Rahmet Yolları Kesti

·
Okunma
·
Beğeni
·
2868
Gösterim
Adı:
Rahmet Yolları Kesti
Baskı tarihi:
1975
Sayfa sayısı:
458
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilgi Yayınevi
Baskılar:
Rahmet Yolları Kesti
Rahmet Yolları Kesti
Rahmet Yolları Kesti
Rahmet Yolları Kesti
343 syf.
·Beğendi·9/10
Sevgili kikirikler herkeşe selam olsun .. İncelemeyi kısa tutmaya çalışıcam ama kitabın yazım sebebi dolayısıyla edebiyatımızın İKİ AMİRAL GEMİSİNİ karşı karşıya getirmek durumundayım .. Kim bu isimler ? YAŞAR KEMAL ve KEMAL TAHİR .. İki ismin EŞKİYALIĞA bakışı olacak incelememizin katığı.. O yüzden kelli hoşgeldin beş gittin muhabbeti yapamıyoruz bugün her zaman yaptığımız gibi .. İlla isteriz derseniz, şu kadarını bilin ki , -4 derecenin hasıl olduğu Ankara ayazında ekmek almamak için yoğun çatışmalar esnasında siperde kaleme alıyorum işbu satırları.. Kalkıp hakkaten dağa çıkasım var isyan bayrağını çekip, "ekmek anneminse dağlar bizimdir" diyerek =)) En sonunda ANGARALI DADALOĞLU yaratacaklar kendi elleriyle .. =))

Sayın canikolar ve sevgili cevizkabukları ... 1950ler ve sonrasında edebiyatımızda şaha kalkan köy edebiyatı akımı ile köyün ve köylümüzün halinin anlatıldığı eserler kalem alınmaya başladı .. Bu böyle olunca, kaleme alınan eserlerin içerisinde yeryer eşkiyalar da boy gösterir oldular .. Okuyan okumayan herkes , İnce Memed'in bir eşkiya romanı olduğunu biliyor misal..Ulan şimdi İnce Memed için spoiler verdin falan diyecek olan varsa lokasyon bildirsin.. Füzeler rampada !! Neyse efenim ... İşte bu kitap İnce Memed ve o dönemde yükselişe geçen ," yiğit -mert ve iyiliksever eşkiya" modeline karşı bir ANTİ-TEZ olarak kaleme alınmış.. Bu o derece böyle ki , Kemal Tahir daha kitabın başında şu alıntıyı getirip koyuyor önünüze ÇÖT diye..

“Ahlak düzeni sağlam OLMAYAN ve soyguncularıyla başa ÇIKAMAYAN bir toplum, - ruhunda artakalmış barbarlık duygusunun da baskısıyla -soyguncularına karşı HAYRANLIK duyar.” - Andre MAUROIS İngiltere Tarihi -

Şimdi İnce Memed ve Yaşar Kemal fanları sinirlenip yıkmasınlar ortalığı .. Kitap eşkiya kavramının bir eleştirisi dediğim gibi ..Yaşar Kemal ve İnce Memed de nasibini ister istemez alıyor haliyle.. Şimdi kısaca toparlamaya çalışarak, konu başlıklarını ve görüşleri ele alacağız ..Ama öncesinde kitaptan kısaca bahsedeyim ki kafalar karışmasın , hamur sulanmasın bebişler ..

Pekmezsever kankitsular ,bu roman esasen eşkiyanın son kullanım tarihinin , yani raf ömrünün dolduğu günlerde geçmekte .. Köyler arasında süre gelen çekişmelerin içerisine yerleştirilen eskinin eşkiyalarının çevirdiği dümenler ve son derece cabbar ceval olaylar süregeliyor kitapta.. Biliyorsunuz ben spoilerdan yana değilim pek .. Yani size kalkıp "Ali yazıyor, Veli bozuyor, Zöhre bacı kan ağlıyor." diyerekten romanı anlatacak değilim .. Yalnız şu kadarını söyleyeyim ki kurgu MUH TE ŞEM!! Oyun içinde oyun denir ya hani ..Kitabın sonlarına doğru Kemal Tahir' i ayakta alkışlayası geliyor insanın .. Kitapta ,kabaca ele alacak olursak 2 kısım var .. Birinci kısım eşkiyalık yapan Uzun İskender ve yoldaşları .. İkinci kısım ise EN AZ onlar kadar yoldan çıkmış ve kötülüğün simgesi olmuş köy eşrafı ile Çerçi Süleymanağa.. Bu iki zümrenin birbirlerine ettiklerini şeytan hakkaten gerçek dünyada görse secdeye falan varır .. O derece diyeyim sen anla sevgili monçiçi .. Yani ben okurken cidden şu tribi yaşayıp, KİME VURACAĞINI , KİME KIZACAĞINI ŞAŞIRAN FATİH TERİME DÖNDÜM! =))
https://www.youtube.com/watch?v=daRZVb8b_MA
(30. saniyeden sonra KÜHEYLAN MODU ile beraber gönül gözü açılıyor!GARANTİ !! KESİN BİLGİ YAYALIM !! ) =))
Bkz: OLACAK O KADAR TOKATLARI EFSANEDİR...

Bununla beraber inceden bir alevi kültürü , efenime söyleyeyim dedelik kavramı ve saz tıngırdatan ozan-derviş tanımı da sorgulananlar arasında yerini almış .. Kitap bu açıdan bakıldığında , bireyler ve olgular açısından son derece muhteşem psikolojik ve sosyolojik gözlemler de barındırıyor .. "Hep iyiler kazanıyor , yetti artık canıma!" diyenlerdensen gel beni dinle şekerim .. Biliyorsun TAHİN PEKMEZ ,TUCO SEKMEZ !! =)) "YAŞASIN KÖTÜLÜK" mottomuz , "İFRİTLİKTİR YOLUMUZ" !! Al oku !! Hatta İnce Memed okuyanlar , okumayı düşünenler bu kitaba da muhakkak bir göz atın..
İnceleme burada bitiyor .. Bundan sonrasında 2 kitabı ve 2 bakışı karşılaştıracağız .. İsteyen ayrılabilir .. Oyun bozmamak , neşe kaçırmamakla beraber spoilerlı alana dahil olmak isteyenler devam etsinler.. Ha dersen ki, "Yauw Tuco nedir allaanseen bu RAHMET tribi ? " O da sana kitabın sonunda sürpriz olsun caniko !! =))
--------------------------------------------------
Arkadaşım kime denir eşkiya ? Hukuki açıdan açıklaması şu : “Mal zapt etmek, öç almak, suikastta bulunmak yahut memleketin dahili emniyetini bozmak için mesken, çiftlik, ağıl, köy, değirmen gibi mahalleri basarak veya yakarak yahut tahrip ederek veya adam öldürerek veya yollarda ve kırlarda soygunculuk yaparak veya adam kaldırarak ve bu fiillerden dolayı mevkuf iken firar ederek silahla dolaşmak suretiyle emniyet ve asayişi münferiden ve toplu olarak tehdit ve ihlal etmektir” Yani ? NURSUZLAR bacım afedersin!!! =)) Yaşar Kemal'in aksine ,Kemal Tahir için eşkiyalığı HIRSIZLIKTAN ayırt etmenin hiçbir yolu yok bu kitaba göre.. Yaşar Kemal içinse eşkiyalık olgusu, devletin olmadığı yerde asayişi sağlayan birimler manasında İnce Memed'e bakıldığı zaman .. Yani bir nevi bozkırlı Robin Hood'luk .. Soylu bir asi..Bozulan nizamı ve işleyişi rayına oturtan , çarkların arasına elini sokup ezilen köylüye arka çıkan , çalandan çırpandan alıp fakir fukaraya veren .. (ulan FAKFUKFON aklıma geliyor zohahahahah =)) delirecem şimdi !neyse sulandırmadan devam!) Kemal Tahir buna da itiraz ediyor yazdığı kitabında ve diyor ki , Yahu arkadaş gez Anadolu'yu .. Gez de sor bir .. Dolaş bakalım acaba zenginden alıp fakire veren bir eşkiya modeli yaşamış mı bugüne dek .. İki farklı isim iki farklı görüş .. İkisine de kısmen katılmamak elde değil ..Bununla beraber Yaşar Kemal ile yapılan bir röportajda kendisi Kurtuluş Savaşımıza katılan eşkiyaları örnek gösteriyor ki o da haklı ! Ortada kabak gibi duran ve kayıtlara geçen isimler var .. Ege’de Yörük Ali Efe, Demirci Efe, Antep bölgesinde Karayılan, Toroslar’da Gizik Duran falan .. Bu kitaba göre eşkiyalığın bunca dillere destan olmasının sebebi , onun tanımıyla elinde saz ordan oraya koşturan zibidiler ve serseriler olarak tanımladığı ozanlar .. Kitapta o tayfayı da ele alıyor ve Uzun İskenderin sofrasında saz şairini şöyle tanımladıktan sonra : "Afyonu avuçla yutar, şarabı, bulursa, tenekeyle içer, sazı da yaman vurur bir besmelesiz."

kendisine şu dizleri söyletiyor..
“Kapılara karşı çıkın Er İskender Ağam geldi
Kırk davullu düğün kurun Er İskender Ağam geldi
Elde mavzer dilde süphan Yiğitliği ayan beyan
Osmanlıyı bile soyan Er İskender Ağam geldi.
Susayı tutmuş üç kişi Kitap yazmaz böyle işi
Şu dağların müfettişi Er İskender Ağam geldi”

(Yalnız KuP KuP BoY mahlasıyla rubailer yazan biri olarak şu kısmı belki 100 kere açıp okudum.. Rubailerimi bu kıvama getirmem lazım tez zamanda.. MÖHTEŞ!!! )

Bu açıdan bakıldığında Kemal Tahir' e "kısmen" hak vermemek elde değil .. Kısmen diyorum çünkü her saz şairi ve ozan bu tanıma dahil olamaz benim nazarımda.. Zaten Yaşar Kemal'in kendisi , saz çalmıyor da olsa bir modern ozan.. Adam ağıtları toplamış .. Destancılık yapıp köy köy anlatmış.. Yetmemiş kaleme almış ve İnce Memed'i yazdıktan sonra toplumda öylesine büyük bir sevgi ile karşılanmış ve kabul görmüş ki, İnce Memed benim diyen tonla adam türemiş piyasada o günlerde .. Bunu kendi ağzıyla da anlatıyor zaten Yaşar Kemal anılarında..

Eşkiyanın köy yerinde kabul görmesinin sebebi Kemal Tahir'e göre KORKU.. Bu kavramla beraber devlet olgusunu da kendi fikrine göre tanımlıyor .. Ve devlet düzeninin sağlam olduğu bir toplumda eşkiyalık barınamaz diyor .. Ona göre devletin iradesinin çatallandığı mecralarda eşkiyalık olabillir ve eşkiyalar savaş gibi iradenin zayıfladığı durumlarda boy gösterip , at koşturabilirler ..

Buna karşılık Yaşar Kemal ,eşkiyayı var eden olgunun KORKU ile beraber harmanlanmış bir SAYGIdan varolduğunu savunuyor ve eşkiyanın ,bozulan düzene bir Anakin Skywalker edasıyla "GÜCE DENGE" getirircesine el attığını belirtiyor İnce Memed'de.. Yani işin içinde SEVGİ de var .. Napam kardeşim .. STAR WARS suz olmaz bu işler !! =))

Velhasıl kelam daha mercek altına alınacak pek çok konu var ama çok uzatıp sizi de sıkmak istemiyorum .. Tekrar ediyorum ! Kemal Tahir romanlarına , özellikle bu kitabına muhakkak bir şans verin .. ÖZELLİKLE SİZ İNCE MEMED OKUMUŞ VE OKUYACAK OLANLAR ...
343 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Kemal Tahir, bu eserini eşkıyalığa olumlu bakmak gibi bir yanlışın önüne geçmek için yazmış görünmektedir. "İnce Memed"den yaklaşık iki yıl sonra yayımlanmış olan eserindeki eşkıya eskileri ve çevresindekiler okuyanda tiksinti uyandıracak karakterlerdir. İnce Memed'in erdemli duruşundan eser yoktur. Yazara göre devlet otoritesindeki zaaflar, boşluklar eşkıyayı doğurur. Bu boşluk çoğu zaman da savaş esnasında olur.

Hangi zaman diliminde olursa olsun maske değiştirmiş eşkıyalar gıpta edilecek kahramanlar(!) olamaz, olmamalıdır. Gıpta edenlerde de bozukluk görür yazar.

Yazarın eşkıyaya bakış açısını özetleyen şu cümlesini tekrar ederek kısa incelememi noktalamak istiyorum:

“Bir memlekette halkın kahraman anlayışı, eşkıyadan yukarı çıkmamışsa o memlekette insanların çoğunluğu soyguna biraz yatkın demektir.” (Yorgun Savaşçı, Kemal Tahir (Sayfa 445 - İthaki Yayınları)
343 syf.
·Puan vermedi
Bazı yerlerinde gülmekten karnıma ağrılar girdi. Bu kitap eşkiyalık meselesinde efsane ve dedikodu hissesinin büyüklüğünü anlattığı gibi, Anadolu köylüsünün de öyle sanıldığı gibi temiz olmadığını gösteriyor.

Eşkiyalık elbet bir olgu, ama onlardan bir 'devrimci' çıkmaz. Bize kadar gelen eşkiyalık efsanelerine bire bin katıldığı muhakkak.

Ama iyi ki böyle bir edebiyat geleneğimiz var. Demek ki adalet isteyen gizli bir çığlığımız olmuş ki hep, eşkiyalığa bu sebeple önem vermişiz. Sadece biz değil, neredeyse tüm dünyada da var bu kültür. Adaleti namlunun ucunda arayanlar hep olmuş.

Gelgelelim, Kemal Tahir'in de söylemeye çalıştığı gibi, bu iş o kadar kolay değil ve hiçbir vakit de eşkiya dünyaya hükümdar olmaz. Öyle mi sandın rezil? (Bu cümlenin anlamını kitabı okuyunca anlarsınız.)
458 syf.
·9 günde·10/10
Okuma mesaisi 50 saat süren, 4 ciltlik İnce Memed'i sen gel tek yumrukta yere ser Kemal Tahir! Olacak iş mi bu? Olmuş işte... Geçmiş olsun Yaşar Kemal.
343 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Yine bir Kemal Tahir klasiği. Dili akıcı, kurgu müthiş.

Bir ara bu ahlaksızlık haberleri çok fazla televizyona çıktığı zaman babama "Anadolu da bozuldu. Ahlaksızlık aldı yürüdü." demiştim de bana " Anadolu en ahlaklı zamanını yaşıyor, şimdilerde televizyonda görebiliyorsun da öyle sanıyorsun. Köy yerlerinde yaşananları bir bilsen!" demişti. Babamın söylediklerini doğrulayan bir kitap oldu benim için.

Her Kemal Tahir kitabı gibi okunması şart bir eser.
343 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Kurtuluş Savaşı döneminde eşkiyalığın nasıl oluştuğunu devlete karşı nasıl mücadele verdiklerini anlatmış. O dönemde evliliklerde zor kullanılarak kadınların bazen haksızlıklara uğradıklarını anlatmış.
343 syf.
·Puan vermedi
Yazar eşkıyalık konusunu ağalıkla olan ilişkisi ekseninde irdelemiş.Ve halk arasında eşkiyaya bakış açısından da örnekler vermiş.Ağalar yani gücü elinde bulunduranlar bu ellerindeki gücü kendi menfaatleri için kullanırlar.Güçlerine, menfaatlerine ters kişi ya da olaylar ortaya çıkarsa aslında birbirini yiyen bu kişiler birlik olabilir.En basit olarak da kendini korumak için iyice ayağa düşmüş yüzüne dahi bakılmayan aç dolaşan eskinin eşkıyalarını onlara eski günlerini vaadle kandırıp yine kendileri caka satmaya devam ederler.Halk aslında bu eşkıya bozuntularına destek vermez cahilliği yoksulluğu böyle bir sürece sürüklemiştir.Halk da artık bilinclenmistir.Onlar da eşkıyanın yüzüne bakmaz.Yani artik böyle bir olgunun halk nezdinde de bir değeri olmadığı için var olamayacağı anlatılıyor.Maraz Ali ekseninde de yeni nesilden bu olaya ilgisi olabileceklere Maraz'ın sonu iyi bir mesaj.
343 syf.
·8/10
Akılsız, kumarbaz, akılsız eşkıya takımı bütün çıplaklığı ile gözer önüne seriliyor. Bunların yanı sıra dini gücünü kullanarak kesesini şişiren Alevi dedesi, işgüzar muhtarlar ve cahil köylüler de eleştiriliyor.
Keyifle okunan bir eser ancak kullandığı kaba dil küçükler için uygun değil.
343 syf.
·Puan vermedi
Kemal Tahir deyince müthiş bir gerçekçilik hatıra gelir. Şöyleki: bu romanda özellikle görüldüğü üzere bir tane dahi iyi karakterin olmaması gibi. Ya da özellikle bu romanın vurgusu olan: onca Uzun İskender, Kuru Zeynel, Katır Adil efsanesine karşın bu eşkiyaların aslında ne tiynette insanlar olduklarını okuyucunun yüzüne çarpar. Uzun İskender basiretsizdir, her denilene inanır, Katır Adil korkaktır gibi. Aralarında tek cesur olan, onca mihnete yüksünmeyen, dişe dokunur eşkiyalığı yapan Maraz Ali olmasına rağmen halk tarafından onun bir gözcü-yancı çocuk olarak görülmesi de "Yiğit nam için yaşar"a bir göndermedir bence.

Kemal Tahir romanlarında anafikir vesaire aranmaz. Okunur, o sayfalara kapılınır ve anlatılan anlanır. Ama yazılma amacıyla ilgili ne anladığımızı söylemek gerekirse: Kuvayi Milliye çeteciliğine çok dokunmadan çeteciliğin, eşkiyalığın kahramanlık veya yiğitlik olmadığını; bunların namının yapay olup kulaktan kulağa büyüğüdünü anlatan bir eserdir. Gerçek ile namın örtüşmediği gözlenir. Esasen bunun da sebebi olarak kitabın girişinde yapılan alıntı net olarak açıklayıcıdır:
"Ahlak düzeni sağlam olmayan ve soyguncularıyla başak çıkamayan bir toplum -ruhunda artakalmış barbarlık duygusunun da baskısıyla- soyguncularına karşı hayranlık duyar."

Marksist söyleme göre nasıl ki polis-asker gibi baskı unsurları sermayenin zor kullanım araçları ise tıpkı onun gibi eşkiyalar da ağaların feodal güç sahiplerinin ellerinde paranın kuvvetiyle ele aldıkları ve köylü üzerinde kullandıkları bir baskı unsurudur.

Bütün bu ciddi konuları bir tarafa bırakırsak roman en klasik şekilde bir Kemal Tahir üslubuna sahip. Kendisi de yazarken çok eğlenmiş olmalı. İskender, Zeynel ve Adil'in ya da Kavat İbrahim, Çerçi Süleyman ve İstidacı Bilal'in kendi aralarında konuşmaları esnasındaki birbirlerine yaptıkları ağır şakalar beni okurken çokça güldürdü. Kaldı ki komik olanlar dışındaki diyaloglar da Kemal Tahir'e has kelimeler ve terkiplerle süslü harika anlatım.

Ben Kemal Tahir'i Türk edebiyatının Quentin Tarantino'su şeklinde vasfediyorum naçizane. İkisinde de kör göze parmak misali kendilerine has motifler görülür her işlerinde. İkisi de belli konuları abartmayı çok severler. Ve anlatamadığım ama sezdiğim, farkettiğim daha bir çok benzerlik.
343 syf.
·10 günde·8/10
Kemal Tahir'den müthiş bir toplumsal gerçeklik romanı. Eşkıya ya olan hayranlığın yoksulluktan, çaresizlikten ve cahillikten, devletin zayıflığından kaynaklı olduğunu kişiler üzerinden topluma aktarıyor. Üstada göre eşkıya kahraman değildir, dağda bayırda kendisini besleyen, palazlayan ve bir piyon gibi kullanarak her istediğini yaptıran ağalarına, beylerine bağlı bir maşadır. Üstad , bu temel üzerine kurgulamış romanı.
343 syf.
·7/10
Üç Kemal'ler den benim için ilki olan Kemal Tahir'le tanışmam çok küçüklü yaşlarda bu eseriyle olmuştu ileride siyasi ve toplumsal düşüncemi de etkileyen bu eser konu bakımından pek özgün olmasa da içeriğin kullanılan dille içli dışlı olması esere sempati ve özgünlük kazandırıyor. Ağalık sistemini, bir toplumun duygu düşüncelerini konu edinen Tahir kendisini sevdirecek zaman zaman okuma ihtiyacı hissedeceğiniz bir eser ortaya koymuş... Keyifli Okumalar.
343 syf.
·Beğendi·8/10
Anaadolu'nun bir köşesini ve oradaki gariban insanları,hüküm süren adaletsiz düzeni anlatan harika bi eser bence. Şu an yaşadığım ilçeyi ve köylerini anlatması ise benim açımdan tarif edilemez bi duygu
Hemen aklınıza cebri götürmek gelir, yani tüfek-tabanca işi... Hep eski fikir. Halbuysa bu zaman, silah zamanı değil. Bugünün silahı iki satır yazı... İster muska olsun, ister dilekçe... Zaten dilekçe ne demek bakalım? “CUMHURİYET MUSKASI” demek...
Kemal Tahir
Sayfa 40 - İthaki , 7. Basım (2017 Şubat)
Yiğidin başına bela, yüzde doksan dokuz lafa aldırmaktan gelir. Sonra adamı yıpratıp kocatan nedir? ÇALIŞMAK...”
Kemal Tahir
Sayfa 53 - İthaki , 7. Basım (2017 Şubat)
—Hey yavrum, ben ömrümde saçımın teli kadar yiğit gördüm, içlerinde bu Zeynel gibisine rastlamadım. Hem eli döner, hem yüreği söyler, hem de ŞEYTANIN yattığı yeri bilir bir herif...
Kemal Tahir
Sayfa 63 - İthaki , 7. Basım (2017 Şubat)

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Rahmet Yolları Kesti
Baskı tarihi:
1975
Sayfa sayısı:
458
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilgi Yayınevi
Baskılar:
Rahmet Yolları Kesti
Rahmet Yolları Kesti
Rahmet Yolları Kesti
Rahmet Yolları Kesti

Kitabı okuyanlar 164 okur

  • erhan
  • Özlem Uçar
  • Gamze

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%2.2 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0