Rüyalar Gerçek Oldu (Saklambaç Serisi 2)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1837
Gösterim
Adı:
Rüyalar Gerçek Oldu
Alt başlık:
Saklambaç Serisi 2
Baskı tarihi:
Ekim 2015
Sayfa sayısı:
576
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059176262
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Olimpos Yayınları
Ya tüm hayatın bir rüya'ysa! Serçesini korumaya çalışan fedakâr bir Şahin ve onların peşinde azılı bir Kara Kediye dönüşen düşmanı... Oyunlar gerçeğe, rüyalar masala dönüşürken... Sevdiği adamla, onu seven adam arasında kalarak bir keşmekeşin içine sürüklenen Rüya... Ve onu elde edebilmek için hiç çekinmeden kanunsuzluğunu kullanan cesur bir Şahin... Sımsıkı bağlanmış büyük sırları ile, hayatının dengesini bozmak için çıkagelen eski dostlarla... Hiç ummadığı anda yeni keşfedilmiş bir tutkunun renkli karmaşası aklını allak bullak ederken... Ahlak kuralları ve onu zorbaca yanında alıkoyan adamın, çözülmesi zor sırları tarafından esir alınan Rüya... Rehinesi olduğu tehlikeli adamın aslında gönüllü tutsağı olduğunu kavradığında... Benliğini çepeçevre saran inkâr zincirlerini kırabilecek mi? Ve karşı karşıya kaldıkları büyük tehlike, iki genci hayatları pahasına birbirine düşürdüğünde... Bu çözülmesi zor gerçekle savaşabilecekler mi? Aralarındaki çekim, hayatları boyunca unutamayacakları maceralara yol açtığında... Yeni filizlenen reddettikleri duyguları... yaşamları pahasına koruyabilecekler mi?
(Tanıtım Bülteninden)
rüyalar gerçek olsa kitabını okudum,devamı olan rüyalar gerçek olsa kitabını sabırsızlıkla okumaya başlayacağım.teşekkürler müjde aklanoğlu
576 syf.
·Beğendi·10/10
"Rüya... Sarmalanması en zor bebek gibisin..."
"Sende okşanması imkânsız, vahşi bir ayı gibisin..."
"Dilinden halat yapılıp, dipsiz kuyulara atılası kurbağa gibisin... " dedi adam başını aşağı eğerek. Kız adamın ferah nefesiyle kendinden geçmemek için savaş verirken "Sen... Sen tam bir domuzsun..!"diye titrek sesiyle cırladı.
"Kendini insan zanneden keçi..." dedi adam kızgınca tıslayarak. Rüya titrek ellerini adamın göğsüne yaslayıp ittirirken, "Senden nefret ediyorum saplantılı kasıntı..." dedi gözleri buğulanarak. "Ben de senden nefret ediyorum kendini bulunmaz Hint Kumaşı sanan dikenli çalı..."
576 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Evet saklambaç serisinin ikinci kitabını da keyifle okuyup bitirmiş bulunuyorum. İlk kitaba göre romantizme daha fazla yer verilmiş ve son derece ilgi çeken Karadeniz şive ve tiplemeleriyle sürükleyici bir anlatımla alıp götürüyor sizi. Kitabın sonuna doğru nası yaaa dedirten kocaman bir sürpriz de bu güzel kitabın cilası oluyor tabi. Aksiyonuyla, atraksiyonuyla, aşkıyla, düğünü , gelenekleriyle severek okudum ben. Okursanız pişman olmayacaksınız derim. Benden söylemesi :) :)
576 syf.
·92 günde·Beğendi·10/10
Ben rüyamda bile yalnız Seni sevdim ! Tesadüfen karşılaşan iki gencin aşk ve macera dolu kendilerini temize çıkarabilme hikayeleri asla pes etmemek gerektiğini
Çok güzel müthiş harika bir kiatp bayildim cunku cok guzel ve akici bir kiatp boyle kitaplar bekliyoruz hep allah basarilarinizin devamini dilerim ..... Cok bayildim tek kelime ile anlatilamaz bir kitap her ani her saniyeyi yasiyorusun
576 syf.
·22 günde·Beğendi·10/10
BİR RÜYA NE KADAR GERÇEK OLABİLİR? Kitabı elimize aldığımızda bizi karşılayan ilk soru bu… Üniversite de okuyan deli dolu hayalperest veteriner adayımız Rüya hayatı o kadar eğlenceli o kadar aksiyon dolu ki geceleri yatağına yattığında gördüğü rüyalar insanın kaderini şekillendiriyor. Yine böyle bir gece rüyasında gördüğü, yüreğini hoplatan, yakışıklı, serseri, ama çok fazlada ukala bulup uyuz olduğu Komiser... Sabah okula giderken karşısına çıkıyor hem de ne çıkma Komiser yerine eli kanlı bir katil… Şahin’ in bir anda paniklemesiyle esiri yaptığı Rüya ona hayatının en büyük gerçeğini gösterdi. O kaçma kovalamanın arasında bir anda gönüllü esiri olduğu adamın karısı olan şapşirik Rüya… Şahin nam-ı değer Serçesinin hayatını korumaya çalışan fedakar bir kara şövalye benim gözümde… Evet belki sevdiğini elde edebilmek için hiç çekinmeden rızasını almadan bazı işlere kalkıştı ama netice de her şey sevgisi içindi. Ne yaşandıysa sevgiye dair yaşandı aralarında. Çok büyük bir tehlikeyle karşı karşıya kalarak devam etti hayatları bir süre yanlış anlaşılmalar kandırılmalar sonucu ayrı da düştüler. Şahinimin serçesi çok acı çekti, çok zorluklara göğüs gerdi, çok kızdı, çok kırılıp ağladı ama Şahin den kendisine emanet varlığıyla hayata tutunmayı da bildi. Serçesi ona en olmadık yerde en özel anlarında Seni Seviyorum derken, Şahin çok sevmesine rağmen söylemek yerine istedi ki o okusun aşık gözlerinden… Öyle bir bağlılıktı aralarındaki tutku. Uyurken üzerini aşkıyla örtüp, kabuslarını çekip alan bir adamdı Şahin… Bir an olsun heyecanın bolca atışmanın eksilmediği Karadeniz’in o eşsiz şivesi ve güzellikleriyle kitabı tamamlıyoruz. Ama son 15 sayfası yok mu insan eli kalbinde yüreği ağzında bolca ağlayarak okuyor… Anlıyoruz ki bu hayatta neyi çok istersen onunla sınanıyorsun. Bu inatçı kot kafali iki uşak çok zorlu bir yolda kah güldürüp kah ağlatarak bizi buralara kadar getirdi. Tüm soruların cevabı deli kızın deli kuzeninin hikayesine kaldı. Eh bizde kemerlerimizi sıkıca bağlayıp, koltuğumuzu uçuş moduna getirip beklemeye koyulduk… umuyoruz ki çok fazla beklemeden kavuşuruz…
576 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Karadeniz şivesi ve Karadenizlilere özgü sözcükler kitapta bol bol kullanılmış .Bu da kitaba ayrı bir tatlılık katmış,kitabı epey keyifli hale getirmiş.
Bu serinin ikinci kitabı. Macera devam ediyor. Birinci kitabın sonunda Şahin'le Rüya evlenmişlerdi.
Şahin Rüya'yı alıp Karadeniz'e köyüne götürüyor. Peşlerindeki adamlar Onları hiç rahat bırakmıyor. Hep korkuyla yaşıyorlar ve Aşklarını yaşamaya başlıyorlar. Sabaha karşı yıldızların altında çimenlerin üstünde evliliklerinin temellerini atıyorlar.
Öküz Şahin çok öküzlükler yapıyor. Bakalım Rüya şahin'i affedebilecek mi?
Macera dolu dizgin devam ediyor. İyi okumalar.
“Mutlu musun?” diye sordu.
Rüya gözlerini kaçırarak “Karnımda kelebekler uçuşuyor. Eğer bunun adı mutluluksa.” dedi gözlerini kocasının ateşler içinde yanan gözlerine çevirerek. “Ben çok mutluyum.”
Şahin “Belki hiçbir şey istediğin gibi olmadı. Sana hayallerini veremedim.” dediğinde üzgünce, Rüya parmaklarını dudağına koydu ve sözlerini tamamlamasına izin vermedi.
“Benim hayalim sendin Şahin ve gerçekleştin...”
Dilimin ucuna vuran kelimelerim hep yıkık dökük, sözlerim kırık… buruk tebessümlerim yaralı dudaklarıma yakışmıyor... Aslında inkâr etsem ne fayda, benim gibi herkes de bal gibi biliyor ki, engel olamıyorum içimdeki gurursuz hasretine, yıkıcı, kahredici aşkına... Mağrur sevdama teselli… İmkânsız düşler görüyor gözlerim hayallerimde... Uyandığımda gözkapaklarımı kapatıyorum yine, kırgın kırgın atan heyecanlı gönlümü hoş tutmak, anlık… yalan, dolan hayaller kurmak istiyorum seninle... Bir salak gibi sana sahip çıkan gurursuz yüreğimin isteklerini bastıramıyorum Şahin... Telefona gidiyor elim sürekli. Gözlerim dolup gelirken, sesini arıyorum telefonun tuşlarında... İçimi acıtan, yüreğimi yaralayan sesini… Ve ne olursa olsun, ben senden gidemiyorum Şahin... Seni yok sayarken bile seni anıyor, seni unutmak için yattığım uykularıma, yine seni misafir ediyorum. Gün yüzüme vurup uykularımdan gerçeğe döndüğümde, “Ne olur sen de gitme” diye haykırasım geliyor, boş odaların üzerine sinmiş yansımasında. Sonra hüsrana uğrayarak, hıçkıra hıçkıra kapandığım yastıklarıma, “Seni sevmiyorum.” diye haykırıyorum defalarca… özlemden burnumun direği sızlarken inkar ediyor benliğim seni... Rüyalarımda gördüğüm an, yüreğime ilmek ilmek dokuduğum, delisi olduğum yeşilleri, her gün silip yeniden çiziyorum beynime... Ben rüyamda bile yalnız seni sevdim Şahin… Yine her sabahım sana uyanıyor.
Gözlerimdeki hüzün seni özleyince, hayallerimi diziyorum kirpiklerinin her bir teline... Sonra gözyaşlarımda boğuluyor düşlerim, çıkmazlar adresim oluyor, tükeniyorum... Oysa ne savaşlar vermiştik seninle birbirimizi severken, ne acılara göğüs gerip, ne yaraların içinden çıkmış, geçmez denen salgınlara sarıp biçareliğimizi, bir ufak gülüşle merhem olmuştuk acımıza...
Biz bu savaşı kaybettik… Olmadı. Yıkıldık. Örselendik ve yaralandık. Eskiye dair her şeyi yıktık, geleceğe dair ne varsa tükettik… Onca yalanın, onca oyunun içinde boğulmuş ruhumuzda yeni yaralar açtık…
Niye yazdın o zaman bu mesajı diyeceksin… Her şeye rağmen yine de susturamadım içindeki sana vurgun kadının haykırışlarını, dilim sussa, yüreğim konuştu işte…
Gelseydin, her şeyi unutup sarılacaktım sana... Özlem duyduğum kokunu içime çeke çeke sarılacak, kollarımı bedenine sımsıkı saracak ve her şeyi unutup gurursuz olacaktım. Susturacaktım yüreğimdeki isyanımı, susturacaktım zihnimde çınlayan zalim sözlerini, susturacaktım kırgın, yorgun, küskün atan kalbimi, unutacaktım ve affedecektim...
Gelseydin…
Ama gelmedin!”
‪#‎RüyalarGerçekOldu‬ ‪#‎SaklambaçSerisi‬ ‪#‎MüjdeAklanoğlu‬ ‪#‎ŞimdiRaflarda‬
Ya tüm hayatın bir rüya'ysa! Serçesini korumaya çalışan fedakâr bir Şahin ve onların peşinde azılı bir Kara Kediye dönüşen düşmanı... Oyunlar gerçeğe, rüyalar masala dönüşürken... Sevdiği adamla, onu seven adam arasında kalarak bir keşmekeşin içine sürüklenen Rüya... Ve onu elde edebilmek için hiç çekinmeden kanunsuzluğunu kullanan cesur bir Şahin... Sımsıkı bağlanmış büyük sırları ile, hayatının dengesini bozmak için çıkagelen eski dostlarla... Hiç ummadığı anda yeni keşfedilmiş bir tutkunun renkli karmaşası aklını allak bullak ederken... Ahlak kuralları ve onu zorbaca yanında alıkoyan adamın, çözülmesi zor sırları tarafından esir alınan Rüya... Rehinesi olduğu tehlikeli adamın aslında gönüllü tutsağı olduğunu kavradığında... Benliğini çepeçevre saran inkâr zincirlerini kırabilecek mi? Ve karşı karşıya kaldıkları büyük tehlike, iki genci hayatları pahasına birbirine düşürdüğünde... Bu çözülmesi zor gerçekle savaşabilecekler mi? Aralarındaki çekim, hayatları boyunca unutamayacakları maceralara yol açtığında... Yeni filizlenen reddettikleri duyguları... yaşamları pahasına koruyabilecekler mi?
Dilimin ucuna vuran kelimelerim hep yıkık dökük , sözlerim kırık.... Buruk tebessümlerim yaralı dudaklarıma yakışmıyor.....
“Ama güzel karim ne alaka… Sen bu kariye bakma… Ben senun uzerune cül koklar miyim?” derken Aişe ağlamaklı bir sesle “Zaten ben kisirim. Bak bebem de olmayi…” diye ağlamaya başlamıştı. “İsteduğun culi, papatyayi, dikeni koklarsin…”
“Haydaa, ne alakasi var?” dedi Sacit üzülerek. “Bu kari eve duşen el bombası cibi yeminle… Emriye değil, felaket!”
“Haklı çocuk!” diyen Şahin homurdanarak arkadaşına acıdığını ve söylediklerine destek verdiğini gösterdi. Ona kalsa bu kadar sakin olmaz, boynunu kırardı. O sırada girişte kıçı tutuşan Sacit ağlayan karısını sakinleştirme telaşına düşmüştü bile.
“Aşk olsun sevculum, ne alaka?”
“Biliydum benden bezduğuni…”
“Nereden çıkardun oni?”
“Dun cece yuzume bakmadun. Yatağa suratsız cirdun, kulağume ayıp şeyler soylemedun, hemen işe cirişup tamamlamadan cotuni donup yattun da…”
“Erotik, romantik, hatta çabuk olsun deyi daaa, ne edeyim? Çok yorgunidun… Kiyamadum…”
“İşte bak, artık kiymak bile istemeysin… Evvelden hiç düşünmez hemen kiyardun.”
Sacit şaşakalarak, “Lan kadunum… Şu cavur dizilerini izlema diyim sağa, bak hâlumuze…” derken ağlayan karısına kıyamayarak yaklaşıp, şefkatle kollarına aldı. “Nasil denur o ayıp, romantik sozler, söyle bakayim? Ben da deyim sağa…”
“Her zaman deyidun, ne çabuk unuttun?”
Sacit ne zaman dediğini düşünürken, kollarından kaçmak isteyen nazlı karısına, “Ben o Emriye karisinun çenesini s*keyim da.” dediğinde hırsla ve daha fazlasını aynı öfkeyle hırlayarak devam ettirdiğinde, kollarında dehşetle çırpındı Aişe. “La ne deyisin terbiyesuz… Kot kafali fışki yiyen, yeter… Elun karisine ne kızayisin, suç senun… Romantik bile olmayisin. Katir tepsun seni…”
Sacit saçlarını kaşıyarak, “Ula karim, sen dedun ya ayıp konuş deyi, ben de konişiyim işte… İçumden celdi, ayip deyince bir tek Emriye karisine soverek rahatlayacağim. Yokse ebesinden mi başlayayim, daha mı erotik olaydi öyle?” dediğinde gülüyordu ve işte o zaman anladı Aişe, kocasının onunla alay ettiğini.
Sacit gece yiyeceği hurmalar aşkına, karısının peşinde kuyruk gibi evi dolaşıp, gün görmemiş türküleri ardından yakarken, Şahin ellerini karnına bastırmış, arkadaşının şu gariban hâline üzülüyor ama sessiz kakalarının ve gözyaşlarının içinde kıvranıyordu.
Rüya dişlerini sıktı. Erkek değil mi işte. Hoşuna gitmişti demek hıyar kocasının. “Ahıra bağlanmış en romantik öküz bile, sizin kadar ormantik hanzo değildir…” dediğinde öfkeyle, Şahin gülmesi geçmeden, karısının eline uzandı. Rüya küsçe ondan uzaklaştı. Şahin nazlı karısına tek kaşını sertçe kaldırarak gözdağı verdi.
“Rüya, kavga eden Sacit’ler, onları kudurtan Emriye… Biz niye küsüştük şimdi?”
“Sence?”
“Sana ötelerden gelen erotik sözler söylemeden ver şu elini kadın, valla yoksa ikimizin de duvarda resmi çıkacak Sacit sayesinde…”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Rüyalar Gerçek Oldu
Alt başlık:
Saklambaç Serisi 2
Baskı tarihi:
Ekim 2015
Sayfa sayısı:
576
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059176262
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Olimpos Yayınları
Ya tüm hayatın bir rüya'ysa! Serçesini korumaya çalışan fedakâr bir Şahin ve onların peşinde azılı bir Kara Kediye dönüşen düşmanı... Oyunlar gerçeğe, rüyalar masala dönüşürken... Sevdiği adamla, onu seven adam arasında kalarak bir keşmekeşin içine sürüklenen Rüya... Ve onu elde edebilmek için hiç çekinmeden kanunsuzluğunu kullanan cesur bir Şahin... Sımsıkı bağlanmış büyük sırları ile, hayatının dengesini bozmak için çıkagelen eski dostlarla... Hiç ummadığı anda yeni keşfedilmiş bir tutkunun renkli karmaşası aklını allak bullak ederken... Ahlak kuralları ve onu zorbaca yanında alıkoyan adamın, çözülmesi zor sırları tarafından esir alınan Rüya... Rehinesi olduğu tehlikeli adamın aslında gönüllü tutsağı olduğunu kavradığında... Benliğini çepeçevre saran inkâr zincirlerini kırabilecek mi? Ve karşı karşıya kaldıkları büyük tehlike, iki genci hayatları pahasına birbirine düşürdüğünde... Bu çözülmesi zor gerçekle savaşabilecekler mi? Aralarındaki çekim, hayatları boyunca unutamayacakları maceralara yol açtığında... Yeni filizlenen reddettikleri duyguları... yaşamları pahasına koruyabilecekler mi?
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 56 okur

  • Mora Bulanmış Hayaller
  • Nurşide Turgut
  • İLKNUR İLÇİN İLKER
  • Sevdas
  • Centrum Permanebit
  • Gulsen camli
  • Selda garip
  • Kardelen
  • TUĞBA SİVRİ
  • Elif Ceylan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.8
14-17 Yaş
%9.5
18-24 Yaş
%19
25-34 Yaş
%28.6
35-44 Yaş
%23.8
45-54 Yaş
%14.3
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%100
Erkek
%0

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%61.5 (16)
9
%3.8 (1)
8
%3.8 (1)
7
%7.7 (2)
6
%11.5 (3)
5
%7.7 (2)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%3.8 (1)