Renkli Göğün Altında

8,5/10  (2 Oy) · 
4 okunma  · 
2 beğeni  · 
171 gösterim
Yıl 1849: Samantha, New York’a geri taşınıp profesyonel bir müzisyen olmanın hayalini kuruyordu. Cinsiyetinden ötürü işi zaten zordu fakat Çinli olması durumunu daha da zorlaştırıyordu.


Bir gün ani bir kaza hayalini yıkınca, hayatı da büyük bir tehlikeye girmişti. Kendisiyle beraber gelmeyi kabul eden Annamae isimli bir köleyle bulundukları kasabadan kaçmışlardı fakat iki kız Oregon Yolu’nda seyahat etmek tehlikeli olduğundan kılık değiştirerek kendilerini Sammy ve Andy isimli, California’daki altın arayışına katılan iki oğlan olarak tanıtmışlardı.


Sammy ve Andy geçmişlerine giden bir yol ararken ve istenmeyen bakışlardan kaçarken güçlü bir bağ kurmuşlardı. Kanun peşlerine takılmışken ve her gün yeni bir sorunla karşılaşırken iki kız saklanabilecekler miydi?

“Duygusal ve eğlenceli… Hayatta kalma, arkadaşlık ve dayanıklılık üzerine yazılmış bu roman okurlarını kendine bağlayacak.”
-Kirkus Reviews, Starred Review-

“Tarihi macera ve biraz romantizm severler için birebir.”
-Booklist-

“Çin kültürü ve bilgeliği ile müziği, arkadaşlığı, çeşitliliği ve hayatta kalmayı birbirine ustaca örmüş bir hikâye.
-Publisher’s Weekly, Starred Review-
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2017
  • Sayfa Sayısı:
    352
  • ISBN:
    9786059585453
  • Orijinal Adı:
    Under A Painted Sky
  • Çeviri:
    Yaprak Onur
  • Yayınevi:
    Yabancı Yayınları
  • Kitabın Türü:
Yaprak Onur 
08 May 2017 · Kitabı okudu · 65 günde · Beğendi · 10/10 puan

1849 yılının Amerika’sındayız. Irkçılığın had safhada olduğu yıllar, Amerika’da insanların zengin olma hayalleriyle kıtayı aşarak altın avına katıldığı yıllar. Baş kahramanımız Samantha yaşadıkları kasabadaki Çinli tek ailenin üyesi ve bir keman virtüözü; o yıllarda özellikle bir kadın ve bir Çinli için bunu çok zor olduğunu bilmesine rağmen hayatını müzikten kazanmak konusunda kararlı. 16 yaşına basmasına birkaç ay kala hayat onun için çok kötü sürprizler hazırlıyor ve bunun sonucunda yanında yeni tanıştığı köle bir kız olan Annamae’le kendilerini oğlan kılığında Oregon Yolu’nda buluyorlar. Kitap bize bu yolculuğu, dostluğu ve tarihi anlatıyor...
Kötü şans peşlerini bırakacak mı? Yol boyunca nelerle kaşılaşacaklar? Hedeflerine ulaşabilecekler mi?

Tüm çevirdiğim kitaplar çocuğum gibi olduğundan kendimi onları sevmek zorunda hissediyorum ama bu kitap konu olarak hiç benim tarzım değildi. Saçımı başımı yolduran şeylerin sayısı da düşünülünce kendisinin biraz üvey evlat konumunda kaldığını söylemeden geçemeyeceğim. Yine de ben Külkedisi’nin kötü kalpli üvey annesi olmadığımdan evlat evlattır diyorum ve onu da diğerlerinden ayırmıyorum.