1000Kitap Logosu
Rüzgâr Bizi Götürecek
Rüzgâr Bizi Götürecek
Rüzgâr Bizi Götürecek

Rüzgâr Bizi Götürecek

Toplu Şiirler

OKUYACAKLARIMA EKLE
8.9
146 Kişi
377
Okunma
145
Beğeni
2.431
Gösterim
312 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 8 sa. 50 dk.
Adı
Rüzgâr Bizi Götürecek (Toplu Şiirler)
Basım
Türkçe · Türkiye · Yapı Kredi Yayınları · Nisan 2019 · Karton kapak · 9789750844683
Orijinal adı
Esir – Divar – İsyan – Tevellod-e Diger – İman Beyaverim be Âgâz-e Fasl-e Serd
“ölü bir kuş uçmayı hatırlamamı öğütledi bana” “Rüzgâr Bizi Götürecek” Makbule Aras Eivazi’nin Farsça aslından çevirisiyle, Furuğ’un “Tutsak” (1952), Duvar (1956), İsyan (1957), Yeniden Doğuş (1963), “İnanalım Soğuk Mevsimin Başlangıcına” (1974) adlı beş şiir kitabını bir araya getiriyor. Rüzgârın bizi götürdüğü yerde sadece sesin kalıcı olacağına inandığı için şiir yazan, şiir yazmasa yaşayamayacağına inanan modern İran şiirinin öncülerinden Furuğ Ferruhzad “ağaçların soyundanım ben” diyordu: “ben çıplağım, çıplağım, çıplak / sevgi sözleri arasındaki sessizlikler gibi çıplak / ve bütün yaralarım aşktandır / aşktan, aşktan, aşktan...” “Rüzgâr Bizi Götürecek” şiiri aynı zamanda, İranlı ünlü yönetmen Abbas Kiarostami’nin bir filmine adını vermiş ve esin kaynağı olmuştu: “kulak ver / duyuyor musun esişini karanlığın / ben yapayalnız, bu mutluluğu seyrediyorum” Trajik bir trafik kazasıyla dünyadan ayrıldığında henüz otuz iki yaşındaydı. Mücadelesiyle İran toplumuna örnek olmuş, yazdığı şiirle yaşadığı zamanın ötesinde, öncü bir kadın olan Furuğ’un kendi tabiatıyla bütünleşen, sahteliklerden arınmış, devrimci şiirini bugün insani duyarlılıktan ve lirizmden ödün vermeyen bir yaşama uğraşı niteliğiyle okumak mümkün: “tüm güçlerin sonu bağlanmaktır, bağlanmak güneşin aydınlık özüne ve dökülmektir ışığın bilincine.”
6 mağazanın 6 ürününün ortalama fiyatı: ₺17,33
8.9
10 üzerinden
146 Puan · 25 İnceleme
Arya
Rüzgâr Bizi Götürecek'i inceledi.
312 syf.
·
3 günde
·
Puan vermedi
Rüzgar bizi sonu olmayan bütün güzelliklere götürsün.
Herkese selam! Bugün İran şiirinin sıra dışı ismi olan Furuğ Ferruhzad'ın 'Rüzgar Bizi Götürecek' isimli şiir kitabıyla geldim. Furuğ Ferruhzad 29 Aralık 1934'te Tahran'da asker bir babanın kızı olarak dünyaya geldi. 16 yaşında hiciv yazarı ve aynı zamanda uzak akrabası olan Perviz Şapur ile evlendi. İki yıl sonra ise oğlu Kâmyâr dünyaya geldi. 1954'te dönemin koşullarında cesur sayılabilecek bir karar alarak eşinden boşandı ve mahkeme kararıyla çocuğunun velayeti babasına verildi. O günden sonra da bir daha oğlunu göremedi. Bu olay, onun en büyük trajedisine dönüştü. Kadın kimliğini yok eden her kurala, her baskıya, ataerkil bakış açısına karşı çıktı. Şiire sığındı ve başkaldırısını şiirle dillendirdi. İran'daki pek çok kadının da sesi ve ışığı oldu. Şiirin yanı sıra sinema ve tiyatroyla da ilgilendi, resim yaptı, gazetelerde editör olarak çalıştı. 13 Şubat 1967 yılında ise trafik kazası sonucunda hayatını kaybetti. Furuğ Ferruhzad kısacık yaşamına pek çok şey sığdırdı. Onun bu mücadeleci, kadın olarak toplumda var olma süreci, her türlü yıkıma, sosyal benliğe, bireyin özgürlüğüne karşı sergilenen her bir tutuma karşı o güçlü duruşu adeta bir örnek niteliğinde. Şiirleri de hafife alınmayacak kadar güzel ve ağır. Hatta oğlu Kâmyâr için yazdığı şiir de kitabın içinde bulunuyor. (Senin İçin Bir Sır) Ben şiirlerini çok sevdim. En çok da "Ben Sende Ölürdüm" isimli şiirine bayıldım. Umarım siz de beğenir ve seversiniz. Herkese iyi okumalar. Sağlıkla ve kitaplarla kalın!
Rüzgâr Bizi Götürecek
OKUYACAKLARIMA EKLE
16
Neps
Rüzgâr Bizi Götürecek'i inceledi.
312 syf.
·
Beğendi
·
9/10 puan
Kitabın Makbule Aras Eivazi tarafınca yazılmış önsözünde eril edebi kimliğin hüküm sürdüğü bir masada Furuğ Ferruhzad'ın kendine yer açmak için onların arasına sıkışmaktansa masaya çıkmayı tercih ettiği deniyor. Hala herhangi bir sanatçıdan bahsederken erkekse direkt alanından bahsedip, kadınsa bunu mutlaka belirtenler yüzünden, devir masaya çıkıp tepinme devridir. Sıklıkla şiir okumuyorum ama Furuğ Ferruhzad bana akşam ışığında karşılıklı oturmuş dertleşiyoruz gibi samimi hissettirdi.
Rüzgâr Bizi Götürecek
OKUYACAKLARIMA EKLE
5
Emine Gülsüm BALKAÇ
Rüzgâr Bizi Götürecek'i inceledi.
312 syf.
·
Beğendi
·
10/10 puan
Camın arkasında kar yağıyor Camın arkasında kar yağıyor Bir el, yüreğimin sessizliğine Hüzün tohumları ekiyor. Sonumu böyle gördükten sonra Saçların ağardı ey kar, Ama yüreğime yağdın ne yazık Mezarıma değil. Bir fidan gibi titriyor gövdem Yalnızlığın soğuğundan. Süzülüyor kalbimin karanlığına Yalnızlığın korkunçluğu Artık içimi ısıtmıyorsun Aşk Ey donmuş güneş Gönlüm ümitsizlik çölü Yorgunum, aşktan yorgun. Ey aldatıcı şeytan, şiir Senin de sevinçli goncan kurudu, Sonunda; Ruhum, bu kederli uykudan uyandı. Ondan sonra neye baktıysam Baş döndürücü Şarabı görüm, Ne yazık aradığım bir rüyanın hayaliydi. Tanrım, cehennemi,n kapılarını benim için aç Ne zaman kadar gizleyeceğim yüreğimde Cehennem sıcağı arzumu. Batıda batan güneşi çok gördüm, Ne yazık güneyde soldu Benim batamayan güneşim. Ondan sonra ne arıyordum, Ondan sonra neyi gözetliyorum? Soğuk bir damla gözyaşı Sıcak bir mezar gerek benim için uyumaya. Camın arkasında kar yağıyor, Camın arkasında kar yağıyor, Bir el, yüreğimin sessizliğine Hüzün tohumları ekiyor.
Rüzgâr Bizi Götürecek
OKUYACAKLARIMA EKLE
3
Rıdvan Saygı
Rüzgâr Bizi Götürecek'i inceledi.
312 syf.
1934 doğumlu Furuğ Ferruhzad, İran şiiri denilince akla gelen ilk isim. Hayatının ve şiirinin her aşamasında birbirinden farklı, birbirinden cesur hamlelerindendir belki de bu kadar tanınması. Ve yine bu hamlelerdendir yaşadığı dönemde Tahran’da dışlanması, dedikodu konusu olması… Bu dışlanmalar sonucunda, İran şiirinde ‘milat’ sayılan şiirleriyle ilgili şunları yazar bir mektubunda: “Beni yoran perişan eden, yaşam baskısına, çevre baskısına ve ellerimi ayaklarımı bağlayan zincirlerin baskısına tüm gücümle direnmeye çabalıyordum. Ben bir kadın yani insan olmak istiyordum. Benim de nefes almaya, haykırmaya hakkım olduğunu söylemek istiyordum.” Haykırıyordu evet! Umudu, İran kadının özgürleşme çabasını, acılarını… Makbule Aras Eivazi şu satırlarla anlatıyor Furuğ’un haykırışlarını: “Furuğ hayatı boyunca sorgular ve şiirlerinde de bu sorgulayan âsi sesi duyulur hep. Birey olmayı engelleyen her türlü yasağın, dayatmanın, kuralın karşısındadır. Peşine düştüğü özgürlük, sadece kendi özgürlüğü değildir; kadının, İran kadınının özgürleşmesi için çalışır.” Trajik bir trafik kazası sonucu, henüz 32 yaşındayken hayata gözlerini yumar Furuğ. Ve Furuğ için yazılan ağıtların birinde şu dizeler yer alır: “şiir, ay ışığıyla aydınlanan pencerede ağlamaya başladı ve garip, mahzun oturdu.” Furuğ’u anlamak adına, kadınları, İran kadınlarını anlamak adına, acılarına, direnişlerine ortak olmak adına; Buyurunuz!
Rüzgâr Bizi Götürecek
OKUYACAKLARIMA EKLE
7