Psikanaliz Üzerine - Psikanalize Giriş 3 (Yeni Araştırmalar ve Bulgular)

·
Okunma
·
Beğeni
·
10.709
Gösterim
Adı:
Psikanaliz Üzerine - Psikanalize Giriş 3
Alt başlık:
Yeni Araştırmalar ve Bulgular
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754065969
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Neue Folge der Vorlesungen zur Einführung in die Psychoanalyse
Çeviri:
Kamuran Şipal
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Say Yayınları
Freud'un 1915-1917 yılları arasında geniş bir dinleyici kitlesine vermiş olduğu temel psikanaliz konferansları üzerinden kaleme aldığı Psikanalize Giriş'in son kısmı olan bu kitap, Freud'un psikanaliz üzerine son araştırmalarını ve bulgularını içeriyor. Bu yeni derslerin diğerlerine olan bağlılığı, onlardaki sayısal dizilimi sürdürüp 29. Ders'ten başlamasıdır. Freud bu eseri ile, o zamanlarda daha henüz yeni bir alan olan psikanalize ilgi göstereceğini beklediği "aydınlar topluluğuna" yönelmektedir.

Kendisinin de aktardığı gibi bu derslerde, sadelik, tamlık ve bütünlük görünümü uyandıracak diye özverilerde bulunmaktan kaçınmak, sorunları bütün çıplaklığıyla ortaya koymak, boşlukları ve güven duygusu uyandırmayan noktaları yadsımamak başlıca amacı olmuştur. Psikanaliz Üzerine Yeni Araştırmalar ve Bulgular, Freudcu analiz konusunda bilinmesi gereken temel ve özlü bilgiler içermesi bakımından vazgeçilmez değerde bir anahtar kitap olma özelliği taşımaktadır.
(Tanıtım Bülteninden)
Sigmund Freud, uzun süredir hakkında yazılanları, teorilerini ve görüşlerini takip ettiğim bir yazar, düşünür. Ama ilk defa bir kitabını okuma fırsatı buldum.

Kendisi nörolog olmasına rağmen psikoloji alanında büyük başarıları ve kuramları vardır. Sigmund Freud, psikanaliz ( hastaların zihinsel süreçlerinin bilinçdışı unsurları arasındaki bağlantıları ortaya çıkarmaya çalışmak ) öğretisini geliştirip duyurmuş ve psikanalitik kavramının da kurucusu olan kokainman dahidir. :)

Psikanaliz Üzerine kitabı, Sigmund Freud ' in konferans ve ders notlarının toplanmasıyla oluşmaktadır. Kitapta aile içi ahlak ve ensest ilişkileri, hayattaki tabu kavramlarını psikoloji terminolojisine kazandırmış ve bu konuları en derine kadar inip yazmış. Bilinçaltı çalışmalarının psikodinamik yapısını incelemiş ve düşbilimi hakkındaki görüşlerini de anlatmış. Özellikle " evren anlayışı üzerine " başlığı altındaki bölümü herkesin okuması gerekir kanaatindeyim. Düş, cinsellik ve hazlar üzerinde fazlasıyla duran yazara göre nevrotik hastalıkların sebebi çocukluk travmaları ve bastırılmış hazlar, yasaklar, istekler, tabulardır.

Sigmund Freud gerçekten kitaplarını merak ettiğim bir yazardı ve kendisini tanımak için doğru kitapla başladığımı düşünüyorum. Düşbilimi ve psikanalize ilgi duyan arkadaşlara öneririm. Ama bu konulara ilgisi olmayan arkadaşları sıkacağını düşünüyorum...
Çocuksal kalıntı, işe yaramaz gözüyle baktığımız bilinç dışına itilmiş malzeme, insandaki bilinç dışının çekirdeğini oluşturur ve yaşamımızda önümüze bir engel gibi çıkar.
Ruhumuzun derinlikleri, içgüdü ve baskın ruh çoğumuzun karşılaştığı olumsuz durumlardır. Hemen herkesin bir psikolojik eksiklik içinde hissettiği; Bilinçaltının derinlerinde saklı olup, bunun farkında olunmadığı birtakım nedenler vardır. Avusturyalı Nörolog Freud, bu konuda Psikanalitik kuramını kurdu. Bu kuram, bilinçdışı düşünceler, bazı olaylardaki bilinçsizlik özelliğinin belirtilmesi görüşüne dayanır. Freud nevrozların sebebi olarak insanın içgüdüsel bazı isteklerini bilinç dışına itmesi sonucunda bu isteğin dolaylı yollara saptırılmasını öngörüyor. İçgüdüsel istekler, bastırılmış hazlar, istekler yasaklar açığa kavuşturulmalı mıdır? İnsanın kendisine özgürlüğü nasıl olmalıdır? Sigmund Freud, benzer başlıklar altında Nevrozların, kuramının açıklamasını getirmektedir.
Herhangi bir şeyi unutmak. Dalgınlık. Bunların sebepleri ve nedenleri nelerdir? Çok basit. Freud şöyle açıklıyor:
“Yanılgılar gerçek anlamda ruhsal olaylardır.”
Bir şeyi unutmak, onunla ilgili gerçekten bir olumsuzluk durumunun olduğunu gösterir.
Yapılan şeyin bilinçaltında önceden olumsuz bir etki yaratması, gönülsüz olmak, konsantre olmamak diye sıralanabilir. “Dikkatsizlik yoktur, hata vardır” sözünü sanırım daha iyi anlatır nitelikte Freud’un bu görüşü.

Çocukluğumuzun ilk yıllarında edindiğimiz izlenimler, anılar ileride yaşamsal doğrultuyu izlemesi bakımından büyük önem taşıdığını öğreniyoruz. Çocukluğumuzun ilk yılları olunca çoğumuz hatırlamakta güçlük çekeriz, bu yıllara ilişkin yaşantılardan bazı parçaları anımsarız. Böyle bir boşluğu dolduran Psikanaliz, o yılları kapsayan unutkanlığı ortadan kaldırmış ve tedavi için zemin hazırlayabilmiştir.
“Çocuklardaki ruhsal yaşamın derinliklerine inme çabası, dikkate değer bazı bulguların ele geçirilmesine olanak vermiştir.”
Gerçekten düşünüldüğü zaman insanın geçmişte yaşadığı olaylara dair bir şeyler hatırlayıp rahatsız olması, bilinçaltında kötü izlenimlerin, anıların kaldığının kanıtı olmakla birlikte, günlük yaşamda karşılaşacağı büyük engellerden bir tanesidir. Kendimizi bir kenara bıraksak, insanları, soluğumuz havadan bile psikolojimizin etkilendiği bu günde, insanın kendi kendisini tedavi etmesi, moral vermesi ne mümkün! Fakat Psikolijinin babası yine unuttuğumuz bir şeyleri hatırlatıyor:
“Kendi içine dal! Ruhunun derinliklerine in! Kendini tanı!”
“Bir insanın moral yönünü, yani ruhsal yönden etkilemeye çalışmak, pratikte daha çok başvurulması gereken ve işin özüne daha uygun düşen bir tutum olabilir!

Sayfaları çevirdikçe Freud’un Darwin’in teorisine ilişkin biyolojik-ilkellik- önermelerin bilinçaltında doğuştan geldiğini okuyoruz. Mesela “Hayvansal darbeler”den değinilmiş. Bizim içimizden hiç çıkmayacak olan doğuştan gelen bazı darbeler, dürtüler. Cinsel tutukluklar, sapıklıklar, saldırganlık, ağır isteriler vs, biyolojik olarak Darwin’in teorisinden esintiler olduğu açık. İnanarak bekleyiş mesela. “İnanarak beklemek, tıbbın katkısı olmadan gözlerimizin önünde gerçekleşen bir mucize.” Tarzında ifadeler var. Bu ne demek? Kısaca Tanrısal öngörünün teoride, hayatta yer almadığı demek. Freud bunu ifade ediyor. Açıkçası filtreleyerek geçtiğimi de belirtmem lazım. Zannımca üzerinde durmaya değer gördüğüm bir konu değildi. Sigmund Freud okunulması, araştırılması, yazılarının tahlil edilip düşünülmesi gereken bir yazar. Bir sonraki kitap “Günlük Yaşamın Psikopatolojisi” olacak. İyi okumalar.
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.624 Oy)8.901 beğeni28.975 okunma864 alıntı140.896 gösterim
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.429 Oy)19.194 beğeni43.792 okunma3.061 alıntı184.699 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.530 Oy)7.942 beğeni21.542 okunma4.060 alıntı130.674 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.963 Oy)8.933 beğeni26.554 okunma2.715 alıntı115.974 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.792 Oy)13.519 beğeni34.841 okunma3.465 alıntı147.428 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (6.073 Oy)6.421 beğeni16.977 okunma2.787 alıntı86.831 gösterim
  • Sefiller
    9.1/10 (4.345 Oy)5.134 beğeni17.100 okunma3.458 alıntı109.989 gösterim
  • Yeraltından Notlar
    8.7/10 (3.386 Oy)3.490 beğeni10.625 okunma5.468 alıntı96.637 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.514 Oy)8.110 beğeni23.005 okunma855 alıntı90.794 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.367 Oy)9.329 beğeni25.924 okunma1.863 alıntı119.985 gösterim
Freud'a olan ilgim yıllar yılı öncesinde okuduğum Bir Cinayetin Psikanaliz kitabıyla başladı. Freud ve onun görüşleri hakkında bir sürü makale okumama rağmen ilk kez bir kitabını elime aldım. Psikoloji hakkında okuduğum makaleler dışında pek bir fikrim olmadığı için beni birazcık zorladığını hissettim. Ama kitapta verilen örnekler çok daha iyi kavramamı sağladığı için anlamak konusunda sorun yaşamadım. Bir arpa boyu bile yol alabildiysem kardır diyorum bu konuda. Psikoloji hakkında bir şeyler öğrenmek isteyen ve bilgi birikimi benim kadar olan insanların damdan düşer gibi bu kitapla başlaması ne denli doğru olduğunu bilgi birikimsizliğimden ötürü yorumlayamayacağım.

Sanırım hep yazım hataları olan kitaplar bana denk geliyor ama bu kadar çok yazım hatası olan kitapların basılması beni zedeliyor. Bir iki üç beş değil, çok fazla yazım hatasına denk geldim.

Ve ayrıca bayan/kadın ayrımının yapılamamış olması üzücü. Yazım hataları veya kadın denmesi ulaşılabilecek en zor bilgiler değil, insan kitap okurken elde ettiği şeylerin içinde bu yanlışların olmasından rahatsızlık duyuyor, yani en azından ben oldukça rahatsızım bu konudan.
İnsan ne yaşarsa yaşasın en çok kendi etkilenir. Üzgün olduğunuz zamanlarda birileri gelir ve sizi anladığını, en az sizin kadar üzüldüğünü söyler, külliyen yalandır bu. Hiç kimse sizin acınıza sizin kadar üzülemez. Aynı şey mutluluk için de geçerlidir. Mutlu olduğunuzda insanlar sizin için sevinir, tabi gerçekten iyiliğinizi istiyorlarsa. Fakat mutluluğun tadını sadece ve sadece siz çıkarırsınız.
" Kendi içine dal! Ruhunun derinliklerine in! İlkin kendini tanı! "
Freud ve görüşleriyle alanımdan ötürü aldığım dersler sayesinde tanıştım. Kitabın içerisinde de bahsedildiği gibi Freud diyince akla cinsellik gelir ve ne demek istediği hiç anlaşılmadan üstü kapanması gereken ayıp bir şey kabul edilir. Aslında insanların bu tepkisini görenler, Freud'un haklılığını görür. Tamamen haklıdır, diyemem böyle bir birikimim yok. Freud ile ilgili bir kitap okumak isteyenlere onun, topografik ve yapısal kişiliklerini ve çocukluk dönemleri hakkında bilgi sahibi olmalarını tavsiye ederim. Ve muhakkak güvendiğiniz bir yayından okuyun.
Kitap, psikanalizin ilk dönemlerinde çıkmasına bağlı olarak daha çok psikanalizin bilimsel çevrelerde oluşturduğu bazı ön yargıları kırmak amacıyla yazılmış. Bununla birlikte kitabı okurken elbette Freud'un düşüncelerinden bazı kesitler görülüyor. İpnotik yöntemin dezavantajlarından bahseden Freud, uygulanması ve sonuca ulaşılması hızlı ve kolay olmasa da psikanalizin ruh sağaltımı için en uygun yöntem olduğunu savunuyor. Freud nevrozların sebebi olarak insanın içgüdüsel bazı isteklerini bilinçdışına itmesi sonucunda bu isteğin dolaylı yollara saptırılmasını görüyor. Ayrıca kitapta, Freud'un düşlere, bilinçdışına ve içgüdüsel isteklere - özellikle de cinselliğe - verdiği önem anlaşılıyor. İnsanın sürekli haz peşindeki bir varlık olup elemden kaçtığı görüşünde. Kitapta psikanalizin çeşitli dallara ilişkin taşıdığı önem üzerinde de duruluyor. (biyoloji, felsefe, sanat, sosyoloji, tarih vb.)
20. yüzyılda ortaya çıkan ve etkisini günümüzde de sürdüren fikirlerin sahibi bir insanın, hele ki bu fikirler insan doğası hakkındaysa, her eserinin okunması gerektiği görüşündeyim. Elimdeki kitap Kamuran Şipal' in çevirisiyle Cem Yayınevinden yayımlanmış, Dili ağır değil ve anlaşılmayacak psikolojik terimlere de yer verilmemeye çalışılmış. Sayfa sayısı bakımından da uygun bir kitap. Okumanızı öneririm.
Bay Sigmund Freud,
Öyle bir kitap kaleme almışsınız ki, tahmin edersiniz ki Psikanaliz Üzerine’den bahsediyorum; konusu itibariyle her elime aldığımda uyuyakaldığım..sınıfta okuduğum zamanlar arkadaşlarım sayfayı değiştirmem gerektiğini hatırlattığı..yatmadan önce uyumamak için yatakta oturarak okuduğum akşam o şekilde uyuyakaldığım kitap..
Kusuruma bakmayınız lütfen; okuyamadım, gücüm uykuma yetmedi. Kitabınıza diğer bir deyişle size zaman verdim, vakit ayırdım, sizinle ilgilendim ama olmadı. Suçu sizde ya da kendimde aramıyorum elbette. Yazdıklarınız, ortaya koyduklarınız için size minnettarız. Beni affedin lütfen.
Sağlıcakla kalın..
Ms.Toprak
Freud severlerin tahminimce en zorlandıkları kitaptır. Kitap bir ön birikim ister elde kağıt kalem ve sözlük bulunmalıdır. Ama tabi ki yine harika..
Sigmund freudun psikanalizin ne olduğunu anlattığı bir kitabi.içinde bazıları agir gelsede çok bilgiler,çıkarımlar olduğu dahi freudun bir kitabi...
Kitap kurdu olarak söylüyorum. Tek kelimeyle ef sa ne. Pskoloji ile ilgilenen herkes okumalı, okutmalı. Sürükleyiciliği zaten başlı başına şaheser niteliğinde.
Simdi bu adam icin deli,sapık deniyor ama adam cok guzel ozetliyor herseyi. Buyuk bir cogunlugunu okudum kitaplarının ve hepsine aynı incelemeyi yazacgım . Bu adamı zevkine okumayın ortamlarda laf olsun diye anlatmayın oral,anal,fallik evreleri cocuk yetistirme rehberi bilimum bilgi ve insanı insan yapan en temel sey olan seks icgudusu bu adamdan okunmalı. Elinizdeki butun eric from kitaplarını sahafa verin 2 adet de olsa freud alın kendinize ufuk acın.
Yarım bırakma sebebim: yarısından sonra artık fazlasıyla zor anlaşılması oldu.

Fakat yarısına kadar kötü sayılmazdı. Freud un psikanaliz hakkındaki düşüncelerini yeniden gözden geçirerek konferans şeklinde yazdığı bir kitap.

Başlardaki düşbilim konusu çok sıkmasa da bir yerden sonra bırakma gereği duydum. Hem sıkmaya başlamış hem de anlaşılmaz olmuştu. Hayatımda yarım bıraktığım ilk kitap oldu bu. Herhalde ileride kendimi hazır hissedince yeniden başlarım okumaya.
Zira insanların çoğu pek zayıf bir vicdan dozuna sahiptirler; bu öylesine zayıftır ki bazen sözü bile edilmeye değmez.
Her kim bir konuya yeteri kadar duygusal yakınlık göstermezse, o konuyu pek kolay kavrayamaz.
Sigmund Freud
Sayfa 92 - Cem Yayınevi. 2014, 4. basım
Asıl tuhaf olan, algı kapasitesi bu denli yüksek olan birinin çevresindeki insanların hatalarına karşı bu denli kör olabilmesidir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Psikanaliz Üzerine - Psikanalize Giriş 3
Alt başlık:
Yeni Araştırmalar ve Bulgular
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754065969
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Neue Folge der Vorlesungen zur Einführung in die Psychoanalyse
Çeviri:
Kamuran Şipal
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Say Yayınları
Freud'un 1915-1917 yılları arasında geniş bir dinleyici kitlesine vermiş olduğu temel psikanaliz konferansları üzerinden kaleme aldığı Psikanalize Giriş'in son kısmı olan bu kitap, Freud'un psikanaliz üzerine son araştırmalarını ve bulgularını içeriyor. Bu yeni derslerin diğerlerine olan bağlılığı, onlardaki sayısal dizilimi sürdürüp 29. Ders'ten başlamasıdır. Freud bu eseri ile, o zamanlarda daha henüz yeni bir alan olan psikanalize ilgi göstereceğini beklediği "aydınlar topluluğuna" yönelmektedir.

Kendisinin de aktardığı gibi bu derslerde, sadelik, tamlık ve bütünlük görünümü uyandıracak diye özverilerde bulunmaktan kaçınmak, sorunları bütün çıplaklığıyla ortaya koymak, boşlukları ve güven duygusu uyandırmayan noktaları yadsımamak başlıca amacı olmuştur. Psikanaliz Üzerine Yeni Araştırmalar ve Bulgular, Freudcu analiz konusunda bilinmesi gereken temel ve özlü bilgiler içermesi bakımından vazgeçilmez değerde bir anahtar kitap olma özelliği taşımaktadır.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 326 okur

  • S
  • Berkay
  • Uğur UÇAR
  • Can
  • EŞREF
  • inci
  • Gul Yildiz
  • Mustafa Dal
  • Rozerin Avcı
  • Preacher

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.5
14-17 Yaş
%2.8
18-24 Yaş
%25.5
25-34 Yaş
%34.8
35-44 Yaş
%25.5
45-54 Yaş
%5.7
55-64 Yaş
%0.7
65+ Yaş
%1.4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%47.5
Erkek
%52.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%27.9 (19)
9
%17.6 (12)
8
%32.4 (22)
7
%14.7 (10)
6
%5.9 (4)
5
%1.5 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları