Psikomitoloji (İnsanı Öykülerinde Aramak-1)

·
Okunma
·
Beğeni
·
439
Gösterim
Adı:
Psikomitoloji
Yazar:
Alt başlık:
İnsanı Öykülerinde Aramak-1
Baskı tarihi:
16 Kasım 2018
Sayfa sayısı:
248
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053758815
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Öncesi hiçlikti. Sonra, varlık peyda oldu. Canlandı bir zaman; günü geldi ayaklandı, insan oldu. Söylenmeye başladı. Kendini ve dünyasını anlamak için öyküler uydurdu, anlatmaya koyuldu. Masallar anlattı, mitler yarattı, destanlar söyledi. Şüphesiz inandı. Tutkulu ideolojilere kapıldı. Yazı yazdı, sayı saydı, kuram kurdu. Baktı, düşündü, felsefe yaptı. Varlığın ardındaki mutlak hiçliği, sözün gerisindeki derin sessizliği fark ettiği vakit ise her şeyden kuşkuya düştü.

Prof. Dr. M. Bilgin Saydam’ın özgün bir yorumlamayla, bireysel ve kolektif öykülerin çatı disiplini olarak tanımladığı “psikomitoloji” işte bu kuşkuyu rehber edinir. Masalların, mitlerin, destanların, halk öykülerinin, türlü inanç ve felsefi görüşlerin, ideolojilerin ve bilimsel kuramların, varlık ve eylem bilgisinden yoksun insanoğlu tarafından, bu epistemolojik yoksunluğu ikame etmek üzere -çoğu kez farkında olunmaksızın- kurgulanan öyküler olduğunu varsayar. Bu kurgusal öyküleri psikodinamik/psikokültürel perspektiften yorumlamak suretiyle, insan bilincinin ve ruhsallığının içyüzünü açığa çıkarmaya, yapısını, işleyişini ve gelişimini anlamaya çalışır.

2015 yılından beri İstanbul Psikomitoloji Çalışma Grubu (İPM) etkinliği kapsamında İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda Prof. Dr. M. Bilgin Saydam’la birlikte düzenlediğimiz ve elinizde tuttuğunuz bu ilk kitapla beraber metinleşmiş ilk seçkisini sunduğumuz “HER ŞEY HİKÂYE!” başlıklı seminer dizisinde mitolojiden dine, sanattan felsefeye, ideolojiden bilime dek insanın tüm kültürel hayat bilgisini kapsayan disiplinleri kendine has “öykü”leriyle ağırlamaktayız. Aralarındaki ontolojik ve epistemolojik farkları göz ardı etmeksizin, her bir “öykü”nün insan ruhuna dair bilgimizi artıracağına ve derinleştireceğine inanıyoruz. Bu sebeple öyküleri seviyor, ama vazettikleri hakikate de kuşkuyla yaklaşıyoruz. Çünkü biliyoruz ki, insanın el yordamıyla yaşadığı bu dünyada, doğruluğundan emin olabileceği mutlak bir hakikat yok; ne biliyorsa kendine ve hayata dair, her şey hikâye!
248 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
İlk makale BİLGİN Saydam'ın, biraz yordu. Moralim de bozuldu. Psikomitoloji'den, kavramlardan söz ediyor etmesine de anlayan beri gelsin. Dedim vazgeçmek yok.
İleri zekâmı nasıl tarif etsem: Sayfa 150'lerdeyim, Yahu, dedim, her başlığı başka adam anlatıyor, hayırdır, Saydam Hoca seminer kaydı alıp kitap mı yapmış napmış acaba ? (Önsözü en son okuma alışkanlığımı bilimsel kitaplarda öne almalıyım.) Oysa BİLGİN Saydam, daha SUNUŞ kısmının ilk paragrafında üstelik de italik yazıyla, 97'de kurdukları PSİKOMİTOLOJİ ÇALIŞMA GRUBU'ndan söz ediyor. Elimdeki bu şahane yayın da HER ŞEY HİKAYE seminerinden yazıya dökülmüş. Kendime şunu dedim; "Git bir dolan gel, ne okuduğundan bitince haberin oldu. Hatta git uyu." Kitapta Gılgamış Destanı'ndan tutun da, Oidipus'a, Antigone'ye, Euridike'ye ve bir sürü mitosa değiniyor. Bir ara dedim ki, Yok canım her şey de hikaye değil herhalde. Öyleymiş.Filmlerden şarkılara, psikanalizden üveyliğe her şey mitolojide. BİLGİN Hoca'nın yazısı hariç, diğerleri şu gibi aktı. Hele bir Lacan'ı anlatan makale var, bravo, Lacan ancak bu kadar basite indirgenebilir. Ben anladıysam herkes anlar. Aslında böyle üstünkörü anlatmakla kitaba ihanet etmiş gibi hissediyorum. Şeytan diyor ki her bölümü irdeleyip sun. Sanırım bu bir iki yıl falan sürer. Ben en iyisi bir ay ara verip yeniden okuyayım. Tercih edenlere iyi okumalar...
248 syf.
Psikomitoloji Nedir?

"‘Psikomitoloji’, mitolojiyle psikolojinin, hep aynı materyali, farklı yorumlamalarla ele aldığı savından yola çıkar: Bir çatı kavram olarak, bireysel ve -masal, mit, destan gibi- kolektif metaforik öykülerin, psikodinamik kuram ve yöntemlerle okunması bilimidir: Mitlerde dış dünyanın nesnelerine ve olaylarına yansıtılan, insan zihninin gelişim ve eyleşim öyküsünü, gerisin geriye, içsel dünyaya doğru takip etmek, modern psikolojiyle buluşmaktır."

Bilgin Saydam böyle tanımlıyor.

Mitolojiler kabul etmesek bile hepsi bizim öykümüz. Bunu ilk keşfedenlerden birisi Freud'du. Kral Ödipus'tan insanlığın çocukluk haritasını çıkarmıştı. Bunu yaparken başka mitolojilerden, başka anlatılardan da yararlanmıştı. Kitabın en iyi yanı Freud'un dikkate almadığı mitleri de yorumlaması.

Mitoloji, psikanaliz meraklılarının mutlaka okuması gereken bir kitap.
248 syf.
·Beğendi
Mitler, masallar, destanlar genel toplum nazarında çoğu zaman saçmalıktan öte tanım bulamamıştır. Kimi zaman ise, bu mitleri, ritleri, destanları sadece dinliyor olmak dahi başka ideolojiler, fikirler ve inançlar için bilinçdışı tehdit olarak görülmüştür. Çünkü "Mitler yaşayan varlıklardır." "Mit'in bilinçli farkındalığı her zaman/hatta çoğunlukla mümkün değildir, ancak 'mit'lerimiz - algıdan duyuma, dürtüden duyguya, düşünceden davranışa- tüm eylemlerimizde içkindir, dolayısıyla belirleyicidir."
Bu kitap beni Afrikalı Masai Mara'nın ruhundan, Saphokles'e, Mbuti'lerden Shakespeare'e hiç bir durağı, sapması ve nihai sonu olmayan bir yola çıkardı. Hiç bir destanın yazarı bugün yaşamıyordu ancak bilinçaltları tamamen canlıydı ve bugün bizim bilinçdışımızla hala sıkı sıkı bağlılardı. Eğer Freud ve Macbeth arasındaki ilişkiyi ilk duyduğunuzda aklınıza elma ve kertenkele arasında olabilecek kadar ilinti olabileceği geliyorsa bu kitabı okuyun. Bitirdiğinizde elma ve kertenkelenin aslında çok da yabancı olmayabileceğini düşünüceksiniz.
248 syf.
·27 günde·Puan vermedi
Kitap bilgin saydam'ın kavramlar_kuramlar başlığındaki içerikte anlam buluyor dağınıklıktan kurtuluyor.Bilgin Saydam bu başlık altında beriyi ve öteyi ele alıyor. İnsanın beri ile öte arasındaki aradalıkta mitlerle kaybolmaktan kurtulduğunu ele alır. Mitin gerçekliği geçerliliği ve canlılığı sürekli anımsanmalı tekrar tekrar ispatlanmalıdır.
Mit'in kaçındığı o ilksel bilinmezlik ve kuşku, kendisinin kadim varlık nedenidir.
Zira mit ;"ancak kendi yanılsamasını yaşatabilirse ,gerçeklik vaadinde bulunur takipçilerine "der Bilgin Saydam. Yanılsamanın taşınması sonsuz olmayacak , zamanın bir yerinde beri-gerçe(k)ğin şiddetiyle öte-yanılsama mecburen eğilip bükülecek, bazen kırılacaktır.
Endiku'nun uykusu, lethe'nin sularında yıkanmak ya da ölerek doğmak,oidipus'un öyküsünün odipal komleksin biçimlenişi çerçevesinde yeniden değerlenmesi ve açımlanması başlıkları en beğendiğim yazılar oldu.kitap okunası çok kıymetli bir çalışma .
Kitap Psikomitoloji Çalışma Grubunun Her şey hikaye seminerlerinin yazıya dökülmüş halidir. Emeklere yüreklere sağlık.
Git ve hiç korkma. İnsanlara gücenme, hareketlerine kızma, ölenin sana yaptıklarını yürekten bağışla, içten barış onunla.Pişmanlık duyuyorsan, içinde sevgi var demektir. Sevince de Tanrı seni kabul eder. Sevgi nelerin bedelidir, neleri kurtarmaz.
Kolektif
Sayfa 96 - İthaki
“Puslu bakınız ki -‘somut’ gözünüzü çelmesin-, o büyük mecaz kendini göstersin. “

M. Bilgin Saydam- Psikomitoloji : İnsanı Öykülerinde Aramak
“ Lethe’nin ele avuca sığmayan sularının unutkanlık yaratan bir özelliği vardır bu sudan içen ruh, o ana kadar yaşadıklarının hepsini unutur; ölmeden önceki dünya yaşamını, tattığı tüm sevinçleri ve üzüntüleri unutur; öldükten sonraki öte dünya yaşamını, gördüğü, hissettiği ve tanık olduğu tüm sırları unutur. Nehrin bu özelliği belki ilk bakışta insanoğlunun yüreğine kasvet çöktürür, çünkü insan doğal olarak unutmayı değil, hatırlamayı sever; öyle ki, hafızanın ağırlığından kimi zaman kıvranacak kadar sancı çekse bile. Ama derin düşünüldüğünde, Lethe’nin sularının ne kadar şifalı olduğu anlaşılır: Yaşamaktan ve ölmekten kirlenen, pas tutan hafızanın haznesi bu sularla yıkanır; kirinden, pasından arınır. Hatırlamanın bağlayıcılığı, aynı haznede unutmayla çözülür. Hades'teki ruh, ancak bu şekilde yeniden doğup başka bir yaşama geçebilir. Her şeyden öte, bu bir yazgıdır; çünkü insan, unutmaya yazgılıdır; insan bir animal obliviscens’tir, yani unutan bir varlıktır. “
“Oidipus ‘şiş ayak' anlamına gelmektedir ve bebekken ayaklarının şişlenerek dağa bırakılmış olmasıyla ilintilidir. Diğer yandan, Eski Yunancada Oidipus ‘biliyorum' anlamına gelen 'oida’ ile epeyce yakın ses benzerliği taşımaktadır ( Knox , 2007 / 1982 ) . “

Psikomitoloji : İnsanı Öykülerinde Aramak

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Psikomitoloji
Yazar:
Alt başlık:
İnsanı Öykülerinde Aramak-1
Baskı tarihi:
16 Kasım 2018
Sayfa sayısı:
248
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053758815
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Öncesi hiçlikti. Sonra, varlık peyda oldu. Canlandı bir zaman; günü geldi ayaklandı, insan oldu. Söylenmeye başladı. Kendini ve dünyasını anlamak için öyküler uydurdu, anlatmaya koyuldu. Masallar anlattı, mitler yarattı, destanlar söyledi. Şüphesiz inandı. Tutkulu ideolojilere kapıldı. Yazı yazdı, sayı saydı, kuram kurdu. Baktı, düşündü, felsefe yaptı. Varlığın ardındaki mutlak hiçliği, sözün gerisindeki derin sessizliği fark ettiği vakit ise her şeyden kuşkuya düştü.

Prof. Dr. M. Bilgin Saydam’ın özgün bir yorumlamayla, bireysel ve kolektif öykülerin çatı disiplini olarak tanımladığı “psikomitoloji” işte bu kuşkuyu rehber edinir. Masalların, mitlerin, destanların, halk öykülerinin, türlü inanç ve felsefi görüşlerin, ideolojilerin ve bilimsel kuramların, varlık ve eylem bilgisinden yoksun insanoğlu tarafından, bu epistemolojik yoksunluğu ikame etmek üzere -çoğu kez farkında olunmaksızın- kurgulanan öyküler olduğunu varsayar. Bu kurgusal öyküleri psikodinamik/psikokültürel perspektiften yorumlamak suretiyle, insan bilincinin ve ruhsallığının içyüzünü açığa çıkarmaya, yapısını, işleyişini ve gelişimini anlamaya çalışır.

2015 yılından beri İstanbul Psikomitoloji Çalışma Grubu (İPM) etkinliği kapsamında İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda Prof. Dr. M. Bilgin Saydam’la birlikte düzenlediğimiz ve elinizde tuttuğunuz bu ilk kitapla beraber metinleşmiş ilk seçkisini sunduğumuz “HER ŞEY HİKÂYE!” başlıklı seminer dizisinde mitolojiden dine, sanattan felsefeye, ideolojiden bilime dek insanın tüm kültürel hayat bilgisini kapsayan disiplinleri kendine has “öykü”leriyle ağırlamaktayız. Aralarındaki ontolojik ve epistemolojik farkları göz ardı etmeksizin, her bir “öykü”nün insan ruhuna dair bilgimizi artıracağına ve derinleştireceğine inanıyoruz. Bu sebeple öyküleri seviyor, ama vazettikleri hakikate de kuşkuyla yaklaşıyoruz. Çünkü biliyoruz ki, insanın el yordamıyla yaşadığı bu dünyada, doğruluğundan emin olabileceği mutlak bir hakikat yok; ne biliyorsa kendine ve hayata dair, her şey hikâye!

Kitabı okuyanlar 22 okur

  • Melisa Pınar Küçük
  • Leyla soyer mengüç
  • Kitap Sever Psikolog
  • duygu içer
  • Arda Öz
  • Halil Pehlivan
  • Emel Kalender
  • isa varsak
  • Lethe
  • Tuba Korkmaz

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%57.1 (4)
9
%14.3 (1)
8
%28.6 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0