Rıfkı Almaz - Arabesk Bir Fikşın!

·
Okunma
·
Beğeni
·
450
Gösterim
Adı:
Rıfkı Almaz - Arabesk Bir Fikşın!
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
220
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055134310
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Okuyan Us Yayınları
-Bir kilo uyuşturucu...
-Evinden kaçmış genç bir kadın...
-Bir torba dolusu mücevher...
-Kendine ait olanı geri almaya çalışan bir mafya babası...
-"Hatır borcu" ödemesi gereken bir komiser...
-Son işini yapmak üzere güne başlayan bir kurye...

Ve tüm olan bitenden habersiz hayatlarını eğlence, şamata ve "karı kız" peşinde koşarak geçirirken, boylarını fersah fersah aşan bir kovalamacaya bulaşan iki genç adam...
Arabanın arkasında, sırtüstü yerde yatıyor. Yüzü bana dönük. İki büklüm. O çok sevdiği buz rengi Loft kotunun sol bacağı siyahımsı kırmızı. Buz rengi olan tek şey Bora'nın yüzü, kot pantolonu değil. Kanlar içindeki bacağını tutuyor iki eliyle. Ben arka koltukta yüzüstü yatıyorum...
Günlerden pazartesi, 13 Nisan 1998... Tam tamına 28 yıl önce bugün,Astronot Jim Lovell, Apollo 13'ten NASA Komuta Merkezi'ne "Houston! Bir sorunumuz var!" diyordu. Oğlum Houston yetiş! Bizim sorun çok daha büyük!
Sokakta oynayan çocukların henüz tükenmediği 90'ların İstanbul'unda, cep telefonsuz ve internetsiz zamanların renkli atmosferinde geçen bu soluk soluğa kovalamacada suç, entrika ve ihanete doyacak, Bora ve Ali'nin etrafındaki çember daraldıkça kâh gülecek, kâh küfür edeceksiniz.


(Tanıtım Bülteninden)
220 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
🦋Hayatın karmaşası içinde sizi farklı bir ortam sokan harika bir kitap. Hem polisiye hem komedi tarzında . Bir çok kahramanı olan hikayeside baya farkli. Tavsiye ederim. Kitap ile kalın .
🦋Ve tüm olan bitenden habersiz hayatlarını eğlence, şamata ve "karı kız" peşinde koşarak geçirirken, boylarını fersah fersah aşan bir kovalamacaya bulaşan iki genç adam...
Aynalı martin! Yani jandarma. Bu yüzden polislere ''Aynasız'' derler. Eskiden, jandarmaları polislerden ayırmanın tek yolu taşıdıkları tüfeğe bakmakmış. Jandarma ''aynalı martin'' adı verilen bir tüfek taşırmış, polis ise başka bir tüfek...
️-Bir kilo uyuşturucu...
-Evinden kaçmış genç bir kadın...
-Bir torba dolusu mücevher...
-Kendine ait olanı geri almaya çalışan bir mafya babası...
-"Hatır borcu" ödemesi gereken bir komiser...
-Son işini yapmak üzere güne başlayan bir kurye...
Üç yanlış, bir doğruyu götürmüyor gerçek hayatta. Yaptığın bir yanlış, aylarca üzerinde uğraşılmış doğru aşkı götürüyor.
Aşk denen şey, kontrolümüz altında gelişen bir şey değil.Aşk, korku gibi, heyecan gibi beynimizin ürettiği bir duygu. Hani hep derler ya Aşk kalple, sevgi beyinle hissedilir. Aslında tam tersi o delice aşk denilen şey beynimizin bize armağan ettiği birkaç kimyasal sıvı, başka bir deyişle beynimizdeki hormon dengesizliği. Zaten o nedenle edebiyatta aşk ile delilik aynı kefeye koyulur.
️Tik, tak. Ben, hiç bilmediğim bir yatakta,hiç tanımadığım bir kişinin yanında, hiç uyumadığım bir gecenin sabahına uyanıyorum. Neden bu kadar zor bir insanın bir başkasını sevmesi? Hiçbir ayak izi, hiç bir ipucu yok. Kullanma kılavuzu kayıp! Sevmek için bütün yapman gereken orada olmak, ortada açıkta. Bazen ve çoğu zaman çırılçıplak!
Hayat King oyununa benzer. Doğum günün Karo 2'dir. Elini okur, plan yaparsın. Sonra ya batarsın ya çıkarsın. Ceza oynarsın,cezalandırılırsın; sonra koz oynarsın.işlediğin cezaları affettirmek için. Hayatı soniki ele kadar çok güzel iyi oynayıp sonra bir kaç hata ile batarsın! Erkekten korkarsın, kızlardan canın yanar.
Hayatı bize dağıtılan kağıtlarla oynamak zorundayız... İyi yada kötü; ceza ya da koz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Rıfkı Almaz - Arabesk Bir Fikşın!
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
220
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055134310
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Okuyan Us Yayınları
-Bir kilo uyuşturucu...
-Evinden kaçmış genç bir kadın...
-Bir torba dolusu mücevher...
-Kendine ait olanı geri almaya çalışan bir mafya babası...
-"Hatır borcu" ödemesi gereken bir komiser...
-Son işini yapmak üzere güne başlayan bir kurye...

Ve tüm olan bitenden habersiz hayatlarını eğlence, şamata ve "karı kız" peşinde koşarak geçirirken, boylarını fersah fersah aşan bir kovalamacaya bulaşan iki genç adam...
Arabanın arkasında, sırtüstü yerde yatıyor. Yüzü bana dönük. İki büklüm. O çok sevdiği buz rengi Loft kotunun sol bacağı siyahımsı kırmızı. Buz rengi olan tek şey Bora'nın yüzü, kot pantolonu değil. Kanlar içindeki bacağını tutuyor iki eliyle. Ben arka koltukta yüzüstü yatıyorum...
Günlerden pazartesi, 13 Nisan 1998... Tam tamına 28 yıl önce bugün,Astronot Jim Lovell, Apollo 13'ten NASA Komuta Merkezi'ne "Houston! Bir sorunumuz var!" diyordu. Oğlum Houston yetiş! Bizim sorun çok daha büyük!
Sokakta oynayan çocukların henüz tükenmediği 90'ların İstanbul'unda, cep telefonsuz ve internetsiz zamanların renkli atmosferinde geçen bu soluk soluğa kovalamacada suç, entrika ve ihanete doyacak, Bora ve Ali'nin etrafındaki çember daraldıkça kâh gülecek, kâh küfür edeceksiniz.


(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 15 okur

  • Saniye Yurtseven
  • Naz Koç
  • umut çakır
  • Serap dmrkndk
  • Tuncay KALENDER
  • Murat Gürgen
  • Ben Skoer
  • Pınar Eldemir
  • Murat Budak
  • Öz.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25 (2)
9
%0
8
%25 (2)
7
%25 (2)
6
%25 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0