğum Bir Cinayetin Psikanaliz kitabıyla başladı. Freud ve onun görüşleri hakkında bir sürü makale okumama rağmen ilk kez bir kitabını elime aldım. Psikoloji hakkında okuduğum makaleler dışında pek bir fikrim olmadığı için beni birazcık zorladığını hissettim. Ama kitapta verilen örnekler çok daha iyi kavramamı sağladığı için anlamak konusunda sorun yaşamadım. Bir arpa boyu bile yol alabildiysem kardır diyorum bu konuda. Psikoloji hakkında bir şeyler öğrenmek isteyen ve bilgi birikimi benim kadar olan insanların damdan düşer gibi bu kitapla başlaması ne denli doğru olduğunu bilgi birikimsizliğimden ötürü yorumlayamayacağım.

Sanırım hep yazım hataları olan kitaplar bana denk geliyor ama bu kadar çok yazım hatası olan kitapların basılması beni zedeliyor. Bir iki üç beş değil, çok fazla yazım hatasına denk geldim.

Ve ayrıca bayan/kadın ayrımının yapılamamış olması üzücü. Yazım hataları veya kadın denmesi ulaşılabilecek en zor bilgiler değil, insan kitap okurken elde ettiği şeylerin içinde bu yanlışların olmasından rahatsızlık duyuyor, yani en azından ben oldukça rahatsızım bu konudan.
272 syf.
ders notlarının derlenmesiyle oluşan 3 ciltlik freud başyapıtı.

freud'u, freud yapan kitabı belki de Neue Folge der Vorlesungen zur Einführung in die Psychoanalyse kitabı.

evrim kuramının psikolojik altyapısının nasıl ortaya çıktığını freud'un olağanüstü analiz ve yeni bulgularıyla yeniden okuyoruz. insanın biyo-ilkellik özellikleri ve cinsel dürtüleri ile çok isabetli çıkarımlar yapmış. özellikle şaşırdığım kısımı burası oldu. yanlış bilgilerimi de düzeltmiş oldum evrim kuramıyla alakalı. ''hayvani güdüler'' olarak sınıflandırdığı kimi davranış ve bilinçaltına itilen düşüncelerin insanın bugün bile süren bir geçiş evresi canlısı olduğunu gösteriyor. kitap bir kere anlayarak okuduktan sonra hayata aynı pencereden baktırmayacak kadar etkili bir kitap. evren üzerine yaptığı analizler de mutlaka okunmalı. fakültede öğrencilere bunları mı öğretmiş diye sormadan geçemiyorsunuz... bir kez daha aşık ediyor kendine...

freud genellikle konuşması istenmeyen, üzeri örtülen bir düşünür. toplumun bu tavrı bile freud'u haklı çıkarıyor.
siz yine de freud'un dediğini yapın ve;

''Kendi içine dal!
Ruhunun derinliklerine in!
İlkin kendini tanı!''
272 syf.
Sigmund Freud tarafından kurulmuştur. Psikoterapi tekniği olan psikanaliz, kişinin(hastanın) zihinsel süreçlerini bilinçdışı unsurları arasındaki bağlantıları ortaya çıkarmaya çalışmaktadır.
Psikanalizin amacı kişinin yaşamını olumsuz etkileyen ruhsal rahatsızlıklarının altında yatan özgürlüğünü kısıtlayan ilişki kalıplarını analiz etmeye yarar. Freud hastalarının rahatsızlıklarını kültür tarafından kabul edilmeyen ve sonuç olarak bastırmasıyla bilinçdışı cinsel doğanın arzu ve fantazilerden kaynaklandığına vurgu yapmıştır. Psikanalizin ana metodu serbest çağrışımdır. Hastaya rahat bir şekilde aklına gelenleri söylemesii istennir. Buradaki hayaller umutlar beklentiler geçmiş aile yaşamının ve çocukluğunun birer yansımasıdır.
İnsan ne yaşarsa yaşasın en çok kendi etkilenir. Üzgün olduğunuz zamanlarda birileri gelir ve sizi anladığını, en az sizin kadar üzüldüğünü söyler, külliyen yalandır bu. Hiç kimse sizin acınıza sizin kadar üzülemez. Aynı şey mutluluk için de geçerlidir. Mutlu olduğunuzda insanlar sizin için sevinir, tabi gerçekten iyiliğinizi istiyorlarsa. Fakat mutluluğun tadını sadece ve sadece siz çıkarırsınız.
272 syf.
·6 günde·Beğendi·Puan vermedi
...İnsan kuşkucu olmakla övünse bile ,bazen kendi kuşkuculuğundan kuşku duyduğu olur.Belki benim içimde harika olana karşı gizli bir eğilim,gizem dolu olayların ürünlerini istekle toplamaya beni yönelten bir eğilim vardır...
Bay Sigmund Freud,
Öyle bir kitap kaleme almışsınız ki, tahmin edersiniz ki Psikanaliz Üzerine’den bahsediyorum; konusu itibariyle her elime aldığımda uyuyakaldığım..sınıfta okuduğum zamanlar arkadaşlarım sayfayı değiştirmem gerektiğini hatırlattığı..yatmadan önce uyumamak için yatakta oturarak okuduğum akşam o şekilde uyuyakaldığım kitap..
Kusuruma bakmayınız lütfen; okuyamadım, gücüm uykuma yetmedi. Kitabınıza diğer bir deyişle size zaman verdim, vakit ayırdım, sizinle ilgilendim ama olmadı. Suçu sizde ya da kendimde aramıyorum elbette. Yazdıklarınız, ortaya koyduklarınız için size minnettarız. Beni affedin lütfen.
Sağlıcakla kalın..
Ms.Toprak
272 syf.
·7 günde·Puan vermedi
" Kendi içine dal! Ruhunun derinliklerine in! İlkin kendini tanı! "
Freud ve görüşleriyle alanımdan ötürü aldığım dersler sayesinde tanıştım. Kitabın içerisinde de bahsedildiği gibi Freud diyince akla cinsellik gelir ve ne demek istediği hiç anlaşılmadan üstü kapanması gereken ayıp bir şey kabul edilir. Aslında insanların bu tepkisini görenler, Freud'un haklılığını görür. Tamamen haklıdır, diyemem böyle bir birikimim yok. Freud ile ilgili bir kitap okumak isteyenlere onun, topografik ve yapısal kişiliklerini ve çocukluk dönemleri hakkında bilgi sahibi olmalarını tavsiye ederim. Ve muhakkak güvendiğiniz bir yayından okuyun.
272 syf.
·Puan vermedi
Rüyaların şifresi yıllardır çözülmeye çalışılmıştır.Ruya olgusunun bilimsel ve kapsamlı bir şekilde ele aldığı bir kitap genel olarak bilimsel ifadeler olsa da psikolojiye ilgisi olanın okuması gereken bir kitap."Hatırlayıp anlattıklarımız değil hatırlatmayıp anlayamadıklarımız bizi hasta eder"der S.Freud
Zira insanların çoğu pek zayıf bir vicdan dozuna sahiptirler; bu öylesine zayıftır ki bazen sözü bile edilmeye değmez.
"Mutluluk, pantolona işemek gibidir. Islaklığı herkes görür ama sıcaklığı yalnız sen hissedersin."
Sigmund Freud
Sayfa 137 - Say Yayınları 2. Basım
Her kim bir konuya yeteri kadar duygusal yakınlık göstermezse, o konuyu pek kolay kavrayamaz.
Sigmund Freud
Sayfa 92 - Cem Yayınevi. 2014, 4. basım

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Psikanaliz Üzerine
Baskı tarihi:
Ocak 2016
Sayfa sayısı:
200
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059199360
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Siyah Beyaz Yayınları
Baskılar:
Psikanaliz Üzerine
Psikanaliz Üzerine
A General Introduction to Psychoanalysis
Öz güvenmek, özüne güvenmek; bunlar insanı egoist yapmadığı sürece, bir insanda bulunması gereken önemli unsurlardır.Her şey bizim elimizde bu her zaman da böyleydi. Neyi nasıl düşünmek istiyorsak öyle düşündük, ne kadar duymak istiyorsak o kadar duyduk, ne kadar görmek istiyorsak o kadar gördük. Bize göre, bardak ya dolu ya da boş olmalıydı. Hiç birşeyi olduğu gibi kabul etmedik, kabullenmedik. Anlatıldığı kadarını anlamadık ama buna rağmen her seferinde üzüldük, bedbaht olduk. İşte bunun sebebi güvensizlikti, çünkü eğer kendimize ve gücümüze inansaydık her şeyi anlatıldığı kadar anlar, gösterildiği kadar görürdük.

Kitabı okuyanlar 891 okur

  • k
  • Süleyman Gönülcan
  • Ali Çimen
  • 8and4
  • Nazmiye Ertürk
  • Emin İlham
  • Gök Mavisi

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0.7 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları