Relentless

·
Okunma
·
Beğeni
·
10220
Gösterim
Adı:
Relentless
Baskı tarihi:
2006
Sayfa sayısı:
462
Format:
Karton kapak
ISBN:
9781476706597
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Atria Books
Baskılar:
3:01
Relentless
The #1 international bestseller.

One day Tom Meron, a happily married father of two who’s never been in trouble, receives a phone call that will change his life forever: his friend Jack Calley, a high-flying city lawyer, is screaming down the phone for help. As Meron listens, Calley is murdered. His last words, spoken to his killer, are the first two lines of Meron’s address.

Confused and terrified, Meron grabs his children and hurries out of the house as soon as he can. It is only just in time. Within minutes, a car pulls up outside, and three men get out. It’s clear that they’re coming for him.

And with his wife missing, an unidentified corpse in her office, and the police after him for murder, his life’s about to get a whole lot more interesting.
344 syf.
·3 günde·10/10
Simon Kernick yine ilginç bir kurgu ile karşımızda. Cinayetlerinde detaya inmekten ziyade sebeplerini detaylandıran bir yazar. Okurken sanki kurbanın hayatının cinayete kurban gitmekten başka çaresi yokmuş hissini veriyor. Olay örgüsünün içine adete mıknatıs gibi çekiliyorsunuz...

Tom, çocukluk arkadaşı avukat Jack Calley'den telefon aldığında saat öğlen 3:01 geçiyordu. Evinin bahçesinde bu günü çocuklarına ayırmış onlarla oyun oynuyordu. Arkadaşının sesi hiçte iç açıcı gelmiyordu, sanki biri ona işkence ediyordu. Tom telefon kapandığında ne yapacağını kestiremese de bir şeyden emindi. Çocuklarını hemen buradan uzaklaştırmak zorundaydı...

Tom yaşadığı dehşet karşısında paniğe kapılmış olmasına rağmen, sağduyu ile hareket etmeye çalıştıkça kendini olayların ortasında bulmasının an meselesi olduğunu anlamıştı. Onun gibi sadece satış departmanında çalışan birinden avukat Jack'in yanında ki adamlar ne isteyebilirlerdi? Eşi Kathy ve çocukları ile mutlu giden evliliğinin bir kumpasın içine doğru çekilmesine bir anlam veremiyordu. Yoksa eşi Kathy onun sandığı gibi sadece üniversitede çevre politikaları bölümünde öğretim görevlisi değil miydi?

Mike Bolt cinayetleri soruştururken bir çok eksik parçanın olduğunu bunun için ise kayıt dışı takipler ile bulmacada olmayan parçaları birleştirmek için amansız bir takip sürerken, üç yıl önce yaşadığı travmasının üstesinden de gelmeye çalışıyordu...

Bir telefon insanın hayatını alt üst edebilir mi?

En güvendiğiniz insanın aslında hiç tanımadığınız birine dönüştüğünü görmek hayatınızda yarattığı depremden nasıl çıkacağınızı bilmemek ile karşı karşıya geldiniz mi?

Sakin giden bir hayatınız varken, sizden ne istediklerini bilmediğiniz elleri kanlı katiller kapınızı çalarken kendi hayatınızdan çok sevdikleriniz için endişe duydunuz mu?

Bu soruların hepsinin cevabı bu kitapta. Soluksuz okunacak bir polisiye...
344 syf.
·6 günde·Beğendi·7/10
Kendimi daha fazlasına hazırlamıştım ama sanırım beklediğimi bulamadım, birşeyler eksikti sanki kitapta, merak uyandırıyor evet ama bence yeterli değildi. Yine de okunabilir bir polisiye.
344 syf.
Kendi halinde bir adam olan Tom, 4 yıldır görmediği avukat arkadaşından saat tam 03:01'de telefon alır. Arkadaşı yardım istemektedir ve duyduklarından öldürülmek üzere olduğunu anlar. Arkadaşının ölümüne telefonda şahit olurken duyduğu son şey arkadaşının katillerine söylediği son cümledir. Kendi ev adresinin ilk iki satırı... O anda düşündüğü tek şey kendi peşine düşecekleri ve sadece 8 kilometre uzakta oturan arkadaşının evinde olan adamların onun yanına ulaşması için sadece 10 ya da 15 dakikaya ihtiyaçları olduğudur. 4 ve 5 yaşlarındaki çocuklarını kayınvalidesine götürür, bir yandan da hafta sonu olmasına rağmen işte olan karısına ulaşmaya çalışır. Ancak karısı da ortadan kaybolmuştur ve aynı saatlerde işlenen bir cinayetin suç aletinde parmak izleri vardır... Zekice kurgulanmış, heyecanın azalmadığı bir kitap. Tom'un öğrendiği gerçekler ise, cidden yaralayıcı. Okuduğum üçüncü kitabı oluyor ve bu kitaptan sonra söyleyebilirim ki, mutlaka suçluların arasına ajan olarak girmiş polisler, gerçekten suçlu olan polisler ve her polisin bir muhpiri var.
344 syf.
·15 günde·Puan vermedi
!
Simon Kernick in zamana, saate bir takıntısı var sanırım..
Ama iyiki de var, kitaplarına bu isimler çok yakışıyor.. Kapakları şahane oluyor..
Kitabı beğendim.. Kurgu harika, ilk sayfadan son sayfaya kadar full aksiyon..
Olay örgüsünün içine adeta mıknatıs gibi çekildim, soluksuz okudum..

Düşünün ; sakin giden bir hayatınız, harika bir eşiniz, harika 2 küçük çocuğunuz var... Çocuklarınızla bahçenizde mutlu mesut bir gün geçirirken çok eski bir dostunuz arıyor, yardım istiyor, o sırada sizin adresinizi birilerine söylüyor ve acı bir şekilde ölüyor...
Tek yapmanız gereken; sizden ne istediklerini bilmediğiniz elleri kanlı katiller kapınızı çalmadan çocuklarınıza güvenli bir yer bulup eşinize ulaşmanız, ailenizi korumanız... Tabiki bu bu kadar kolay değil !

Olayları ve cevapları merak ediyorsanız hepsi bu kitapta. Soluksuz okunacak bir polisiye.. Tavsiyemdir..
Başka satırlarda buluşmak dilegiyle..
3:01 Simon Kernick
Yarıda bıraktığım ilk polisiye roman budur ilk başladığımda 130. sayfaya kadar okudum akıcıydı benim için heyecanını kaybettiği yer olayın iki gün sürdüğünü anlamam oldu. Sadece bir günü 196 sayfada anlatmış, 2. Gün 135 sayfa kadar sürüyor ilk bölümde bıraktım. Bunun yerine okuyabileceğiniz çok daha iyi kitaplar var tavsiye etmem
344 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Saat 3.01'de başkarakter Tom'un telefonu çalıyor. Telefonun öbür ucunda yıllardır iletişimde olmadığı bir arkadaşı nefes nefes ona sesleniyor. Işkence edildiği sesinden belli ve yanındaki adamlara Tom'un adresini verdiğini duyuyor. Kitap böyle başlıyor. Bu romanda okadar çok ters köşe vardıki elimden bırakamadım ve bir gecede soluk soluğa okudum
344 syf.
·9 günde·Beğendi·7/10
Simon Kernick okuduğum ve araştırdığım kadarıyla cinayetler,mekanlar vb. yerine cinayetin ve olayların sebepleri ve kişiler üzerine etkilerinin üzerinde duran bir yazar.Ki bu kitabında da aynen böyle olmuş.Kitapta kanlı cinayetler veya acımasız katil gibi özellikler aramak hata olur.
Gel gelelim asıl konuya...Kitapta olaylar sürekli devam ediyor yani bir durgunluk anı falan yok.Karakter sayısı da biraz fazla.Bazı anlatılan olayların ve söylenilen sözlerin okunduktan sonra ilerleyen sayfalarda acaba ne olacak düşüncesi oluşturmasına rağmen bunlardan o ilerleyen sayfalarda eser kalmıyor.Yani "Ya acaba ben gerçekten öyle bir şey okudum mu?" gibi bazı düşünceler de oluşturmuştur bende bazen.
Baş karakterimize kitabın bazı bölümlerinde gerçekten acıdım,bazılarında sinirlendim saydırdım -ne yapayım yani o da bazen çok saçma ve saf davranıyordu- .Ancak ondan daha kötüsü bazen bu karakterimizin karısına sinirden kitabı fırlatıp atmak istedim elimden.Ki eminim -kesinlikle ve kesinlikle- siz de okursanız bana hak verirsiniz.Çünkü kadının yemediği nane kalmamış ama adam arkasını topluyor.Yalnız yazarken yine sinirlendim.
Kitabın sonu bana göre oldukça açık kalmış.Sanki bir devam kitabı yazım aşamasında veya planlanmıştı ya da yazar olur da belki devamını çıkarırım sonradan der gibi bırakmış.Yani gerçekten kitabı okuduktan sonra acaba sayfa falan mı yırtıldı diye kontrol ettim kitabı.Bu son canımı sıkmıştı bunu iyi hatırlıyorum.
Okunması kolay,akıcı bir kitap ancak sürekli suç,polisiye,gerilim kitapları okuyan bir insansanız çok tatmin edeceğini sanmıyorum.İyi günler.
344 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Yazarın her romanı gibi bu kitabı da kesinlikle çok iyi. Film seyreder gibi her yeni sayfayı heyecanla okuyorsunuz. Heyecan dorukta oluyor.
Polisiye - gerilim türünü sevenler için çok ama çok tatmin edici bir kitap. Mutlaka okumanızı öneririm.
344 syf.
·4 günde·5/10
Neden sevemedim ben bu kitabı acaba? Oysa mükemmel bir gerilim ile başlamıştı. Yazar ilk andan itibaren yürek hoplatacak derecede olayları kurgulamıştı. Ama ilerleyen sayfalarda aradığımı bulamadım. Sanki boş bir okuma yapmışım gibi geldi. Beklentimi yüksek tuttuğum zaman hep bu hayal kırıklığını yaşıyorum...
344 syf.
·5 günde·Beğendi·Puan vermedi
Heyecan verici , sürukleyici bir hikaye. Tam hersey açığa cikti derken yeni bir gizem ile devam eden, soluksuz okumayı isteyeceginiz bir kitap. Tavsiye ederim.
344 syf.
·1 günde·7/10
Bir günde biten, yazım hatalarıyla dolu olmasına rağmen çok sürükleyici (fakat biraz zorlama bir hikayesi olan) bir polisiye roman okudum. Malum, sınavlar yaklaşırken beni çok yormayacak kitaplar okumaya çalışıyorum. Bu kitap sizi hiç yormuyor, bunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Yazarın ters köşe yapmaya çalıştığı kısımlar en azından "köşe" olsaymış iyi de sonuç verirmiş. Bana çok yuvarlak geldi çünkü geçişleri, bir adım sonrasını rahatça tahmin edebildim. Ama bu belki de, benim geçmişte polisiyeye olan düşkünlüğümden kaynaklanıyordur, şimdi yanlış yönlendiriyor da olmayayım. Olimpos Yayınevi'nin en çok okunan ve sevilen kitaplarından biridir kendisi zira. Sürükleyici bir polisiye okumak istiyorum diyenlere tavsiyemdir. =)
341 syf.
·7 günde·Beğendi
Sıradan normal bir hayat sürerken, birden kendii olayların ortasında bulan bir adam Tom Meron,

Hayatı hakkında ailesine yalan söyleyen bir kadının  Kathy Meron,

Tom’ un olayların ortasında kalmasına sebep olan adam Jack Calley,

Tom’ un eskiden en yakın arkadaşı olan bu adam sonradan -Tom’un evlenmesi nedeniyle- ayrılan arkadaşlar, bu kişi ne yapmış olabilir de Tom artık ondan nefret ediyordur?

Jack neden ölümle burun burunayken Meronların adresini kendini öldüren adamlara verir?

Ve dedektif Bolt olayları açığa çıkarabilecek mi? Son yaptığı kendince doğru olan olay polisliğini etkileyecek midir?
Belli ki ben dünyaya ve insanlara çok fazla iyimser gözle bakmışım. Her zaman insanların iyi kalpli olduklarına inandım.
O kadar iyi gider ki her şeyi zaten böyle olması gerekirdi diye görmeye başlayıp, çantada keklik olarak kabul edersin.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Relentless
Baskı tarihi:
2006
Sayfa sayısı:
462
Format:
Karton kapak
ISBN:
9781476706597
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Atria Books
Baskılar:
3:01
Relentless
The #1 international bestseller.

One day Tom Meron, a happily married father of two who’s never been in trouble, receives a phone call that will change his life forever: his friend Jack Calley, a high-flying city lawyer, is screaming down the phone for help. As Meron listens, Calley is murdered. His last words, spoken to his killer, are the first two lines of Meron’s address.

Confused and terrified, Meron grabs his children and hurries out of the house as soon as he can. It is only just in time. Within minutes, a car pulls up outside, and three men get out. It’s clear that they’re coming for him.

And with his wife missing, an unidentified corpse in her office, and the police after him for murder, his life’s about to get a whole lot more interesting.

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları