Rubinrød (Ædelsten Trilogien - Del 1)

·
Okunma
·
Beğeni
·
7840
Gösterim
Adı:
Rubinrød
Alt başlık:
Ædelsten Trilogien - Del 1
Baskı tarihi:
10 Aralık 2015
Sayfa sayısı:
355
Format:
E-kitap
ISBN:
9788740608809
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Rubinrot (Liebe Geht Durch Alle Zeiten - 1)
Dil:
Danish
Ülke:
Denmark
Yayınevi:
Turbine Forlaget
Baskılar:
Yakut Kırmızı
Rubinrød
Det er hårdt at leve i en familie med mange hemmeligheder. Det mener i hvert fald den 16-årige Gwendolyn Shepherd, der må finde sig i lidt af hvert fra de kvindelige slægtninge, hun deler hjem med.En dag føler hun sig pludselig svimmel, og kort efter befinder hun sig i London i starten af det forrige århundrede! Her går det op for hende, at hun er familiens største hemmelighed.Langsomt forstår Gwendolyn, at hun - som en af de få - har arvet familiens særlige gen. Et gen, der betyder, at hun kan rejse i tiden. Men ikke nok med det. Hun er også udvalgt til at bringe fortiden i orden med hjælp fra den snobbede, arrogante, langhårede Gideon! Modvilligt begiver de to sig ud på et fantastisk eventyr, hvor Gwendolyn erfarer, at modsætninger tiltrækkes på tværs af tid, og at fortiden ikke altid er, hvad den giver sig ud for at være ...Rubinrød er første bind i fantasytrilogien om Gwendolyn og Gideons romantiske tidsrejseeventyr. Trilogien er blevet en gigantisk international succes. Den er oversat til mere end 30 sprog og solgt i over 2,5 millioner eksemplarer. De to første bind, Rubinrød og Safirblå,er allerede filmatiseret, og den tredje og sidste film, Smaragdgrøn,er på vej.Den tyske succesforfatter Kerstin Gier har flere voksen- og ungdomsromaner på bestsellerlister bag sig, men det romantiske fantasydrama om den nutidige Gwendolyn, der pludselig bliver kastet hovedkulds ud i at skulle rejse på tværs af tid - med alt hvad det førermed sig af uforberedte møder med fortiden, uopklarede familierelationer, prangende parykker og rokokokjoler og ikke mindst komplicerede forelskelser - har skabt en international fanskare, ingen havde forudset.
342 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer ve Silber serileriyle oldukça geniş bir kitlenin beğenisini kazanan Kerstin Gier ile tanışmanın mutluluğunu yaşıyorum. Çok uzun zamandır merak ettiğim ama okumaya bir türlü fırsat bulamadığım serilerden ilki olan Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer'e nihayet başladım. Üçlemenin ilk kitabı Yakut Kırmızı'yı iki gün gibi kısa bir sürede bitirdim ve tek kelimeyle bayıldım. Hakkında neredeyse tek bir olumsuz yorum olmadığı için, okumadan önce acaba abartılıyor mu diye düşünmüşsem de ilk kitabı bitirdikten sonra yorumların ne kadar doğru ve haklı olduğunu anladım.

Ana karakterimiz Gwendolyn on altı yaşında olan bir lise öğrencisi. Ancak Gwendolyn sıradan bir lise öğrencisi değil, ailesinin çok çok eskiye dayanan bir sırrı var: Geçmişe yolculuk yapabilmek. Hayatı okul, dersler, en yakın arkadaşı Leslie, dedikodulardan ibaret olan Gwendolyn'un kendini bir anda eski zamanların Londra'sında bulmasıyla macera başlıyor. Zaman yolculuğu, sırlar, değerli taşlar, muhafızlarla dolu bu macerada Gwendolyn kendini zaman zaman on sekizinci yüzyılın dar korselerinin içinde , zaman zaman da sınıfta tarih öğretmenini dinlerken buluyor. Günümüzün iki Gen Taşıyıcısı Gwen ve Gideon ile zamanda yolculuk yapmaya ne dersiniz?

Kerstin Gier için yapılan yorumlar genellikle dilinin ne kadar akıcı ve eğlenceli olduğuydu. Yakut Kırmızı'yı okumuş biri olarak bu yorumlara kesinlikle katılıyorum. Yazarın anlatımı o kadar tatlı ki, bu durum sayfaların akıp gitmesini ve tebessüm etmenizi sağlıyor. Kitabın ana teması aşk ancak bu temanın zamanda yolculuk gibi bir olayla bir araya getirilmesi oldukça hoştu. İlk aşamada karakter sayısı fazla ve olaylar biraz karışık gelse de alıştıktan sonra çok daha güzeldi. Bu seri için yapılan yorumlarda serinin daha çok on altı, on yedi yaş civarındaki okurlara hitap ettiği yazılsa da, ben bu yorumlara katılmıyorum. Bence on yedi yaşındaki bir okur da, elli yaşındaki bir okur da bu seriyi okuyabilir ve aynı lezzeti alabilir. Evet belki kitapta yer alan ana karakter henüz on altı yaşında olan bir kız ancak bu durum kitabın da bu yaş grubuna hitap ettiği anlamına gelmiyor. Şahsen ben Yakut Kırmızı'ya bayıldım. Okurken fazlasıyla keyif aldım. Benim için bir romanın iyi olup olmamasının ölçütü bitirdiğimde hangi hisleri uyandırdığıyla, okurken aldığım hazzın seviyesiyle doğru orantılıdır. Yakut Kırmızı da uyandırdığı hisler ve okurken aldığım zevk açısından on puanı hak ediyordu.

Serinin ikinci kitabı olan Safir Mavi'yi de en kısa  zamanda okuyacağım. Onu da severek okuyacağımdan şüphem yok. Son olarak, genelde Pegasus Yayınları yüksek fiyatları nedeniyle eleştirilse de bence işlerinin hakkını veriyorlar. Serinin kutulu seti, kapakları harika. Bu seri ansiklopedi kapağı gibi olan kapakları ve ortalama bir kitabın üç sayfasına denk gelecek tek bir sayfa kalınlığı ile oldukça kaliteli bir basıma sahip. Çünkü bana göre kitap içeriği kadar tasarım da önemli. Göze hitap etmesinin de kitap için artı olduğunu düşünüyorum. Romantizm ve fantastik öğelerin bir araya geldiği Yakut Kırmızı'yı bu türden hoşlananlara tavsiye ediyorum. Keyifli okumalar...
320 syf.
·Beğendi·10/10
Fantastik, aşk ve tarih kitap hayranlarını içine çekecek bu kitabı okurken zamanın nasıl geçtiğini anlayamayacaksınız. Kaliteli kapak, her bölümün sonundaki bilgilerdirici yazılar ve yazarın dili yüzünden sizi sayfalar geçtikçe gözlerinizi ayıramayacağınız vir maceranın içine sürüklüyor. Eğer bu fantastik maceraya katılmakistiyorsanız, hemen kitapçılara koşun!
320 syf.
·5 günde·8/10
Bu seriyi çok uzun zamandır merak ediyordum ve sonunda okuyabildiğim için çok mutluyum. Kitap zaman yolculuğu üzerinden ilerleyen bir fantastik roman olarak adlandırılabilir. Oldukça akıcı, sürükleyici ve eğlenceli bir kitaptı.

Başlarda biraz sıkılmıştım aslında hatta biraz abartıldığını düşünüp korkmuştum ama sayfalar ilerledikçe özellikle de sonlara doğru oldukça heyecan vericiydi. Başlarda Gideon'ı pek sevmesem de sonlarda çok tatlıydı bence. Yazar kitabın sonunu çok iyi bitirmiş. En son sayfada da kitapta yer alan karakterlerin bir listesini açıklayıcı bir biçimde çıkarmış ki bu çok hoşuma gitti. Tavsiye ederim, tam kafa dağıtmalık tatlı bir romandı. Hemen ikincisine başlıyorum:)
320 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Fantastik olaylar ve romantizm bir arada!!! Çok güzel ve akıcıydı. Uzun zamandır okumak istiyordum, bu kitapla bu kadar geç tanıştığım için pişmanım... Gwen ve Gideon arasındaki ilişki nefes kesici, mutlaka okuyunnn
320 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
3 kitaplık serinin birincisi olan bu kitabı elime aldım ve sanırım 5 saatlik bir sürede bitirdim. Kitap film izler gibi akıp gidiyor. Çoğunlukla okuduğum (psikolojik-gerilim-polisiye) tarzın dışında, fantastik tarzda bir kitap. Konu ilgi çekici; geçmiş zamana yolculuk. 320 sayfa bitti ama cevaplanmayan birçok soru var, kahramanımız kime güvenip güvenmeyeceğini henüz bilmiyor. Hani bazı seri kitaplar vardır ya kaçıncı kitaptan başlarsanız başlayın hikayenin bütününü kavrayabilirsiniz, bu öyle bir seri değil mutlaka sırayla okumalısınız. Ben sevdim, akşama ikinci kitaba başlamayı düşünüyorum.
320 syf.
Genelde yeni girdiğim iş ortamlarımda kitap okumami önce yadırgarlar, yargılarlar ve sonunda tüm ileri geri yorumalarina rağmen (5 dakikalık tenefuste de kitap mi okunurmus, nasıl anlıyor musum Vb. ) pes etmediğimi görünce , kitap tavsiyesinde bulunan arkadaşlar olur. Bu kitap serisi de onlardan bir tanesi. Seri 3 kitaptan oluşmakta. Serinin sürükleyiciliği dışında bana göre sevdiğim en önemli özelliği, işlenen ana konunun zaman yolculuğu olmasıydı. Zaman yolculuğunun gerçekleşme süreci ve zaman yolculuğuyla ilgili olguların mantıklı çerçevede kurgulanışını sevdim. Bölümlere baslarken, sırlarla ilgili yazilan aforizmalar hoşuma gitti.Yazarın beni biraz daha meraklandirmasi güzel olurdu keşke sürükleyicilik kadar bu noktaya da agirlik verseydi hiç fena olmazdi;) Kitap hakkinda okuduğum yorumlardaki, ballandirilarak aktarılan sırlar, bende merak uyandırmadı. Serinin üç kitabında da bu sırların kolayca çözülebileceği bazı bilgiler mevcuttu zaten, sadece bu ayrıntılara dikkat etmek yeterli. Hayatın İçinden cikamadiginizda çay molası tadında seriydi. Keyifli okumalar.
320 syf.
·2 günde·Beğendi·5/10
Aşk tüm Zamanların içinden geçer üçlemesinin ilk kitabı.Sakın kitabın kalınlığına aldanmayın.Çünkü koskoca 3 kitapta sadece 2 hafta anlatılıyor.
Kitabın hem artı hem eksi yönleri var.Kitap tüm Gençlerin sıkılmadan,bir solukta okuyabileceği bir seri ama yazım tarzı,anlatımı biraz zayıf ama kesinlikle konu olarak sağlam ve orijinal.
320 syf.
·Beğendi·10/10
Okuduğum en seri kitaptı...Konusu kısaca zamanda yolculuk...Kitabı okurken zaman mefhumu kayboldu sanki...Kitapta fantastik öğeler,tarih,aşk,gizem,aile yani ne arasanız var...Kitaptan sıkılmak gibi bir lüksünüz yok sizi alıp götürüyor...Şiddetle tavsiye ederim...
320 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Bir şey itiraf ederek başlayayım; Kitabın arka kapağını hiç okumamıştım ve kitabı kapaklarından, renklerinden dolayı falan herhalde buram buram bir aşk romanı sanıyordum. (Utanma emojisi) O yüzden de birazcık ertelediğim bir kitaptı. Ama kitabı okumaya; başlayınca o zaman yolculuklarıdır, kurgudur okudukça bir mutluluk bir mutluluk.
.
Fantastik ve tarih kokan bir aşk romanı diyebiliriz sanırım. Kitaba kesinlikle bayıldım. Neredeyse bir oturuşta bitirdim desem yeridir. İnce bir kitap aslında ama sayfaları çok kalın olduğu için kalın gibi gözüküyor birazcık.
Kurgu çok güzeldi. Ana karakterler iyiydi. Gizem doluydu. Bazı kısımlarda kafamda deli sorular oluştuğunu söylemem lazım. Karakter sayısı fazlaydı ve isim olarak da biraz uzundu o yüzden bir ara bu kimdi ya olmadım değil hani. Olayın içine girmeye başladığımdan beri tahmin ettiğim şey de kitabın sonunda açığa çıkınca ağzım kulaklarımdaydı resmen kitabı kapatırken.
Her yaştan tüm fantastik severler okuyabilirler bence. Hatta tarihi kurgu sevenlerinde hoşuna gidecektir diye düşünüyorum.
320 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
(Ben Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer serisini toplu olarak yorumlayacağım.)

Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer bir ara bloglarda en çok gördüğüm serilerden biriydi. O zamanlar aldığı güzel yorumlarla ilgimi çekmişti. İnternette bütün seriyi uygun bir fiyata yakalayınca aldım ve kısa sürede okudum.

A.T.Z.İ.G. bir üçleme. Sırasıyla Yakut Kırmızı, Safir Mavi ve Zümrüt Yeşil kitaplarından oluşuyor. Bin küsur sayfada iki haftalık bir süreç anlatılıyor (Hatta ilk kitap üç günde geçiyor). Karakterlerin çokluğu ve Alman olmaları sebebiyle isimlerinin okunuşunun zorluğu gibi nedenlerden dolayı ben seriyi fazla ara vermeden arka arkaya okumanızı önereceğim. Zaten o kadar akıcı ve eğlenceli ki elinizden bırakamayacaksınız.

Gideon âşık olunan erkek karakterler listeme hızlı bir giriş yaptı. 18 yaşında olmasını lütfen görmezden gelin :-)

Leslie ise kendime kitaplardan en yakın arkadaş seçecek olsaydım ilk tercihlerimden olurdu. Baş kadın karakterin gölgesinde kalmayan, kendine özel yardımcı karakterleri seviyorum.

Pegasus Yayınları biz okuyucular tarafından sık sık kitaplarının pahalılığı yüzünden eleştiriliyor ama bu seri için aldıkları her kuruşu hak ettiklerini düşünüyorum. Üç kitabın da kapağı, baskı kalitesi, kağıt kalitesi, kutusu mükemmel. Arşivlik, uzun yıllar kütüphanede saklamalık.

A.T.Z.İ.G. serisi tam “Kendini İyi Hisset” tarzında. Sadece gençlere değil her yaştan insana hitap ediyor bence. Hayata biraz ara vermek ve eğlenmek isterseniz ilk tercihiniz olsun.

Serinin üç kitabı 2013,2014 ve 2016 yapımı olmak üzere üç filme çekilmiş. IMDB puanları 5.8-6.5 arasında. Buradan çok başarılı uyarlamalar olmadığını anlayabiliriz. Ben kitabın, kafamın içindeki güzel halini bozmak istemediğimden filmleri izlemeyeceğim. Sizlere tavsiyem seriyi okumanız ama eğer okumayı düşünmüyorsanız filmlerine şans verebilirsiniz.
320 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Kitap fantastik. Akıcı anlatımı ve heyecan dolu bir kitap...
Konusuna gelince;
Gwendolyn, Kahramanimiz 1994 doğumlu ve 2011 yılında, herkesin kuzeni Charlotte'nin zamanda yolculuk geni olduğunu beklerken, kendisinin bu gen'i taşidigini fark etmesi ile başliyor kitap.
Charlotte'nin bu güne kadar zamanda yolculuk yapabilmek adına aldığı tüm dersler heba oluyor tabi ki. Charlotte'nin annesi bu durumdan hiç memnun olmuyor.
Ayni gün doğan Charlotte ve Gwen de sok içindedirler.
Gwen'in annesi rahat bir çocukluk geçirebilsin diye Gwen'in doğum tarihinde oynamış ve bir gün sonra doğdugunu söylemiş herkese.
Diğer zamanda yolculuk yapan Gideon ile böylece tanısan Gwen onunla birlikte zamanda yolculuk yapmaya başlıyor, ailede ki sırları çözmeye çalışıyor ve bir sonra ki gen sahibinin kim olacağını merak ile bekliyor. 12 seyahatçi vardi. Onlar bir araya gelince sır çözülecektir ve Gwen son seyahatçi.
320 syf.
Akıcı bir dille yazılmış, lise çağındaki gençler tarafından daha çok tercih edilse de herkesin beğeneceği üçlemenin ilk kitabı. Anlatım tarzı içten ve konusu gerçekten ilgi çekici. Gwen heyecanlı bir kız ve bu heyecanını hepimize yansıtıyor. Okumanızı tavsiye ederim, eğleniyorsunuz ve kitabı bırakamıyorsunuz. Kitabın kalınlığı sizi korkutmasın, yazıları büyük olduğu için hemen okunuyor(ciltli versiyonu için). Özgün bir konuya sahip güzel bir kitap.
"Ben aslında... Şey, kaptanların açık denizde nikâh kıyma yetkisine sahip olduklarını biliyorsun, değil mi prenses?"

"Benimle evlenmek mi istiyorsun? hemde Titanik'te? Delirdin mi?"

"Ama çok romantik olurdu."

"Buz dağına gelene dek."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Rubinrød
Alt başlık:
Ædelsten Trilogien - Del 1
Baskı tarihi:
10 Aralık 2015
Sayfa sayısı:
355
Format:
E-kitap
ISBN:
9788740608809
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Rubinrot (Liebe Geht Durch Alle Zeiten - 1)
Dil:
Danish
Ülke:
Denmark
Yayınevi:
Turbine Forlaget
Baskılar:
Yakut Kırmızı
Rubinrød
Det er hårdt at leve i en familie med mange hemmeligheder. Det mener i hvert fald den 16-årige Gwendolyn Shepherd, der må finde sig i lidt af hvert fra de kvindelige slægtninge, hun deler hjem med.En dag føler hun sig pludselig svimmel, og kort efter befinder hun sig i London i starten af det forrige århundrede! Her går det op for hende, at hun er familiens største hemmelighed.Langsomt forstår Gwendolyn, at hun - som en af de få - har arvet familiens særlige gen. Et gen, der betyder, at hun kan rejse i tiden. Men ikke nok med det. Hun er også udvalgt til at bringe fortiden i orden med hjælp fra den snobbede, arrogante, langhårede Gideon! Modvilligt begiver de to sig ud på et fantastisk eventyr, hvor Gwendolyn erfarer, at modsætninger tiltrækkes på tværs af tid, og at fortiden ikke altid er, hvad den giver sig ud for at være ...Rubinrød er første bind i fantasytrilogien om Gwendolyn og Gideons romantiske tidsrejseeventyr. Trilogien er blevet en gigantisk international succes. Den er oversat til mere end 30 sprog og solgt i over 2,5 millioner eksemplarer. De to første bind, Rubinrød og Safirblå,er allerede filmatiseret, og den tredje og sidste film, Smaragdgrøn,er på vej.Den tyske succesforfatter Kerstin Gier har flere voksen- og ungdomsromaner på bestsellerlister bag sig, men det romantiske fantasydrama om den nutidige Gwendolyn, der pludselig bliver kastet hovedkulds ud i at skulle rejse på tværs af tid - med alt hvad det førermed sig af uforberedte møder med fortiden, uopklarede familierelationer, prangende parykker og rokokokjoler og ikke mindst komplicerede forelskelser - har skabt en international fanskare, ingen havde forudset.

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları