Reis - Gladio'nun Türk Tetikçisi

·
Okunma
·
Beğeni
·
9.578
Gösterim
Adı:
Reis - Gladio'nun Türk Tetikçisi
Sayfa sayısı:
368
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059658775
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızı Kedi Yayınevi
Baskılar:
Reis / Gladio'nun Türk Tetikçisi
Reis - Gladio
Reis-Gladio'nun Türk Tetikçisi, yakın siyasi tarihimizde derin ve kanlı izler bırakmış olan Abdullah Çatlı'nın portresi çerçevesinde geniş karanlık ilişkiler ağını gözler önüne seriyor, bir dönemin otopsisini gerçekleştiriyor. "Susurluk kazası"nda hayatını kaybeden Çatlı'nın 12 Eylül öncesindeki eylemleri, Ülkücülükten derin devlete ve uluslararası planda Gladio'ya açılan bağlantıları, geniş bir araştırmaya dayanılarak, belgelerle ortaya konuyor.

750'ye yakın ismin geçtiği kitap, Abdullah Çatlı'yı çocukluğundan itibaren anlatmakla birlikte bir biyografi olmanın çok ötesine geçiyor. Kitap, eşi Meral Çatlı'yla yapılan röportaj dahil, "Çatlı kimdi?" sorusuna verdiği yanıtlar kadar, Çatlı'nın kanlı süreçteki rolünü belirginleştiriyor. Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul'dan Türkiye'nin en karanlık dönemlerine ilişkin çok net bir fotoğraf.

"Susurluk kazasında ölen Abdullah Çatlı'nın yaşamöyküsü. Neler yaptı, nerelerde nasıl saklandı, kimlerin koruması altına girdi? Susurluk bağlantıları ve Susurluk olayına karışanlarla ilgili belgeler, bilgiler..."
-Emin Çölaşan-

"Reis, Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul tarafından yazılan ve Türkiye'nin son 20 yıllık yakın tarihinin en önemli referans kitaplarından biridir."
-Sedat Ergin-
349 syf.
·4 günde·4/10
Kitabi 3 günde ite kaka zorla bitirdim. Açık konuşmak gerekirse Dursun önkuzu çatıdan kaymış düşmüş, ölmüş gibi lanse edilmese daha bir ciddiyetle okuyacaktım. "Daldan dala" diye tabir edeceğim bir olay örgüsü var. Kitabın önsözünde "objektif" davranılmış olduğu söylensede kitap buram buram Soner Yalçın "ideolojisi" kokuyor. Tüm sağcılar cahil, tüm ülkücüler katil... Hı evet evet!!!
349 syf.
·Beğendi·10/10
Ülkemizde özellikle 1960 şanlı 27 Mayis devrimi sonrası oluşan kırıntıda olsa özgürlük ortamı yeni bir bilnçlen me dalgası estirdi bu en çok başta abd ab ve yeri işbirlikçi parababalarını korkuttu 12 mart askeri faşist darbesi oldugun da o dönem ki gene kurmay başkanı bunu şu cümleler le özetledi "sosyal bilinç ekonomik bilincin önüne geçti durdurmak lazım " özellikle üniversite gençliğinin dalga dalga yükselen mücadelesi bir takım çevreleri çok korkuttu dört koldan saldırıya geçtiler mehmet şevket eygi gibi cia işbirlikçileri islamı kullanarak amerikan şeriatı propagandası yapıyor abd eliyle ilim yayma cemiyetleri fetullah gülenin de kurucuları arasında yer aldıgı kominizm le mücadele dernekleri gibi dernekler kuruluyordu ortaçağcı şeriatçı cephede durum bu iken aynı zamanda bir cephede milliyetçi kesimde açıldı 27 mayısa ihanet eden faşist albay türkeş ve arkadaşları abd de kontra gerilla eğitimi alarak türkiyey döner dönmez cmkp yi ele geçirip adını mhp koyarak saldırıya gectiler bir cok provakasyon eylemlri yaptılar belli çevrelerce desteklenerek kontra kamplarında ülkücü komandolar yetiştirip grevdeki işçilere saldırttılar hakkını arayanları ülkücü terörle yıldırmaya çalıştılar bir fabrikaya sendikamı görecek hemen komandolar o fabrikayı basıp işçileri öldürüp sendikalaşmayı engellemeye çalışırlardı örnek Kale Kilit fabrikası örnek Ford fabrikası gibi ülkücü komandolar ülke tarihinin en buyuk katliamlarını da yaptılar Maraş ta sivas ta çorum da kadın yaşlı çoluk cocuk demeden okuldaki öğretmende üniversitede ki bilim insanları öğretim üyelerine kadar aralarında Adana emniyet müdürü Cevat Yurdakul Ankara cumhuriyet baş savcısı Doğan Öz olmak üzere yaklaşık 5000 insanı katlettiler işte reiste anlatılan bunlardır nasıl yetiştrildiler kimler el atından bunlara yardımcı oldu tüm bu detayları bu kitapta okuyacaksınız ...
322 syf.
·4 günde·8/10
Abdullah Çatlı’nın doğumundan ölümüne kadar ki zamanda yaşanan olayların anlatıldığı bir eser olmuş. Soner Yalçın’ın taraflılığı gerçekten çok fazla. Çünkü Dursun Önkuzu’nun ciğerlerinin şişirlip patlatılması ve işkence ile öldürülmesine attılar balkondan diyerek geçiştirdiler direk beni etkileri. Neyse Çatlı’nın, Ülkü Ocaklarının,ülkemizin siyasal gelişimini birazcık da olsa irdelemiş oldum. Yakın tarihi bilmiyoruz, öğrenmiyoruz. Kenan Evren’in yaptıklarını maalesef bilmiyoruz. Darbe zamanında gençlerin aynı fikirleri olmasına rağmen Anti Amerikacı olmalarına rağmen neden didişlerini anlamak mümkün değil. Çünkü o abd olayları kışkırtan, ülkeyi bir şekilde yönetmeye çalışan bir ülke. Askerleri, politikacıları, suikastçıları bile yöneten bir ülke. İnşallah bağımsız bir ülke olduğumuz zaman bu emperyalizmden uzak dururuz. Dünya’nın da düzeni bu ama denilebilir ama en iyisi olmak zorundayız. Devletin hem Mit – Çatlı , Mit – Emniyet, Çatlı-Emniyet üçgeninde oluşan olayları ele almış. M. Ali Ağca ve Oral Çelik, Çatlı üçgeninde işlenen papa suikastı falan çok güzel bilgilendirici. Gayet detaylı ve bilgilendirici, doyurucu. Okunmalı diyorum, en azından bilgilenmek için. Yakın tarihte kim kiminle dost, düşman. Nasıl kullanılmış, satılmış… Duyduğunuz isimlere şaşırabilirsiniz…
349 syf.
·Beğendi·9/10
Soner YALÇIN'ı severim ama , kitaplarında siyasi görüşünü değil de gerçekleri ve belgeleri yayınlasa daha iyi olur. ÇATLI kitaplarını yazarken siyasi görüşünü çok ön planda tutmuş.
368 syf.
·2 günde·6/10
Her ne kadar Türkiye'nin son 50 yılı olarak anlatılsa da kitap açıkçası beni çok sarmadı. Nedeni de ucu açık bırakılan ifadeler oldu açıkçası. Araştırmak istediğiniz zaman ise bulunabilen somut bir şeylerin olmaması benim gibi çoğu okuyucuyu aklında soru işaretleri ile bir köşede bırakacaktır diye düşünüyorum...
349 syf.
·Beğendi·8/10
Yakın tarihle ilgili çok fazla kitap okumama rağmen bu tarz kitapları okuduğumda düştüğüm dehşet ve yaşatılan vahşet tüylerimi her seferinde diken diken edebiliyor. Bazi insanlar o kısacık ömürlerine nasıl oluyorda -o kadar güzellik dururken- bu kadar kötülük hırs, nefret, şiddet sığdrıabiliyorlar. Derin devleti 70 lerin aydınlatılmamış birçok olayını merak edenlerin belgeleriyle okuyabilecekleri bir kitap.
349 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Pek çok çevre tarafından reis olarak adlandırılan Abdullah ÇATLI'nın aslında o kadar da örnek alınacak bir şahıs olmadığını, karanlık olarak adlandırılabilecek işlere nasıl bulaştığını ve nasıl organize olduğunu okuyacağınız bu kitapta, tam bir araştırmacı gazeteci nasıl olur göreceğiz :)
349 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Reis Gladio'nun Türk Tetikçisi, Susurluk kazasında ölen Abdullah Çatlı'nın yaşam öyküsünü anlatıyor.Doğumundan ölümüne kadar geçen süre kronolojik bir düzende açık bir şekilde okuyucuya sunulmuş.Kitap yakın tarihe çok güzel ışık tutuyor. Siyasal mücadelenin silahlı yapılanması,etrafımızda çevrilen dolaplar,bu camiada kirli işlere bulaşıp yurdışına kaçanların devlet tarafından kullanılması tekrar yurda dönüşleri ile beraber kirli işlerini yürütürken emniyet ve mit'in kendi iç savaşları ile birlikte oluşan durumdan faydalanıp yasadışı ticari faaliyetleri yürütmeleri ve çıkar sağlamaları ayrıntılı bir şekilde anlatılmış.Sadece Abdullah Çatlı'nın hayatını okumuyorsunuz ,devlet kurumlarının birbirlerine diş geçirmek için nasıl illegal örgütleri kullanıp kolladıklarınıda görüyorsunuz.
349 syf.
·36 günde·Beğendi·9/10
Son zamanlarda Türkiye'deki yakın siyasi tarihe takmamla beraber siyasi aktörlerden benim için hemen hemen en önemlilerinden biri olan Çatlı'nın hayatı ve eylemlerini araştırmaya çalışıyorum bu kitapla da böyle bir çalışma sonucunda karşılaştım. Gazeteci-yazar Soner Yalçın'ı çok sever ve günlük yazılarını da takip ederim. Kitabı da çok sürükleyici buldum. Oldukça kalın ve bol bol belge ve bilgiye dayalı olmasına rağmen roman tadında bir solukta okunabilecwk bir kitap tavsiye ederim.
368 syf.
·3 günde·Puan vermedi
agirlikla 1970-1990 dönemini inceleyen, onceleri komunizme karsi devlet eliyle beslenen fasist kontrgerillanin darbe sonrasi nasil yine devlet eliyle avrupa uyusturucu piyasasina girdigini sonrasinda yurda donup uyusturucu-kumarhane-mafya duzenini ele gecirdigini anlatan ibretlik bir arastirma-roman
349 syf.
·6 günde·Beğendi·8/10
Abdullah Çatlı'yı merkeze koyarak, 70,80 ve 90'lı yıllarda yaşanan toplumsal olayların, detaylı şekilde incelendiği bir kitap.

Soner Yalçın'a göre solcular kanatsız melek, sağcılar katil, yobaz, cahil... Bu kadar taraflı yazmasaymış daha güzel olurmuş.

Kitapta çok fazla detaya girilmesi okuyucuyu yoruyor. (kişilerin yirmi yıl önceki telefon numaralarından banane)

Yazar, sürekli konudan konuya atlıyor. Bu benim hoşuma giden bir durum ama herkes sevmeyebilir. Okumadan önce bunu da göz önünde bulundurun.
349 syf.
·9 günde·Beğendi·9/10
Araştırma / İnceleme tarzında okumaktan en keyif aldığım yazarların büyük emekle yazdıkları; yaşanan olayların en ince ayrıntısına kadar irdelendiği ve okuyucuyu sıkmayacak şekilde küçük küçük bölümlerde sunulduğu bir kitap olmuş. Kitabın ortalarına doğru çok fazla karakter ortaya çıkınca biraz zorlandığımı da belirtmeliyim. Ben doğmadan yaşanan olaylar içinde 50-60 farklı ismin birbiriyle bağlantılı olay örgüleri zaman zaman kitaptan soğumama neden olduysa da yarım bırakmayı düşünmedim.
.... bilgi sahibi olmak için, okumak zorundaydılar. Aynı zamanda bilgili olduklarını göstermek için, mütevazi davranmalıydılar.
Zaten gazeteciliğin, araştırmacılığın en zor yanı da kişinin duygularına teslim olmaması değil midir?
Gladio’nun tüm Avrupa ülkelerinde ortaya çıkarılması, Türkiye’de de “kontrgerilla tartışmaları”nın bir kez daha parlayıp sönmesine yol açtı. Bu arada Bülent Ecevit, “uzun yıllar saklamak zorunda kaldığı” bir gerçeği açıkladı: “1974’teki başbakanlığım sırasında zamanın Genelkurmay başkanı rahmetli Orgeneral Semih Sancar, Başbakanlık’ın örtülü ödeneğinden acil bir ihtiyaç için birkaç milyon lira istedi… Genelkurmay’dan, bu paranın ne amaçla istendiğini sormak zorunda kaldım. ‘Özel Harp Dairesi için istiyoruz’ yanıtı geldi… O zamana kadar bu dairenin tüm giderlerini bir gizli ödenekle ABD’nin karşıladığı, ancak artık ABD’nin bu parasal katkıyı kestiği, o nedenle Başbakanlık’ın örtülü ödeneğinden para istemek zorunda kalındığı bana bildirildi… Özel Harp Dairesi’nin nerede olduğunu sordum. ‘Amerikan Askerî Yardım Heyeti’yle aynı binada’ yanıtını aldım…”
Gladio adı o tarihlerde henüz bilinmiyordu. Bu karmaşık ilişkilerin arkasında bulunan örgütün adının Gladio olduğunun anlaşılması için 1990 yılını beklemek gerekti.
İtalyan Savcı Felice Casson, yeraltına gömülü çok sayıda silah deposu buldu ve bunların İtalyan gizli servisinin emrinde olduğunu saptayınca harekete geçti. Başbakan Giulio Andreotti’ye gizli servisin arşivlerini inceleme izni için başvuruda bulundu. Uzun süre yanıt alamayan Savcı Casson, nihayet temmuz 1990’da bu izni alıp araştırmalarını sürdürünce, bir adı da “Süper NATO” olan “Gladio”yu keşfetti.
Petrol kaynaklarının bulunduğu Ortadoğu’da, Abd için hiç de iyi gelişmeler olmuyordu.
Abd, Türkiye’yi kaybedemezdi. Dünyanın birçok ülkesinde kendisine “kayıtsız şartsız” bağlı olacak yönetimleri, Cia’yı da kullanarak işbaşına getirmişti...
Yine öyle yaptı.
Cia Türkiye Masası Şefi Paul Hanze, Beyaz Saray’da Situation Room diye bilinen, çok önemli gelişmeleri izleyen bölümü aradığında “Our boys have done it,” (Bizim çocuklar darbe yaptı) dedi.
Soner Yalçın
Sayfa 109 - Kırmızı Kedi Yayınevi
Türkiye’de kaçakçılığın birinci şartı, sırtını MİT’e veya Emniyet’e dayamaktır. İkinci şartı, gümrüklerde mutlaka adamların bulunacaktır. Üçüncü şart ise, yurtdışı kaynakların, ilişkilerin iyi olmasıdır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Reis - Gladio'nun Türk Tetikçisi
Sayfa sayısı:
368
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059658775
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızı Kedi Yayınevi
Baskılar:
Reis / Gladio'nun Türk Tetikçisi
Reis - Gladio
Reis-Gladio'nun Türk Tetikçisi, yakın siyasi tarihimizde derin ve kanlı izler bırakmış olan Abdullah Çatlı'nın portresi çerçevesinde geniş karanlık ilişkiler ağını gözler önüne seriyor, bir dönemin otopsisini gerçekleştiriyor. "Susurluk kazası"nda hayatını kaybeden Çatlı'nın 12 Eylül öncesindeki eylemleri, Ülkücülükten derin devlete ve uluslararası planda Gladio'ya açılan bağlantıları, geniş bir araştırmaya dayanılarak, belgelerle ortaya konuyor.

750'ye yakın ismin geçtiği kitap, Abdullah Çatlı'yı çocukluğundan itibaren anlatmakla birlikte bir biyografi olmanın çok ötesine geçiyor. Kitap, eşi Meral Çatlı'yla yapılan röportaj dahil, "Çatlı kimdi?" sorusuna verdiği yanıtlar kadar, Çatlı'nın kanlı süreçteki rolünü belirginleştiriyor. Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul'dan Türkiye'nin en karanlık dönemlerine ilişkin çok net bir fotoğraf.

"Susurluk kazasında ölen Abdullah Çatlı'nın yaşamöyküsü. Neler yaptı, nerelerde nasıl saklandı, kimlerin koruması altına girdi? Susurluk bağlantıları ve Susurluk olayına karışanlarla ilgili belgeler, bilgiler..."
-Emin Çölaşan-

"Reis, Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul tarafından yazılan ve Türkiye'nin son 20 yıllık yakın tarihinin en önemli referans kitaplarından biridir."
-Sedat Ergin-

Kitabı okuyanlar 757 okur

  • Vural
  • diğdem
  • n KDAĞI
  • Doğan Bugur
  • Carla Weller Ψ
  • Esat Oktay Yıldıran
  • Mila
  • Ahmet YILDIZ
  • Mustafa YILDIRIMEL
  • Fatih ASLANTAŞ

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%1.8 (4)
9
%1.8 (4)
8
%2.6 (6)
7
%0.9 (2)
6
%1.8 (4)
5
%0.4 (1)
4
%0
3
%0
2
%0.4 (1)
1
%0

Kitabın sıralamaları