Ruhun Yalnızlığı

8,3/10  (12 Oy) · 
34 okunma  · 
10 beğeni  · 
6.205 gösterim
Modern psikiyatrinin soğuk, bilimsel ve insana mesafeli, yabancılaştırıcı duruşuna karşı her zaman eleştirel bir tavır koyduğu pek çok kitabı bulunan İtalyan psikiyatr ve akademisyen Eugenio Borgnanın ilk kez Türkçede bir kitabı yayımlanıyor: Ruhun Yalnızlığı.

Kitaplarında, hakikatin insanın içinde olduğunu söyleyen Augustinus düşüncesine dayanan Borgna, psikiyatrinin inceleme odağının hastalık değil, hasta kişinin yaşantı içerikleri olması gerektiğini vurguluyor.
"Günümüzdeki anlayışın mutluluk kaynağı olarak kabul ettiği şeyler her fırsatta, her durumda ve her yolla istenmekte ve aranmakta ve bazı ilaçlar, bazı antidepresanlar da, çoğu zaman işe yaramaz birer havai fişek olmaktan öteye gidemeyen, zafer haline getirilmiş bir mutluluğa ulaşmanın aracı ve yolu olarak kullanılmaktadır. Bunu da, mutsuzluk ve depresyona yol açan sonsuz hayal kırıklıkları ve tatminsizlikler izlemektedir; bunun nedeni de, anlamlı, derin, büyük mutlulukların olduğu gibi, uçup kaçıcı, ancak bir sabah süren, ardında sadece küller bırakan, görünüşten ibaret, küçük mutlulukların da olmasıdır" diyen Eugenio Borgna, acıdan korkan zamane anlayışına karşı, gerek ruhsal gerekse bedensel açıdan hayatımızın her döneminde iç içe olabileceğimiz, kaçmamızın mümkün olmadığı acıyı sanatla, edebiyatla, felsefeyle ve biraz da tevekkülle yeniden okumanın yolları üzerine düşünüyor.

"Acının hayatımıza girmemesi mümkün değildir: Belki, zaman zaman, fiziksel acının, beden acısının çehresini keşfetmediğimiz olur, ama hayatımızın hiç olmazsa bazı saatlerinde, sonsuz başkalaşımıyla ruh acısı bize yabancı kalmayacaktır. Elbette ki fiziksel acı olgusu hepimiz için aynıdır. Acının yoğunluğunun, süresinin değiştiği gibi acıya yönelik kişisel duyarlılık da değişir. Buna, her halükârda tecrit, insanların dünyasından kopma olan yalnızlığa ilişkin farklı bir algı da eşlik eder. Ruh acısının, onun oluşumunun ise yekpare hiçbir yanı yoktur: Her birimiz onu kendi duygulanımsal ve varoluşsal yansımalarımızla, zaman zaman karanlık ve kaskatı, zaman zaman da hayata ve umuda açık olan, kendimize has yalnızlık deneyimlerimizle yaşarız. Ama her halükârda beden acısı geçince bellekte bir iz bırakmaz; oysa ruh acısı, derin ise silinmez: Beklenmedik ve öngörülmez olayların izinden yeniden doğabilir" diyen Borgnaya göre, "Sessizlik her söyleşinin parçası olmakla kalmaz, her hayat biçiminin de bir parçasıdır; ve her defasında onun kökenini ve anlamlarını tahlil etmek gereklidir."
  • Baskı Tarihi:
    Şubat 2013
  • Sayfa Sayısı:
    224
  • ISBN:
    9789750824647
  • Çeviri:
    Meryem Mine Çilingiroğlu
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
DeliBilge 
16 Şub 2017 · Kitabı okudu · 4 günde · 9/10 puan

Psikiyatrinin bazen oluşan kuru ve nesnel anlatımından çok uzak bir kitap. Kitabın içeriği dopdolu, Rilke' den Dickens' e, Augustinus' tan dünyanın bir çok düşünürüne ve bilim insanına uzanan geniş bir yelpaze içerik mevcut kitapta. Şiirle, edebi metinlerle süslenen kitap, edebiyatla, felsefeyle harmanlanmış bir psikiyatri kitabı.Yalnızlık ve ölümün anlatıldığı bölümler damakta enfes bir tat bırakmış.

Kitaptan 45 Alıntı

Ilgaz 
 21 Ara 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Başkalarının, içimizdeki acının anlamını ve sınırlarını anlamasının hiç de kolay olmadığını Xavier Thevenot şöyle dile getirmektedir:

"Acımda beni kim karşılayabilir ? Bana yöneltilen sözcüklerin hepsi kulağıma yalan yanlış geliyor. Sözcüklerin, dillerin ötesine giden bir şey bu. Kendimi yalnız hissediyorum. İçimdeki dramda, fiziksel ve psişik denenmemde yatan biricikliği anlamaya kim muktedirdir ki ?
Hal böyleyken, kendimi yalnızlığın içine hapsetmeye ilişkin dürtümü kavrıyorum. Buna karşın, bir yanım iletişim kurmayı da arzuluyor. Bu iki istek beni parçalıyor, biri beni oraya, diğeri buraya çekiyor.
Filozofların dediği gibi, acı çok keskin olduğu zaman bize aptalca ve saçma gelir."

Ruhun Yalnızlığı, Eugenio Borgna (Sayfa 51)Ruhun Yalnızlığı, Eugenio Borgna (Sayfa 51)
Ilgaz 
 30 Oca 11:33 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Friedrich Nietzsche
" İnsan bir ara hayvana, neden bana mutluluğundan söz etmiyorsun da yüzüme bakıyorsun öylece, diye sorsa hayvan herhalde, söylemek istediğim şeyi hemen unutuyorum da ondan diye yanıt verecekti, ama işte o bu sözü bile unutup sustu: İnsan buna yeniden şaşırıp kaldı. İnsan unutmayı bir türlü öğrenemeyip de hep geçmişe bağlı kaldığı için şaşar durur kendi kendine de: İstediği kadar ileri ve çabuk yürüsün, zinciri ile birlikte yürür. "

Geçmişinden, belleğinden sonsuzca doğan hatıra şelalesinden kaçmak insan açısından mümkün değildir, dolayısıyla mutsuzluğa düşmemesi de mümkün değildir.

Ruhun Yalnızlığı, Eugenio Borgna (Sayfa 97)Ruhun Yalnızlığı, Eugenio Borgna (Sayfa 97)
Ilgaz 
 21 Oca 00:51 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Mutluluk deneyimi, aşkla, zevkle, başkaları tarafından sayılmak ya da takdir kazanmakla pek de ilintili değildir;
en çok kendini tamamen kabul etmekle, Nietzsche'nin "neysen o ol" diyen aforizmasında ifade edilen şeyle ilintilidir.

Ruhun Yalnızlığı, Eugenio Borgna (Sayfa 92)Ruhun Yalnızlığı, Eugenio Borgna (Sayfa 92)
Noir 
14 Şub 19:38 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Sevinç kalbin üzerindeki güzel bir mevsimdir sadece...

Rainer Maria Rilke

Ruhun Yalnızlığı, Eugenio BorgnaRuhun Yalnızlığı, Eugenio Borgna
Ilgaz 
21 Ara 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Kapuscinski
Acı ve ıstırap. Acı fiziksel dünyaya, ıstırap ise psişik dünyaya aittir. Birbirinden ayrı ama birbiriyle bağlantılı ve etkileşim içinde olan iki alandır bunlar. Acı belli bir noktada yer alabilir (baş ağrısı, karın ağrısı), oysa ıstırap bütün varlığımıza zulmeder, bizi yıpratır, zayıflatır, çoğu zaman da değerimizden düşürür.

Ruhun Yalnızlığı, Eugenio Borgna (Sayfa 48)Ruhun Yalnızlığı, Eugenio Borgna (Sayfa 48)
Noir 
14 Şub 19:48 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İnsan, dünyanın sefaletini kendinden uzak tutamayacaksa nasıl mutlu olabilir? Bilgi yoluyla. İyi bir vicdan, bilgi hayatının sağladığı mutluluktur. Bilgi yaşamı, dünyanın sefaletine karşın mutlu olan yaşamdır.

Wittgenstein

Ruhun Yalnızlığı, Eugenio BorgnaRuhun Yalnızlığı, Eugenio Borgna
Ilgaz 
27 Ara 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

George Steiner
Daha başka yazarlar gibi Schelling de asli, kaçınılmaz bir hüznün insanın varoluşuna içkin olduğunu söyler. Bu hüzün; özellikle de bilincin ve bilginin kök saldığı karanlık temeldir. Bu karanlık temel aslen, her algının, her fiziksel sürecin zemini olmalıdır.
Düşünce, yok edilmesi olanaksız derin bir melankoliye sıkı sıkıya bağlıdır.
Schelling'e göre her düşüncede mevcut olan bu ilksel ışınımda, bu "karanlık cisimde"de, aynı zamanda yaratıcı olan bir hüzün, bir ruh ağırlığı (Schwermut) vardır.
İnsanın varoluşu, aklın hayatı; bu melankoliyi deneyimleme ve onu aşacak yaşamsal beceri anlamına gelmektedir.
Tabiri caizse hüzünlenmiş bir şekilde yaratılmışız.

Ruhun Yalnızlığı, Eugenio Borgna (Sayfa 58)Ruhun Yalnızlığı, Eugenio Borgna (Sayfa 58)
Noir 
11 Şub 23:23 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Öyleyse zaman nedir? Bunu bana kimse sormasa bile biliyorum, ama biri sorarsa nasıl açıklayacağımı bilmiyorum.

Augustinus

Ruhun Yalnızlığı, Eugenio BorgnaRuhun Yalnızlığı, Eugenio Borgna
Rukiye 
06 Şub 19:20 · Kitabı okuyor

"Eğer bütün bu acı, ufuklarımızı genişletmez, bizi daha insan kılmaz ve bu hayatın küçük ve gereksiz şeylerinden kurtarmazsa boşa çekilmiş demektir."

Ruhun Yalnızlığı, Eugenio Borgna (Sayfa 60)Ruhun Yalnızlığı, Eugenio Borgna (Sayfa 60)

"Mutluluk, mutluluk deneyimi, aşkla, zevkle, başkaları tarafından sayılmak ya da takdir kazanmakla pek de ilintili değildir; en çok, kendini tamamen kabul etmekle, Nietzsche'nin "Neysen o ol" diyen aforizmasında ifade edilen şeyle ilintilidir."

Ruhun Yalnızlığı, Eugenio BorgnaRuhun Yalnızlığı, Eugenio Borgna
5 /