Ricardo Reis'in Öldüğü Yıl

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.947
Gösterim
Adı:
Ricardo Reis'in Öldüğü Yıl
Baskı tarihi:
3 Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
448
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052981443
Kitabın türü:
Orijinal adı:
O ano da morte de Ricardo Reis
Çeviri:
Saadet Özen
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızı Kedi Yayınevi
Baskılar:
Ricardo Reis
Ricardo Reis
Ricardo Reis
Harold Bloom’a göre Batı edebiyatının parametrelerini belirleyen yazarlardan biri olan Portekizli yazar, şair Fernando Pessoa, 30 Kasım 1935’te Lizbon’da hayata gözlerini yumduğunda, kaybın büyüklüğü pek anlaşılmamıştı.


Ne zaman ki “sandık” açıldı, günlükler, gerçek ya da hayali mektuplar ve notlardan oluşan o sonu gelmez yapıt gün yüzüne çıktı, ancak o zaman Bloom’un tespitinde ne denli haklı olduğu anlaşıldı. Pessoa’nın alametifarikası, yarattığı çoklu kimliklerdir; hayata bakışları, geçmişleri, inançları ve idealleriyle “takma adın” ötesine geçen o dış benliklerdir. Ricardo Reis de bu kimliklerin başında gelir.


José Saramago, Pessoa’nın ölüm haberi üzerine, on altı yıl aradan sonra ülkesine geri dönen Ricardo Reis karakteriyle işte bu çoğul evrene ışık tutuyor. Aynı zamanda, daldan dala konan neşeli üslubuyla, Salazar’ın iktidara yükseldiği Portekiz’de ve genel olarak Avrupa’da esmeye başlayan faşizm rüzgârının sinir uçlarına dokunuyor.
448 syf.
·28 günde·10/10 puan
Saramagon'un külliyatından okuduğum 15'inci kitap. Tek kelime ile muhteşem, harikulade. Kendimce beni etkileyen yazarların tüm kitaplarını okumaya çalışıyorum. Her zaman da aynı hatayı yapıp kronolojik olarak değil, genelde 'popülaritesine' göre ya da yazarın bir kitabını fark ederek öylesine rast gele okuyorum. Sonra buna kızıyor, yazarın yazarlık serüvenindeki gelişimi tam kavrayamıyorum. Ayrınca daha sonra kitaplarını kendimce en iyisi olmak üzere sıralıyorum.

Benim için Saramago'un en iyileri sıralamasında Mağara ile Ricardo Reis Öldüğü yıl birinciliği paylaşır. Sonra Baltazar ve Bilimunda, sonra Körlük, Sonra Görmek şeklinde devam eder. (daha beş altı kitabı daha var sıralamam değişebilir.)

Gelelim Kitaba.

Bence bu kitabı okumadan önce Fernando Pasoa okunmalı. O okunmadan bu kitaptan tat almak mümkün değil. O muhteşem adamla tanışıldıktan sonra Ricardo Reis ile Fernando Pasoa olarak iki kişilik halinde serüvenleştirilen bu kitap inanılmaz lezzetli gelecek. Zaten Saramago Pasoa hayranı bir yazar. Pasoa'nın kim olduğu ancak o öldükten sonra açılan sandıklardan yazdıkları çıkınca tanınmış ve değeri anlaşılmış. Aslında Saramago ölmüş Pasoa'yı mezardan çıkarıp, hayattaki Pasoa olan Ricardo reis ile konuşturarak bir nevi onu tanımayanlar adına günah çıkarıyor. Saramago algısından Pasoa'ya atfedilen tarzı ortaya konuyor. Pasoa ile Ricardo reisin karşılıklı diyalogları muhteşem.

16 yıl Brezilya'da kaldıktan sonra Pasoanın yani kendisinin mezarını ziyaret etme amacıyla memleketi Lizbon'a dönen Ricardo Reis'in tam da Portekiz'de faşist diktatör Salazar'ın İspanya'da iç savaşı ve karşı devrim ile Francon'un başa geçtiği dönemde bir otele yerleşmesi, Pasoa ile karşılaşması, hayatında olan bitenlerle devam edip kendi sonu ile noktalanan bir öykü.

Yalnızlık,
Ölüm,
Derin yaşam analizi,
Gözlem,
Şiir,
Felsefe,
Salazar,
Franko,
Hitler
Faşizm,
1930 ların buram buram kaos kokan, savaşa koşan Avrupası.

Aşık olun.
İyi okumalar dilerim.
448 syf.
·3 günde·8/10 puan
Basitçe söylemek gerekirse; Saramago, "Pessoa ile tanışma imkanım olsaydı ne konuşurduk acaba?" diye düşünmüş ve ortaya böyle bir kitap çıkmış. Tabii bu kadarla kalmamış, dönemin İspanya, Portekiz ve Brezilya'sını da siyasi ve askeri açıdan yorumlamış. Hatta fırsattan istifade, "madem yazarı benim, kitaplarımdan birine gönderme yapayım ara ara, onu da okusun köftehorlar" demiş ve "Baltasar ile Blimunda"ya neon oklar çıkarmış. Neyse ki hakimiz o konuya da, tatsız anlar yaşanmadı. ;) Saramago'yu Körlük'ten ve Görmek'ten ibaret sanmayın lütfen. Bu adam tam bir edebiyat membası. Külliyatını yavaş yavaş tamamlıyorum ben, darısı başınıza. =)
407 syf.
·23 günde·Beğendi·Puan vermedi
Etkileyici bir kitap Fernando Pessoa'nın yaratımı olan karakteri, Jose Saramago'dan okuyoruz hikayeye Pessoa'da dahil oluyor üstelik. Arada hiç bitmesini istemediğimiz türden sohbetlerde oluyor. Hikaye ana karakterin hayatının bir bölümünü aktarsa'da sanki tüm bir hayatı sığdırmış yazar kitaba. Saramago, Filozof diyebileceğimiz nitelikte derin fikirleri olan aydın bir yazar. Pessoa’nın daha önce 'Anarşist Banker' ve 'Huzursuzluğun Kitabı' yapıtlarını okumuştum, diyebilirim ki Pessoa'yı gerçekçi yansıtmış sıkça karşılaşacağınız uzun paragraflar ise sadece soluksuz okumanızı sağlıyor, ben yine de sindire, sindire okudum diyebilirim. Bu kitap edebiyatı sevdiren o nadide kitaplardan biri. Yazarın okuduğum dördüncü kitabıydı. Edebiyat sever okurlara tavsiye ederim.
408 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Yarattığı takma adların hepsine farklı karakterler, farklı dünya görüşleri, farklı sanat anlayışları yükleyen, onları ete kemiğe büründüren büyük yazar gün gelir ölür. Bütün sevenleri ve dostları, çok üzülseler de yazarın yokluğuna alışıp yaşamlarına devam ederler. Dünya dönmeye devam ediyordur. Bütün eserleri ve onların kahramanları da yazarın ölümünü atlatıp varlıklarını sürdürürler (çünkü nihayetinde onlar apayrı bir evrende yaşayan ve okundukları sürece var olmayı sürdürmek zorunda olan bağımsız varlıklar değil midir?)
Peki her birisi farklı diyarlarda yaşasalar da yazarla aynı beyni paylaşan bu hayali yazarlara ne olacaktır? Düşünsel göbek bağı kesilmiş, yegâne enerji kaynakları durmuştur. Bu, onlar için de ölüm demektir. İlahi yolculuk için sahibinin mezarı başında son kez toplanma zamanıdır.
Bu son toplantı için yapılan uzun ve yorucu yolculuğun sonunda ölümü, yok oluşu, yapılabilmişlerin beyhudeliğini, yapılamayanların sızısını, zevkleri, pişmanlıkları unutmanın tek yolu edebiyattan geçer.
José Saramago, okurlarına ölümü ve hiçliği unutturmayı başaran yazarlardan. Ricardo Reis'in Öldüğü Yıl da onun en iyi kitaplarının başında geliyor.
Portekizli büyük romancı José Saramago, 1984’te yazdığı bu eserinde,
Ricardo Reis’in Öldüğü Yıl’da fonda Hitler, Mussolini, Franco ile
Avrupa’da yükselen faşizm hedefindedir.
Portekiz tarihinde Salazar rejimine odaklanan romanda şair
Fernando Pessoa’nın takma adlarından biri olan Ricardo Reis
hayali kişiliğini yeniden yaratıyordu.
Portekizli şair Fernando Pessoa (1888-1935) yapıtlarını kendi adının
yanında, başka adlarla da imzaladı. Bunlardan biri de Ricardo Reis'tir.

Fernando Pessoa'nın öldüğünü öğrenen Ricardo Reis,
on altı yıldan sonra Portekiz'e dönmeye karar vermiştir.
Yıl 1936'dır, Avrupa çalkalanmaktadır, Almanya'da Hitler,
Portekiz'de Salazar yükseliştedir. Ölü Fernando Pessoa ise,
daha dokuz ay Ricardo Reis'i ziyarete gelebilecektir.
408 syf.
·Beğendi·10/10 puan
fernando pessoa hayranlarının özellikle okumaları gereken bir kitap
fernando pessoa tarafından yaratılan hayali bir kahraman olan ricardo reis'in, pessoa öldükten sonra brezilya'dan portekiz'e göç edip buradaki yaşamını anlatıyor .
Bütün saniyeler ve dakikalar saatlerin gösterdiği gibi birbirine eşit olsaydı, bu süreler boyunca ne olup bittiğini, içlerindeki en kritik anı izah etmemize her zaman vakit kalmazdı, ne mutlu bize ki en anlamlı epizotlar en uzun saniyelerde, en bitmek bilmez dakikalarda yaşanır, bu sayede bazı durumları ince elekten geçirmek mümkün olur, hem de tiyatrodaki üç birlik kuralının en ince öğesi olan zamanı ihlal etmeksizin.
José Saramago
Sayfa 223 - Kırmızı Kedi Yayınları
bütün eylemlerim, bütün sözlerim yaşamaya, sırtımı yasladığım duvarın ötesine geçip ilerlemeye devam ediyor, bırakıp gidemediğim o yerde arkalarından bakıyor, eylemleri ve sözleri görüyorum, yanlış bile olsalar onları ne düzeltebilir ne anlatabilirim, ne de kendimi tek bir eylemle, tek bir kelimeyle özetleyebilirim, yapacak olsam da kuşkunun yerine inkâr, alacakaranlığın yerine zifiri karanlık, evetin yerine hayır koyardım ki hepsi aynı anlama gelirdi, fakat telaffuz ettiğim sözler, yaptığım eylemler, kuşkusuz en kötüsü bunlar değil, en kötüsü, en umarsızı yapılmamış hareket, söylenmemiş sözdür, bunlar yapılmışa, söylenmişe bir yön verebilirdi, Ölmüş biri kendi kendini böyle sorguluyorsa ölünce bile huzur yok demektir,
José Saramago
Sayfa 151 - Kırmızı Kedi Yayınları
Kimilerinde vardır bu saplantı, aliterasyonlar, aritmetik tekrarlar böylelerini heyecanlandırır, bu sayede dünyadaki kaosa düzen getirebileceklerini sanırlar, Eleştirmeyelim, bütün simetri hastaları gibi sıkıntılı insanlardır bunlar, Sevgili Fernando, simetri zevki, hayati bir denge ihtiyacına cevap vermektedir, düşüşe karşı bir savunma bu, İp cambazının elindeki sırık gibi,
José Saramago
Sayfa 296 - Kırmızı Kedi Yayınları
Ayna, bu ayna ve bütün ötekiler, yansıttıkları altı üstü bir görüntü olduğundan insanoğlunun tehlikesinden uzaktır, onun karşısında biz orada olandan, orada bulunmuş olandan başka bir şey değilizdir, bin dokuz yüz on dörtte savaşa gitmeden önce üzerinde üniformasıyla kendini seyreden, o aynada bir daha hiç kendini seyretmeyeceğini bilmeyen bir insan gibi, hiçlik biraz da budur işte, sürekliliği olmayan şey. Ayna için de aynısı söylenebilir, kabul eder, ama reddettiği de olur.
José Saramago
Sayfa 51 - Kırmızı Kedi Yayınları
Fizyolojik olaylar karmaşıktır, bu işlerden anlayanlara bırakalım onları, hele de gözyaşı bezlerinin içinde duygunun simyasının peşine düşmek, örneğin bir üzüntü gözyaşıyla sevinç gözyaşı arasındaki kimyasal farkları araştırmak gerektiğinde, üzüntüden akan yaşlar kesinlikle daha tuzlu olur, bu yüzden gözlerimiz o kadar yanar.
José Saramago
Sayfa 39 - Kırmızı Kedi Yayınları
Dünya yüzünde huzur yok, ne ölülere ne dirilere, Öyleyse aralarındaki fark ne, Tek bir fark var, dirilerin hâlâ sözü söylemek, hareketi yapmak için vakti vardır, ama günleri sayılıdır, Hangi söz, hangi hareket, Bilmiyorum, sözü söylemediğimizden, hareketi yapmadığımızdan ölürüz, bundan ölür insan hastalıktan değil ve işte bu yüzden ölülere öldüklerini kabul etmek bu kadar zor gelir,
José Saramago
Sayfa 152 - Kırmızı Kedi Yayınları
insanı iki kez aldatan bir yüzeydir ayna, derin bir uzay yaratıp sonra onu inkâr eder, hiçbir şeyin gerçek olmadığı basit bir yansıma, kişilerin ve nesnelerin yüzeysel ve dilsiz sureti, belki tek gerçek surettir, bir göle eğilmiş ağaç, orada kendini arayan bir yüz, ağacın ya da yüzün görüntüsü gölü ne bozar ne değiştirir ne de ona dokunur.
José Saramago
Sayfa 50 - Kırmızı Kedi Yayınları
Yaşadığım şeyle yaşam arasında, göründüğüm insanla olduğum insan arasında, bir yokuşun ortasında uyukluyorum...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ricardo Reis'in Öldüğü Yıl
Baskı tarihi:
3 Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
448
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052981443
Kitabın türü:
Orijinal adı:
O ano da morte de Ricardo Reis
Çeviri:
Saadet Özen
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızı Kedi Yayınevi
Baskılar:
Ricardo Reis
Ricardo Reis
Ricardo Reis
Harold Bloom’a göre Batı edebiyatının parametrelerini belirleyen yazarlardan biri olan Portekizli yazar, şair Fernando Pessoa, 30 Kasım 1935’te Lizbon’da hayata gözlerini yumduğunda, kaybın büyüklüğü pek anlaşılmamıştı.


Ne zaman ki “sandık” açıldı, günlükler, gerçek ya da hayali mektuplar ve notlardan oluşan o sonu gelmez yapıt gün yüzüne çıktı, ancak o zaman Bloom’un tespitinde ne denli haklı olduğu anlaşıldı. Pessoa’nın alametifarikası, yarattığı çoklu kimliklerdir; hayata bakışları, geçmişleri, inançları ve idealleriyle “takma adın” ötesine geçen o dış benliklerdir. Ricardo Reis de bu kimliklerin başında gelir.


José Saramago, Pessoa’nın ölüm haberi üzerine, on altı yıl aradan sonra ülkesine geri dönen Ricardo Reis karakteriyle işte bu çoğul evrene ışık tutuyor. Aynı zamanda, daldan dala konan neşeli üslubuyla, Salazar’ın iktidara yükseldiği Portekiz’de ve genel olarak Avrupa’da esmeye başlayan faşizm rüzgârının sinir uçlarına dokunuyor.

Kitabı okuyanlar 101 okur

  • Nurullah ÇİÇEK
  • Aykut Ayan
  • Saffet Türkoğlu
  • Turey Kose
  • Damla Akın
  • Berna Kök
  • M.Fatih ARSLANTÜRK
  • Mete
  • Aysunus
  • Homongolos

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%4.7 (2)
9
%11.6 (5)
8
%9.3 (4)
7
%0
6
%4.7 (2)
5
%2.3 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0