Rakı Ansiklopedisi - Meyhane Baskısı (500 Yıldır Süren Muhabbetin Mirası)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1209
Gösterim
Adı:
Rakı Ansiklopedisi - Meyhane Baskısı
Yazar:
Alt başlık:
500 Yıldır Süren Muhabbetin Mirası
Baskı tarihi:
18 Temmuz 2014
Sayfa sayısı:
496
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055058067
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Overteam Yayınları
Baskılar:
Rakı Ansiklopedisi
Rakı Ansiklopedisi - Meyhane Baskısı
500 yılı aşkın tarihsel kesitin izini süren, alanının en çok satan kitabı olan, binlerce maddeden oluşan ödüllü "Rakı Ansiklopedisi"ne dair getirilen en büyük eleştiri pahalı oluşuydu. Meyhane Baskısı ile bu sorunu çözülüyor nihayet.

Eskiden gazeteler akşam baskısı yapar, buna halk arasında meyhane baskısı denirdi. Çünkü ertesi günün Haberleri ilk olarak meyhane masalarında okunurdu. Meyhaneler gündemin sıcağı sıcağına konuşulduğu yerlerdi. Bilişim toplumunda kulağa masal gibi gelen bu gelenek belki geçmişte kaldı, ama meyhane baskısı sözüne yeni bir içerik kazandırmak mümkün. Rakı Ansiklopedisi'nin bu yeni edisyonu her yerde, özellikle de meyhanede rahatça okunabilsin istedik, çilingir sofrasının yanı başında dursun dedik.

Bugüne kadar hazırlanan ilk Rakı Ansiklopedisi, yaşayan rakı kültürünün bütün yönleriyle kavranmasına hizmet edecek bilgileri derleyen sistematik başvuru kaynağı olarak kütüphane raflarındaki yerini aldı, alanının en çok satan kitabı oldu, ödüller aldı, çok övgü topladı.

Her sayfası anason kokan bir keyif ansiklopedisi...
600 syf.
"Dünya malı neye yarar?
Dostluklarla yaşıyorum."
Zeki Müren
diyenlerin masalarda buluştuğu,şen kahkahaların atıldığı, efkârların tokuşturulduğu, 17.yy'dan beri "ne olacak bu memleketin hâli ?" diyenlerin demlendiği 500 yıllık bir kültürün adı rakıda buluşanların ansiklopedisi.

Şiirimize, edebiyatımıza, müziğimize, giderek en genel anlamıyla kültürümüze sinen anason kokusunu altmış yazarın ,yüze yakın anason severlerin katkısıyla oluşturulmuş bir eser.

Masalarına oturamadıklarımızın, efkârlarına ortak olmadığımız sevdiğimiz o kadar yazara, sanatçıya misafir ediyor ki eser sizi içmeden kafasını yaşatıyor size.Safiye Ayla'yı dinletiyor kâh Nazım Hikmet ve dostlarıyla , kâh Atatürk'ün kaldırdığı kadehlerle ; sonra bir bakıyorsunuz Kürdün Meyhanesi'ndeniz Orhan Veli, Cahit Sıtkı, Melih Cevdet,Nurullah Ataç'lar etrafınız yazarlar, şairler, ressamlar ya onlara kulak kabartan ayyaş bir müşteri ya da kadehlerini dolduran sâki oluyorsunuz , ordan bir dal sayfa daha çeviriyorsunuz , Neşet Baba'nın bozkırın tezenesinin sazı çınlıyor kulaklarımızda " Ben melamet hırkasını kendim giydim elimle, ârı namus şişesini daşa çaldım kime ne Haydar Haydar " diyerek bir daha vuruyorsunuz rakı kadehini masaya. Müzeyyen Senar'sız masa olur mu diyorsunuz onun gibi fondipleyip o bardağı yere çalmak istiyorsunuz "Hey adaletine yandığımın dünyası !" diyerek, Süper Babanın Rasim Babası Abdullah Yüce ile hatırlanan yâre "Ölürsem kabrime gelme" diye sitem ederken elindeki kadehle 12 yaşında sahnelere çıkan Kibariye durur mu 12 Eylül'e inat sağının solunun Allah canını alsın canlar gitmiş be ,gidenlerin ardına "kim bilir bu gidişin dönüşü olacak mı , ah nasıl yollarına bakacağım kim bilir" 'i söyleyecek 1981 Trt yılbaşı programında. Kadehini yudumlayan Bülent ablamız atarını atıp "Çile bülbülüm çile , çileee aaaah çile bülbülüm Allah !" diyerek naralara attıracak güzel kafalara. Gönlü de kafası da güzel olanları biraz da şendirelim , sağa sola şu omuzları bir sallayım der İbrahim Tatlıses "rakı içtim şarap içtim sallandım aa cânım ohh" bu fasıl bitmez bu güzel insanlarka. Rakı gibi tadında bırakayım :) Rakısız yazamayan şairlere, yazarlara girmiyorum spoiler'dan ötürü.

Ee bunlarla mı kaldı eser sanıyorsunuz 200'e yakın markası içeriğinden , hangi şehirlerde yapıldığına, hangi rakının Alamancıların gönlüne su serptiğini; cila niyetine içilen biralar ; çilingir sofralarının rakıdan sonraki mihengi olan binbir mezenin tarifi, anason kokan şehirler ve mekânları bu mekânların müdavimleri; müdavimlerin jargonuna ait bütün sözler, kelimelerin açıklamaları.

Uzun zaman sonra okuduğum en keyifli, en donanımlı eserdi. Rakıyı hayatının bir yerinde tutan , bir büyüğe danışmadan yapamam diyenlerin o büyüğün hikayesinden haberdar olmak isteyenlere kesinlikle tavsiye ederim.

Tübekarlar siz okumayın canınız çekebilir, yeniden başlatır :)
600 syf.
·10/10
500 yıllık bir içki olan rakı ve kültürünün tarihçesi. Bir içki olmaktan da öteye gidip ; Edebiyata, kişilere, mekanlara, şarkılara, sofralara, sohbetlere kokusu sinmiş rakının ansiklopedisi.
Rakıyla ilgili ne kadar bilgi varsa hepsini içeriyor diyebiliriz. Şairler, oyuncular, yazarlar tabii ki yine yerlerini almış bu tarihte de.
Okudukça meyhane kültürünün yok oluşunu, birçok yerin kapanışını ya da değişimini görüp üzülmeden de edemiyor insan.
Bu kitaptan sonra rakı daha güzel bir hale dönüşüyor. Meraklısı için mutlaka okunmalı.
Sait Faik'in bir muayene sonucu karaciğerinin büyüdüğü, hastalığının siroz olduğu ortaya çıkmıştır. Nazım Hikmet o tarihlerde karşılaştığı Sait Faik'e 'Saman sarısı' şiirinde birkaç dize ayırır:
Kalamışta Balıkçının Meyhanesine girdim
Ve Sait Faik'le tatlı tatlı konuşuyorduk
Ben hapisten çıkalı bir ay olmuştu
Onun ciğeri sancılar içindeydi
Dünya güzeldi...
Mustafa'nın Meyhanesinde Orhan Veliyle masadayız:
- Sence en büyük şair kimdir Orhan?
- Fuzuli.
İkinci şişenin ikinci bardağındayız.
- Peki Fuzuli den sonra?
- Fuzuli mi? Kimmiş o? Bırak.. O da avuç açmışlardan.
Ben yanımdaki hiç avuç açmamış şaire bakıyorum.
-" Dilimin enn büyük şairi sensin be Orhan." diyorum. Diyorum amma hafiften de alay etmiyor değilim. Çakıyor kerata.
-"Hadi oradan! İt." diyor.
Ömründe küfür etmemiş Orhan Veliyi nihayet kızdırabildiğime memnunum.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Rakı Ansiklopedisi - Meyhane Baskısı
Yazar:
Alt başlık:
500 Yıldır Süren Muhabbetin Mirası
Baskı tarihi:
18 Temmuz 2014
Sayfa sayısı:
496
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055058067
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Overteam Yayınları
Baskılar:
Rakı Ansiklopedisi
Rakı Ansiklopedisi - Meyhane Baskısı
500 yılı aşkın tarihsel kesitin izini süren, alanının en çok satan kitabı olan, binlerce maddeden oluşan ödüllü "Rakı Ansiklopedisi"ne dair getirilen en büyük eleştiri pahalı oluşuydu. Meyhane Baskısı ile bu sorunu çözülüyor nihayet.

Eskiden gazeteler akşam baskısı yapar, buna halk arasında meyhane baskısı denirdi. Çünkü ertesi günün Haberleri ilk olarak meyhane masalarında okunurdu. Meyhaneler gündemin sıcağı sıcağına konuşulduğu yerlerdi. Bilişim toplumunda kulağa masal gibi gelen bu gelenek belki geçmişte kaldı, ama meyhane baskısı sözüne yeni bir içerik kazandırmak mümkün. Rakı Ansiklopedisi'nin bu yeni edisyonu her yerde, özellikle de meyhanede rahatça okunabilsin istedik, çilingir sofrasının yanı başında dursun dedik.

Bugüne kadar hazırlanan ilk Rakı Ansiklopedisi, yaşayan rakı kültürünün bütün yönleriyle kavranmasına hizmet edecek bilgileri derleyen sistematik başvuru kaynağı olarak kütüphane raflarındaki yerini aldı, alanının en çok satan kitabı oldu, ödüller aldı, çok övgü topladı.

Her sayfası anason kokan bir keyif ansiklopedisi...

Kitabı okuyanlar 17 okur

  • Gizem Özbender
  • Naile Bars

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%20 (2)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0