Ruh İş Başında (Yabancılaşmadan Otonomiye)Franco Bifo Berardi

·
Okunma
·
Beğeni
·
20
Gösterim
Adı:
Ruh İş Başında
Alt başlık:
Yabancılaşmadan Otonomiye
Baskı tarihi:
Ekim 2012
Sayfa sayısı:
200
Format:
Karton kapak
ISBN:
978-975-342-883-5
Orijinal adı:
The Soul at Work - From Alienation to Autonomy
Çeviri:
Fırat Genç
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayıncılık
Ruh İşbaşında kendisini "psikopatoloji" alanında yapılmış bir deney olarak görüyor ve kolektif ruhumuzda bir şeylerin nasıl ele geçirilmiş olduğunu tarif ediyor: ağır, kalın, opak, engelleyici bir dünya hali.

Bifo'nun yanıtlamak istediği soru şu: İşçilerin kapitalist üretim örgütlenmesi karşısında duydukları yaygın "yadırgama" haliyle nitelenen 1960'ların işçi mücadelelerinden işin psikolojik ve duygusal yatırımların merkezi alanı haline geldiği, hatta bu yeni libidinal ekonominin insanlarda ani paniklerden kitlesel depresyonlara bir dizi kolektif patolojiye neden olduğu bugünkü duruma nasıl geldik?

Nasıl oldu da işçilerin gücünün işi reddetmeleriyle, kapitalist süreçlerden özerk olmalarıyla ve kendi örgütlenme biçimleriyle tanımlandığı 1960'ların ve 70'lerin toplumsal antagonizmalarından çıkıp, işin kimliğimizin merkezi öğesi haline geldiği, yalnızca ekonomik anlamıyla sınırlı kalmayıp benliğimizin kuruluşunda hayati bir unsura dönüştüğü son yılların deneyimine geldik?

Kısacası, nasıl oldu da işten kaçarken onunla özdeşleşir olduk?
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Dinde de aynıdır.İnsan tanrı'ya ne kadar verirse, kendine o kadar az kalır. İşçi canını nesneye katar, ama o artık kendine değil nesneye aittir. Emeğinin ürünü olan şey kendisi değildir. O yüzden üretim ne kadar artarsa kendisi o kadar azalır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ruh İş Başında
Alt başlık:
Yabancılaşmadan Otonomiye
Baskı tarihi:
Ekim 2012
Sayfa sayısı:
200
Format:
Karton kapak
ISBN:
978-975-342-883-5
Orijinal adı:
The Soul at Work - From Alienation to Autonomy
Çeviri:
Fırat Genç
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayıncılık
Ruh İşbaşında kendisini "psikopatoloji" alanında yapılmış bir deney olarak görüyor ve kolektif ruhumuzda bir şeylerin nasıl ele geçirilmiş olduğunu tarif ediyor: ağır, kalın, opak, engelleyici bir dünya hali.

Bifo'nun yanıtlamak istediği soru şu: İşçilerin kapitalist üretim örgütlenmesi karşısında duydukları yaygın "yadırgama" haliyle nitelenen 1960'ların işçi mücadelelerinden işin psikolojik ve duygusal yatırımların merkezi alanı haline geldiği, hatta bu yeni libidinal ekonominin insanlarda ani paniklerden kitlesel depresyonlara bir dizi kolektif patolojiye neden olduğu bugünkü duruma nasıl geldik?

Nasıl oldu da işçilerin gücünün işi reddetmeleriyle, kapitalist süreçlerden özerk olmalarıyla ve kendi örgütlenme biçimleriyle tanımlandığı 1960'ların ve 70'lerin toplumsal antagonizmalarından çıkıp, işin kimliğimizin merkezi öğesi haline geldiği, yalnızca ekonomik anlamıyla sınırlı kalmayıp benliğimizin kuruluşunda hayati bir unsura dönüştüğü son yılların deneyimine geldik?

Kısacası, nasıl oldu da işten kaçarken onunla özdeşleşir olduk?

Kitap istatistikleri