Rahip Mouret'nin Günahı

·
Okunma
·
Beğeni
·
372
Gösterim
Adı:
Rahip Mouret'nin Günahı
Baskı tarihi:
Temmuz 2003
Sayfa sayısı:
447
Format:
Karton kapak
ISBN:
9753294220
Kitabın türü:
Çeviri:
İsmail Yerguz
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Oğlak Yayıncılık
Baskılar:
Rahip Mouret
Rahip Mouret
Kucağına al beni' Birbirlerine dokunur dokunmaz, dudak dudağa geldiler ve hiç konuşmadan yere yuvarlandılar. Altlarındaki kaya yere batmıştı sanki, ebedi bir sessizlik içinde düşmeye devam ediyorlardı sanki. Hareket halindeki elleri, yüzlerinde, enselerinde geziniyor, giysilerinin üstünde dolaşıyordu. Ama bu öylesine tutku dolu bir yakınlaşmaydı ki, arzularını tatmin bağlamında daha ileri gidemeden, heyecanlı ve kızgın bir halde, neredeyse düşer düşmez tekrar kalktılar. 

Emile Zola'nın bir rahibin içgüdülerine yenilerek bir genç kızla yaşadığı büyük aşkı (ya da günahı) anlattığı romanı, aynı zamanda, rahibi tekrar esir alan dine ve din kurallarına sert bir eleştiri de taşır. Emile Zola da ülkemizde az bilinen Rahip Mouret'nin Günahı'yla hak ettiği yerde... "Oğlak Klasikleri" arasında.
447 syf.
·4 günde·Beğendi·7/10
Emile Zola'nın yazdığı Rougon-Macquart adlı serinin beş no'lu kitabı. Serinin okuduğum ilk dört kitabından çok farklı bir şekilde yazılmış bir eser.

Kitapta, dört no'lu kitabın (Plassans Papazı) ana karakterlerini oluşturan Mouret çiftinin çocuklarından biri olan Serge'nin hayatının bir dönemi anlatılıyor.

Serge, bir köy kilisesinde , kız kardeşi Desiree ile birlikte kendini tanrıya adamış bir rahip olarak hayatını sürdürmektedir. Ne var ki her şeyin aşırısının insana zarar verdiği gibi, Serge'nin aşırı derecedeki dindarlığı da kendi sağlığının bozulmasına sebep olacaktır. Bu olaydan sonra gelişen duygusal ve dramatik olaylar kitabın ana konusunu oluşturmaktadır. Kitapta olayların gelişimine etkili olan diğer önemli karakterler ise amca Doktor Pascal ile Albine isimli bir genç kızdır.
Kitap sade ve akıcı olarak yazılmasına rağmen çok aşırı yapılan tasvirler ve betimlemeler okuyucunun sıkılmasına sebep olmaktadır. Neredeyse kitabın üçte ikisinden fazlası tasvir ve betimlemelerden oluşmaktadır. Bitkilerin, çiçeklerin, ağaçların, hayvanların dünyasının kısaca doğanın bu kadar ayrıntılı ve basit şekilde anlatıldığı başka bir kitap olacağını sanmıyorum. Burada Zola adeta bize botanik, zooloji ve insan psikolojisi dersleri vermektedir ama bunu da sadece kendine has bir şekilde basit ve sade bir anlatımla yapmaktadır.

Felsefi olarak ise doğa ile din, özgür duygular ile dini yasaklar arasındaki çatışmayı dramatize edip, bunu da geniş bir şekilde bizlere aktarmaktadır.

Uzun ama muhteşem denecek düzeydeki tasvir ve betimlemeler dolayısıyla okurken biraz sıkılsam da yine de beğenerek okuduğum bir kitap oldu. Ben, serinin diğer kitaplarını okumaya devam edeceğim.
447 syf.
·9/10
Bu kez de, çiçek bahçesinin mezarlığı gibi bir şey olan o hüzün köşesine gitti. Kızgın bir sonbahar, bahar çiçeklerini bir kez daha fışkırtmıştı orada. Albine
420 syf.
Yazar Emile Zola bu eserinde, doğa ve din arasındaki savaşı ele almış. Eser, Serge Mouret adlı bir papazın, Albine isimli genç bir kıza âşık oluşu üzerinden anlatılıyor.
Papazlık okulundaki eğitiminden dolayı aşırı tutucu olan rahibin, Albineye aşık olmasıyla değişen dünyası ve bu ilişkinin rahibi bir seçim yapmak zorunda bırakması ve ardından gelen sonu hüzünle biten bir armoni.
Yobazlığı, dinin mantıksız tutuculuğunu eleştiren yazar, papazın yaşadıkları üzerinden yeniyetmeliği, gençlik heyecanını, aşkı, şehveti ve günahı anlatıyor.
Eser durağanlıktan devinime geçişleriyle sık sık kesiliyor. Muhteşem tasvir yetenegiyle yine kalemini konuşturan yazar, betimlemeleriyle adeta kitabı yarıliyor.
''Uzatmayın. Benden bir çuval buğday isterseniz, para vermeniz gerekir... Kızımı neden hiçbir şey almadan verecekmişim?''
Emile Zola
Sayfa 50 - Oğlak - 2003
Yatak odasına geçildi. Papazın kadehine doldurulan şarabı orada içmesi adetti. Odayı kutsamak dedikleri şeydi bu. Bu kutsama işi, uğur getiriyor, karı koca kavgasını engelliyordu.
Emile Zola
Sayfa 336 - Oğlak - 2003
Alnında çıkardığı istavroz Allah kelamını işittiğinde kesinlikle yüzünün kızarmayacağını, dudakları üstünde çıkardığı istavroz, iman tazelemeye her zaman hazır olduğunu, kalbinin üstünde çıkardığı istavroz kalbinin yalnızca Tanrı'ya ait olduğunu anlatmak içindi.
Emile Zola
Sayfa 18 - Oğlak - 2003
Papazlık mesleğine girerken, tahribatını hala değerlendiremediği bir facia sonucunda aynı gün içinde anasız babasız kalmış, ailenin bütün servetini ağabeyine bırakmıştı. Dünyaya bağlılığı yalnızca kız kardeşi dolayısıylaydı. Onun deli doluluğuna bir tür dindarlık dolu bir sevgiyle bağlanmış, geçimini üstlenmişti.
Emile Zola
Sayfa 33 - Oğlak - 2003
Rüyamda seni görüyorum. Kollarımdaydın, kanımı, etimi, kemikleri mi veriyordum sana. Acı hissetmiyordum. Kalbimin yarısını alıyordun ve öyle yavaş ve sessiz alıyordun ki, ben ikiye bölünmekten büyük haz duyuyordum
Ortak yaşam sürmemekle övünen bir insanla hiçbir ortak yanım olamaz. Doğaya uygun olmayan her şeyden iğrendiğim gibi iğrenirim böyle birinden; sokakta görsem yolumu değiştiririm...
Emile Zola
Sayfa 16 - Kırmızı Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Rahip Mouret'nin Günahı
Baskı tarihi:
Temmuz 2003
Sayfa sayısı:
447
Format:
Karton kapak
ISBN:
9753294220
Kitabın türü:
Çeviri:
İsmail Yerguz
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Oğlak Yayıncılık
Baskılar:
Rahip Mouret
Rahip Mouret
Kucağına al beni' Birbirlerine dokunur dokunmaz, dudak dudağa geldiler ve hiç konuşmadan yere yuvarlandılar. Altlarındaki kaya yere batmıştı sanki, ebedi bir sessizlik içinde düşmeye devam ediyorlardı sanki. Hareket halindeki elleri, yüzlerinde, enselerinde geziniyor, giysilerinin üstünde dolaşıyordu. Ama bu öylesine tutku dolu bir yakınlaşmaydı ki, arzularını tatmin bağlamında daha ileri gidemeden, heyecanlı ve kızgın bir halde, neredeyse düşer düşmez tekrar kalktılar. 

Emile Zola'nın bir rahibin içgüdülerine yenilerek bir genç kızla yaşadığı büyük aşkı (ya da günahı) anlattığı romanı, aynı zamanda, rahibi tekrar esir alan dine ve din kurallarına sert bir eleştiri de taşır. Emile Zola da ülkemizde az bilinen Rahip Mouret'nin Günahı'yla hak ettiği yerde... "Oğlak Klasikleri" arasında.

Kitabı okuyanlar 11 okur

  • OKTAY
  • Cem İplikçi
  • NecmettiN
  • Ezgi Kaya
  • mehmet temiz
  • Baran Ç.
  • Eyüp Ekin
  • Ali Okan ÜNYAZICI
  • Evren
  • Aysn B

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%16.7 (1)
9
%16.7 (1)
8
%0
7
%50 (3)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0