Antik Yunan'ın en önemli 3 tragedya yazarının eserlerinin okunma sırasını listeleyeceğim. Sophokles (7), Aiskhylos (1) ve Euripides (11).
Bu incelemeyi bütün kitaplara ekleyip, sıralayıp her
Homeros'un büyük eseri İlyada'da anlatılan Truva Savaşı'na dair bir fragmanı seçmiş Euripides konu olarak.
Truva Savaşı'nın kızıştığı bir dönemde Trakya Kralı Resos, Hector'a ve Truva ordusuna yardım etmek için Truva'ya gelir.
Resos'un Truva'ya gelişi, Aka ordusunda bir telaş yaratır. Akaların komutanlarından olan, cin fikirli, hilebaz Odysseus; hile ile Truvalıların karargahına sızar ve Resos'u öldürür.
Truvalılar ve Helenler arasındaki savaş, insanlar arasında olduğu kadar; tanrılar arasında da yürütülen bir savaştır. Yunan panteonunun Anadolu kökenli tanrıları, Truvalıları desteklerken; Helen kökenli tanrıları da Akaları destekler. Nitekim Resos'un ölümü de Helen tanrıçası Athena'nın Odysseus'a verdiği destekle mümkün olur.
Çevirisini başarısız bulunmakla birlikte konusu oldukça ilgi çekici bir kitaptı.
ResosEuripides · İş Bankası Kültür Yayınları · 2011623 okunma
Resos, Truva savaşında Troya şehrine yardıma gelen Trakya ülkesinin kralıdır. Savaşın gidişatını değiştirebilecek güce sahip bu kumandan Odysseus ve Diomedesin suikastine uğrar.
Kaderdeki küçük bir etkinin kelebek etkisi misali birçok değişikliğe sebebiyet vermesi yönünü akla getiren bu trajedi çok daha uzun sayfalarca anlatılsaydı keşke. Bir oturuşta bitiyor maalesef.
Mitoloji severlere tavsiye olunur.
Homeros'un İlyada destanında anlatılan Kral Resos'un ölümünden esinlenerek yazılmış kısa bir tragedya.
"Hiçbir cesur adam düşmanı sinsice öldürmeyi düşünmez, yüz yüze savaşır." diyerek Troya savaşına giden Kral Resos, savaş meydanında değil , Tanrıça Athena'nın yardımıyla Diomedes (Argos Kralı) tarafından sinsice uykusunda öldürülür.Eserde Kral olma sorumluluğuna ve savaşın kötü yanlarınada değinilmiş.
Evripides'in, Atina'da yetiştirilen ve günümüze en fazla eseri ulaşan tragedya şairi olduğunuda belirtmek isterim.
İyi ki tanıştık , Evripides
Her kim isen o olmayı başar. Sırf sosyal olduğunu kanıtlamak için roller bütününe bürünüp maymunluk etmenin anlamı ne! Unutma kader onu izleyene yol gösterir ve karşı geleni süründürür.
Euripides
Puanım 4/5 (%73/100)
"Ey çocuk doğuranlar, bahtsızlar, ölümlülerin acıları! Her kim sizi kötülük olmadan düşünüyor, çocuksuz bir yaşam sürdürsün, doğurduğu çocukları gömmesin diye."
Bir iki saat içerisinde rahatlıkla okuyabileceğiniz bir kitap. Oyun okumaya alışık değilseniz başta biraz garip gelebilir tabii, ben de bayadır oyun okumamıştım ama özlemişim ne yalan söyleyeyim. Truva savaşı içinden minik bir yan hikaye okumak isterseniz buyrunuz bu kitaba
ResosEuripides · İş Bankası Kültür Yayınları · 2011623 okunma
Antik zaman şairlerden Euripides'in ayrı bir yeri var bende. Olabildiğince kütüphanemde külliyatını toplayıp bitirmeye çalışıyorum. Euripides'in adı Aiskhylos ve Sophokles kadar bilinmese de üç büyük şairler olarak bu isimlerle anılır.
Resos'un çıkış noktası Homeros'un İlyada'sında anlatılan kral Resos'un tarjik ölümüdür.
Tragedya okuyorsanız konudan ziyade eserin şiirselliğine odaklanırsınız. Nidalar, sitemler bilmediğiniz bir konuyu size mutlaka anlatır çünkü.
Euripides'in yazdığı bu eser, Homeros'un İlyada destanında geçen kral Resos'un ölümünün gelişimini anlatıyor. Mitoloji meraklıların okumasını öneriyorum.
Euripides (Yunanca: Ευριπίδης) (MÖ 480 - MÖ 406), Eshilos ve Sofokles'ten sonra Atina'nın yetiştirdiği üçüncü büyük trajedi şairidir. Düşünce adamı, Atina’lı oyun yazarlarının en büyüğü olan, insanları bekleyen gerçek ve zorlu sorunları ortaya koyarak insanları düşünmeye zorladı. Bernard Shaw gibi Euripides de insanları tedirgin etmiş ve kızdırmıştır. Kutsal değerlere saygısızlık ve kadın düşmanlığıyla suçlanmıştır. Ama yine de üstün şiirsellikle anlatılan düşünceleri dinlenmiştir. Vatanı olan Atina’yı terkedinceye kadar da bu taşlama ve lanetlemelerin ardı arkası kesilmemiştir. Fakat ölümünden sonra bütün tragedya yazarlarının en ünlüsü, en arananı olmuş ve o çağdan bu yana adı ölmez yazarlar arasında yer almıştır.
Euripides, M.Ö. 480 yılında Salamis’de doğdu. O tarihte Yunanlarla Pers İmparatorluğu arasında amansız savaşlar yaşanıyordu. Euripides’in anne ve babasına birçok kötü yakıştırma yapılmasına rağmen gerçekte, babası Apollon tapınağı ile ilgili bir görevin mirasçısı zengin bir soydan geliyordu. Kaynaklara göre annesi de soylu bir ailenin kızıydı. Evripides gençliğinde resim üzerine çalışmış ve sanatını sürdürme amacında olmasına rağmen yirmi beş yaşında, tragedya ve şiir yazmak için resmi bırakmıştır. İlk oyunu olan ”Pelias’ın Kızları”, MÖ 455 yılında sahneye konmuş ve Atina halkı o an gökyüzünden yeni bir yıldızın inmekte olduğunun farkına varmıştı. Bu yeni şairin tiyatronun tumturaklı ve ağdalı dilinden çok uzak yalın ve güçlü bir deyişi ve yeni fikirleri de beraberinde getirdiğini anlamıştı.
Euripides’in yenilikçi ve korkusuz bir yanı vardı. İlginç olayları anlatırken yeni teknik buluşlar kullanıyordu. En güçlü yönü de gerilim sahnelerindeki başarısı ve her sahnede üstün bir şiirsellik yaratmasıydı. MÖ 438'de Truva Savaşı'nda Akhilleus’un mızrağıyla yaralanan Telephus’un hikâyesini anlattığı oyunda geçen olaylar dizisi ve bunların sahneye uygulanışı Evripides’in gücünü ortaya koyar. Bu oyun, eski Yunan sahne geleneklerine indirdiği darbe nedeniyle de büyük önem taşır. Bir dilenci ilk defa sahici paçavralarla sahneye çıkmıştı. Bu o zamanki izleyici üzerinde şok etkisi yaratmıştı. Oyunun sahneye konmasındaki gerçekçilik, Euripides’in en acımasız eleştirmeni ve Yunan tiyatrosunun en büyük komedi ustası Aristophanes’in saldırı nedenlerinin başında gelir.”Thesmosphoriazusae” adlı komedisinde Aristophanes, Yunan kadınlara, oyunlarında kadın kişilerini sevimsiz gösterdiğinden ötürü Euripides’den intikam almak üzere komplo hazırlatır.
Fakat Euripides’in kadınları, tutkularına kapılsalar da, hiçbir zaman sevimsiz değillerdir. Sadece idealleştirilmelerinin yanında yaşayan birer insan oldukları gerçeğini vurgularlar. Euripides ayrıca geçmişin ulu tanrılarının, nasıl yeri geldiğinde hiç de tanrısal olmayan hilelere başvurduklarını açık seçik sahnede ortaya koydu. Bu, çoğu kimsenin tanrılara hakaret olarak algıladığı bir bakış açısıydı.
Euripides bir demokrattı, fakat demagoglardan ,büyük bürokratlardan, halkına savaş ve felaket getiren kayıtsız ve kaygısız önderlerden nefret ederdi. ”Yakaranlar” ve ”Truvalı Kadınlar” adlı oyunlarında Sparta ile süregelen savaşın iç karartan izleri görülür. Bu ünlü tragedya yazarının hayatı üzerine söylenebilecek çok az şey olmasına rağmen, Salamis’deki topraklarında yaşadı ve şiirlerini denize bakan bir mağarada yazardı. Mümkün olduğu kadar topluma az karışan, ağırbaşlı ve somurtkan bir adamdı. İnsanlardan uzak seçtiği bu yalnız yaşam, onun tanrılardan nefret eden, toplumla ilişkilerini kesmiş, huysuz, hırçın ve kuşkucu bir kişi olarak tanınmasına yol açmıştır.
Euripides bir Atina vatandaşı olarak kendini toplum hayatından büsbütün ayrı tutmamıştır. Orduda görev almış, Magnesia konsüllüğü yapmış ve devlete parasal yardımlarda bulunmuştur. MÖ 408 yılında tanrılara saygısızlık ettiği gerekçesiyle komedi yazarlarının ve halkın saldırılarına maruz kalarak Atina’yı terk etmiş Makedonya kralı Archelaus’a sığınmıştır. Kral tarafından çok iyi karşılanmış ve ölmeden önceki bu on sekiz ayını huzur ve barış içinde yaşamıştır. Ölüm nedeni çelişkilidir , kimi söylentilere göre saraydaki kıskanç kişiler tarafından av köpeklerine parçalatılmıştır. ”Bacchae” adlı oyunu ölümden sonra sahnelenmiş ve ödül almıştır.
Euripides’in kendi izinden giden üç oyun yazarı oğlu ölümünden sonra babalarının oyunlarını sahnelemişlerdir. Euripides’in 80-90 tragedyası olduğu bilinmesine rağmen günümüze yalnız 18 tanesi erişebilmiştir.
Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Euripides