Putlar Yıkılırken

·
Okunma
·
Beğeni
·
465
Gösterim
Adı:
Putlar Yıkılırken
Baskı tarihi:
31 Mayıs 2019
Sayfa sayısı:
536
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053115915
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Destek Yayınları
“İnsanlığın bütün hallerine dair” büyük bir roman: PUTLAR YIKILIRKEN

Tarihin en büyük “put yıkıcı”larından Nâzım Hikmet, kendisiyle yüzleşirken aslında epey mahcup!
İkinci Dünya Savaşı’nın acımasızlığı; düşüncesi, sözü ve eylemi olanları alabildiğine ezecektir. Özellikle Nâzım ve peşi sıra savrulan iki güzel çocuğu.
Bezdiren polis takipleri, tabutluklar, işkence odaları, 1500 vatlık lambalar, falakalar ve insanlık onurunu yok etmek üzere icat edilmiş başka ne varsa...
Karşılığında sevgi, aşk ve insanlığa adanmış hayatlar...
Dünya yıkılıp yeniden kurulurken, büyük şair ve “iki güzel çocuk”tan yükselen canhıraş çığlık sinirlerinizi bozacak!
Sevinerek, üzülerek, korkarak, haykırarak, hayran kalarak, karalar bağlayarak okuyacaksınız.

CELİLE, YEŞİL MÜREKKEP, İPEK SABAHLIK ve AFİFE JALE’nin yazarından...
536 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Nâzım... Bir devrimci, bir eylemci, şair, aşık, savaşçı Nâzım. Yazdıkları ile davasına bağlılığı ile düşünceleri ile "put yıkıcı" Nâzım! Ve yine O'nu en içten en güzel ve gerçekçi cümleleri ile anlatan Osman Balcıgil...

Her yazdığını okurum dediğim yazarlardan biri oldu Balcıgil. Her kitabında birçok şey öğrendim, boş yere yazmamış dedim satırları okurken. "Putlar Yıkılırken" de böyle oldu benim için. Tanıtımını gördüğüm an heyecanlandım yine. Çünkü bazı insanların hayatına dair okumak büyük mutluluk benim için. Hele ki o insan Nâzım ise bir başka heyecan duyuyorum.

Gelelim kısaca konuya. Yıl 1961, Nisan ayı ve Paris... Nâzım, imza günü için Paris'te. Kuyrukta bekleyenlerden biri de 32 yıllık arkadaşı Ömer ve kızı Ümit. Yıllarca birlikte olan iki arkadaş, iki yoldaş. Ve bir de şimdi aralarında olmayan ama her an varlığı hissedilen Leyla... Güzeller güzeli, akıllı, devrimci bir ruh Leyla. Ömer ile karşılaşan Nâzım için geçmişe yolculuk başlar. Eskiyi, tüm yaşananları konuşmaya başlar iki eski dost.

Balcıgil 1929 ile başlar kitaba. Yıllar içinde yaşananları, Nâzım'ı değiştiren ve tabiri caizse ünlendiren Resimli Ay dergisini, Nâzım'ın birçok yazarla arasındaki atışmaları, gizlice çıkarılan Kızıl İstanbul'u anlatır. Nâzım'ın, Abdülhak Hamid'e yazarak başlattığı "Putları Yıkıyoruz" yazı dizisinden gelir kitabın adı da. Bu yazı dizisinde; Yakup Kadri'ye, Hamdullah Suphi'ye de cevap niteliğinde atışmalar yazmıştır Nâzım.

Kitabın bir yerinde Sabahattin Ali de dahil olur hikayeye. Almanya'dan gelmiş ve Resimli Ay'a uğrayıp Nâzım'a "Bir Orman Hikayesi" adlı öyküsünü bırakmıştır Ali. Ah en sevdiğim, en heyecanlandığım an bu olabilir kitapta. Sevdiğim iki insanın yeniden karşılaşmasıydı okuduğum çünkü...

Bunların dışında; SSCB, İspanya'da yaşanan iç savaş, Hitler'in Polonya'ya saldırısı, Kızıl Ordu ve tarihe damga vuran birçok konu da geçiyor kitapta. Nâzım ve arkadaşları bu olaylar üzerine uzun uzun konuşuyor, birbirlerine fikirlerini beyan ediyor.

Her bölümü ayrı güzel kitabın. Birçok detayı okuyucuyu sıkmadan anlatıyor yazar. Küçük bilgiler de veriyor sayfa altlarında. Hele ki sonlara geldikçe tüyleri diken diken ediyor yazdıklarıyla Balcıgil...
Nâzım'ı seven, O'nu her yönüyle okumak isteyen herkese önerimdir bu güzel eser.
536 syf.
·Beğendi·10/10
Çok uzun bi süre sonra gözyaşları içinde kitap değerlendirmesi yazıyorum,alt üst olmuş durumdayım..keşke hiç bitirmeseydim,öylece kalsaydı bu kitap da,Osman hocama mahçup olsaydım yarım bıraktım diye..
O kadar gerçek ve o kadar büyük acılar var ki,anlatılan buzdağının sadece görünen kısmının zerresi ve bi anlamda Nazım'la Ömer'in hem kendileriyle hem de hayatla hesaplaşması..
Bugünden çok farkını göremediğim fikirlerin ve diktatörlüğün bitmek bilmez savaşı;yönetenlerin,"benim dediğim olacak"kibri,bitmek bilmez egoları ve mahvolan yüzlerce hayat;bunun yanında kendini ülkesinden ve dünyadan sorumlu tutan,insanların acısını kendi acısı yapan pırıl pırıl,cevval yürekli,bilgili ve adalet arayışındaki hayat aşığı insanlar..
Nazım'a özel hayatı nedeniyle ne kadar kızsam da,insanlık için mücadelesinde nasıl yalnız bırakıldığını,hayatını nasıl ülkesine ve dünyaya adadığını bir kez daha öğrenmiş oldum..
Ömer ve Leyla'yla bir saklanıp onlarla birlikte koşmuş,didinmiş gibi yorgun; birlikte korkmuş,endişelere kapılmış ve diken üstünde beklemiş gibi tedirginim ama biliyorum ki,haklarını asla ödeyemeyeceğimiz nice insanlar ve bunu anlatamayacağımız kadar kendi karanlığını,içindeki kötülüğü sözümoba iktidar ve emir adı altında her yere yayan insanlar var..
Kitap hakkında binlerce kelime daha yazabilirim ama okumayan arkadaşlarımı düşünerek susmak zorunda hissediyorum kendimi..yoksa mahvoluşumu uzun uzun yazar,burda bile her birinize ağlardım..içim nasıl acıdı,nasıl kahroldum bi kitabı okuyup bitiren bilir..
Kaleminiz ve yüreğiniz var olsun hocam..emeğiniz her zaman hak olsun..
536 syf.
·18 günde·Beğendi·7/10
Çok merak ettiğim bir kitabı nihayet bitirdim. Yazarının Osman Balcıgil ve içeriğinin Nazım Hikmet oluşu, kitabı almam için yeterli bir sebepti.

Konu, Nazım Hikmet'in Resimli Ay dergisine ve TKP'ye girmesi ile başlıyor, Ömer ve Leyla isimlerinde iki gencin onu bulup sosyalizmi yaymak adına çalışmalar yapmak istemesiyle devam ediyor. Kitabı okurken bi yandan 2. Dünya Savaşı'nda Türkiye'desiniz, bi yandan 1961 yılında Fransa'da.
Aslında bu sefer biyografik bir roman değildi bu, kitabın sloganındaki gibi tam anlamıyla bir "dönem romanı" idi. Çünkü Nazım'ı ve diğer sosyalistleri anlamak için dönemi kafada oturtmak lazım, nitekim öyle de oldu. Mütemadiyen SSCB'yi ve partisini - zaman zaman yanlış olduğunu fark etsene de- korumaya çalışan Nazım, yıllar sonra yaptıklarını, düşündüklerini ve savunduklarını çok sevdiği dostu Ömer ile konuşuyor. Haklı ya da haksız..
Kovulmalar, baskınlar, işkenceler, hapisler, tabutlar.. Tüm gerçekliği ile elimizde.
536 syf.
·16 günde·Beğendi·9/10
Osman Balcigilin kitaplarını, kişilerini ve gerçekleri bu kadar hikayelestirerek anlatımını seviyorum... bu sefer ki kahramanlarımız; Nazim Hkmet ve onun yoldaşı Ömer'in hikayesi... Daha once yazarin kitaplarını okuduysanız gözü kapalı alabilirsiniz ve okuyabilirsiniz. Hem hikaye tadinda biyografik bir kitap hem dönem romanı... o dönemi ve olaylarini cok net bicimde göreceksiniz.
536 syf.
·3 günde·10/10
Osman Balcıgili takip eden biri olarak bu eserini de büyük bir zevkle okudum..
Yine kalemini konuşturmuş..
Bitsin istemedim..
Okuyun derim..🤗
Tebrikler..
536 syf.
Kitap alıp götürüyor insanı. Yine bir biyografik roman Osman Balcıgil’den. Celile’de çok etkilemişti beni. Bu da aynı etkiyi oluşturdu. Kendimce eksiklikleri yok muydu? Elbette vardı; ancak kurgu öyle içselleştirilmiş ki insanı sarıp sarmalıyor. Bir de son bölüm var kiii. İyi okumalar...
536 syf.
·10 günde
Bu bir dönem kitabı. Nazım Hikmet dönemi ve 2.dünya savaşı sırasında Türkiye dönemi ve Dünya dönemi...

Ayrıca bu bir gizli kalmış, unutulmuş, unutturulmuş olayları tekrar hatırlatma kitabı.

Ayrıca bu yeni nesile hiç öğretilmemiş, anlatılmamış,
hiç olmuş hayatların yıkılmış umutların kitabı.

Osman Balcıgil ile Yeşil Mürekkep kitabıyla tanışmıştım. Putlar Yıkılırken’i görünce hiç tereddütsüz aldım. İyi ki de almışım.

Romanımız kitap kapağındaki gibi Nazım Hikmet dönemini anlatırken aynı zamanda dönemin Almanya’sı ve SSCB’sinin siyasi tarihine ışık tutuyor.

Kitabı 10 günde okudum. Aslında daha kısa sürerdi. Uzamasının sebebi, yazarın yıldızlayıp, sayfa altlarında paylaştığı bazı olaylara dalmam, araştırmam, makaleler e belgeseller izlemem yüzündendir.

Bu kitapla beraber bir çok belgesel, makale, film vb çok şey daha sığdırdım araya.

Öyle şeyler öğrendim ki kanım dondu.

Yine yazar sayesinde bir kaç kitap aldım listeye. En kısa zamanda okuyacağım.

Keşke önerdiği kitap ve paylaştığı bilgilerin sadece kelimelerde kalmadığını bilseydi yazar okusaydı şu kelimelerimi

Bunların haricinde kitap bir dolu olay, dönemin aydın, siyasi, yönetici kişileri, makaleler, gazeteler, demeçler hakında kısa bilgiler içeriyor

Romanı oluştururken bu hikaye ve olayların sırasını bozmadan, doğru yerde doğru bilgiyi paylaşabilmek, yazarken aynı zamanda yanlış yapmamaya çalışmak, eksiksiz olmaya çalışmak ve tarafsız olmaya çalışmak
Bunlarda yazarın takdirlik özellikleri..

Son olarak Putlar Yıkılırken putlar yıkılırken okunması gereken ve asla sıkmayacak bir kitap. İyi ki okudum. Sayenizde çok şey öğrendim Osman Balcıgil Osman Balcıgil
Neden böyle giyindiğini soranları "Ne fark var onlarla aramızda? Ben de aldığım üç kuruşla geçiniyorum onlar da. Hepimiz işçiyiz. Onlardan tek farkım, fikir işçisi olmam" diye cevaplıyordu.
Osman Balcıgil
Sayfa 56 - Destek Yayınları Mayıs 2019
"Bakın çocuklar, parti başka bir şeydir, kifayetsiz yöneticiler ya da kadrolar başka bir şey. Bizler, arada bir değişen yöneticilerin kara kaşlarına, kara gözlerine âşık olduğumuz için partili değiliz. Toplumu değiştirme gücünü elinde bulunduran biricik araç olduğu için bu çatının altında toplanırız. Siyasi partiler bazen iyi, bazen kötü yönetilir. Bugün içinde değilim ama yarın yine içinde olacağım. Çünkü toplumsal mücadelenin yöneticilere kızarak yapılmayacağını biliyorum..."
Osman Balcıgil
Sayfa 256 - Destek Yayınları Mayıs 2019
"Nâzım'a göre iyi insan devrimci olandı, devrimden kaçanlardan iyi insan çıkmazdı."
Osman Balcıgil
Sayfa 226 - Destek Yayınları Mayıs 2019
"Orta boylu. Tombulca. Gözlüklerinin arkasından insanın gözüne dostça, bazen dost bir alaycılıkla bakıyor. Bakışları ara sıra mahzunlaşıyor. Bazen gereğinden çok telaşlandığı oluyor."
Osman Balcıgil
Sayfa 118 - Destek Yayınları Mayıs 2019

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Putlar Yıkılırken
Baskı tarihi:
31 Mayıs 2019
Sayfa sayısı:
536
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053115915
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Destek Yayınları
“İnsanlığın bütün hallerine dair” büyük bir roman: PUTLAR YIKILIRKEN

Tarihin en büyük “put yıkıcı”larından Nâzım Hikmet, kendisiyle yüzleşirken aslında epey mahcup!
İkinci Dünya Savaşı’nın acımasızlığı; düşüncesi, sözü ve eylemi olanları alabildiğine ezecektir. Özellikle Nâzım ve peşi sıra savrulan iki güzel çocuğu.
Bezdiren polis takipleri, tabutluklar, işkence odaları, 1500 vatlık lambalar, falakalar ve insanlık onurunu yok etmek üzere icat edilmiş başka ne varsa...
Karşılığında sevgi, aşk ve insanlığa adanmış hayatlar...
Dünya yıkılıp yeniden kurulurken, büyük şair ve “iki güzel çocuk”tan yükselen canhıraş çığlık sinirlerinizi bozacak!
Sevinerek, üzülerek, korkarak, haykırarak, hayran kalarak, karalar bağlayarak okuyacaksınız.

CELİLE, YEŞİL MÜREKKEP, İPEK SABAHLIK ve AFİFE JALE’nin yazarından...

Kitabı okuyanlar 25 okur

  • Hacer Üstünel
  • meltem
  • ceren derici
  • Murat Özdenvar
  • SONER GÜLER
  • Meral dedeoglu
  • Gül yalçın
  • Buse Güliz Özdemir
  • Eda yılmaz
  • Sdf

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%23.5 (4)
9
%29.4 (5)
8
%29.4 (5)
7
%17.6 (3)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0