·
Okunma
·
Beğeni
·
6,4bin
Gösterim
Adı:
Rüya Yorumları 1
Baskı tarihi:
Aralık 2005
Sayfa sayısı:
345
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753880244
Orijinal adı:
The Interpretation of Dreams
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İlya Yayınevi
Sigmund Freud'un çocukluğu ve ilk gençlik yılları parasal sıkıntılar içinde geçti. Bilim ve felsefenin yanı sıra edebiyat, tarih ve arkeolojiye meraklıydı. Tıp fakültesini bitirdikten sonra psikiyatri servisinde çalışmaya başladı. "Psikanaliz", "Konuşturarak iyileştirme" yönteminin ilk uygulayıcılarındandır. İlk eseri "İsteri Üzerine Çalışmalar", daha sonra "Düşlerin Yorumu - 1900" , "Gündelik Yaşam Psikopatolojisi", kendi üzerinde de denediği çalışmalarını anlatır.
345 syf.
·Puan vermedi
Kitabı anlayabilecek yetkinlikte ve birikime sahip olmadığıma karar verdim. Yarıda bırakma gibi bir huyum olmadığı için zorla da olsa bitirdim O yüzden değerlendirme yapmam. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak gibi olacağı için önce carl jung kitaplarını okuyup sonra tekrar okumaya karar verdim
370 syf.
·Puan vermedi
Psikoloji sevenlerin kesinlikle okuması gereken önemli yazarların başında Sigmund Freud geliyor. Rüya yorumları kitabında da gördüğümüz gibi Sigmund Freud bir rüyanın analizini yaparken bir çok önemli araştırmacı yazarların; kitaplarından, dergilerinden, makalelerinden alıntılar yapıyor. Bu kitabı okurken, rüyalarımızın aslında bilinçaltımıza atıp unuttuğumuzu sandığımız olayların kılık değiştirerek rüya ile kendini dışa vurmasıdır. Ve rüyanın anlamı göründüğü kadar basit olmayabiliyor. Bir çok bölümde kendi rüyalarınızdan kesitler bulabileceğiniz bir kitap. İyi okumalar...
325 syf.
Bu eseri okuyan bir kişinin Freud ile ilgili yapacağı ilk çıkarım şüphesiz şu olmalı ki; Freud, disiplinli ve sakin bir şekilde, odaklanmış olduğu konunun literatür taramasını en derin şekliyle gerçekleştirmiş ve bu taramaları okuyucusuna aktarmakla yetinmeyerek her biri hakkında antitezler geliştirmeye çalışmış, kendi kuramının temellerini, mükemmel bir diyalektik üzerine kurmuştur. İlk başlarda (ve düşlerin kökenleri konusunda sonlara doğru) yapısalcı olarak tanıdığımız Wundt'a (ve onun takipçileri) yönelik Freud'un söylevleri, en dikkat çekici olan eleştirilerin başında geliyor. Zira, kendisi de tıp fakültesinin mensubu olan Freud, meslektaşını eleştirmeye kalkarken Wundt'un haklı olduğu yönleri söylemekten de geri kalmıyor. Psişik süreçlerin kökeninde fizyolojik temeller olduğu fikrini saygıyla karşılayan Freud, (ki nörolojinin kurucusu Charcot okulunda eğitim almış biri) bu kitaptaki örneğiyle düşlerin, temelinde ruhsal proseslerin yer aldığını savunuyor. Wundt'un her fırsatta, her deneyimlediği olayı fizyolojiye çekme ısrarına karşılık Freud onun bu ısrarlarının belirli noktalarda tıkanacağını ve bu sebeple ruhsal süreçlerin doğrudan etkilerinin izlenmesi gerektiğini söyler. İşte Freud'u gerçek bilim insanı yapan özelliği şu ki, bu cümlelerinin peşi sıra, kendi ortaya koyduğu psikanalitik kuramının, bilimin gelişmesi ile fizyolojik olarak açıklanabilir olduğunu ifade eder. Bu kabullenme, Freud'un yıldızının birçok noktada barışık olmadığı Wundt'un ilerleyen yıllarda haklı olabileceğini kabullenmesidir ve bu, bir bilim insanı tarafından kolayca yapılabilir bir şey değildir. Ancak bugünün Wundt'unun sabırsız olduğunu da ekler ve onu eleştiri yağmuruna tutar.
Düşlerimizin bir istek doyurma olduğu temel fikri, her sayfada ısrarla ifade edilmiş ve bu iddiaya zıt olarak düşünülebilecek düş örnekleri de ortaya konularak derinler çözümlemelere gidilmiş ve bizlerin "bu düşün isteğimizi doyurma amacı gütmesi imkansız!" dediği düşlerin bile esasında istek-doyurma olduğu söylenir. Bu istek-doyurmanın dış etkenler tarafından etkilenmediği, kökeninde kişinin egosu yer aldığı mutlak surette vurgulanır. Dış-etkenlerin bize olan dokunuşları ruhsal süreçler olsa da, bu dokunuşları zihnimizde belirli şekillere sokacak olan, yine insanın kendisidir. Bu noktada Schopenhauer'ın zihin fikrine yer vererek açıklamalar getiren Freud, kendi kuramının kökenlerini yalnızca filozoflara değil, Shakespeare, Sofokles gibi birçok edebiyatçıya dayandırır. Kendisinin edebiyat ile olan bağını az çok biliyoruz, hatta bununla alakalı çok sayıda makale ele almıştır.
Düşlerin kaynağı konusunda dört sınıflama yapan Freud, bütün bu sınıflamalar ve ardından gelen açıklamaların nihayetinde; basit birkaç cümleyle kuramını şöyle özetler: bizleri düş görmeye iten ruhsal süreçlerimizdir ve bunun dışında kalan (dışsal uyaranlar gibi) uyaranlar ise, ruhsal süreçlerin içerisinde emilerek istek-doyurma şekline bürünürler (kılık değiştirme). Bu istek-doyurmaları düşümüzde görebildiğimiz kısmı, adı üzerinde, düşün görünen kısmıdır ancak öte yandan, görünmeyen (gizli) kısım da bulunur. Freud'un açığa çıkarmak istediği, fakat kimi zaman aşılabilir kimi zaman aşılması zor dirençlerle karşılaştığı, asıl yer burasıdır. Çünkü buradaki istek-doyurma (yine belirli kökene dayanaraktan) belirli sansürlerle karşımıza çıkabilir ya da buradaki çözümlenmeyi düş-gören abartarak anlatabilir veya unutabilir (buradaki unutmanın da kökenlerine inilir ve aslında unutmanın da birtakım sebeplerden ileri geldiği öne sürülür).
Birçok düş vakasıyla zenginleştirilmiş bu kitap, Payel Yayınlarının iki ciltlik baskıya verdiği "Düşlerin Yorumu" başlığının ilk cildiydi. Daha bütünsel bir yorum için öbür cildin de okunması gerekiyor. Yukarıdaki yorumlamalar ve genel olarak özetleyici ifadeler, bu cilt ile sınırlıdır.
Belirtmek istediğim bir nokta var ki, en basit ifadeyle, çocukluk çağının insan-davranışının kökeninde vazgeçilemez ehemmiyete sahip olduğu, her satırda vurgulanıyor. Temel olarak cinselliğin kökünün de çocukluk çağına yattığı ve devinimin (hoplama, zıplama, sallanma...) cinselliğin gelişiminde (belki de ilk çıkışında) mühim bir yere sahip olduğu söylenir. Freud bu konudaki fikirlerini beyan ederken kendisine ve kuramına yönelenen eleştirilere de yanıt verir. Yanıtını verirken, kendi kuramının en büyük deneylerinden birini kendi üzerinde yaptığını söyler. Nitekim eseri okurken birçok düşün Freud'un kendisi veya çocukları tarafından görüldüğünü görürsünüz. Çocuklukta anne/babaya yönelen "cinsel arzu" / "ölme isteği" gibi şuanki toplumda dahi, çokça ahlaksız karşılanacak fikirler ortaya atılırken Freud'un insan'a baktığı pencerenin hatırlanması ve söylediklerinin temkinli bir şekilde sindirilerek dinlenilmesi gerekir. Aksi takdirde, daha önceki yazılarda da dediğim gibi, Freud'un sapığın biri olarak görürsünüz.
Şunu söylemek istiyorum ki, Freud bu eserinde apaçık bir şekilde "cinselliği", cinsel ilişkiye girme olarak değil, "eros" olarak gördüğünü söyler ve bu manada kuramının mitolojik temelleri olduğunu okuyucusuna bir kez daha gösterir. Freud'u anlayamadığım nokta ise; kendisine eleştiri yöneldiği zaman cinsellik ile ilgili fikirlerini (bu terimden ne anladığını) çok güzel bir şekilde açıklıyorken kimi düş çözümlemesinde çok tuhaf karşıladığım yorumlamalarda bulunuyor. Bu yorumlamalardan kimisini, başka psikologlara dayandırıp o kişilerin yorumunu doğru bulduğunu söyler ve açıklamasını yapmadan başka düşe geçer. O kişinin açıklamasını doğru bulduğunu söylemekle yetinir ve örneğin, bir mumu kadın cinsel organına benzetir, mumun kırılmasını ya da erimesini erkeğin iktidarsız (ereksiyon ile ilişkili) olmasına bağlar ve bunun zaten böyle olduğunu dile getirir. Ben bu tip noktalarda, yapılan açıklamaları çok fazla yetersiz buldum. Kendisine yönelen eleştirilere karşılık kendisinin algıladığı "cinselliğe" karşılık bazı düşlerde okuyucusunu tatmin etmeyecek yargılarda bulunuyor, ötesine yönelen eleştirilerden birazının, maalesef haklı olduğu ortaya çıkıyor.
Ben yine de dengemi koruyup ikinci ciltten sonra yorumumu sürdüreceğim. Freud'u anlamaya da devam edeceğim. Zira, karşımızda, fikirlerini sıkça güncelleyen, geliştiren ve bir gün kendi kuramının bile yapısalcıların kabulünde olduğu gibi, fizyolojik süreçlere gireceği olasılığını anlayışla karşılayan bir Freud görüyoruz. Pek saygıdeğer Sigmund Freud'u görüyoruz.
319 syf.
·30 günde·8/10 puan
Uzun zamandır okumak istediğim bir Freud klasiğiydi. En sağlıklı incelemeyi kitabın ikinci cildini de okuduktan sonra yapabilirim. Ancak birinci ciltle ilgili şunu söyleyebilirim ki kesinlikle rüyalar çok detaylı ele alınmış. Freud kitaba kendinden önce rüyalarla ilgili yapılan araştırmalarla başlamış ve o kadar kapsamlı yer vermiş ki o kısımları okurken sıkıldığımı bile söyleyebilirim. Freud’un rüyalarla ilgili kendi görüşlerinden bahsettiği bölümlere gelindiğinde kitap kesinlikle daha akıcı oluyor. İlk ciltle ilgili düşüncem uzun süredir okumak istediğim bu kitabı okuduğuma değdiği. Vakit kaybetmeden ikinci cilde başlayıp bütün olarak değerlendirme yapma fırsatı elde ettiğimde daha sağlıklı yorumlar yapabirim. Okumak isteyenlere şimdiden keyifli okumalar :)
325 syf.
·6 günde·5/10 puan
Çok büyük beklentilerle elime aldım, ilk okuduğum freud kitabıydı, hayatımda bitirmekte bu kadar zorlandığım bir kitap hatırlamıyorum bir ara bırakayım dedim ama bırakma huyum olmadığı için acı çeke çeke bitirdim. Zaman zaman ilgimi çeken yerler de oldu. Bu kitaba başladığımda bitiremeyeceğimi anlayıp 3 kitap daha bitirdim cahit sıtkı,yunus emre,sabahattin ali. bilmiyorum belki kapasitemin üstündedir. daha çok kitap okumam gerekiyor yada ilgimi çekmedi düşler, insan tahlilleri olsaydı sıkılmazdım bu kadar.
325 syf.
·10/10 puan
Bol miktarda garip anları olan, ama kesinlikle okumaya değer, mükemmel bir eser.

En çok sevdiğim şey sonsuz analiz. Evet, Freud'un bazı teorileri oldukça vahşi - ve ben buna ulaşacağım - ama insan durumu hakkında hem uyku hem de uyanıklık durumlarında öğrenecek çok şey var. Freud, mümkün olan her rüyayı zihni şaşırtan birçok açıdan analiz eder. Ancak, sürekli bir hayalperest olarak, teorileri beni çok dikkatsiz tuttu.

Hayallerim genellikle değişken ve çok yönlü. Freud hepsini ve diğerlerini anlatıyor. Gerçeklikten ortaya çıkan rüyalara verdiği örnekler özellikle ilginçtir. Bu sık sık başıma geliyor. Karakterizasyon, yükselen arsa, gizem ve entrika ve ayrıntılı bir hikaye hayal edeceğim ve tam dorukta, kahramanın bir tren tarafından vurulmak üzereyken, gerçek bir dünya sesi var. Sadece gerçek ses bir tren değil, çalar saatim.

Bu nasıl mümkün olabilir? Rüya durumum, doruk alarm alarmımla çakışmak için kendini milisaniyeye çıkarabilir mi? Mucizevi, açıklanamaz. Yine de Freud bunu açıklıyor. Ya da en azından dener. 600'den fazla sayfadan veya 21 saatlik sesten sonra bile, gizem için yer kaldığını düşünüyorum. Ve Freud'un kendisi, iki kişinin aynı şeyi hayal edebileceğini ve bağlam temelinde tamamen farklı anlamları olduğunu söylüyor.

Örneğin, düşüyor. Büyük bir yükseklikten düşmeyi hayal ettiyseniz, yataktan sarkan bir ayağa bedensel bir tepki olabilir. Ya da sürpriz sürpriz, seks hakkında olabilir. Freud'a göre, bir kadın, bilinçsiz bir varlık ya da olmayı isteme duygusunun “düşmüş bir kadın” ın sembolik bir yansıması olarak düşme hayalini ortaya çıkarabilir.

Spoiler uyarısı: Freud temel olarak tüm hayallerinizin seks hakkında olduğu sonucuna varıyor.

Elbette fallik sembolizm üzerine beklenen teorisi var. Mısır saplarını veya salatalıklarını hayal ediyorsanız, hepimiz gerçekten ne hayal ettiğinizi biliyoruz. Fakat cinsel nesnelerle cinayet eden nesneler de oyunda. "Düşmüş kadın" gibi.

Freud'un kullandığı en tuhaf örnek çocukların hayalidir. Erkek üyeye 'küçük adam' demeye rağbet ettiği için Freud, bir çocuğun hayalinin sembolizm kullanan bilinçaltı olduğu sonucuna varır. Ve çocuğu dövmeyi hayal edersen? Tabii ki, bu bilinçaltı mastürbasyon isteği dile getirdiği anlamına gelmelidir.

Freud, bu tür fikirler nedeniyle tartışmalı bir figürdür, ancak bu teorilerin kaçının psikolojiyi anlamak için çok önemli olduğunu fark etmemek kayıp olacaktır. Ve onu seks takıntılı bir manyak olmakla suçlayanlar için, tüm canlıların seks takıntılı manyaklar olduğunu hatırlamamız gerekir. Bahar havasını polenleriyle dolduran ağaçlardan biyolojik ihtiyaç uğruna hayatından vazgeçen erkek kara dul. Ve evet, insanlar da.

Kabul etmek isteseniz de istemeseniz de, böyle düşünmek için üretildik ve Freud'un sürekli cinsiyete dönüşü, bir nemfomanın kokain seven sapkınlıklarına daha az ve daha çok insan kene yapan şeyi anlayan birine benziyor.

En azından, tıbbi kokain ve cinsiyet sembolizmi ile ilgili tüm pasajlar, bunu aksi halde olabileceğinden sonsuz derecede daha eğlenceli bir okuma yapar.

Genel olarak, bunu kolayca okunması gereken bir klasik olarak işaretleyebilirim. Gerçekten ilginç olan kalın bir ders kitabını başka nerede bulabilirsiniz? Düşünmenizi, kendinizi sorgulamanızı ve anlamanızı sağlayacaktır. Eğer başka bir şey yoksa, bu beni hayallerimden haberdar ediyor. Şimdi TÜMÜNÜ hatırlıyorum. Uyanmak ve onları sallamak yerine, onları hemen aklımda tekrar oynuyorum ve "Oh Tanrım, Freud BU hakkında ne söyleyecekti?
345 syf.
·163 günde·Beğendi·9/10 puan·Ne Okusam'dan
Sigmeud Freud'un rüya yorumları kitabı akademik anlamda tıbbi terim ve jargon içerdiği için okurken zorlandım. Faydası ise kabus,karabasan, kötü rüyalar gördüğüm zaman bunun hangi anlama geldiğini, hangi fizyolojik ihtiyaç (aç,susuz),üşümek,o gün yaşadığım olayların etki ettiğini, bilinçaltında yatan korkularımın içsel ve dışsal kendinizin farkında olmanızı sağladığını ifade edebilirim. Psikoloji ve nörofizyolojiye ilgi duyanlara tavsiye ederim
325 syf.
·Puan vermedi
Şüphesiz en tat verici, en verimli okumalar merak ettiğiniz bir konuyu sağlam diye nitelendirebileceğiniz yazarlardan ve eserlerden okumaktır. Tüm bu koşulları sağlayabildiğimden benim için gercekten çok verimli bir okuma oldu.Eserin her satırı beni tatmin etti.

İlk Freud okuyuşum, ne yazık ki söz konusu Freud olunca ister istemez maruz kaldığımız tüm Freud yorumlarından dolayı bastırmaya çalıştığım bir ön yargıyla başladım kitaba ama mutlu sonla bitti.

Kitap ilki cilt halinde okuduğum 1.cildin başında yazarın kabaca ama yeterli sekilde biyografisine yer verilmiş ki ozellikle ilk okumaysa benim sevdiğim bir özelliktir. Kitap Freud hayattayken hali hazırda rüya üzerine çalışmaları devam ettiği için gerekli gördüğü çıkartmalar ve eklemelerle tekrar tekrar basılmış gerekçeleri de belirtilmiş.

Kitapta rüya nedir, hangi kaynaktan beslenir, neden çabucak unutulma eğimindedir, nevrotik rahatsızlıklarla bağlantısı var mıdır gibi bir çok soru tartışılmış. Tüm bunları tartışırken Freud rüya üzerine çalışmış kişilerin eserlerinden bir çok alıntı yapmış ve çok geniş bir çerçeve sonmuş. Bu alıntıların bir çoğu eserin ilk bölümlerinde toplanmış ve daha sonra Freud kısaca rüya hakkında söylenen her şeyi sunduktan sonra kendi tezine geçmiş.

Tüm bu rüya üzerine çalışmış uzmanların diyelim Freud da dahil hemen hemen aynı fikirde olduğu bir kaç husus var. İlki rüyaların geleceği haber vermediği, bir diğeri de rüyanın malzemesini çok yakın geçmişten aldığı. Freud'u diğerlerinden ayıran, farklı ve özel kılan ise bir çoğunun rüyaların anlamsız olduğunu iddia etmesine rağmen Freud'un buna karşı çıkmış ve kendi tezini ayrıntılarıyla ve bir çok örneğiyle ortaya koymuştur.

 "Bir düş (baskılanmış ya da bastırılmış) bir isteğin (kılık değiştirilmiş) doyurulmasıdır."

Daha fazla ayrıntı için, rüyarları nasıl kullandığını ve yorumladığını görmek için, rüyasında palto gören bir hastasından paltonun prezervatifi nasıl temsil ettiğine ulaştığını ve daha bir çok aklınızın ucundan gelmeyecek bağlantıyı nasıl oluşturduğunu görmek için kitabı okuyunuz!
370 syf.
·Puan vermedi
psikolojiyi seviyorum diyen herkesin uğraması gereken bir psikologtur freud.Kitap yoğun bir anlatıma sahip ama okurken "Allah çarpsın ben bunu önceden biliyordum" dedirten cinsten bilgilere sahip.Ben çok beğendim okumanızı tavsiye ederim.
Düşler ve bi bakıma tasvir ettiği kendinde evrenler. . Freud gibi bir deha tarafından ele alınan bu konu ve kitap düşünen şahıslar için karanlıkta hediye edilmiş fener görevi üstlenmektedir. 

   Kitaba başladığım zaman açıkçası Freud hakkında her zaman olduğu gibi onyargiliydim.  Ki hala bile onyargilarlarim bi nebze de olsa devam etmekte.  Lakin ele alınan konu o kadar bilimsel ele alınmış ki insan hayretler içerisinde kalmıyor değil.  Yapılan alintilardan ve gösterilen kaynaklar bunun en iyi örnekleri olur kanaatindeyim.  Ayrıca eserde yer yer Freud un kendisini eleştirdiği, geçmiş zaman tedavileri ile şimdiki vakalar arasında karşılaştırma yapıp tutarlılık çizgisinde diretmetsi gerçekten de taktire sayan bir tutum olarak karşımıza çıkıyor

  Psikanaliz meraklıları için baş ucu kitaplardan biri olacak sanırım . Psikanaliz  öğrenmek isteyen kişiler bu kitabı okuduklarında aynı zamanda muazzam bir literatür taraması ile karşı karşıya kalacaklardır.  Rüyalar ve nedenleri,bilinçaltı,eski yaşam ve tahlillerin bolca ele alındığı bu eserin dili ne çok ağır ne de basit.  Okumak isteyenler için okumadan önce bazı psikolojik terimleri araştırmalarını önemli buluyorum.  Nitekim Freud bunu hesaba katmış olmalı ki eser dipnot bakımından oldukça zengin. 

  İlgi duymayanlar için sıkıcı olabilir lakin ilgililerin okumaktan dolayı zevk alacağını tahmin ediyorum.  Yine de ister okuyun ister okumayın

  Esenlikle
345 syf.
·9/10 puan
Freud genel olarak müthiş bir karaktere sahip psikoloji dehasıdır.
Kitabını aldıktan sonra cidden rüya tabiri okuyacağınızı düşünmeyin :) Çeviren kişi bazı kelimeleri uygun çevirmemiş. Bu kitabı okuduktan sonra Psikoanaliz ve Tedavi kitabını da kesinlikle okuyun. Oradaki hikaye çok daha enterasan bir konuyu anlatıyor. 7 Yaşındaki bir çocuğun iç dünyasına giriyorsunuz.
325 syf.
Analizan ruyalarinizdan bilincdisinizi yorumlar. Ruyalar bilincdisina giden kral yoludur. Ruyalari yorumlayarak calisan psikanalist freud'un harika eseri. Psikanaliz calisanlara tavsiye edilir
"İnsan asla eline geçen fırsatı kaçırmamalı, küçük bir yanlış içerse de yapabileceğini her zaman yapmalı. Hayat kısa ölüm kaçınılmaz olduğu için ele geçen fırsatları kaçırmamalı."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Rüya Yorumları 1
Baskı tarihi:
Aralık 2005
Sayfa sayısı:
345
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753880244
Orijinal adı:
The Interpretation of Dreams
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İlya Yayınevi
Sigmund Freud'un çocukluğu ve ilk gençlik yılları parasal sıkıntılar içinde geçti. Bilim ve felsefenin yanı sıra edebiyat, tarih ve arkeolojiye meraklıydı. Tıp fakültesini bitirdikten sonra psikiyatri servisinde çalışmaya başladı. "Psikanaliz", "Konuşturarak iyileştirme" yönteminin ilk uygulayıcılarındandır. İlk eseri "İsteri Üzerine Çalışmalar", daha sonra "Düşlerin Yorumu - 1900" , "Gündelik Yaşam Psikopatolojisi", kendi üzerinde de denediği çalışmalarını anlatır.

Kitabı okuyanlar 424 okur

  • nzl edl
  • Ayhan Bağışkondu
  • Ömer Çetinkaya
  • Nesrullah ilgin
  • Smlyfuu
  • Ferhat Ağa Akyürek
  • Betül Demir
  • Elif
  • Ayşe Okşan Üçgöz
  • Elif Kaya

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%12.2 (12)
9
%10.2 (10)
8
%16.3 (16)
7
%10.2 (10)
6
%1 (1)
5
%3.1 (3)
4
%1 (1)
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları