·
Okunma
·
Beğeni
·
1.837
Gösterim
Adı:
Ruhların Cinayeti
Baskı tarihi:
1972
Sayfa sayısı:
188
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Baskılar:
Sittaford Malikânesi
Sittaford Malikânesi
Beşi Yirmibir Geçe
Ruhların Cinayeti
238 syf.
·4 günde·9/10 puan
Merhaba 1k ailesi! Bugün sizlere Agatha CHRISTIE'nin Sittaford Malikanesinin Gizemi kitabını yorumlayacağım. Kitap harikaydı diyebilirim.. Okurken bir sayfa daha okuyayım dediğim ve sonunda bütün merakımı bitiren kişiyle tanıştım. Agatha CHRISTIE'nin tarzını aşırı seviyorum, Polisiye türünde yazılmış her kitap ilgi alanım oluyor.. Ve şunu fark ettim Agatha C.'nin kitaplarını yorumlarken çok zorlanıyorum; o kitabın hâla büyüsünde olduğumdan spoiler vermemek için uğraşıyorum..

Neyse neyse çok vaktinizi aldım kitapla kalın.. Bu kitabı da şiddetle tavsiye ederim. Keyifli okumalar.
212 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10 puan
Agatha Teyzem ile tam gaz devam ediyoruz. Şu kadının yazdığı kitaplardan kopamıyorum resmen başladığımda. Gene beni üzmeyecek bir eser. Bu sefer 1966 yılında yayımlanmış bir eserle geldim. Sittaford adındaki bir köşkte yaşanıyor bu maceramız. Hemen tahlilleriyle birlikte karakterlerimizi de paylaşalım:

https://eksiup.com/p/ey273677az4h

https://eksiup.com/p/z9273679daxu

Bu sefer bir cinayet haberini oldukça değişik biçimde ele alıyoruz. Joseph Trevelyan, eski bir Albay ve malikanenin sahibi. Malikanede ruh çağırma oyunu oynarlarken gelen ruh Binbaşı John Burnaby’nin de olduğu masada Trevelyan’ın öldüğünü bildiriyor ve bunun bir CİNAYET olduğunu belirtiyor. Olaylar buradan sonra gelişiyor ancak bunun bu şekilde ortaya çıkarılması oldukça ilginç bir yaklaşım olduğunu da kabul etmemiz gerektiğini söylüyor. Kitabın adının neden bu olduğunu merak edenlereyse cinayet saati olduğunu söylememin bir mahsuru olmadığını düşünüyorum.

Gene güzel bir eserdi. Dün başıma çıkan sürekli işler nedeniyle son 50 sayfası bu sabaha kalmıştı. Halen ‘Günaydın’ demek için yeterince vakit var. O halde hepimize Günaydın! Mutlu günler, keyifli okumalar dilerim..
286 syf.
·5 günde·6/10 puan
Klasik Agatha romanıydı. Okurken katil için o kadar güzel planlarım vardı ama gelin görün ki hiçbiri tutmadı. Yine şaşırtan bir sonla bitti. Okurken sadece, dönemin şartlarından kaynaklanan ‘kadınlar erkeklere muhtaçtır’ düşüncesi sinirlendirdi beni.
288 syf.
·4 günde·8/10 puan
Bana polisiye türünü sevdiren ve polisiyenin kraliçesi Agatha!
Yine şaşırtıcı bir son ve ince işlenmiş karakterlerle kelimenin tam anlamıyla doyurucu bir kitaptı benim için. Bir solukta okuduğum ve ne ara nasıl bittiğini bile anlamadım.
Yeri geldiğinde tüylerimi ürperten yeri geldiğinde "ah be ablacım sen mi yazdın bunları" dedirten ama asla overrated olmayan yazar ve kitaptır.
Bazen canım kitap okumak istemediği zamanlarda Christie'nin bir kitabını alıyorum elime ve kendime geliyorum.
Neyse çok uzatmayayım yolculuklarda da zevkle okunabilecek bir kitap. Sittaford Malikânesi'nin Gizemi
288 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Oldukça güzel bir polisiye roman daha. Sittaford Malikanesinin sahibi Travelyan, köşkü bir anne kıza kiralamıştır. Burada bir ruh çağırma seansı yapılır ve Travelyan'ın cinayete kurban gittiği söylenir. Yakın arkadaşı Burnaby bu işi araştırmaya gider ve gerçekten ölü olarak bulur. Cinayetin baş şüphelisi yeğeni Jim Pearson'dur. Ancak nişanlısı Emily Trefusis, gazeteci Charles Enderby ile bu işin peşini bırakmayacaktır. Bu arada müfettiş Narracott soruşturmayı yönetmektedir. Acaba hangisi kazanacaktır ve katil kimdir? Mükemmel bir finali olan bu kitap mutlaka okunması gerekenlerden.
286 syf.
·2 günde·5/10 puan
Altı kişi bir masada ruh çağırırken, ruh Albay Trevelyan’ın cinayete kurban gittiğini söyler ve en yakın arkadaşı gidip kurbanın evine baktığında gerçekten de ölmüş olduğunu görür. Ve katil aranmaya başlanır. Agatha Christie yine muhteşem bir olay kurgulamış. Romanın sonunda katil eminim okuyan herkesi şaşırtır. Ben hiç tahmin edemedim katili. Ama bence yazar da tahmin etmememiz için uğraşmış. Katili yakalayacak hiçbir ipucunu bize vermiyor. Yine de şaşırmak hoşuma gitti. Kesinlikle tavsiye ederim.
286 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10 puan
Yine okuma zevki veren bir agatha romanı. Bu sefer katili tahmin edebildim. Aslında bu durum hoşuma gitmedi :) Tahmin edilemeyen hikayeleri daha çok seviyorum ama bu hikayenin basit olduğunu göstermiyor. Bİr sürü karakterin olduğu karmaşık bir örgüsü vardı. Agatha hayranıysanız mutlaka okuyun.
Kısaca konusuna gelecek olursak ; Ruh çağırma seansı sırasında bir adamın adı geçer ve öldürüldü denir. Bunun üzerine adamın gerçekten de o sırada öldürüldüğü ortaya çıkar. ve olaylar gelişir.
286 syf.
·17 günde·Puan vermedi
Agatha Christie' nin okuduğum ilk kitabıydı.
Söylenilenler üzerine şaşırıcağımı biliyordum ama bu kadarını beklemiyordum. Emily' nin sergilediği güçlü duruş ve kıvrak zekasıyla olayları çözmesi ve yorumlaması beni çok etkiledi. Hepinize okumanızı tavsiye edeceğim bir kitaptı.
Sağlıcakla kalın..
288 syf.
·7/10 puan
Agatha ablamın ilk kitaplarından.. Çok iyi olduğunu söyleyemem fakat kötü de değil, dedektiflik romanları sevenler okuyabilir. Ne zaman Agatha ablamın bir kitabını okuyacak olsam ilk yaptığım şey katili tahmin etmek olur, bu kitaba kadar hiç başaramamıştım.
288 syf.
·Puan vermedi
Kitabı yeni bitirdim.ilk sayfalarında kafanızda cinayet senaryoları kurarsınız ya işte benim ilk düşündüğüm senaryo kitabın sonunda gerçekleşti.Ama bu demek değildir ki kitabı sevmedim gayet akıcı sürükleyici ve merak uyandıran bir kitaptı.Başta tahmin ettim dediğim olay sonunda çıkınca hani bu muymuş yani demedim.Çünkü kitabın ortalarına doğru sizi bambaşka yerlere götürüp yönlendiriyor.Genel olarak güzeldi
286 syf.
·3 günde·9/10 puan
Agatha Christie ile en sevdiğim noktalardan birisi de kitaplarında kadın karakteri bir dedektif ile yarıştırması. Şimdi "yarış" kelimesi ile yanlış anlatım yapmak istemem.
Malikanenin sahibi aniden bir cinayete kurban gider, baş şüpheli de yeğeni Jim'dir. Kitabın finaline kadar heyecan hiç dinmiyor, acaba müfettiş mi yoksa baş şüphelinin nişanlısı mı olayı daha önce çözecek merakıyla okuyorsunuz.
286 syf.
·5 günde·Beğendi·7/10 puan
Klasik bir Agatha Christie kitabıydı. Konu çok ilginç bir şekilde başladı ( ruh çağırma seansıyla ) güzel ilerledi. Ben yine de orada bir Poirot hiç değilse bir Miss Marple olsun isterdim. Sonu da çok şaşırtıcıydı, hiç tahmin etmiyordum öyle biteceğini. Daha güzel kitapları var Agatha Christie’nin ama bu da okunmayacak kadar değildi!
 "Günümüzde artık kimse yaşamayı bilmiyor," dedi Albay Wyatt. "Trene yetişmeye çalışmak, randevular, her şey için zaman belirlemek... hepsi saçma. Gün doğarken uyanmak, istediğin, acıktığın zaman yemek yemek ve asla zamanın ya da belirli bir tarihin esiri olmamak. Eğer beni dinleyecek olsalar insanlara doğru yaşamanın yollarını öğretebilirdim."

 Yaşamın böylesine yüceltilmiş bir şeklinin de pek de umut verici olmadığı açıkça görülüyor, diye düşündü Emily.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ruhların Cinayeti
Baskı tarihi:
1972
Sayfa sayısı:
188
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Baskılar:
Sittaford Malikânesi
Sittaford Malikânesi
Beşi Yirmibir Geçe
Ruhların Cinayeti

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0