Giriş Yap

Ruhi Mücerret

8.310 üzerinden
3.547 Puan · 568 İnceleme
321 syf.
·
66 günde
·
7/10 puan
"Öleceğini bile bile yaşayan tek canlı insan!" Bu sözleri sanki Ruhi Mücerret için söylemişler. Ölümü üzerine biçmiş ama bir türlü giyememiş 100 yaşlı gazi. Her an ölüme kavuşmanın hayalini kursa da, yaşamak onun alnına yazılmış. Civanla yolları kesişene kadar hayatı monoton devam eden Ruhi Mücerretin 100 yıllık ömrünün en güzel yılı son yılı diyebilirim. En azından en maceralı yılı. Civan Kazanova. Uğursuzluklarla dolu bir hayatın şanssızlık dolu yaşamıyla mücadele verirken, kader onun hayat yollarını Ruhi Mücerrete çıkarıyor. Peki bu iki kader savaşçısı berbaber neler yapıyorlar? Ne gibi bir serüvenin içinde yer alıyorlar? Kitabın başlangıcını Ruhi Mücerretin dilinden, devamını Civan Kazanovadan okusak da, son noktayı yine Ruhi Mücerret koymuştur. Yazarın betimlemeleri harika. "Alıntı paylaşmaktan kitabı okuyamadım," dediğim kitaplardan. Beğenmediğim bir kaç noktaya değineceğim; 1. "...olmasaydı ben icat ederdim." Noktaların yerinde bir sürü söz değişse de sonluk aynı. Artık gına geldi, illallah dedim yani o derece. 2. Küfür, argo ve aşırı açığa kaçmış yerler var ki, bu da günümüz kitapların bir çoğunun olmazsa olmazı haline gelmiş. Keşke olmasa diğecem ama, günlük yaşamı sansürleyerek yazdığında yazar kısıtlanmış oluyor ve doğallık kayboluyor.(Ben yine de sevmiyorum bu tarz yazıları) Bir çok sahnede kendimi Hollywood filmlerinin setinde hissettim. Çatışma, fantazi ve sair, vs. Kitabın ana konusu reklam. Ve yazar çok büyük bir reklam kampaniyasına sponsorlük etmiş desem abartmış olmam. Kitabı okurken ne demek istediğimi anlarsınız. Yer yer kahkahalar attım kitabı okurken. Yüzümde gülücükler gözüm yaşardı bazen. Bazen de Ruhi Mücerret'in serzenişleri içimi sızlattı. Azerbaycan edebiyatından bir şiiri andırdı bana; "Mənə yüz il ömür arzulamayın." Çeviri; "Bana yüz yıl ömür arzulamayın." Son sözlerimi kitaptan bir alıntıyla bitireğim; "Allah' a ısmarladık sabırlı okuyucum. Siz de hakkınızı helal edin n'olur."
Ruhi Mücerret
8.3/10 · 13bin okunma
·
5 yorumun tümünü gör
Reklam
318 syf.
Beni en çok şaşırtan yazarlardan biridir Murat Menteş. Sadece iki kitabını okumakla yazar hakkında bir şeyler söylemek ne kadar kabul edilir bilmiyorum ama dün artık inceleme yazacağım dedim kendime. Öncelikle kitabın kapak tasarımı fazlasıyla orijinal ve başarılı. Kapağında silahlar, uçaklar, televizyonun içinde kovboy şapkasıyla bir elinde tabanca Cüneyt Arkın… kırmızı, sarı, mavi…rengarenk! Küçücük kütüphanemde bile gören herkesin ilgisini çektiğine göre kitapevlerindeki durumu hayal etmekte zorlandım. Dört yaşındaki oğlum her sabah benim kütüphanemden bu kitabı alıp boyama kitaplarının olduğu kendi kitap dolabına –ısrarla- koyarken, ‘’Anne sana kaç kere söyleyeceğim, bu kitap benim. Çocuk kitabı bu!‘’ diyor. Akşam da dolabından ısrarla bu kitabı alan kardeşiyle boğuşurken ‘’ bu abilerin kitabı, bırak onu’’ diyor. Geçen hafta eve yardıma gelen, ilkokul kitapları dışında kitap okumaya fırsatı olamamış Selma Teyzemizin de toz alırken bu kitap nasılsa ilgisini çekmiş . Her yerini inceledikten sonra merakla kitabın nasıl olduğunu sordu bana :) En son dün, tıp kitapları dışında kitap okumanın vakit öldürmek, asıl okumanın hayatı okumak olduğunu ısrarla söyleyen babalarının elinde incelerken görünce bu kitabı -yok artık- dedim kendime. Uzun zamandır ilk defa bir kitap hakkında nasıl olduğunu sorunca ‘’ Türkiye’yi ancak roman okuyan kadınların kurtaracağını söyleyen yazar, hem de karısı da doktor ‘’dedim kocaman sırıtarak:) 1000kitapla tanıdım yazarı aylar önce. O kadar çok alıntı vardı ki, merakla aldım hemen. Kitabı okurken çoğunlukla patlak kahkahalarla çılgınlar gibi güldüm, sonra birden derin cümlelerin altını defalarca çizip birkaç dakika düşünme molası verdim. Mizahi cümlelerin arasında derin sorgulamalar, yoğun duygular. Eleştirdikleri de başkaları değil, biz, hepimiz… kısacası insan?? Hani polisiye komedi filmleri vardır ya, işte kitap hali. Kesinlikle kafa dağıtmak ve dinlenmek için ya da monoton hayatın kopma noktasında terapi misal. Farklı dünyalara alıp götürdü beni. Hızlı, uçuk, kopuk ama heyecanlı. Sevgili Kübra Sultan’ın tabiriyle yazarın beyni sanki lunapark. Rengarenk. Acaba kafa yapan bir şey alıyor mudur diye düşünürken nette bakayım dedim ve gene şaşırdım. Kendi tabiriyle yandaş değil de taraflı olduğunu söylediği bir gazetede yazıyor Murat Menteş (hala yazıyor mu bilmiyorum). Tarafgirlik hastalığı illa ki bulaşmıştır diye önyargımı büyütürken, yazarın Gezi olaylarındaki birkaç yorumunu görünce şaşırdım elbet. Eleştirmeyi ayrışmak değil de dayanışmak olarak değerlendirdiğini söyleyen yazarın öyle büyük cümleleri var ki. Mesela ; ‘’Nefret dolu insanları dindar saymıyorum. Onlar başka bir tür. Hayat yolunda seyran etmeyi bilmiyorlar. Halbuki nefret çok benzin yakar..’’ ‘’Türkiye’deki tüm kavgalar kardeş kavgasıdır…’’ vs İsmet Özel'i ve Dücane Cündioğlu’nu da seviyor ya:) Sadece gündemin köşe yazıları da değil, şiirleri de var. Hem de öylesine derin. Sanki farklı Murat Menteşler var bir sürü de. Bu kadar farklı tarz, farklı okurlar.. Şaşırdım yine... Cengiz Aytmatov mesela; benim gönlümdeki rengi toprak misal kahvedir. Cemil Meriç samimi asaletin morudur. Yeşil deyince Mustafa Ulusoy gelir sükûnetiyle. Murat menteş deyince??? Pasparlak turuncu üstüne cascanlı renkler..arada siyah noktalar… rengarenk :) Tabii bazılarına hitap etmeyebilir. Kitabın birkaç sayfasını okuduktan sonra bırakan ve ‘’ Dostoyevski’den sonra olmadı be kardeş, biraz ciddi şeyler mi okusan?? ’’ diyen abim gibi. Ama yine de hayattan mola isteyeceğiniz zamanlar için dursun bir köşede derim. Ben çok sevdim:)
Ruhi Mücerret
8.3/10 · 13bin okunma
·
15 yorumun tümünü gör
318 syf.
·
2 günde
·
Beğendi
·
Puan vermedi
100yaşından küçükseniz,bu romanı mutlaka okuyun....
Bitmesin diye çok uğraştım ama kendimi alıkoyamadım. bitti:) edebiyatta 100 sayfa olması gereken bir kitabı 300 sayfaya yayarsan, içinde barındırdığı tüm enteresanlıkları öldürürsün vak'asına örnek olabilecek nitelikteki kitaptır. sanki menteş bugüne kadar aklına gelen tüm enteresan cümleleri bir yerde toplamış, yeterli düzeye ulaştığında ilgi çekebilecek kurgu yoksunluğuna rağmen cümleleri sıralayıp, 300 sayfayı bulunca kitabı noktalamış.kitap sanki şöyle yazılmış: oraya buraya not edilen cümleleri toplayıp hadi kitap yazayım, der gibi. geri kalan kurgu mu? bir mantık dizisi mi? ah Zweigim nerdesin( ........... beni kitabi okumaya davet eden alinti ilk sayfada yazilmis olan "-hayat nasıl gidiyor? - yaşayan birine sor.."olmusdur) *- nasılsınız efendim? + bu bir sır. *bir insan acıdan delirdiğinde, diğerleri onun acısını değil, deliliğini görürler." sırf bu cümledeki ruh hali uğruna okunur bence) hmmmm....bide içerisinde çok sayıda marka geçen kitaptır aynı zamanda. bisküviden arabaya kadar.) Ruhi Mücerret'in bir türlü ölmemesinin kendisini bezdirmesini neredeyse her sayfada okumak sıkıcı bir hale dönüşüyor zamanla.ama iyi tarafi da sanki insanda Ruhi ile karşılıklı konuşuyormuş hissi yaratır. Ruhi anlatır sen dinlersin. hatta anlattığı anılar hakkında soru dahi sorasın gelir. gözünde Ruhi'yi canlandırırsın... kitapta kapitalizm algı yaratmak vb konulara gayet açık, gizlenmeden yer veriliyor. -mezar taşıma: Sizi AYAKTA KARSILAYAMADIGIM ICIN OZUR DILERIM,yazdiracagim... 100 yaşından küçükseniz, bu romanı mutlaka okuyun.......... sayfa 148 den bildiriyorum ki, okuma bilen herkes okumalı, bilmiyorsa bile okumayı öğrenip bu kitabı okumalı.ben demiyom kitap diyo) ...........şimdi reklamlar...
Ruhi Mücerret
8.3/10 · 13bin okunma
4 yorumun tümünü gör
345 syf.
·
14 günde
·
Puan vermedi
Canım okuyucu, bedenin yaşı bellidir, lakin ruhun kaç yaşında asla bilemezsin.
Öncelikle kitap, İstiklal Savaşı'nın son Gazisi 100 yaşına gelmiş olan Ruhi Mücerret'in ve arkadaşlarının başından geçen sıradışı olayları anlatıyor. Her şey trenin gemiye çarpmasıyla başlıyor. Canınız sıkılmış, biraz mutlu olmak, gülmek istiyorum diyorsanız eğer bu kitabı okumanızı tavsiye ederim. Kitabı okurken kahkahalar attığınız, kimi zaman üzüldüğünüz, kimi zamanda bitmesini istemediğiniz duygulara bürüneceksiniz. Roman değil, bir nevi absürt komedi bir kitap. Şans vermenizi öneririm. İncelememi birkaç alıntıyla noktalamak istiyorum. "Bugün ölebileceğinizi düşündünüz mü biricik okur? Hatta şu anda, şimdi, şuracıkta ruhunuzu teslim edebileceğinizi? Ben düşündüm." "Hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Çünkü hiçbir şey görüntüden ibaret değildir."
Reklam
Reklam
2
58
576 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.26.42