Resmi Tarih Yalanları

·
Okunma
·
Beğeni
·
405
Gösterim
Adı:
Resmi Tarih Yalanları
Baskı tarihi:
Şubat 2015
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055360269
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Profil Yayıncılık
Tarihi ne kadar biliyoruz? Bu soruyu şöyle sormak daha doğru olur. Tarihimizi objektif olarak ne kadar biliyoruz?

Ders kitaplarında bizlere öğretilen bazı bilgilerin ilerleyen yıllarda ne kadar saçma ve yüzeysel olduğunu öğrendiğimizde hayal kırıklığımız daha da arttı. Çünkü orada öğrendiklerimiz bize yüzde yüz gerçek gibi geliyordu. Ve gerçekleri çarpıtmadan kâğıda dökmek neredeyse imkânsız hale geldi. Herkes kendi ideolojisine uygun bir resmi ideoloji portresi çizmekte bir sakınca görmüyor.

Ülkemizde son yıllarda tartışılan ve bir türlü neticelendirilmeyen iki konu var: Birisi Kürt sorunu, diğeri Ermeni meselesi. Bu iki konuda herkesin kendine göre bir tarihi ve dolayısıyla ideolojisi var. Herkesin biraz kafa karışıklığı yaşadığı da bir gerçek.

Resmi Tarih Yalanları tam da bu kafa karışıklığını ortadan kaldırmak için hazırlandı. Resmi tarih nedir, nasıl yazılır? Devletler niçin kendi ideolojilerine uygun bir tarihe gereksinim duyarlar? Önde gelen tarihçi, gazeteci, aydın ve akademisyenin çalışmalarının bir araya getirildiği bu çalışma resmi tarih, gayri resmi tarih üzerine önemli açılımlar sağlıyor.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Rıvayet olunur ki. Fatıh Sultan Mehmed,adını taşıyan caminin inşaatında kullanılacak mermer sütunları kestiren Rum mimarlardan İpsilanti Efendi'ye kızıp elini kestirir. Bunun üzerine İpsilanti Efendi ,ilk İstanbul Kadısı San Hızır Çelebiye başvurur. Haksızlığa uğradığını belirtip hakkını padişahtan alınmasını ister. Kadı Padişahı çağırtır.................................beyim davacıyla yüzleşeceksin....ayağa kalk !..Padişah kalkar . Kendisini savunmasını istenince hata ettiğini belirtir. Kadı Efendi "Kısasa Kısas" hükmü verir. Hüküm gereği Padişahında eli kesilecektir. Dınleyenler dehşetten ve hayretten dona kalmışlardır. Padişah boyun bükmüş,hükme rıza göstermiştir. Durum okadar alışılmışın dışındadır ki, İpsilanti Efendinin eli ayağı titremeye başlamıştır.Aklı başına gelir gibi olunca da ,dehşete düşer,davasından vaz geçtiğini belirtir. Kadı Efendi "kısas" hükmünü "diyet"e dönüştürür.........Mahkeme sona erip herkes dışarı çıktıktan sonra ,Padişah, kadıya döner "bak a Hızır Çelebi, bu padişahtır deyu şerife mugayir hüküm verseydin, şu kılıçla başını keserdim " .... "Sizde padişahlığınıza mağruren hükmü tanımasaydınız, billahi bu topuzla başınızı ezerdim" ......sözde hukukçulara veyl !...
Yakın tarihte kaybettiğimiz tarihçi Jean Paul Roux haklı galiba.Şöyle demişti Orta Asya adlı kitabında :"Tarihe bu kadar şaşırmamız ,onu yeterince incelemeyişimizdendir."
Vakanüvis kendini tarihi olaylardan örnek göstererek nasihat vermeye alıştırmıştır. Haçova meydan muharebesinde (1596) bozguna uğratmak üzere olan orduya terk etmeye hazırlanan 3. Mehmedi Have Saadettin " Yerinde dur,ecdadın dahi bu duruma çok uğraşı,ama yerlerinde durdular"diye ikna etmişti.Savaş talihinin bu yüzden Osmanlılara dönüp galip gelindiği bilinir.
1300 yıllarda Başkent Bursa''dayız.Osmanlı tahtında genç padişah Yıldırım Beyazıt var....Emir Sultan. Yüksek mahkeme başkanı...osırada padisahın mahkemeye gelip şahitlik yapması gerekiyor.fakat Emir Sultan şu gerekçeyle Yıldırım Beyazıt'ın şahitliğini reddediyor:" Namazlarını cemaatle kılmadığın söylendiğinden(aksini ispatlayana kadar)şahitliğini kabul etmiyorum." Bunu karşılık olarak padişah Yıldırım Beyazıt,sarayının bahçesine bir cami yaptırmış(bugünkü Yıldırım Beyazıt Cami)ve beş vakit namazının bu camide cemaatle kılmaya başlamıştır !..

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Resmi Tarih Yalanları
Baskı tarihi:
Şubat 2015
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055360269
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Profil Yayıncılık
Tarihi ne kadar biliyoruz? Bu soruyu şöyle sormak daha doğru olur. Tarihimizi objektif olarak ne kadar biliyoruz?

Ders kitaplarında bizlere öğretilen bazı bilgilerin ilerleyen yıllarda ne kadar saçma ve yüzeysel olduğunu öğrendiğimizde hayal kırıklığımız daha da arttı. Çünkü orada öğrendiklerimiz bize yüzde yüz gerçek gibi geliyordu. Ve gerçekleri çarpıtmadan kâğıda dökmek neredeyse imkânsız hale geldi. Herkes kendi ideolojisine uygun bir resmi ideoloji portresi çizmekte bir sakınca görmüyor.

Ülkemizde son yıllarda tartışılan ve bir türlü neticelendirilmeyen iki konu var: Birisi Kürt sorunu, diğeri Ermeni meselesi. Bu iki konuda herkesin kendine göre bir tarihi ve dolayısıyla ideolojisi var. Herkesin biraz kafa karışıklığı yaşadığı da bir gerçek.

Resmi Tarih Yalanları tam da bu kafa karışıklığını ortadan kaldırmak için hazırlandı. Resmi tarih nedir, nasıl yazılır? Devletler niçin kendi ideolojilerine uygun bir tarihe gereksinim duyarlar? Önde gelen tarihçi, gazeteci, aydın ve akademisyenin çalışmalarının bir araya getirildiği bu çalışma resmi tarih, gayri resmi tarih üzerine önemli açılımlar sağlıyor.

Kitabı okuyanlar 5 okur

  • D.K.
  • İlker ÜNAL
  • senem reis
  • Umutlu Ev Kadını
  • Sevde Ceren

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%50 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%50 (1)