Geri Bildirim

Psikiyatrinin ÖlümüEdwin Fuller Torrey

·
Okunma
·
Beğeni
·
132
Gösterim
Adı:
Psikiyatrinin Ölümü
Baskı tarihi:
Ocak 1994
Sayfa sayısı:
253
ISBN:
9789757782513
Kitabın türü:
Çeviri:
Reha Pınar
Yayınevi:
Öteki Yayınları
Psikiyatri, bir platipusa benzer. Bu hayvan, yalnızca Avustralya ve Tasmanya'da bulunan, utangaç, uzun tüylü bir memeli olup, ördek gibi gagası ve perdeli ayakları vardır. Garip bir hayvandır. Bu haliyle bir gelişimin ölü ucu gibidir; tıpkı psikiyatri gibi! Kendisini savunamaz ve nesli yok olmak üzeredir. Psikiyatrinin ölümünden söz ederken de bir gelişimin ulaşmış olduğu ölü nokta kastedilmektedir. İnsan davranışlarındaki sapmaları, bozuklukları, "şeytan" ya da "cin" etkisi olarak yorumlanmaktan kurtarmış akıl hastalarının birer insan kurtarmış akıl hastalarının birer insan olduklarını görmemizi sağlamıştır. Ancak, gelişimini tamamlamış, insanlığa yeni bir şeyler veremez hale gelmiş olduğundan, artık ölme zamanı gelmiştir. Vücudumuzu, hatta hücrelerimizi çok iyi bilen bir tıp bilimine sahibiz.
Antipsikiyatri akımından bir psikiyatrist tarafından 1974 yazılmış bir kitap. Psikiyatriyi tıbba yamanmaya çalışan bir tıbbi model olarak görüyor. Hastalıkları insan sorunu olarak görüyor, tedavinin yerine eğitim modelleri bulunmasını öneriyor.
Antipsikiyatri felsefi olarak savunulabilir ama bilimsel olarak savunulamaz. Son yıllarda yapılan nörobiyolojik ve genetik çalışmalar psikiyatrik hastalıkların kökeni hakkında bilgiler veriyor. 1970’lerde 10 tane ilaç yoktu. Şimdi 100 kadar var.
Kitapta bir çalışmadan bahsediliyor. Şizofreni taklidi yapan yalancı hastalar Amerika’da hastanelere gönderilmiş. Psikiyatristler hepsine tanı koyup tedavi başlamış, hatta hastaneye yatırmış. Bu çalışmayla psikiyatri bilimini değersizleştiriyor.
Bugün bir hastaneye gidip yalancı belirtiler söyleyerek ülser tedavisi alabilirsiniz. Eklem ağrılarından bahsedip tahlillerde çıkmayan bir romatizma tanısı konabilir. Hatta size öğretseler , cerrahı kandırıp apandisit ameliyatı bile olabilirsiniz. Bu tıbbın doğasında vardır ve psikiyatriye özgü değildir.
Tanrıdan emirler geldiği için insanların kafasına çivi çakarak öldüren bir hastadan “yaşam sorunu” olarak bahsedilebilir mi? Bu hastayı hangi eğitim modeli ile tedavi edebiliriz?
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Psikiyatrinin Ölümü
Baskı tarihi:
Ocak 1994
Sayfa sayısı:
253
ISBN:
9789757782513
Kitabın türü:
Çeviri:
Reha Pınar
Yayınevi:
Öteki Yayınları
Psikiyatri, bir platipusa benzer. Bu hayvan, yalnızca Avustralya ve Tasmanya'da bulunan, utangaç, uzun tüylü bir memeli olup, ördek gibi gagası ve perdeli ayakları vardır. Garip bir hayvandır. Bu haliyle bir gelişimin ölü ucu gibidir; tıpkı psikiyatri gibi! Kendisini savunamaz ve nesli yok olmak üzeredir. Psikiyatrinin ölümünden söz ederken de bir gelişimin ulaşmış olduğu ölü nokta kastedilmektedir. İnsan davranışlarındaki sapmaları, bozuklukları, "şeytan" ya da "cin" etkisi olarak yorumlanmaktan kurtarmış akıl hastalarının birer insan kurtarmış akıl hastalarının birer insan olduklarını görmemizi sağlamıştır. Ancak, gelişimini tamamlamış, insanlığa yeni bir şeyler veremez hale gelmiş olduğundan, artık ölme zamanı gelmiştir. Vücudumuzu, hatta hücrelerimizi çok iyi bilen bir tıp bilimine sahibiz.

Kitabı okuyanlar 5 okur

  • Kaan T
  • İlkay Şal
  • Kemal EFE
  • Meveddet
  • Ezgi

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%50 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%50 (1)