Rüveyda'ya Mektuplar

·
Okunma
·
Beğeni
·
590
Gösterim
Adı:
Rüveyda'ya Mektuplar
Baskı tarihi:
Ağustos 2019
Sayfa sayısı:
264
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052083291
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Değişim Yayınları
Bloğunuzu takip eden her şahsın yüreğinde saklı, yaşayamadığı, yaşamayı arzu ettiği, belki de bu yüzden bir sonraki mektubu heyecanla beklediği; hayalini sevdiği narin sevgiliye, yürekten gelen esintilerin, kalem elçiliğinde kâğıda sırlar vermesi. Kısacası özlem mektupları Rüveyda, harika bir seri.
264 syf.
·27 günde
Değerli Yazarımız “MURAT MESUT” Bey’in nazik jestiyle güzel temennileriyle imzalı yollamış olduğu ilk göz ağrısı ”RÜVEYDA’YA MEKTUPLAR” kitabı için kendisine bir kez daha gönül selamıyla teşekkür ediyorum.

“Rüveyda’ya Mektuplar” Gönülden gelen terennümler, gerçek aşkı arayış, var oluştaki sevginin duygularla mayalanışı, gönül sesinin mısralara dağılışı.

Herkesin bir hikayesi vardır kimseye anlatamadığı.. Sevdaları, hayal kırıklıkları, yanılgıları…unutulmaya maruz kalan saf ve temiz duyguları…insani duyguların kayboluşuyla yanlızlığa sarılışları…Sevgiye susamış gönüllerin sessiz çığlığı…
...Bir Rüveyda Masalı…

“Rüveyda’ya Mektuplar” Bir sevgiliye gönül verip onun hasretiyle gönül mabedinde içsel yolculuğa çıkış. Umuda dair, inanca dair, sevdaya dair, öz yaşına dair, özleme dair, sevgiye dair ne varsa mektupların her sayfasında, çoşan duygular satırlarda, her ayrı mektubun paragraflarında, gönül ırmağının çağlayışı, ayrılığın özleme dönüşü, sevgiyle sevgiliye içten seslenişi. Belki gerçek, belkide düş. Hayal âlemi varlığını kullanış, bulunması mümkün olmayan sihirli bir arayış, sevgiyi yüreğinde taşıyıp, sevgiyi bulamayış, aşkı ve hüznü iç içe yaşayış.
“Rüveyda’ya Mektuplar” sadece duygulardan bir kesit değil, sonsuz devamlılık, sonsuz arayış…

Bazen bizlerinde dualarımıza kattığımız, bazen de yalnızca Yaradan'dan istediğimiz, sesini duymayı özlediğimiz, sessiz cümlelerimizle Amin diyebileceğimiz hikayelerimiz yok mu?..

Sevgi görünmeyen, hissedilen ağır bir duygu..
“Rüveyda’ya Mektuplar” da, sevgi, özlem, hüzün öyle derin ki, Yazarında belirttiği gibi bu tarz nesir ve şiir kitaplarını duygu sancısı içinde doğmuş kelimeler içinde kaybolmadan, keyif almak adına, ruha fısıldanan Rüveyda Masalı Gibi..her güne bir mektup olarak, masal lezzetiyle okunmalı..

Benimde tavsiyem her güne bir mektup..Kitabı elime aldığımda meraktan rast gele okudum..Şimdi başucu kitaplarım arasında her akşam masal tadında okunmak için yerini buldu…

Bir Rüveyda Masalıdır bu, anlatılan.
Koskoca bir ömre sığdırılan.
Ardı sıra gecelerce pusuya yatılan.
Belki gerçek, belki de, koca bir yalan…

Yazarımız “Rüveyda’ya Mektuplar” ömür ve gönül yolculuğunda, çocukluğunu, saf ve masum gençlik duygularını, sevgiyi, sadakati, güveni hasreti, özlemi, en güzel cümlelerle kaleme almış..Sevgi deryasına dönüşen yüreğiyle sade ve derin sözleriyle, nakış nakış işlenmiş ömür hikayesine.. mükemmel bir anlatımla gözünüzü kapatıp sayfalar arasındaki satırlarda kendi duygularınızla buluşuyorsunuz.

Yürekten kaleme, kalemden kağıda, oradan da sevgi ve ilgiyle kitabı bekleyen ve destekleyen okurlarına en güzel ve özel bir ayda ulaşan “ Rüveyda’ya Mektuplar” hayırlı uğurlu bol okurlu olsun inşallah…

Gönlünüze, Kaleminize, Emeğinize binlerce selam olsun Murat Mesut… yürek imzanızı attığınız kitap yolunuz, gönül yolunuz, ömür yolunuz hayırlı ve bereketli olsun …En kısa zamanda şiir kitaplarınızda muhabbetle buluşabilmek dileğiyle.

Rüveyda!
Sen, güftesi kalbimde saklı, bestesi yazılamamış bir şarkısın.
Öpüyorum gül yaprağı dudaklarından, desem, hadsizlik etmiş olur muyum?
Bilmeden öpüyorum işte…
Dudaklarının kıyısında bir Murat

Bloğunuzu takip eden her şahsın yüreğinde saklı, yaşayamadığı, yaşamayı arzu ettiği, belki de bu yüzden bir sonraki mektubu heyecanla beklediği; hayalini sevdiği narin sevgiliye, yürekten gelen esintilerin, kalem elçiliğinde kâğıda sırlar vermesi. Kısacası özlem mektupları “ Rüveyda’ya Mektuplar” harika bir seri. Okunmalı ve seven yüreklere en güzel hediye olarak sunulmalı…

Gerçekliğin içinde Nefis Mektuplar okuyorum..
Gönül yolculuğunda duygularınıza yarenlik yapacak "RÜVEYDA'YA MEKTUPLAR" Bir Rüveyda Masalı gibi…keyifli okumalar diliyorum…
264 syf.
Yeni bir kitap yine ben bir inceleme yazarken zorlanmaktayım. Kitabın çıkmasını beklemekten ve okumaktan daha zor geliyor bir inceleme yazmak… Neden zorlanıyorum?

1-Bir kitabı eleştirecek kadar geliştiğimi düşünmüyorum bu gelişme kitap çeşidi, yazarların birçoğunu az çok bildiğim ancak okumaya bir türlü başlayamadığım birçok eserlerin varlığından kaynaklı…
2-Kitabı okurken ne altını çizme ve de not almaya girişmemiş olmamdan kaynaklı… ( sonrasında kitabı elime alıp başladım alıntıları çizmeye ve not almaya…)

Şimdiden belirteyim birçok alıntı paylaşacağım hem de yorumlamaya çalışacağım.

Öncelikle yazarla ilgili bilgi olarak bloğundan birkaç cümle aktaracağım kendisine sorulan bir soruya cevaben yazılmış uzunca bir metinden:

“Murat olmak, bu dünyada aşktan muradını alamadığı için hayalinde bir Rüveyda resmedip, onunla teselli bulmaktır.

Murat olmak, 'annemin' deyimi ile 'saf' olmaktır, çabuk kanmak, inanmaktır. Kelimeleri plansız, kalbin izdüşümü olarak kullanmaktır.
Can taşıyan her 'şeye' hatta cansız diye bildiklerimize bile şefkatle bakmaktır.

Murat olmak, gönülde kin tutmamaktır, iyi niyettir. Bir kere sevince gitmiş gibi yapıp, aslında gidememektir. Sevgiyi ebedi kılıp, vefaya vefasızlık etmemektir.

Kendimi tanımlamaktan, tarifsizliğe saklanmaktır, Murat olmak...
Basit, sıradan bir sıra içinde, belki biraz sıra dışı kalmaktır.

Murat olmak- vasat da olsa- yazarak, kelimeler arasında ''bir yudum teselli'' ile nefsi oyalamaktır.

Sözün özü, Murat olmak, hayatın onca renkleri arasında horlanmış bir renk olan griye tutulmak, esir olmak, gride kalmaktır...”

(https://muratmesut34.blogspot.com/...nasl-bir-seydir.html )

Metnin tamamını almak istesem de uzunca bir inceleme yapıp sıkıcı hale getirmek istemiyorum çünkü biliyorum ki artık birçok insan uzun incelemeleri okumaktan aciz.

Bu kitap beni gerçekten derinden etkileyen kitaplardan biri oldu (diğerlerinden bahsedip uzatmak istemiyorum merak eden sorabilir tabi, nedenleriyle birlikte açıklarım).

Başlar başlamaz bir samimiyet, hüzün, hasret, özlem, sevgi, huzur gibi duygular beni sardı diyebilirim. Büyüsüne kapılıp gittim kitabın. “Rüveyda “ adında biri var ve hayali olmasına rağmen sanki varmış gibi hissettirmesi yazarın ustalığındandır sanırım. An geldi Rüveyda’ya kızdım ve bir o kadar da mükemmel bulup hayran kaldım. Yazar ne kadar “böyle biri olmadı, olacağını zannetmiyorum” dese de bana göre bu karakter geçmişteki ve şuanda hayatında ufakta bir yer tutmuş kişilerden dahi iz taşımaktadır. Yoksa saçmalayıp durmakta mıyım diye de düşünmüyor değilim.

Yazarın sözlerindeki o büyüyü her mektupta ve seslendirmiş olduğu şiirlerde görmekteyiz.
Yazarın da dediği gibi edebiyat gayesi güdülmeden içinden geldiği gibi bütün samimiyet ve saflıkla yazılmış bir eser diyebilirim.
Mektubun güzelliği yetmezmiş gibi üst sağ köşelerde değerli yazarın sözlerini okuyor ve hayran kalıyoruz 

İlk mektupta, “ Rüveyda ömrüme biraz işte… Bir yudum teselli…” diyor değerli yazar. Yukardaki bloktan alıntıladığım sözlerde de bunu görüyoruz artık bu kişi benimsenmiş sadece yazar tarafından değil herkes tarafından da… Yazar üçüncü mektubunda bununla ilgili şöyle söylüyor:
“ Bilseniz adınız nasıl da fitne bu âleme…” diye. Bu sözün devamında açıklıyor bu cümleyi…


İkinci mektupta özlemin ve sevmenin tanımını şöyle yapıyor değerli yazar:
“ Özlemek denen şey, ruhun çıldırtmamak için çaresizce çırpınması değil de nedir?” gerçekten de öyle insan özlerken o kadar çok çırpınıyor ki çaresizce bazen de haykırmak istiyor her yere bazen de kendi içinde çığlıklardır; sessizliğin çığlıkları…
“ Sevdin mi; sevdiğine, sevdiğini haykırmalısın; şımarmalı, şımartmalısın… Delice, çılgınca hatta serseri sevmelerin olmalı…” Ne de güzel ifade etmiş değerli yazar, bu sözden birçok anlam çıkarabilirsiniz ancak bunu size bırakıyorum nasıl anladıysanız öyle olsun.

Rüveyda’nın isminin içindeki anlamları 5. Mektupta o kadar güzel anlatıyor ki, hayran olmamak elde değil…

Bir süre sonra “hayal” diye anlatılan Rüveyda’dan da mektuplar geliyor ve kadife bir kutuda saklanıyor mektup. Mektup gelmedikçe o kadife kutuya koşup öncekilerini okuyor. Böyle bir sevda işte, mektuplarından sevgilinin hasreti gideriliyor.

Rüveyda serüveni, Rüveyda’ sız Murat’ın haykırışları, sitemleri bir o kadar da tarifini bulamadığımız sevdası. Siz sanır mısınız ki bu sadece aşk mektubudur. Rüveyda’ya Mektuplar, aşkın ön plana sunulması ancak görmediğinin ancak çok bağlandığın kişiye tutumun, körelmesinin bir de hayatını bize sunuyor. Aşk ile harmanlanmış haykırışlar, özlemler duyuyoruz kitapta ve gözyaşlarının tutulmadığı anlar… Siz de dâhil oluyorsunuz bir süre sonra bu hikâyeye ve siz de sitemlerinizi, kırgınlıklarınızı belirtiyorsunuz Rüveyda’ya…

Ah Rüveyda, sana birkaç çift sözüm var. Nedir senin derdin, nedendir sevdalara kör gibi bakışın… Ayaklarına kadar dökülen sevdanın güllerini görmüyor musun? Görmüyor musun haykırışları, çağırışları… Bir yudum teselli diye seni söylüyor… Seni tarif ediyor, mükemmel kadın, ama sen görmüyor, duymuyor gibisin… Kibirli misin diye şüphe ediyorum. Belki de sen de yazar gibi uzak tutuyorsun kendini seni sevenden… Rüveyda, adın kendin gibi o kadar güzel ki, yazarın tarifine kadar bu kadar dikkat etmezdim bu isime. Hey Rüveyda, neredeysen gel bul bu deli aşığı, acı çekiyor, istiyor da yoksun. Şu güzel ömrüne gül gibi açsan, daha ne ister ki…

28. Mektupta da söylediği gibi. “ Bunaldım ama yorulmadım seni sevmekten, seni beklemekten, seni özlemekten, seni istemekten, yolunu gözyaşları ile yıkamaktan… Ben bu derdi seviyorum.“

Ne güzel bir dert bu böyle… Acısı bile merhem gibi olur da yakmaz canı…

En son mektup 49. mektup idi ancak yazar bir sürpriz yapıp sona iki mektup daha yazıyor. 49. Mektupta veda oluyordu sanki ancak yazılı olarak kalbin yazdıkları bir kuş gibi uçup kapını bulacak ve onu okur olacaktı Rüveyda ömrüne dek… Hatırladığım ve anladığım kadarıyla bu son mektupta dile getiriliyor ve kitap sonlanıyordu ancak kitap basımından sonra yazar 52. Mektubu da bloğundan yayımladı ve boş bırakılan 52. Mektup başlıklı yere yazmış bulundum… Ama bu burada bitti mi, hayır… Yazar sözleriyle hala Rüveyda’yla hasret gideriyor. Bu gün de 53. Mektubu bloğunda yayımladı keyifli okumalar dilerim...

Karışık bir anlatım, belki de hiç tam anlamıyla anlatamadığım uzun süredir de yazdığım bu inceleme niteliğinde yorumu sunmak istedim. Naçizane fikirlerim…
Saygı ve Sevgiler…
264 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Mektuplar, sevgiliye verilen en güzel, en özel, en değerli hediyedir. İçinde yürekten kopup gelen sözler vardır, özlem vardır, hasret vardır, en saf ve en temiz duygular vardır, içtenlik vardır. Okuyanın gelir yüreğinin tam orta yerine dokunur. Ama “Rüveyda’ya Mektuplar" bunların hepsinden daha fazlası.

Nasıl anlatsam, nerden başlasam bilemiyorum. Muhteşem bir kitap, her bir cümleye o kadar derin duygular sığdırılmış ki. Özleme dair, sevgiye dair, umuda dair ne varsa mektupların her paragrafında, her satırında yüreğinize dokunuyor.

Belki gerçek, belki hayal ya da masal ama sevgiliye yazılan her kelimede derin anlamların yüklü olduğu, yürekten kopup, kaleme akan cümleler var. Öylesine naif ve öylesine harika duygular ki, okurken sizi alıp sarıp sarmalıyor ve kocaman bir ahh ahhhh çektiriyor.

Rüveyda'ya Mektuplar, bir sevgiliye gönül veriliş ve onun hasretiyle yalnızlığa sarılış, sevgiye susamış bir gönlün sessiz çığlıkları.

Rüveyda'ya Mektuplar, kavuşmanın özlemi, sabırla beklemenin güzelliği, aşkın, hüznün, umudun, sabrın iç içe geçtiği duygular.

Rüveyda'ya Mektuplar, sevgiliye yazılmış ruhun derinliklerinden kopan özlem, sevdanın en güzeli, kavuşmadan sevmenin yüceliği.

“Rüveyda’ya Mektuplar” da, sevgi, özlem, hüzün öyle derin ki ve öyle güzel anlatılmış ki, yazarımızın emeğine, yüreğine, kalemine sağlık.

Ayrıca kendisine, yüreğinden kopup kağıda aktardığı bu kadar güzel bir kitabı imzalı olarak yolladığı için değerli ve yüreği güzel arkadaşım Murat Mesut'a sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

Hayırlı, uğurlu ve okuru bol olsun.
Bu akşam..
İçinde İstanbul geçen şarkıları sıraladım
Sonra usulca yatağıma kıvrılıp sensizliğe ağladım
Murat Mesut
Sayfa 180 - Değişim Yayınları
Ne sen beni sevmekten acze düşeceksin, ne de ben sarfınazar edeceğim bu efsunkâr sevdanı...

Filler ve karıncaları var edenin adıyla gidiyorum;
Hiç gelmediğim kalbinden...
Murat Mesut
Sayfa 234 - Değişim Yayınları
Kalbim,
Rüzgâra kat buseni, o bilir geleceği adresi...
Ah uykusuz gecelere söylenen sırlar,
Ağıtlar, dualar, şiirler, şarkılar...
Her biri ayrı bir duvarda,
Bamb/aşka bir renkte yankılanırlar...

Bu akşam,
İçinde İstanbul geçen şarkıları sıraladım...
Sonra; usulca yatağıma kıvrılıp,
Sensizliğe... ağladım...

Senin yeryüzündeki yankın, Murat'ın...
Murat Mesut
Sayfa 180 - Değişim Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Rüveyda'ya Mektuplar
Baskı tarihi:
Ağustos 2019
Sayfa sayısı:
264
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052083291
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Değişim Yayınları
Bloğunuzu takip eden her şahsın yüreğinde saklı, yaşayamadığı, yaşamayı arzu ettiği, belki de bu yüzden bir sonraki mektubu heyecanla beklediği; hayalini sevdiği narin sevgiliye, yürekten gelen esintilerin, kalem elçiliğinde kâğıda sırlar vermesi. Kısacası özlem mektupları Rüveyda, harika bir seri.

Kitabı okuyanlar 5 okur

  • Tubalasar
  • Kim Bilir...
  • C.Asya
  • Pervin
  • Salimet

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%66.7 (2)
9
%0
8
%0
7
%33.3 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0