Rüzgar Dolu Konaklar

7,0/10  (2 Oy) · 
5 okunma  · 
1 beğeni  · 
525 gösterim
Doğduğumuzda
Bizim için yaptırdığı sandıklara
Gümüş aynalar
Lacivert taşlar
Ve Halep’ten kaçak gelen kumaşlar
Dolduran annemiz
Bir zaman sonra
Bizi koyup o sandıklara
Yol
Rüzgâr
Ve konakları fısıldayacaktı kulağımıza.
Yalnız kalmayalım diye karanlıkta
Çocukluğumuzu ekleyecek
Avunmamızı isteyecekti
O çocuklukla.
Sırtımızdan jiletle akıtılan kanın
Karıştığı uzun ırmağa
Bırakıldığımızda
Annemiz bu kadarını istemezdi
Bu yüzden
O uyurken
Uzaklaştık
Diyorduk sulara.
*
Soğuklar başladığında
Atlılar gelmişti bizi almaya
Yaşlı ve tuhaf atlılardı
Korkutmuşlardı bizi
Kar yağmıştı bakışlarına.
Ve hiç konuşmadan bizimle
Bakmadan ellerimizin küçüklüğüne
Konaklara götüreceklerdi bizi
Rüzgârla uğuldayan konaklara.
  • Baskı Tarihi:
    2011
  • Sayfa Sayısı:
    118
  • ISBN:
    6051148151
  • Yayınevi:
    Timaş Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 6 Alıntı

Göçle gelen
Her kavmin
Titrek ruhuyla
Bakındık etrafa.
Önce dağlara
Sonra ovaya
Taşlara bakındık
Kaynayan suya.
Gördük ki,
Hiçbir şey kıpırdamıyor
Yatağında.
O zaman
Hangi lanet
Hangi âh
Girdi kanımıza.
Neydi başımızda daralan göğü
Yazgımız yapan.

Rüzgar Dolu Konaklar, Bejan Matur (Sayfa 75 - Metis Yayınları)Rüzgar Dolu Konaklar, Bejan Matur (Sayfa 75 - Metis Yayınları)

Şu batan gün bile
Gideceği zamanı bildi
Biz neyi bekliyoruz
Ne kadar sürecek daha

Rüzgar Dolu Konaklar, Bejan Matur (Sayfa 77 - Metis Yayınları)Rüzgar Dolu Konaklar, Bejan Matur (Sayfa 77 - Metis Yayınları)

Toprak sonsuz ve sarı
Yüzüm kederli ve uzun
Rengini arıyordu

Rüzgar Dolu Konaklar, Bejan Matur (Sayfa 94 - Metis Yayınları)Rüzgar Dolu Konaklar, Bejan Matur (Sayfa 94 - Metis Yayınları)

Doğduğumuzda
Bizim için yaptırdığı sandıklara
Gümüş aynalar
Lacivert taşlar
Ve Halep’ten kaçak gelen kumaşlar
Dolduran annemiz
Bir zaman sonra
Bizi koyup o sandıklara
Yol
Rüzgâr
Ve konakları fısıldayacaktı kulağımıza.
Yalnız kalmayalım diye karanlıkta
Çocukluğumuzu ekleyecek
Avunmamızı isteyecekti
O çocuklukla.
Sırtımızdan jiletle akıtılan kanın
Karıştığı uzun ırmağa
Bırakıldığımızda
Annemiz bu kadarını istemezdi
Bu yüzden
O uyurken
Uzaklaştık
Diyorduk sulara. Gidişin kendisinden artakalan
Her şey, herkes burada.
Ben buradayım
Kardeşlerim yitikliğiyle burada
Annem elbiseleriyle
Erkek kardeşim savaş korkusuyla
Babam burada hiç uyanmış olmasa da
Dünya eksilmiş etrafımda
Bir düş sanki olanlar
Uzayan ve uzadıkça acıtan..

Rüzgar Dolu Konaklar, Bejan MaturRüzgar Dolu Konaklar, Bejan Matur

Annemiz ;
Siyah kadife elbisesini okşadığında
Saçlarını düşürerek bakışlarına
Babamızı hatırlardı:
Beyaz bir dağda olduğunu söylüyordu onun
Beyaz ve her bahar küçülen bir dağda
Hepimizden büyük olan
Ve uzaktaki savaştan korkan
Erkek kardeşimiz
Dönmeyince bir daha
Biz de korktuk savaştan.
Ama savaş değildi onu bırakmayan.
Gelirken yanımıza;
Atıyla uyumuş .
Babamızın karşısındaki karlı dağda Annemizin yüzü azaldıkça
Omuzları küçüldükçe annemizin
Şaşırdık hangi dağa bakacağımıza
Evimizin uzun sofasında
Kadife elbisesi uzayıp
Gümüş başlığı ağırlaştıkça
Bolardıkça gümüş kemeri
Annemiz benziyordu baktığı dağlara.
Baharda inceliyordu kabuğu
Ama ulaşamıyorduk ona.
Ölüyordu ..
Bu defa gerçekten eriyordu
Bir daha görünmedi sofada...

Rüzgar Dolu Konaklar, Bejan MaturRüzgar Dolu Konaklar, Bejan Matur