Ruin & Rule (Pure Corruption MC #1)

·
Okunma
·
Beğeni
·
88
Gösterim
Adı:
Ruin & Rule
Alt başlık:
Pure Corruption MC #1
Baskı tarihi:
Temmuz 2015
Sayfa sayısı:
464
Format:
Karton kapak
ISBN:
9781455589333
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Ruin & Rule (Pure Corruption MC #1)
Çeviri:
İngilizce
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Forever
From New York Times bestselling author of The Dollar Series comes the first novel in a dark romance duet.
She is a woman divided. Her past, present, and future are as twisted as the lies she's lived for the past eight years. Desperate to get the truth, she must turn to the one man who may also be her greatest enemy . . .

He is the president of Pure Corruption MC. A heartless biker and retribution-deliverer. He accepts no rules, obeys no one, and lives only to reap revenge on those who wronged him. And now he has stolen her, body and soul.

Can a woman plagued by mystery fall in love with the man who refuses to face the truth? And can a man drenched in darkness forgo his quest for vengeance-and finally find redemption?
464 syf.
·8/10
İlk defa Pepper'ın bir kitabına 4 puan verdim..
Evet.
Sebebi çok açık.
Kill, kıza tekme attı.
O tekmenin hiçbir bahanesi yok, olamaz, olmayacak...
.
.
.
Kitabı tamamen anlatacağım, okumayı düşünüyorsan yazdıklarımı okuma. Kitabı tamamen anlatmamın nedeni Sin & Suffer kitabını uzun bir süre okumayacağım ve unutursam başka bir yerden detayları bulamayacağım. Ve kitabı okumayacak olan Melike için yazıyorum.
.
.
.
Kim olduğunu, kaç yaşında olduğunu, nasıl göründüğünü, ailesini, adını ve aklına gelebilecek her detayı hatırlamayan bir kız anlatmaya başlıyor kitabı.
Bir yerde tutulduğunu, gözlerinin bağlı olduğunu, tek başına olmadığını ve başka kadınların da yanında olduğunu fark ediyor.
Etrafındaki kavga seslerini duyup bir anlam veremiyor. Nereye getirildiğini bilmiyor.

En sonunda, birisi göz bağını açıyor.
Görmeye başladığında, karşısında duran kişiyi tanıyormuş gibi hissediyor. Onun hakkında bir şeyler hatırlamaya çalışıyor ama karşısında duran yeşil gözlü adam hakkında hiçbir hatırası yok.
Şimdilik.

Kız, beş kadınla birlikte Pure Corruption adı verilen motorsiklet kulübüne ait artık. Satılacak. Altı kadını da satmak için kaçırmışlar.

Pure Corruption (Saf Yolsuzluk?) kulübünün başkanı Kill, kadınların beş olması gerektiğini söylüyor. -Kızın gözünü açan adam Kill oluyor.-
Kitabı anlatan kız, fazlalık.

Neyse, kızlar satılacakları için kontrolden geçmeliler. Bizim hiçbir şey hatırlamayan kızımız üzerindekileri çıkarınca fark ediyor ki vücudu dövmelerle kaplı. Ve kızıl.

Bir sebebi olmadan, zaten kız fazladan gelmiş,
Kill, sebepsiz bir şekilde kıza bir tişört verip atıyor motorsikletine, evine götürüyor.
Şu an bunları yazarken bile aşırı klişe geliyor, biliyorum.
Ama alakası yok. Klişe kim, bu kitap kim...

Kill, o kavgada yaralanmış.
Kız veteriner olduğunu hatırlıyor,
içgüdüsel olarak ona yardım edebileceğini söylüyor,
'eğer uzanmazsan, bayılabilirsin' diye diye en sonunda Kill'i yarasını temizlemesi ve bakması için ikna ediyor. Zaten Kill bir ara bayılıyor.
Bu yara temizleme olmadan önce, Kill, kıza kaçmasını söylüyor.
Bunun son şansı olduğunu, kendine geldiğinde gitmesine izin vermeyeceğini söylüyor.
Buraları geçeyim, gereksiz tartışmalar yaşanıyor.
En sonunda kız kaçmak yerine Kill'e yardım etmeyi seçiyor.
Sorularına cevap vermesini istiyor.
Zorla Kill'in ağzından laf almaya çalışıyor.
'Beni tanıyor musun? Birbirimizi tanıyor muyuz?' sorularına kocaman bir 'hayır birbirimizi tanımıyoruz' cevabını alıyor. Ama yılmıyor.

Şimdi...
Kill'in kızı alıp eve getirmesinin nedeni 8 yıl önce ölen, sevdiği kıza aşırı derecede benzemesi.
Benziyor ama o değil. Sevdiği kızın dövmeleri yok, vücudu yanık izleriyle kaplı değil.
Yine de kızın hafızasını geri kazanabilmesi için yanında tutuyor bir kaç gün. Satmıyor.
En sonunda şu asla dilimden düşürmediğim tekme sahnesi geliyor.
Kız, parça parça hatırlarını hatırlıyordu zaten. En sonunda Kill'le beraberken bir anı geliyor. Bunu Kill'e söylüyor. Kill, deliriyor.
'SEN O DEĞİLSİN! SEN O OLAMAZSIN! CART CURT' inanmak istemiyor, oyunlarına daha fazla göz yummayacağım, seninle işim bitti diyor. Kızın yaklaşmasına izin vermeden kaburgalarına basıyor tekmeyi. Şerefsiz.
Kıza, onu satacağını söyleyip çekip gidiyor evden.

Zaten ondan sonra birkaç gün kız Kill'i görmüyor. Kulübe getiriyor üyelerden biri olan Grasshopper onu.
Kız orada adını hatırlıyor.
Ve bugün satılacak.
Grasshopper'dan Kill'i çağırmasını, son kez bir şey söylemek zorunda olduğunu söylüyor.
Kill geliyor,
kız adının Sarah olduğunu söylüyor.
Kill, gülüyor. 'son kez soruyorum, adın gerçekten Sarah mı?' diyor.
Kız, evet diyor. Hatırladığı bu.
Kill, 'Onun adı Cleo'ydu ve o öldü. Onu ben öldürdüm.' diyor.

Bu sahneden sonra kızı satmaya götürecek kişi olan Grasshopper'a, kızı kendisinin götüreceğini söylüyor. Yol boyunca kız onu ikna etmeye çalışıyor. Kill, ikna olmuyor. Yolda bir ara sarılıp özür diliyor ama kızı satmaya götürüyor.
(Gerçekten okuması çok zordu, şu an yazması da aşırı zor.)

Kızı satın olacak adam p*için teki. Kill'in de ondan aşağı kalır yanı yoktu burada üzülerek söylüyorum ki. Kızın çırpınışları, tehditleri, kustuğu nefreti ve neredeyse çırılçıplak edilişinin arasında Kill bey bir anda. 'kız satılık değil. satmıyorum. vazgeçtim.' diyor. Biraz tartışmadan sonra kızı alıp tekneden çıkıyor.

8 yıl sonra en sonunda çocukluk aşkına, öldüğünü gördüğü, öldüğüne inandığı Cleo'ya kavuşuyor. Az kalsın onu satacak olması da nasıl bir ironiyse sen düşün.

Bir anda nasıl oldu da, o kadar inanmayıp tekme(-ler, çünkü o tek tekme gözümde milyonlarca oldu.) attığı kıza inandı ben anlamadım orayı. Nedenini söylemedi, sanırım karnının oradaki bir şeyden dolayıydı, bak orayı gözden mi kaçırdım? Bilmiyorum. Her neyse.

Şimdi şu kadın satma konusuna açıklık getireyim.
Kadınları sattığını düşünmek zaten Kill'den aşırı nefret ettirmişti. Tekme de cabası...
Mantıklı bir açıklama var ama önce şunu anlatmalıyım;

Cleo ve Kill çocukluklarından beri birlikteler. Aileleri çok yakın.
Cleo'nun babası başka bir motorsiklet kulübünün başkanı.
Cleo, Kill'in babasına amca diyor.
Kill'in babası Cleo'nun anne ve babası öldürüyor.
(burayı açacağım)

Şimdi şu kadın satma işi şöyleymiş,
bu kadınlar ilk ve sonmuş,
çünkü bu beş kadın Kill'in babasının fahişeleriymiş.
Kill, bu kadınları çalıp başka kulüp başkanlarına satacakmış.
Şerefsiz babasını kudurtmak için.
Kill'in babasının Cleo'nun babasını, ailesini öldürmesinin nedeni kulübün başına geçebilmekmiş. Cleo'yu da başka bir başkana satacakmış ama Cleo kaçmış.

Bu Kill'in şerefsiz babası, Cleo'nun ailesinin öldürüldüğü gece
gelip Kill'e diyor ki, gidip onları vuracaksın, kafalarına kurşunu sıkacaksın yoksa gidip o çok sevdiğin küçük sürtüğe tecavüz ederim. (of varya gözlerim yaşardı)
Kill, gidip ne yapıyor bilmiyorum.
'Yaptığım şeyi Cleo'ya söylersem arkasına bile bakmadan kaçar. Benden kaçar. Onu daha yeni buldum, söyleyemem' diyor ve o gece tam olarak ne olduğu diğer kitaba sarkıyor.

O gece ne olduysa, Cleo yandı
yandığı halde kaçmayı başardı,
birileri onu buldu,
yeni bir kimlik, yeni bir aile, ülke, okul, isim verdi.
Cleo artık Sarah oldu yani.
Zaten o gece nasıl bir vahşet yaşandıysa beyni onu korumak için yaşadığı her şeyi kapatmış. Hatırlayamıyor.

Kill'e dönersek,
Kill, cinayeti işlediğini kabul ediyor. Cleo'ya bir şey olur korkusundan sanırım, suçlu olmadığı halde suçu üstleniyor. Hapishaneye düşüyor. Babası suçlunun o olduğunu söylüyor.
Şerefsiz işte. Adi.

Kill, hapishanede Wallstreet diye bir adamla tanışıyor. Adamın eli kolu uzun, Kill hakkında her şeyi öğrenmiş. İş teklif ediyor. Saygı, sadakat ve güven istiyor. Karşılığında ona artık başında olamadığı kulübü, güç ve parayı teklif ediyor.

Kill'in aklındaki tek şey intikam.
İntikamını alabilmesi için gücünün, parasının olması gerekiyor.
Teklifi kabul ediyor.

İşte böyleeeee.
En son bölümde Kill'in kafasına sıkıp kızı kaçırıyorlar.

İlk bölümlerde o beş kadınla birlikte Cleo nasıl geldi?
nasıl kaçırdılar sorusu kafalarda kalıyor..
onun cevabı sanırım şöyle,
Sarah olarak İngiltere'de yaşarken bir mektup alıyor Cleo. Geçmişi hakkında bir şeyler bildiğini söylüyor mektup.
Cleo, ikinci ailesini kız kardeşini bırakıp uçağa atlıyor. Sonuç; Kill'in yanı...

Offf
12 gün
bazen okumadım ama çoğu gün okudum
464 sayfa
gerçekten korkutucu
böyle buraya yazarken bile beynim yandı


*kafana takılan bir yer olursa yaz.
“Don’t use my name.” His face went black. “And you can’t be her. It’s impossible.”

“Why? Tell me why!”

His control snapped and he thundered, “Because she’s dead. Okay? I’ve stood over her tombstone. I’ve read the death report. You. Aren’t. Her. You’re just a horrible fucking reminder of what I’ve lost.”
Pepper Winters
Forever, BEN ŞOK
She was right in front of me all this time.
In my bed.
In my arms.
Yet my blind hatred and absolute conviction to never be hurt or deceived again had almost cost the girl I loved her life.
What did that make me?
And how could I ever fucking deserve her after what I’d done?
Pepper Winters
bu satırları da mı görecektik, vay be
He was an addiction to my painfully deprived mind.
And I was petrified.
Pepper Winters
Forever, gözlerim yaşardı yedinci bölümde varya, kalbim patlayacak gibi oldu, özellikle de Kill'in 'sen o değilsin, asla o olamazsın, sen eksiksin' dediği yerde ağlamak istedim
Indifference?

It was worse than hate. Worse than anger. Indifference was the blankness of all feeling—the place where people went when emotions were too much and they gave up.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ruin & Rule
Alt başlık:
Pure Corruption MC #1
Baskı tarihi:
Temmuz 2015
Sayfa sayısı:
464
Format:
Karton kapak
ISBN:
9781455589333
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Ruin & Rule (Pure Corruption MC #1)
Çeviri:
İngilizce
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Forever
From New York Times bestselling author of The Dollar Series comes the first novel in a dark romance duet.
She is a woman divided. Her past, present, and future are as twisted as the lies she's lived for the past eight years. Desperate to get the truth, she must turn to the one man who may also be her greatest enemy . . .

He is the president of Pure Corruption MC. A heartless biker and retribution-deliverer. He accepts no rules, obeys no one, and lives only to reap revenge on those who wronged him. And now he has stolen her, body and soul.

Can a woman plagued by mystery fall in love with the man who refuses to face the truth? And can a man drenched in darkness forgo his quest for vengeance-and finally find redemption?

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Aycan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%100 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0