·
Okunma
·
Beğeni
·
20,6bin
Gösterim
Adı:
Putların Alacakaranlığı
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
140
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756249314
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İlya Yayınları
Felsefenin değişmez ilkesi, coşkun bir yaşama sevgisiydi. Öte yandan, ona, enerjik Hıristiyan atalarından bir çeşit katı çilecilik geçmişti. Çözmeye uğraştı, karşılığını aradığı şu soruydu: "Schopenhauer'in karamsar öncülerini kabul etmekle birlikte, sonucunu ne yoldan reddedebiliriz?"Nietzsche, ilk çözümünü sanatta buldu ve bunu ilk eserlerinde ileri sürdü. Daha sonra Nietzsche, karamsarlıktan kurtulmak için "hayal"in dışında bir yol aradı ve bu yolda eserler yazdı. Nietzsche bu eserlerinde, bilgiyi yüceltiyor ve bilgi üzerine kurulmuş bir sosyal ahlak tasarlıyordu. Nietzsche eserlerinde bilginin tenkidini yapar ve onun için hiçbir hayat kuralı sağlamayacağı sonucuna varır. Bugün yaşadığımız hayatı, daha binlerce defa yeniden yaşamak zorundayız (sonsuz dönüş). O halde yapılacak şey, hayatı sevinçle kabul etmektir: İnsan, karamsarlıktan ancak kahramanca bir irade ve hayal çabasıyla kurtulabilir. Durmadan tekrarlanan bu çaba, insanı üstün bir varlığa yani 'üstinsan'a dönüştürecektir.Nietzsche hiçbir zaman düşüncelerini mantıki bir şekilde bağdaştırmaya çalışmamıştır. Eseri, uzun bir vecizeler dizesidir. Kendisi de, sonunda "kelimelerle değil, şimşeklerle" yazdığını, "kendi düşüncesinin ateşinde yandığını" söyler. Bu üslubuyla en büyük Alman yazarları arasında yer alır..
112 syf.
·Puan vermedi
'Beni öldürmeyen, beni güçlü kılar.'

Farklı bir motto.
Farklı bir bakış açısıyla polyannacılık.
Acılar insanı öldürmeyebilir ama acı sözler...

*
Nietzsche kızgın, Nietzsche acımasız.
Nietzsche, acı söz söyler arkadaş...
Çünkü, Nietzsche çekiçle felsefe yapar.

Kendisinin belirttiği gibi '' benim hırsım, başkalarının bir kitapta söylediğini on cümlede söylemektir"

Ne demek istediğini bu eseri okuyanca daha iyi anladım.

Bu Eserinde Sokrates başta olmak üzere Platon, Seneca, Dante, Schiller, Hegel, Schopenhauer, Kant gibi düşünürleri eleştirmekle beraber, çoğunu zihinsel put olarak görüp filozof bile saymamış, deyim yerindeyse hepsi Nietzsche'nin çekicinden payını almış.

Bunun aksine Dostoyevski ve Goethe'ye olan hayranlığını ise gizleme gereksinimi duymamış.

Özellikle Nietzsche'nin ahlak başta olmak üzere, din, politika, eğitim, sanat, dil vb değerler sistemine yönelik düşüncelerini merak edenler için güzel pasajlar mevcut.
Dilini ağır bulduğumdan dolayı bazı yerlerini tekrar tekrar okuma gereksinimi duydum fakat genel olarak akıcı diyebilirim.

*
Nietzsche derki :

Sık sık soruluyor bana, neden Almanca yazıyorum diye, başka hiçbir yerde, ana vatanımdaki kadar az okunmuyorum oysa...

Başka bir yerden birisi olarak, ben okudum, size de tavsiye ederim.

Keyifli okumalar dilerim.
112 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10 puan
Tabu deviren gelmiş geçmiş en yıkıcı ve anlaşılması güç filozof felsefeci psikolog düşün insanı Friedrich Nietzsche, bildiğiniz inandığınız, değer verdiğiniz insanla hayat arasına girip içgüdüyü bastıran her türlü ideayı bir karşı tarz fikir çekiciyle parçalıyor. Sizi saran her türlü inancınız putlarınızdır ve ben onları inandığınız değerleri hatta inandığınız din dahil her şeyinizi kadife bir çekiçle parçalayacağım demiş bu kitabında. Akıl sağlığını yitirmeden önce yazdığı son eseri olan "bir çekiçle nasıl felsefe yapılır" kitabı aforizmalar ve oklar ile başlar, önsöz ve onbir bölümden oluşur.

Yazarın hayatında değer verdiği hatta feyz aldığı iki kişinin adını üstüne basarak ifade ediyor. Goethe ve Dosteyevski. Onlar dışında diğer düşünürler, Kant, Rousseau, Shopenhauer yalnız eleştirel fikirleri olan ve yerdiği kişiler. Nietzsche yaşadığı dönemde olduğu gibi günümüzde de okunması zor olan yazarlardan bir tanesidir. Hatta bu durumu şu şekilde aktarmaktadır,

"kendimden daha azını bekleyecek kadar mütevazi olmadım şimdiye kadar. Almanların arasında ilk ustası olduğum aforizma, özdeyiş, 'bengiliğin' biçimleridir; benim hırsım başkalarının bir kitapta söylediğini on cümlede söylemektir. Başka herkesin bir kitapta söylemediğini."
112 syf.
·11 günde·Puan vermedi
...........Nietzsche...........
Eğer Nietszhce okumaya karar verdiyseniz derin bir soluk alın ve bir kere daha düşünün.
Neden mi ?
Çünkü kendisi anlaşılmayan nadir kişilerden biri...
Yazdıklarıyla söyledikleriyle insanı ikilimde birakan biri...
Ben Nietzsche'yi Ali Şeriati'ye benzetiyorum. O da tıpkı Şeriatı gibi bizi düşünceleriyle rahatsız eden bir kişilik. Tarihe okkalı bir iz bırakmış nadide kişilerden birisi. Yıllar geçmesine rağmen halen bile eserleri, fikirleri layık olduğu yerde değil. İnançsızların kendine sığınak olarak seçtiği ama aslında bu felsefeyle ilgisi olmayan biri.
Bu kitapta putlastirilan ne varsa hepsini kırıyor. Dilinden ne uçan ne kaçanın kurtulamadığı hemen hemen her filazofun, düşünürün eleştiriden payını aldığı bir kitap. Koca kitapta iki kişiye olan hayranlığını dile getiriyor. Bu kadar kişi arasında iki kişiyi övdüğü için bu kişilere de yer vermek istiyorum.
"Yeri gelmişken hemen itiraf etmeliyim ki, benim kendisinde her zaman bir şeyler öğrendiğim tek psikolog Dostoyevski'dir."
Keşke Dostoyevski bunu kendi kulaklarıyla duysaydı. Eminim bu övgü karşında gözleri yaşarırdı.
Diğeri de kendi gibi Alman asıllı olan Goethe'dir.
"Goethe, önünde saygıyla eğildiğim, şapka çıkardığım son büyük Alman'dir."
Kendisi Alman oldgu halde Almanya'nın ahlak anlayışını, eğitimini,felsefesini, filazoflarini herşeyi yerin dibine geçiren bir düşünürün sizi övmesi havalara uçmak için yeterli bir sebep olurdu.
Kitabı bir arkadaşımın teşfikiyle okudum.Kitapta benim değil zaten :D neyse konu bu değildi zaten. :))
Felsefeyle ilgilenmeyi bırakalı çok uzun zaman oldu. O yüzden kitabın bazı kısımlarını anlamadığımı itiraf ediyorum. Ama genel olarak keyifle okudum.
121 syf.
"Bu küçük yazı bir büyük savaş ilanıdır (..)" der kitabın önsözünde Nietzsche. Gerçeklikten çok putlar var der. Bu putlar, insana kendi içgüdülerini, tutkularini, hazlarini, bedenini kötü birer nesne gösterir ve insanı kendi kendisinden yavaş yavaş uzaklaştırır.

Nietzsche, Sokrates'i 'Akıl=Erdem=Mutluluk' eşitlemesinden ötürü eleştirir; onun insanın içgüdülerini yoksaydığını dile getirir: "aydınlık, soğuk, dikkatli, bilinçli, içgüdüsüz yaşamın, içgüdülere karşı direnen yaşamın kendisi yalnızca bir hastalıktı.."

İnsanın varlık, ilk neden, amaç, bilinmeyene bir anlam aramadaki yanılgılari üzerine düşünecelerini anlatır. Bunları anladigim kadariyla dile getirecek olursam şöyle diyebiliriz:

Varlık bir nehirdir. Nehir, sabit bir haznede akmaz; haliyle köpükler çıkar yüzeyinde. İşte biz, bu köpükler gibi olmasi gereken, bütünle biriz. Benliğimiz olduğu için, bilince sahip olduğumuz için varlığı anlayabiliriz lakin varlık zaten vardı; biz de onunla birdik. Sadece anlayamiyorduk. Ben olunca anlamaya başladık. Yazar: "varlık kavramı “ben” kavramının ardından, ondan türetilmiş olarak gelir…" der kitabında.
Nedenselliği ve amaçsallığı araçsallaştırıp kendimizi her şeyin merkezine koyduk; nehre ilk neden, Tanrı dedik, kendimizi de nehrin en değerli balığı yani en hatta tek değerli hazinesi olarak gördük. Kendimize bir de amaç yarattık; eğer dinin, ahlakın (dinin ahlak diye anlaşılma yanılgisi) emirlerine, yasaklarina ve hayatımızı dizayn edişine uyarsak nehir bizi yemyeşil bir bahçeye (cennet) götüreceğine kendimizi ikna ettik. Çünkü: "Bilinmeyen bir şeyi, bilinen bir şeye dayandırmak, hafifletir, sakinleştirir, tatmin eder, ayrıca bir güç duygusu verir. Bilinmeyenle birlikte tehlike, huzursuzluk, endişe gelir.."

Sonuç olarak; din ve ahlaki insanın en büyük yanılgılari olarak nitelendirir Nietzsche. Bu yanılgıyı şu kisa cümleyle özetleyebiliriz sanırım: "Tanrısal olmuş olmalıyız, çünkü aklımız var!"
Ayrıca onun ahlak anlayışı da bilinenden farklı; bunun üzerine yazdığı Ahlakın SoyKütüğü'nü okuyunca daha iyi anlayabilirim. Şu anlık ise onun için ahlak, güçlü olunmayi, tutkulara, acılara sırt cevrilmemesini istiyor. Acı çekiyorsak bunu haketmisizdir, bu normaldir ve bununla yüzleşilmelidir.

Nietzsche'yi nedense karamsar bir kişilik olarak algilamistim, aklımda öyle yer etmiş. Ancak Nietzsche aksine hayata bağlı, hem de onu acisiyla, tüm tutkulariyla kabul ediyor. Bunlardan kaçmıyor.

Son bölümde Nietzsche, eline çekici alır ve kömür mü olmak istersin elmas mı? diye sorar. Elmas serttir, elmas dayanıklı ve güçlüdür. Kömür ise bunla aynı kökten gelmesine rağmen daha yumuşak ve dayaniksizdir. Elmas olun ve bir çekiç darbesiyle dağılmayın.

Keyifli okumalar
112 syf.
·35 günde·Puan vermedi
Çekiç konuşuyor...
" Mutfak kömürü bir gün elmasa "' Neden bu kadar sertsin?" diye sordu. " Ne de olsa akraba değiil miyiz biz ?"
Son sayfadaki bu cümle kitabın eleştirel yönüne en güzel vurgulardan biriydi. Kitabın başından sonuna kadar Nietzsche vari eleştiriler birbirini izledi ve insanı oldukça düşündüren cümlelerle yaptı bunu.
İlk defa bu kitabında denk geldim ki eleştirmeyip bir de üstüne övdüğü bir yazar Dostoyevski. " Kendisinden bir şeyler öğrendiğim tek piskolog olan Dostoyevski " diyor bunu Dostoyevski duymuş olsa kesinlikle hüngür hüngür ağlardı. Taşı, kuşu, havayı herşeyi eleştiren bir yazardan böyle bir övgü duymak.
"Goethe saygı duyduğum son Almandır."
Bir de Goethe var tabi. Onun da koltuğunu kabartmaya yeterdi bu cümle.
Zevk alarak okuduğum ve okurken çakmağı, çay bardağını, kapıyı eleştirmeme neden olan piskolojik baskıyı hissettiğim kitap.
Nietzsche için kibirli deseler de kibirden ziyade kendinin farkında olan bir filozof derim.
" ben henüz kendimden daha az şey isteyecek kadar mütevazi olmadım" demesi de bu fikirde destek aldığım sözüdür. Ne güzeldir insanın kendisinin farkında olması ve bu farkı ortaya koyarken eleştirel zekasını göstermesi.
Çok yaşa Nietzsche çünkü hala fikirlerin ve derin analizlerin yaşıyor.
Eğer bir kitap bu cümleyle bitiyorsa bilmem daha neler neler söylenir " Ey kardeşlerim, bu yeni tableti sizin üstünüze koyuyorum. Sert olun!
Saygılarımla.
121 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
Kitabın tam adı, "Putların Alacakaranlığı veya Bir Çekiçle Felsefe Nasıl Yapılır" imiş. Evet, tam da adından anlaşılacağı üzere bir çekiçle, önüne gelen her felsefi akımı, her filozofu parçalamış, yok etmiş Nietzsche. Kısacası ne görmüş, ne geçirmiş, ne öğrenmiş, ne bilmişse o güne dek; her şeyi isyanının bir parçası olarak kullanmış. Eğitimle alakalı düşünceleri hakikaten güzeldi. Zaten sadece o kısımda sağduyulu gibiydi. Ve elbette mesaj: "Önemli olan yaşamın kendisidir, yaşam üzerine düşünceler değil." Bu kitapta bir sürü başta ahlak olmak üzere insanların putlaştırdığı değerler üzerinde düşüncelerini söylüyor ve bence okura birçok şey katan bir eser. Eleştirileri o dönemin ve öncesinin kavramlarını inceliyor ve bunları kendi anlayışıyla dönüştürüyor yahut yok ediyor. Nietzsche’ye başlangıç için güzel bir seçim olabilir. Akıcı ve anlaşılır bir kitap, tabi ki çeviri burada önemli rol oynuyor...
110 syf.
·2 günde
Nietzsche her zaman olduğu gibi kendine özgü eleştirel tavrıyla dönemi sert bir şekilde eleştirmiş.
Nietzsche'yi anlamak zor olsada okudukça bütünleşiyor cümleler ve anlam bütünlüğü kendi içerisinde sağlanıyor.
Okuduğum çeviride oldukça fazla yabancı kelime vardı. Sayfanın altında çevirisi olsa dahi cümlede kopukluk olmasına sebep oluyordu.
Kesinlikle okunmaya değer bir kitap ve okunmaya değer bir Nietzsche.
112 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Aslında bu kitabı aldığımda yazarın ateist olması ve bu yüzden okumamam gerektiği tarzında saçma eleştiriler alsam da hiç bir zaman aldığıma pişman olmayacağım bir kitaptır. Ayrıca arşivimde de saklayacağım değerli kitaplardan biridir..Kitapta özellikle yunan filozoflarını gericilikle suçlayarak onların ağır eleştirisini yapması, aynı zaman da alman filozoflarını ve onların yunan hayranlığı duymalarını ağır bir şekilde eleştirmesi kitabı daha da bir okunası bir kitap haline getirmektedir. Kitap bir nevi diğer filozoflara karşı bir savaş ilanı niteliğindedir...Kitabın başlığındaki putlarla da sanırım bu suçladığı tüm filozofları kastediyor.Onları puta benzetebilecek kadar sert bir üslubu olduğunu düşünüyorum.. Bu arada yazarın bu kitabında onun bu ağır suçlamalarına karşı cevap olarak karşılık veren filozof var mı acaba ? Şimdi de böyle bir merak uyandı...
Tek başına yaşayabilmek için ya hayvan ya da Tanrı olmak gerekir, der Aristo. Üçüncü bir seçenek eksik: İkisi de olunabilir; filozof olunarak..
Friedrich Nietzsche
Sayfa 7 - Özdeyişler ve Oklar
"Şimdiye kadar insanları ahlaklı yapmak için kullanılan tüm yollar, ahlaksızlıktan geçti." Diyor ve ekliyor;
"Zenginler, fakirlere Tanrı'dan başka bir şey bırakmadı."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Putların Alacakaranlığı
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
140
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756249314
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İlya Yayınları
Felsefenin değişmez ilkesi, coşkun bir yaşama sevgisiydi. Öte yandan, ona, enerjik Hıristiyan atalarından bir çeşit katı çilecilik geçmişti. Çözmeye uğraştı, karşılığını aradığı şu soruydu: "Schopenhauer'in karamsar öncülerini kabul etmekle birlikte, sonucunu ne yoldan reddedebiliriz?"Nietzsche, ilk çözümünü sanatta buldu ve bunu ilk eserlerinde ileri sürdü. Daha sonra Nietzsche, karamsarlıktan kurtulmak için "hayal"in dışında bir yol aradı ve bu yolda eserler yazdı. Nietzsche bu eserlerinde, bilgiyi yüceltiyor ve bilgi üzerine kurulmuş bir sosyal ahlak tasarlıyordu. Nietzsche eserlerinde bilginin tenkidini yapar ve onun için hiçbir hayat kuralı sağlamayacağı sonucuna varır. Bugün yaşadığımız hayatı, daha binlerce defa yeniden yaşamak zorundayız (sonsuz dönüş). O halde yapılacak şey, hayatı sevinçle kabul etmektir: İnsan, karamsarlıktan ancak kahramanca bir irade ve hayal çabasıyla kurtulabilir. Durmadan tekrarlanan bu çaba, insanı üstün bir varlığa yani 'üstinsan'a dönüştürecektir.Nietzsche hiçbir zaman düşüncelerini mantıki bir şekilde bağdaştırmaya çalışmamıştır. Eseri, uzun bir vecizeler dizesidir. Kendisi de, sonunda "kelimelerle değil, şimşeklerle" yazdığını, "kendi düşüncesinin ateşinde yandığını" söyler. Bu üslubuyla en büyük Alman yazarları arasında yer alır..

Kitabı okuyanlar 2.285 okur

  • Furkan Şahin
  • Zeyno ❁
  • Gamze Keskin
  • Bahadır Çetin
  • Mesut Cnkrt
  • Eylêm
  • Gülsüm
  • Ömer Mutlu
  • Gönül
  • Melik

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.5 (3)
9
%0.5 (3)
8
%0.7 (4)
7
%0.2 (1)
6
%0
5
%0.2 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları