Robinson Crusoe

·
Okunma
·
Beğeni
·
125,4bin
Gösterim
Adı:
Robinson Crusoe
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
288
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054845811
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Karaca Yayınları
Robinson Crusoe, Daniel Defoe'nun 1719 yılında ilk basımı yapılan ve bazılarınca ilk İngilizce roman olarak nitelendirilen kitabıdır. Kitap İngiltere'de yaşayan Alman asıllı orta halli bir ailenin en küçük oğlu olan Robinson Crusoe'nin, babasının tüm itirazlarına rağmen, dünyayı gezme hayalleri ile çıktığı yolculukları ve bu sırada karşılaştığı olayları anlatır.
336 syf.
·10/10 puan
Affan Dede'ye para saydım,
Sattı bana çocukluğumu.
Artık ne yaşım var, ne adım;
Bilmiyorum kim olduğumu.
Hiçbir şey sorulmasın benden;
Haberim yok olan bitenden.

Bu bahar havası, bu bahçe;
Havuzda su şırıl şırıldır.
Uçurtmam bulutlardan yüce,
Zıpzıplarım pırıl pırıldır.
Ne güzel dönüyor çemberim;
Hiç bitmese horoz şekerim!

Cahit Sıtkı Tarancı

Robinson için ne yazabilirim bilmiyorum. Kaç satır doldurabilirim ki. Adada mahsur kalan bir adam ve onu kurtarmak isteyen benden başka bir şey yok şimdi çocukluk hayallerimden aklımda kalanlarda...

Ben Robinson'u mahsur kaldığı adadan kurtaramadım. Umarım tüm hayallerini gerçekleştirebilen çocuklar çoğalır ülkemizde.
336 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Bu kitaba karşı bazı konularda sert çıkışlar yapacağım ama bunun sebebi tamamiylen kitabın gerçek yüzü ve edebiyatın ne kadar güçlü bir propaganda aracı olduğunu göstermek içindir. Ve de yazara karşı bazı çıkışlarım olabilir ama şunu da unutmayalım ki insanları sevmek zorunda değiliz ama edebiyatı ve sanatı medeniyetin en güzel meyvelerinden tatmak için sevmek zorundayız.
Daniel Defou'yu şahsen sevmiyorum ama bu kitap edebiyat için bulunmaz bir meyve.
İncelemeye başlamadan önce sizlere bu kitabın yanı sıra "Hay bin Yaksan" okumanızı tavsiye ederim. Tabi bunuda okuyun ama bu kitabın işlediği konunun orjinal ve gerçek halinide okunamız sizler için en faydalısı. Şimdi eleştirilerimize ve incelememize geçelim.

Bir ev düşünün, bu evin sahibi sizsiniz. Ve bu eve gelen insanlar doğal olarak bu evde ki kuralları sizden öğrenir, sizin sözünüzü dinler. Yani evde ki efendi sizsinizdir. Siz ne derseniz o olur. Mantiken eve sonradan gelen birisi size patronluk taslayamaz.
İşte bu kitabın propaganda aracı olduğu nokta bu. Gerçekten bu noktada batının tüm iğrençliği ortaya dökülüyor. Kitapta bir ada var ada da daha önceden bir yerli ve kabileler var, adaya sonradan bir adam geliyor ve bu yerlilere efendilik yapıyor. Mantiken adaya sonradan gelen kişi köle olur adanın sahipleri yerliler. Ama bu kitapta iş tam tersi.
Kitabın ana karakteri beyaz bir insan bu beyaz insanın altında bulunan bir siyahi adam var ve ismi Cuma. Bu ismin rast gele seçilmediğinin farkındasınızdır herhalde.
Bu beyaz adam siyahi adama bir şeyler öğretiyor, kısaca ona medeniyet getiriyor güya.
İşte kitapta ki iğrençlik burada; yazar açık bir şekilde avrupanın siyahi insanlara yapmış olduğu ırkçılığı ortaya üstünlükmüş gibi gösteriyor.
Bu yüzden sizlerin bu kitabın çok masum bir eser olduğunu zannetmesini istemem.
Tabi ki okuyun bu eseride ama kitabın gercek yazılma amacını asla unutmayın.
Batı hiçbir zaman medeni olmadığı gibi edebiyatta bile medeni olamamış.
  • Seksen Günde Dünya Gezisi
    8.4/10 (2.099 Oy)1.869 beğeni10,4bin okunma828 alıntı36,1bin gösterim
  • Oliver Twist
    8.3/10 (1.754 Oy)1.640 beğeni9,4bin okunma2.552 alıntı42,5bin gösterim
  • Kaşağı
    8.1/10 (1.574 Oy)1.456 beğeni12,2bin okunma665 alıntı32bin gösterim
  • Çocuk Kalbi
    8.4/10 (2.133 Oy)2.124 beğeni10,6bin okunma3.121 alıntı55,7bin gösterim
  • Madame Bovary
    7.6/10 (3.564 Oy)3.120 beğeni16,1bin okunma12,5bin alıntı99,5bin gösterim
  • Anna Karenina
    8.8/10 (4.466 Oy)5,1bin beğeni16,4bin okunma31,5bin alıntı130,9bin gösterim
  • Monte Cristo Kontu
    9.2/10 (3.547 Oy)3.539 beğeni10,9bin okunma17,9bin alıntı95,2bin gösterim
  • Babalar ve Oğullar
    8.1/10 (5,5bin Oy)5bin beğeni21,2bin okunma20,6bin alıntı204,7bin gösterim
  • Beyaz Diş
    8.5/10 (8,8bin Oy)8,6bin beğeni36bin okunma14,4bin alıntı276,4bin gösterim
  • İki Şehrin Hikâyesi
    8.5/10 (6,6bin Oy)6,7bin beğeni24,3bin okunma24,3bin alıntı175,9bin gösterim
336 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Günaydın Çokomeller !! Naber , "nörüyonuz" kısmını atlıyorum .. Ben iyiyim! Ben iyiysem , herkeşler de iyi olmak zorunda =)) O kadar! Saygıdeğer Hünkarbeğendiler , öncelikle platformdaki TÜM ANNELERİN , ANNELER GÜNÜ KUTLU OLSUN ! Aslında bu incelemeyi bu "ÇİKİ ÇİKİ" gün dolayısıyla yapıyorum .. Aklıma eski günler ve bana hatırlattıkları gelince, yazayım karalayayım birşeyler istedim .. Yine her zaman olduğu gibi romanın arka planına dair olgulardan bahsedeceğim size ..Zaten konuyu herkeşler biliyor.. Yalnız hepimiz ,bir çocuk romanı olarak addetse de , olay genelinde hiçte öyle değil .. Neyse o konuyla alakadar olan maddeleri zaten sıralayacağım ..

Ah sevgili "Anneciğim" ah !! =)) Sayemde ne badireler atlattın .. Kaç kalp krizinin eşiğinden döndün.. Çok kahrettim seni .. İstemli ya da istemsiz .. Henüz küçük bir çocukken , Et Balık Kurumunda çalıştığın dönemlerde, kurumun kreşine gönderdiğin ve benim kreşten kaçıp koyunları görücem deyip bütün bir gün boyunca işyerinde KIRMIZI ALARMLARI aktif hale getirdiğim , akşamında ceplerimde misket sandığım topak topak koyun bokları ve elinden tuttuğum çobanlarla geri döndüğümde anlamalıydın aslında oğlunun hangi yola meylettiğini.. Pek tabii evlat bu .. Çocuktur diyip umursamadın .. Sonra okul dönemi başladı .. Elimize kalem almıştık .. Clementine izliyordum o günlerde Trt' de.. Ve ÇOK SIKILIYORDUM ! Cidden çok sıkılıyordum ama kardeşim !! TEK KANAL.. ÖĞLEN BİLMEM HANGİ SAATTE AÇILIP , BENİM UYKU SAATİMLE SON BULAN SAATLER !! İşte buna sebep duvarlara kalemle kapılar çizip , o günkü aklımla başka diyarlara gitme hissi hasıl olmuştu bende .. Çok kızdın , bir araba zopa yedik senden.. Haketmiştik de ! =)) Yine yılmadın ! Gittin bir resim defteri ve o yoklukta 24 lük bir MonAmi pastel boya seti aldın bana .. Resmi yapacaksan bunun üzerine yap diyip .. Kader bu ya ..O dönemde de Erkin Baba ile karşılaştık .. Tanıştık "BABA" ile .. Hem resim yapıyor hem elimizi yüzümüzü boyuyorduk ..O zamanlar bilmesek dahi Rock denen illetin ne olduğunu , muhteşem (HELL YEAH!! ) birşeydi !! Ama cidden çok yüce bir insanmışsın .. Ben olsam senin yerinde , tinerle yıkar , ak pak ederdim suratımı üstüne bir de kibrit çakıp .. "YA SABIR" levelinin karşısı cidden sonsuzmuş .. Sendeki sabırla dedin ki bana , " Gel beraber resim yapalım." Peki dedik , aldık kalemi elimize .. Başladık çizmeye .. Seni bir korku , bir telaş aldı bu kez .. Normal insanlar gibi kafadan başlayarak çizmiyordum insan figürlerini ...AYAKLARDAN başlıyordum çünküm .. Eve kapısından başlıyordum çizerken, çatıdan değil de ..2 3 gün sonra beyaz önlüklü bir amcanın yanında aldık soluğu .. Çiz dedi.. Biz de çizdik! =)) Sonrasında şimdi hatırlayamadığım bir dolu soru ile güreştik .. AMA GALİP GELDİK ! Kitap okuyor muyum diye sormuştu bana hatırladığım kadarıyla .. Kitabım yok demiştim .. "K İ T A P S I Z D I M !" O dönemlerde pastel çok paraydı ya , kitap bir ütopyaydı .. Bana bulabildiklerini sahaflardan ,bulamadıklarını Kızılaydaki Arkadaş Kitabevinden alıyordun .. Ayda bir kitap... Tek bir kitap !! Şimdi neyin ne olduğunu biliyorum ama o zaman aklım ermiyordu .. Bir dolu, bir "sülü" kitap istiyordum ben senden .. O zamanlar çok kızıyordum sana , içim öfkeyle doluydu..Anlamamışım seni ama YOKLUKTAN kelli kandırmışsın beni .. Ben şimdiki aklımla affettim seni ama sen de affet beni ..Zira "turgut özal" denen göbekli zatın okuyan bünyeyle pek ilgisi yokmuş .."SAT , SATALIM MAYKIL! LİBERAL EKONOMİ VAR OLSUN!" tribinin bilincinde değildik.. Sonradan okuduk da gördük ! İlk bu kitabı almıştın bana .. Kitapların dünyasına , bir adada adım attım ben senin sayende .. Sonrasında AZİZ BABA ile perçinledik muhabbeti (VAR OL SEN!! EY BABALARIN BABASI !!! ÇOOOOOOK BÜYÜKSÜN! "ADAM" ın "TA" kendisisin!! )...Pek tabiidir ki maceralar bununla bitmedi .. OCAKTA KAYNAYAN süte, un , yumurta ve mercimek(?!?!?!) katarak peynir yapmaya kalktık evde .. Robinson 'dan neyim eksikti benim zohahahahah =)) Sonuç : OKLAVA TIME !! Neyse ne dediğimiz kısımlar.. Sen ve karşıma bir kış günü çıkan Aziz Nesin olmasaydı , sanmıyorum ki bugün ben dediğim BEN olayım !! Hakkınız ödenmez !!

Velhasıl kelam...Takriben 30 sene sonra okuduk kitabı bir kez daha .. İncelemenin bundan sonrası , kalpleri refresh edecek kısımlar .. EEEEEEYYYY Sevgili çokomel severler ! Yazıldığı dönemi göz önüne aldığımızda pek çok farklı ve kısmi değişkenden bahsetmemiz lazım bu kitap için ..Öncelikli olarak bu kitabın , basıldığı dönemde bir bestseller olduğunu bilmemiz lazım .. Çünkü dönem itibari ile BİREYİ , romanın merkezine oturtan romanların ilklerinden biri bu .. Don Kişot' a selam olsun diyerek devam edelim ... Cervantes olguların arka planına İspanya' yı konuk etmişse de, burda olayların katığı bir yalnızlık , bir izolasyon... Bireyin kendi ile baş başa kalınması durumu .. Yazar ile ilgili bir kaç kelam etmek de lazım .. Zira kendisi , yazarlıktan tüccarlığa ve casusluğa kadar çok geniş bir skalada yer almış ... Dönemin Osmanlı sultanlarına bilgi sızdırdığı şu an için biliyoruz ki bir sır değil .. Ve bundan kelli ,kitaba bu eksen ile baktığımızda Robinson ' un Türk korsanların eline düşürülüşü de bir tesadüf değil ..O dönemki püriten hıristiyan ahlakı göz önüne getirdiğimizde de ,bayındır ve müreffeh ortamlar geliyor gözümüzün önüne .. Sürekli bir kıtlık ve yetmezlik moduna mukabil tanrının, çalışan ve üreten kulları söz konusu kitapta .. Olaya ,bu gözle ve MİKRO ölçekte baktığımızda bir varoluş , bir beka sorunuyla başbaşa kalıyoruz .. Yalnız makroya geçildiğinde , yani tepeden bakıldığında olay bir "GÜNEŞ BATMAYAN İMPARATORLUK" propagandası haline evriliyor ..İngilizlerin "barbar" toplumları , kendilerince yola getirmek istediğini ve buna hikmet Hindistan' ı nasıl sömürdüğünü hepimiz biliyoruz.. Al bu örneği , koy sonrasında Cuma ile şenlenen ada ortamına .. Arada tek bir tane dahi fark yok .. Bu bakımdan kesinlikle okunası eserler arasında yer alıyor .. Yazarın romanda Robinson olarak can verdiği karakterin İngiltere , kader birliği yaptığı "VAHŞİ VE BARBAR" Cuma' nın ise dünyanın öte kalanı olduğunu bilmem söylememe gerek var mı ?

Anılarla yoğrulmuş bu incelememizin ardından hepinize selam olsun EY İŞSİZLER !!!
336 syf.
Kitabı okuma amacım Ali şeriati'nin bir eserinde avrupalının yaptığı sömürgeciliği meşrulaştırmaya yönelik olduğu eleştirisiyle başladı . Robinson abiyi iyi insan bilirdim ama bizim Robinson aslında pekte iyi değilmiş .Bize birşeyler ima ediyor .İnternette ilgili birkaç yazı da okuyunca kitabı okumak artık farz oldu . Emperyalizmi savunan bir yapıt olması ilginç . Siyah adam yamyamdır, eğitilmesi gerekir ve biz avrupalı (sözde medeni toplum) siyahilerin medenileştirdik . Daniel Defoe, bu efendi-köle ilişkisinin öylesine mantıki sebeplere dayandırarak anlatır ki, okurken hiç de insanlık dışı olduğunu düşünmeyiz bile.
Birçok yazar hasır altından birşeyler anlatır. Daniel de bunu anlatmış...
Okuyup bu düşünceye sahip olmaya da bilirsiniz .Ben bu düşünceyle okudugumu varsayalım ama eserin yazıldığı dönem bununla paralelik gösterir. Gene de anlamak istediğiniz size kalmış. Çünkü bazı duyumlarıma göre raskolnikov da baltayla ev sahibine değil sisteme saldırmıştı. Kafka böceğe dönüşmeside öylesine bir mutasyon bişey değil .Fikri manada insanın kendine yabancılaşmasını anlatıyordu..
70 syf.
·10/10 puan
Bir insanın zor şartlarda neler yapabileceğini anlatan, hayat şartlarının zorluğu ve üstelik bir adada tek başına mahsurken 25 yıl nasıl geçirebilir bir insan işte bunun gizemini anlatan harika ötesi bir kitap. Deneyin derimm
360 syf.
·12 günde·9/10 puan
Eserde Robinson'un bulunduğu geminin fırtına sebebiyle kayalara çarparak parçalanmasından sonra, kurtulan tek kişi olarak çıktığı ıssız bir adadaki hayatı anlatılmaktadır.
Bir insanın elindeki imkanları en iyi şekilde değerlendirerek yaşama tutunmasını; zorluklara karşı amansız mücadelesini anlatan harika bir serüven romanı.
Eserde Robinson'un bulunduğu geminin fırtına sebebiyle yön kaybedip parçalanmasından sonra, kurtulan tek kişi olarak ıssız bir adadaki 28 yıllık hayatı anlatılmaktadır.
Ada'da ilk günlerindeki korku, zaman ilerledikçe yerini yaşamının sevincine bırakır. Sürekli çalışır Robinson. Çitlerle çevirdiği keçi sürüsü, şatosu ve kendisine arkadaşlık eden köpeği ve papağanı olur. Bu yalnızlık süresince zamanının çoğunu iş yapmakla, bunun yanı sıra kutsal kitabı okumakla sürdürür. Hakikatleri derinlemesine düşünmeye başlar; hiçbir şeyin tesadüf olmadığını, kötü şeylerde bile iyiyi bulabileceğimizi, yazgının elimizde olmamakla birlikte, buna asla karşı koyamayacağımızı, ama çalışarak, azm ederek bunun üstesinden gelinebileceğini hatırlatır bizlere Robinson. Sayfaları çevirirken şunu çok düşündüm: 'İnsan yalnızken kendisini bulup, hakikatlere daha yakından bakabiliyormuş' yalnız geçen 24 yıl sonunda insan yiyen yamyamların adaya ayak basmasıyla Robinson korkmaya başlar ve binbir güçlükle önlem almaya başlar. -daha öncesinden bir ayak iziyle ortaya çıkan kuşku gerçek olur.- insan yiyicilerin elinden kurtardığı "Cuma" onun adadaki geri kalan zamanında dostu (uşağı) olacak, yeni maceralara ve korkulara birlikte göğüs gereceklerdir.
Robinson Crusoe bir romandan, bir serüvenden daha fazlası...
536 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10 puan
Öncelikle yazarımız 16.yüzyılda İngilterede doğmuş,iyi eğitim görmüş zengin bir ailenin Katolik ticaretle uğraşan biridir.
Robinson Cruose bir adada yaşam mücadelesi vererek gözüksede aslında Tanrıyla hesaplaşmasıdır. Sebep sonuç ilişkisi gözeterek nedene ulaşma isteğidir. Ancak adada hayatta kalarak aslında Tanrının cezası değil aksine ödüllendiriğini düşünmektedir. Bu sayede Tanrıya çokca şükranlarını dile getirmektedir. Tanrıyla bir başımıza yanlız kaldığımızda nasıl baş tacı ettiğimizi, doğanın bizlere lütfünu görmeyip nasıl duyarsız ve pervasızca yaşadığımızı ve herşeyi yine kendi elimizle mahvettiğimizi bizlere gözleri önüne sermektedir.
Eserde süreklilik ve devamlılığa diyecek yok. Uzun cümlelerde muazzam akıcı ve hoş. Olay örgüsü okuyucu heyecanlı bir akışa sürüklemekdir.
331 syf.
·7 günde·9/10 puan
Bazı eserler üzerinden yıllar geçse de değerlerini kaybetmezler. Aksine her döneme hitap ettiklerinden dolayı daha da değerlendiklerini söyleyebilirim.

Robinson Crusoe, insanın doğayla mücadelesini konu alan muhteşem bir eser. Bir kaza sonucu bir adada kalıyorsun. İnsanın kendisiyle ve doğasıyla mücadelesi demek daha doğru olur. Yaşadığımız yüzyıl kalabalıklara o kadar alışkın ki birçok insanın hayali sakin bir adada küçük bir evde yaşamak belki. İster istemez düşünüyor insan o adaya düşen ben olsaydım yapabilir miydim, diye. O düşünceden itibaren Robinson oluyor ve romanın içine giriyorsun.

Dile kolay, yıllar...
Uzaktan kolay gibi görünen şeylerin içine girildiğinde çok daha farklı olduğu anlaşılıyor.
Daniel Defoe'nin ölümsüz eseri.
Okunması, okutulması dileğiyle...
Bana insanlar arasında özgürce dolaşmaktan ve dünyanın bütün zevklerini tatmaktansa, yalnız olmakla bile daha mutlu olabileceğimi gösterdiği için Tanrı'ya alçakgönüllü bir şekilde ve bütün kalbimle teşekkür ettim.
Daniel Defoe
Sayfa 139 - Akvaryum Yayınevi, 2011.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Robinson Crusoe
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
288
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054845811
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Karaca Yayınları
Robinson Crusoe, Daniel Defoe'nun 1719 yılında ilk basımı yapılan ve bazılarınca ilk İngilizce roman olarak nitelendirilen kitabıdır. Kitap İngiltere'de yaşayan Alman asıllı orta halli bir ailenin en küçük oğlu olan Robinson Crusoe'nin, babasının tüm itirazlarına rağmen, dünyayı gezme hayalleri ile çıktığı yolculukları ve bu sırada karşılaştığı olayları anlatır.

Kitabı okuyanlar 12,3bin okur

  • Mehmet Kısakürek
  • Ersin
  • Sinan karageçi
  • Hesapger
  • Beyzanur Sarı
  • Güllüşah yalçın
  • Özgür olmak
  • İpek
  • Sevdalizm
  • Betül Karakaya

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0 (2)
9
%0.1 (3)
8
%0.1 (3)
7
%0 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları