Adı:
Pusulasız Yolcu
Baskı tarihi:
Mart 2003
Sayfa sayısı:
163
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753314305
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Epsilon Yayınevi
Pusulasız Yolcu, pek dokunulmamış bir alanda dolaşarak, önemsenmeyen ve acıları göz ardı edilen bir kuşağa eğiliyor. Bir önceki kuşağın halktan ve haktan yana söylemiyle büyümüş, ama duydukları her şeyi unutup inkâr etmek ve çocuklarını "yarış atı" olarak yetiştirmek zorunda kalmış olan 57'liler, ilk kez mercek altında. Büyük bir söylemi olmamış, hiç kahraman çıkaramamış, iki arada bir derede kalmış, hüzünlü kuşak... Asılan gençler, sokak çatışmaları, işkenceler ve askeri yönetimlerin egemen olduğu baskı yıllarının ardından, uygarlaşma ve çağ atlama adına, tüketim toplumu dayatmasının tuzağına düşen Türkiye'de, susturulmuş gençlerin seçenekleri pek de fazla değil. Hepsinin 'dağda bir kulübe'ye sığınıp susma veya bir 'sahil kasabası'na kaçma imkânı olmadığından, bazıları da reklamcı oluyor. Kimi reklamcı, sattığı sanal dünyaya inanmayı kabullenebiliyorken, Semih Uğur, kendine yabancılaşacak kadar büyük bir mutsuzluğa ve utanca kapılıyor. Ayrıca deliler gibi âşık olduğu genç sevgilisinin çözümsüzlüğe düşüp pes etmesi de daha genç kuşakların, yani o özenle yetiştirilen "yarış atları"nın trajedisini vurguluyor. Ancak yazar Piraye Şengel hiç de umutsuz değil. İnsanoğlunun, refah ve mutluluk peşinde koşma uğruna cinayet işlemekle değil, özündeki yırtıcı ve kaba savunma güdüsünü fark edip ehlileştirerek çözüme ulaşabileceğine inanıyor.
(Arka Kapak)
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Pusulasız Yolcu
Baskı tarihi:
Mart 2003
Sayfa sayısı:
163
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753314305
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Epsilon Yayınevi
Pusulasız Yolcu, pek dokunulmamış bir alanda dolaşarak, önemsenmeyen ve acıları göz ardı edilen bir kuşağa eğiliyor. Bir önceki kuşağın halktan ve haktan yana söylemiyle büyümüş, ama duydukları her şeyi unutup inkâr etmek ve çocuklarını "yarış atı" olarak yetiştirmek zorunda kalmış olan 57'liler, ilk kez mercek altında. Büyük bir söylemi olmamış, hiç kahraman çıkaramamış, iki arada bir derede kalmış, hüzünlü kuşak... Asılan gençler, sokak çatışmaları, işkenceler ve askeri yönetimlerin egemen olduğu baskı yıllarının ardından, uygarlaşma ve çağ atlama adına, tüketim toplumu dayatmasının tuzağına düşen Türkiye'de, susturulmuş gençlerin seçenekleri pek de fazla değil. Hepsinin 'dağda bir kulübe'ye sığınıp susma veya bir 'sahil kasabası'na kaçma imkânı olmadığından, bazıları da reklamcı oluyor. Kimi reklamcı, sattığı sanal dünyaya inanmayı kabullenebiliyorken, Semih Uğur, kendine yabancılaşacak kadar büyük bir mutsuzluğa ve utanca kapılıyor. Ayrıca deliler gibi âşık olduğu genç sevgilisinin çözümsüzlüğe düşüp pes etmesi de daha genç kuşakların, yani o özenle yetiştirilen "yarış atları"nın trajedisini vurguluyor. Ancak yazar Piraye Şengel hiç de umutsuz değil. İnsanoğlunun, refah ve mutluluk peşinde koşma uğruna cinayet işlemekle değil, özündeki yırtıcı ve kaba savunma güdüsünü fark edip ehlileştirerek çözüme ulaşabileceğine inanıyor.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Duru

Kitap istatistikleri