Rölativiteden Kuantuma Evrenin Gerçekliği

·
Okunma
·
Beğeni
·
142
Gösterim
Adı:
Rölativiteden Kuantuma Evrenin Gerçekliği
Baskı tarihi:
Nisan 2015
Sayfa sayısı:
441
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053993780
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları
İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları bu kitapla birlikte yeni bir diziye başlıyor. Kurulduğu günden bu yana daha çok sosyal bilimler alanında, tarihten ekonomiye siyaset biliminden uluslararası ilişkilere, sosyolojiden psikolojiye, sanata, edebiyat araştırmalarına uzanan geniş bir çerçeve içinde telif ve çeviri eserler yayımlayan yayınevimiz; bundan sonra fen ve doğa bilimleri, teknoloji, mühendislik, popüler bilim vb. alanında da önemli eserleri yayın dünyamıza kazandıracaktır.

20.yüzyıl, fiziksel evrenin gerçekliği anlayışımızda iki büyük devrimi beraberinde getirdi. Rölativite ve kuantum teorisi olarak bilinen bu devrimler, fiziksel gerçekliğin temeline inerek, zaman, mekan ve neden-sonuç ilişkisi gibi kabul görmüş kavramları tamamen değiştirdi. Artık gelinen noktada bilim, evrenin gerçekliğini bu iki büyük teorinin ışığında açıklamaktadır. Zaman ve mekân evrenin gerçekliğini tanımlamada o denli temel kavramlardır ki, onların içeriğini değiştirmek demek, evren hakkında tüm bildiklerimizi yeni baştan yazmak demektir. İşte rölativite teorisi sayesinde evrenin dokusunu ören, zaman ve mekânın gerçek doğası çözüldü; zamanın büküldüğü, mekânın büzüldüğü, ışığın yere düştüğü, şimdiki an, geçmiş ve gelecek kavramlarının yeniden tanımlandığı hayallerimizi zorlayan fenomenlerle karşılaştık ve evrenin nerden geldiğini, nasıl bir şekle sahip olduğunu ve onu nasıl bir geleceğin beklediğini sorgulamaya başladık. Hatta çok daha ötelere gidip, bilinen evrenin ötesinde paralel evrenlerin varlığını da tartıştık. Maddenin kalbine, atomların ölçeğine indiğimizde, en büyük fizikçileri dahi "evrenin gerçekliğinin bu kadar tuhaf olması gerçekten mümkün mü?" diye düşündüren ikilemleri; bunların çözümünün ise kuantum teorisi olduğunu keşfettik. Kuantum teorisi bize, madde ve enerjinin temel seviyede bir olasılıklar bütününe bürünmüş olduğunu gösterdi. Doğa yasalarının belirsiz doğasını ve bu belirsizlikten belirli bir evrenin nasıl ortaya çıkabildiğini sorduk. Evrenin gizli simetrisini saklandığı yerden çıkardık. CERN'de yapılan deneylerle bu simetriyi kıran "Tanrı Parçacığı"nın peşine düştük. Maddenin kardeşi anti-maddeyle tanıştık. Boşluğun gizlediği sırları keşfettik. Bu sayede boşluktan evren yaratmayı öğrendik. Evreni genişletmekte olan karanlık enerjiyi aydınlatmaya çalıştık. Bunun sonucunda evrenin kuantum gerçekliğinin felsefi anlamını sorguladık. ABD'de Massachusetts'te GE (General Electric) Aviation jet mühendisliği merkezinde uzman olarak çalışan Vural Arı'nın bu kitabı, bilinenleri aynı zamanda kavranabilir kılmayı hedefliyor. Fiziksel dünya ile ilgili kabullerimize ve felsefi düşüncelerimize radikal yenilikler getiren bu teorileri bütün matematiksel ayrıntıları ile anlamak elbette bir uzmanlık işidir. Ancak temellerinde yatan fikirler gerçekte yalın ve herkes için erişilebilir düşüncelerdir. İşte bu kitabı farklı kılan şey, izlediği metodun yanısıra telif olarak kaleme alınmış, kolay anlaşılır bir metin olmasıdır.
441 syf.
Einstein'ın rölativite kuramını veya kuantum teorisinin belirsizlik üzerine kurulu olduğunu duymayanımız yoktur. Konuyla ilgili asgari düzeyde bir şeyler karıştırmış olanlar daha fazlasını da bilirler: Einstein'ın rölativite kuramının "aynı anda" farklı zamanlarda bulunmanın mümkün olduğunu iddia ettiğini, zaman kadar mekanın da göreceli olduğunu içerdiğini, sağduyuyla bildiğimiz zaman ve mekan algılarımızın çok ötesinde şeyler iddia edildiğini, kuantum dünyasında her şeyin belirsiz olduğunu, hareket veya mekan/konum gibi özelliklerin saptanmasının mümkün olmadığını vs...

İyi de, ne demektir bunlar? Zamanın göreliliği ne mesela? Algıladığımız, evrensel ve kuşatıcı zamanın baskısı altında iken ondan başka bir şeyin gerçekliğini algılamak ve aktarmak mümkün mü? Zaman ve mekanın büzüldüğünü, herhangi bir doğal gerçekliğe benzer şekilde anlayabilir miyiz? Sonsuz olasılık bulunan, var olmaklığın bile olasılık olduğu bir evren nasıl bir şey?

Alandan bir fizikçinin, geliştirilen formülasyonlar ve kocaman karmaşık teorilere dair malumattan dolayı bu ve benzeri sorulara dair cevapları olacaktır doğal olarak. Ama, aynı evreni, böyle bir alt yapıya sahip olmaksızın agılamaya çalışmak cidden zor bir iş. İşte kitabı, benzerlerinden ayrı kılan şey de tam bu noktada belirginleşiyor.

Yazar, anlaşılması ve kavranması cidden güç olan bu kocaman konuları, çok uzun izahlara girişme pahasına da olsa, basit ama detaylı örnekler üzerinden sabırla anlatmaya girişmiş. Anlatımlar sayfalarca sürse de, konunun anlaşılabilir olduğunu gördükçe bu sayfalarca süren detaylı örnek anlatımları yine de çok kıymetli duruyor.

Kitabı okudukça bilindik evrene (sağduyu evrenine) dair tabii algılarınız oynamaya başlıyor. Aslında, öyle olduklarından kuşku duymadığınız ya da alternatif bir biçimde olabilecekelerini de düşünemediğiniz varlık sahası ve varlığın nitelikleri yerlerinden oynamaya başlıyor sayfalar ilerledikçe. Neticede, kitapla birlikte farklı bir evrene uyanmaya başlıyorsunuz denilebilir.

Dolayısıyla, hem rölativite ve kuantum gibi oldukça zor ve karmaşık iki teoriyi anlattığı hem bu anlatımı bol bol örneklendirerek olabildiğinde basitleştirmeye çalıştığı hem de kullandığı dilin sadeliği gözönüne alınınca konuya ilgi duyanlar için oldukça kıymetli bir çalışma olduğu teslim edilmelidir.

Kitap Einstein'in olağanüstü zekasını gözlemlemek için de bir belge niteliğinde. Zaman ve mekan boyutlarının onun tarafından nasıl yorumlandığını görmek, oluşturduğu teorilerin evrenin ne'liğine ilişkin yol açtığı hayretamiz bilimsel tahmin ve hesaplamaları nasıl şekillendirdiğinin detayını gözlemlemek, yüz yıldır yapılan çalışmaların yeniden ve daha sağlam teorilerle kendisini desteklediğini okumak mümkün bu kitapta. Hala değilseniz, bu kitaptan sonra, Einstein'in dehasına hayran olmamanız mümkün değil.

İyi okumalar.
Dünya'dan 10 milyar ışık yılı uzakta olan bir galaksinin ışığı Dünya'ya 10 milyar senede ulaşır. Dolayısıyla onun 10 milyar yıl önceki halini görürsünüz.
Vural Arı
İstanbul Bilgi Üniversitesi yayınları
Evren, bir saatin çarkları misali işleyen deterministik bir makine değildir. Tersine, en temel seviyeden bakıldığında gerçekte vücut halinde bulunmayan büyük bir bilgi bütünüdür.
Vural Arı
Sayfa 405 - İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları
Binlerce yıl önce eski Yunan döneminde Anadolu'nun Magnezya adı verilen bölgesinde ilgi çekici taş parçaları bulunmuştu; bu taşlar demir madenini kendilerine doğru çeken gizli bir güce sahipti. Keşfedildikleri bölgeden dolayı bunlara magnet (Türkçede mıknatıs) adı verilmiştir. Eski Yunan'daki Magnezya bölgesi günümüzde Türkiye'nin Manisa ili olarak biliniyor.
Vural Arı
İstanbul Bilgi Üniversitesi yayınları
Kainat ilk yaratıldığında var olan fotonlar ile bugün gözünüze gelen fotonlar halen aynı fotonlardır. Işık yaşlanmaz!
Vural Arı
İstanbul Bilgi Üniversitesi yayınları
Eski Yunancada kehribara "elektron" deniliyordu. Sarı rengi ve parlak görünüşü ile güneş tanrısı ile benzeştirilen Kehribar "elektron" adını, bu tanrının "uyandıran, hareket ettiren" anlamındaki sıfatı olan "elektra"dan almaktadır. 16. yy'da W. Gilbert kehribarın eski Yunancadaki karşılığından yola çıkarak, harekete geçirici kuvvete "elektrik kuvveti" adını vermiştir.
Vural Arı
İstanbul Bilgi Üniversitesi yayınları
Her elektronun, atomun, molekülün ve her insanın alın yazısı vardır. Ancak kuantum paralel evrenler düşüncesine göre bu yazı, tek bir senaryodan ibaret değildir. Sonsuz paralel evrenlerin içinde cereyan eden sonsuz senaryolar söz konusudur. Einstein haklıdır. Tanrı zar atmaz.
Karadeliğe düşmeden hemen önce kainata bakmanız mümkün olsa, "Kainatın bütün kaderi bir an içinde gözünüzün önünden akıp gider. Sizi dışarıda bekleyen herkes bir göz kırpması içinde yaşlanıp ömürlerini tamamlar."
Vural Arı
İstanbul Bilgi Üniversitesi yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Rölativiteden Kuantuma Evrenin Gerçekliği
Baskı tarihi:
Nisan 2015
Sayfa sayısı:
441
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053993780
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları
İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları bu kitapla birlikte yeni bir diziye başlıyor. Kurulduğu günden bu yana daha çok sosyal bilimler alanında, tarihten ekonomiye siyaset biliminden uluslararası ilişkilere, sosyolojiden psikolojiye, sanata, edebiyat araştırmalarına uzanan geniş bir çerçeve içinde telif ve çeviri eserler yayımlayan yayınevimiz; bundan sonra fen ve doğa bilimleri, teknoloji, mühendislik, popüler bilim vb. alanında da önemli eserleri yayın dünyamıza kazandıracaktır.

20.yüzyıl, fiziksel evrenin gerçekliği anlayışımızda iki büyük devrimi beraberinde getirdi. Rölativite ve kuantum teorisi olarak bilinen bu devrimler, fiziksel gerçekliğin temeline inerek, zaman, mekan ve neden-sonuç ilişkisi gibi kabul görmüş kavramları tamamen değiştirdi. Artık gelinen noktada bilim, evrenin gerçekliğini bu iki büyük teorinin ışığında açıklamaktadır. Zaman ve mekân evrenin gerçekliğini tanımlamada o denli temel kavramlardır ki, onların içeriğini değiştirmek demek, evren hakkında tüm bildiklerimizi yeni baştan yazmak demektir. İşte rölativite teorisi sayesinde evrenin dokusunu ören, zaman ve mekânın gerçek doğası çözüldü; zamanın büküldüğü, mekânın büzüldüğü, ışığın yere düştüğü, şimdiki an, geçmiş ve gelecek kavramlarının yeniden tanımlandığı hayallerimizi zorlayan fenomenlerle karşılaştık ve evrenin nerden geldiğini, nasıl bir şekle sahip olduğunu ve onu nasıl bir geleceğin beklediğini sorgulamaya başladık. Hatta çok daha ötelere gidip, bilinen evrenin ötesinde paralel evrenlerin varlığını da tartıştık. Maddenin kalbine, atomların ölçeğine indiğimizde, en büyük fizikçileri dahi "evrenin gerçekliğinin bu kadar tuhaf olması gerçekten mümkün mü?" diye düşündüren ikilemleri; bunların çözümünün ise kuantum teorisi olduğunu keşfettik. Kuantum teorisi bize, madde ve enerjinin temel seviyede bir olasılıklar bütününe bürünmüş olduğunu gösterdi. Doğa yasalarının belirsiz doğasını ve bu belirsizlikten belirli bir evrenin nasıl ortaya çıkabildiğini sorduk. Evrenin gizli simetrisini saklandığı yerden çıkardık. CERN'de yapılan deneylerle bu simetriyi kıran "Tanrı Parçacığı"nın peşine düştük. Maddenin kardeşi anti-maddeyle tanıştık. Boşluğun gizlediği sırları keşfettik. Bu sayede boşluktan evren yaratmayı öğrendik. Evreni genişletmekte olan karanlık enerjiyi aydınlatmaya çalıştık. Bunun sonucunda evrenin kuantum gerçekliğinin felsefi anlamını sorguladık. ABD'de Massachusetts'te GE (General Electric) Aviation jet mühendisliği merkezinde uzman olarak çalışan Vural Arı'nın bu kitabı, bilinenleri aynı zamanda kavranabilir kılmayı hedefliyor. Fiziksel dünya ile ilgili kabullerimize ve felsefi düşüncelerimize radikal yenilikler getiren bu teorileri bütün matematiksel ayrıntıları ile anlamak elbette bir uzmanlık işidir. Ancak temellerinde yatan fikirler gerçekte yalın ve herkes için erişilebilir düşüncelerdir. İşte bu kitabı farklı kılan şey, izlediği metodun yanısıra telif olarak kaleme alınmış, kolay anlaşılır bir metin olmasıdır.

Kitabı okuyanlar 4 okur

  • Halil İbrahim A.
  • .:A:.
  • Buse Pınarbaşı
  • Sdys

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (1)
9
%50 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0