Adı:
Ruhun Yalnızlığı
Baskı tarihi:
Şubat 2013
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750824647
Kitabın türü:
Çeviri:
Meryem Mine Çilingiroğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Modern psikiyatrinin soğuk, bilimsel ve insana mesafeli, yabancılaştırıcı duruşuna karşı her zaman eleştirel bir tavır koyduğu pek çok kitabı bulunan İtalyan psikiyatr ve akademisyen Eugenio Borgnanın ilk kez Türkçede bir kitabı yayımlanıyor: Ruhun Yalnızlığı.

Kitaplarında, hakikatin insanın içinde olduğunu söyleyen Augustinus düşüncesine dayanan Borgna, psikiyatrinin inceleme odağının hastalık değil, hasta kişinin yaşantı içerikleri olması gerektiğini vurguluyor.
"Günümüzdeki anlayışın mutluluk kaynağı olarak kabul ettiği şeyler her fırsatta, her durumda ve her yolla istenmekte ve aranmakta ve bazı ilaçlar, bazı antidepresanlar da, çoğu zaman işe yaramaz birer havai fişek olmaktan öteye gidemeyen, zafer haline getirilmiş bir mutluluğa ulaşmanın aracı ve yolu olarak kullanılmaktadır. Bunu da, mutsuzluk ve depresyona yol açan sonsuz hayal kırıklıkları ve tatminsizlikler izlemektedir; bunun nedeni de, anlamlı, derin, büyük mutlulukların olduğu gibi, uçup kaçıcı, ancak bir sabah süren, ardında sadece küller bırakan, görünüşten ibaret, küçük mutlulukların da olmasıdır" diyen Eugenio Borgna, acıdan korkan zamane anlayışına karşı, gerek ruhsal gerekse bedensel açıdan hayatımızın her döneminde iç içe olabileceğimiz, kaçmamızın mümkün olmadığı acıyı sanatla, edebiyatla, felsefeyle ve biraz da tevekkülle yeniden okumanın yolları üzerine düşünüyor.

"Acının hayatımıza girmemesi mümkün değildir: Belki, zaman zaman, fiziksel acının, beden acısının çehresini keşfetmediğimiz olur, ama hayatımızın hiç olmazsa bazı saatlerinde, sonsuz başkalaşımıyla ruh acısı bize yabancı kalmayacaktır. Elbette ki fiziksel acı olgusu hepimiz için aynıdır. Acının yoğunluğunun, süresinin değiştiği gibi acıya yönelik kişisel duyarlılık da değişir. Buna, her halükârda tecrit, insanların dünyasından kopma olan yalnızlığa ilişkin farklı bir algı da eşlik eder. Ruh acısının, onun oluşumunun ise yekpare hiçbir yanı yoktur: Her birimiz onu kendi duygulanımsal ve varoluşsal yansımalarımızla, zaman zaman karanlık ve kaskatı, zaman zaman da hayata ve umuda açık olan, kendimize has yalnızlık deneyimlerimizle yaşarız. Ama her halükârda beden acısı geçince bellekte bir iz bırakmaz; oysa ruh acısı, derin ise silinmez: Beklenmedik ve öngörülmez olayların izinden yeniden doğabilir" diyen Borgnaya göre, "Sessizlik her söyleşinin parçası olmakla kalmaz, her hayat biçiminin de bir parçasıdır; ve her defasında onun kökenini ve anlamlarını tahlil etmek gereklidir."
224 syf.
·4 günde·9/10
Psikiyatrinin bazen oluşan kuru ve nesnel anlatımından çok uzak bir kitap. Kitabın içeriği dopdolu, Rilke' den Dickens' e, Augustinus' tan dünyanın bir çok düşünürüne ve bilim insanına uzanan geniş bir yelpaze içerik mevcut kitapta. Şiirle, edebi metinlerle süslenen kitap, edebiyatla, felsefeyle harmanlanmış bir psikiyatri kitabı.Yalnızlık ve ölümün anlatıldığı bölümler damakta enfes bir tat bırakmış.
Susmak, sessizlik içinde olmak,
insanın canı söylemek istemese de, söyleyecek bir şeyleri olduğu ya da olabileceği anlamına gelir.
Eugenio Borgna
Sayfa 23 - Yapı Kredi Yayınları, Çevirmen: Meryem Mine Çilingiroğlu
Hiçbir sevginin seni hapsetmesine izin verme. Yalnızlığını koru. Olur da sana gerçek bir sevginin sunulduğu bir gün gelirse, içsel yalnızlığın ile dostluğun arasında bir karşıtlık olmayacaktır;
aksine, sen onu tam da yanılgıya mahal vermeyen bu işaretten tanıyacaksın.
Eugenio Borgna
Sayfa 28 - Yapı Kredi Yayınları, Çevirmen: Meryem Mine Çilingiroğlu
İçsel hayatımıza, yalnızlığa ve sessizliğe girdiğimizde, düşünüm ve içe bakışın, duyarlılığın ve merhametin, beklentilerin ve umudun, tefekkür ve duanın önemini fark ederiz.
Eugenio Borgna
Sayfa 28 - Yapı Kredi Yayınları, Çevirmen: Meryem Mine Çilingiroğlu
Toplumsal ilişkilerin ağına sıkı sıkıya girmiş olan insan, yalnızlıkta kendi şahsının bilincine varır.
Eugenio Borgna
Sayfa 26 - Yapı Kredi Yayınları, Çevirmen: Meryem Mine Çilingiroğlu
Tecrit yalnızlığa göre ne ise, dilsizlik de sessizliğe göre odur. Susmak, sessizlik içinde olmak, insanın canı söylemek istemese de, söyleyecek bir şeyleri olduğu ya da olabileceği anlamına gelir; oysa dilsizlikte bir şey söyleme imkanı yoktur.
Gerçek yol, tepede değil, yerin azıcık üstünde asılı bulunan halattan geçer. Katedilmekten ziyade, insanı tökezletmek için var gibidir.
Eugenio Borgna
Sayfa 18 - Yapı Kredi Yayınları, Çevirmen: Meryem Mine Çilingiroğlu

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ruhun Yalnızlığı
Baskı tarihi:
Şubat 2013
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750824647
Kitabın türü:
Çeviri:
Meryem Mine Çilingiroğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Modern psikiyatrinin soğuk, bilimsel ve insana mesafeli, yabancılaştırıcı duruşuna karşı her zaman eleştirel bir tavır koyduğu pek çok kitabı bulunan İtalyan psikiyatr ve akademisyen Eugenio Borgnanın ilk kez Türkçede bir kitabı yayımlanıyor: Ruhun Yalnızlığı.

Kitaplarında, hakikatin insanın içinde olduğunu söyleyen Augustinus düşüncesine dayanan Borgna, psikiyatrinin inceleme odağının hastalık değil, hasta kişinin yaşantı içerikleri olması gerektiğini vurguluyor.
"Günümüzdeki anlayışın mutluluk kaynağı olarak kabul ettiği şeyler her fırsatta, her durumda ve her yolla istenmekte ve aranmakta ve bazı ilaçlar, bazı antidepresanlar da, çoğu zaman işe yaramaz birer havai fişek olmaktan öteye gidemeyen, zafer haline getirilmiş bir mutluluğa ulaşmanın aracı ve yolu olarak kullanılmaktadır. Bunu da, mutsuzluk ve depresyona yol açan sonsuz hayal kırıklıkları ve tatminsizlikler izlemektedir; bunun nedeni de, anlamlı, derin, büyük mutlulukların olduğu gibi, uçup kaçıcı, ancak bir sabah süren, ardında sadece küller bırakan, görünüşten ibaret, küçük mutlulukların da olmasıdır" diyen Eugenio Borgna, acıdan korkan zamane anlayışına karşı, gerek ruhsal gerekse bedensel açıdan hayatımızın her döneminde iç içe olabileceğimiz, kaçmamızın mümkün olmadığı acıyı sanatla, edebiyatla, felsefeyle ve biraz da tevekkülle yeniden okumanın yolları üzerine düşünüyor.

"Acının hayatımıza girmemesi mümkün değildir: Belki, zaman zaman, fiziksel acının, beden acısının çehresini keşfetmediğimiz olur, ama hayatımızın hiç olmazsa bazı saatlerinde, sonsuz başkalaşımıyla ruh acısı bize yabancı kalmayacaktır. Elbette ki fiziksel acı olgusu hepimiz için aynıdır. Acının yoğunluğunun, süresinin değiştiği gibi acıya yönelik kişisel duyarlılık da değişir. Buna, her halükârda tecrit, insanların dünyasından kopma olan yalnızlığa ilişkin farklı bir algı da eşlik eder. Ruh acısının, onun oluşumunun ise yekpare hiçbir yanı yoktur: Her birimiz onu kendi duygulanımsal ve varoluşsal yansımalarımızla, zaman zaman karanlık ve kaskatı, zaman zaman da hayata ve umuda açık olan, kendimize has yalnızlık deneyimlerimizle yaşarız. Ama her halükârda beden acısı geçince bellekte bir iz bırakmaz; oysa ruh acısı, derin ise silinmez: Beklenmedik ve öngörülmez olayların izinden yeniden doğabilir" diyen Borgnaya göre, "Sessizlik her söyleşinin parçası olmakla kalmaz, her hayat biçiminin de bir parçasıdır; ve her defasında onun kökenini ve anlamlarını tahlil etmek gereklidir."

Kitabı okuyanlar 59 okur

  • Sisyphos
  • Ebru
  • Cemre Yıldırım
  • Şebnemmm
  • Elif Kimya
  • İbrahim Truhan
  • Hakan
  • buse
  • Pelin
  • Murat ÖZ

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%40
25-34 Yaş
%30
35-44 Yaş
%15
45-54 Yaş
%0
55-64 Yaş
%5
65+ Yaş
%10

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%56.1
Erkek
%43.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (8)
9
%20.8 (5)
8
%29.2 (7)
7
%4.2 (1)
6
%8.3 (2)
5
%0
4
%0
3
%4.2 (1)
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları