Rüzgar Gülü

7,5/10  (14 Oy) · 
26 okunma  · 
6 beğeni  · 
614 gösterim
Halil Cibran'ın 2. eseri olma özelliğini taşıyan kitap aynı zamanda yazarın sanatının gelişmesinin de habercisidir. Eseri farklı bir tarzla kaleme alan yazarın anlatımda sergilediği ustalık okuyucuyu derinden etkiliyor. Neyin habercisi olduğunuza karar verme zamanı...

"Gerçek olan şu ki: Biz her zaman kendi habercilerimizdik ve bundan sonra da her zaman kendi habercilerimiz olarak kalacağız. Topladıklarımızın ve toplayacaklarımızın hepsi el değmemiş tarlalarda hayat bulacaklar. Biz tarlalarda; hem çiftçi, hem toplanan, hem toplayanız.

Sen siste dolanan bir arzu olduğun zamanlar ben de aynı siste dolanan bir arzu olarak oradaydım. Sonra birbirimize aktık ve isteklerimizden düşlerimiz doğdu. Ve o düşler sınırsız zamandı ve ölçüsüz boşluktu."
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2013
  • Sayfa Sayısı:
    112
  • ISBN:
    9789944979931
  • Çeviri:
    A. Erkin Köylügil
  • Yayınevi:
    Avrupa Yakası Yayınları
  • Kitabın Türü:
Nurhan Işkın 
31 May 03:22 · Kitabı okudu · 1 günde · 9/10 puan

Kitap, Halil Cibran'ın yazdığı ikinci eser olması sebebi ile ilgimi çekmişti. Kolay okunan, üzerinde diğer okuduğum eserleri kadar düşünmeme sebep olacak cümlelere çok rastlayamazsam da keyif vericiydi...
Bir saat gibi kısa bir sürede okunacak bir eser...

Eser iki sayfalık denemeler ve şiirlerle yazılmış. Çoğunlukla herkesin aynı şeylere bakıp farklı düşünceleri, fikir zıtlıkları konu edilmiş olsa da verilen bilgiler, herkesin bildiği şeyler olmuş...

Cibran'ın eserlerinde yer alan bilgece cümleler bu kitapta oldukça az. Neye nasıl bakarsan öyle görürsün kavramı üzerinde durulmuş...

Özellikle ülke yöneten kralların, kendi yüksek egolarından ve onları terk edişleri ile ilgili denemeler var. Kendileri ile yüzleştikçe, makamlarının, tahtlarının mutlu olmak için yetmediği, asıl mutluluğun iç huzurlarında olduğu ve bunu keşfetmeleri için makamlarının ne kadar boş ve anlamsız olduğunu anlamaları gerektiği anlatılmış...

Halil Cibran her eserinde olduğu gibi, insan, doğa, vatan sevgisi bu eserinde de göze çarpıyor. Bağımlılıkların bu ister makam olsun, ister bir aşk olsun, isterse başka insanların üzerimizde kurdukları hakimiyet olsun, Cibran'a göre hiç fark etmez, zincirlerimizi kırmadan özgür olamayacağımızın altı çizilmiş...

Halil Cibran'ın kitaplarında mutlaka kendimize katacağımız bilgece öngörüler var. O yüzden yazarın tüm eserlerinin birbirinden kıymetli olduğunu düşünüyorum...

Okumamış olanlara tavsiye ederim...

ercan seçgin 
20 Eyl 02:50 · Kitabı okudu · 1 günde

Halil Cibran'ın konusu sevgi , öz benlik, kendini arayış vb. olan birçok anlaşılır ve kısa öykülerinden oluşan tadımlık bir eseri ; tek bir cümlenin bile insanın hayata dair bakış açısını değiştirebileceği düşünülürse , belki sizler de birşeyler bulabilirsiniz.

Kübra Yılmazsoy 
17 Ağu 14:46 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Siz sevgi taşıyan bir nehirden içmektense bir çanaktan içersiniz.
Insanın özünü kelimeleriyle ince ince işleyen yazar nasıl anlaşılamaz olduğumuzu açık ve net sekilde koyuyor ortaya. Her kısa hikaye de ve şiirde söylediklerimiz ile yaptıklarımızın tutmadığının altını bir kez daha ciziyor.

Mikail gül 
05 Eyl 15:50 · Kitabı okudu · 5/10 puan

Çok övgü ile aldım ama beklentiler yüksek olunca karşılayamadı yinede okunması akıcı bir eser diyebilirim standart kalıplardan uzak da diyebilirim

Buğlem Öner 
25 Tem 16:58 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 8/10 puan

Içinde insanı düşündüren hikayeler var. Etkileyen... aynı zamanda isteklerimizde her zaman kendi habercilerimizin var olduğu sınırsız bir zaman var. Halil Cibran'in hayatı ve eserlerine 52 sayfa ver verilmiş. Geriye 65 sayfa kalıyor. Kısa tutulup 4-5 hikâyeye daha yer verilebilirdi.

Kitaptan 18 Alıntı

Nurhan Işkın 
30 May 23:58 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

İçinizden birini hepinizmiş gibi ve hepinizi birinizmiş gibi seviyorum.

Rüzgar Gülü, Halil Cibran (Sayfa 111 - Mavi Çatı Yayınları)Rüzgar Gülü, Halil Cibran (Sayfa 111 - Mavi Çatı Yayınları)
Nurhan Işkın 
31 May 00:01 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Ama heyhat! Yüz çevirdiniz yüreğimin bereketine. Siz sevgiyi taşan bir nehirden içmektense bir çanaktan içersiniz. Sevginin cılız mırıltısını dinlersiniz de, size haykırdığı zaman kulaklarınızı tıkarsınız.

Rüzgar Gülü, Halil Cibran (Sayfa 113 - Mavi Çatı Yayınları)Rüzgar Gülü, Halil Cibran (Sayfa 113 - Mavi Çatı Yayınları)
Nurhan Işkın 
 30 May 23:33 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

"Sizde uyumalı ve özgürlük düşleri görmelisiniz."

Rüzgar Gülü, Halil Cibran (Sayfa 69 - Mavi Çatı Yayınları)Rüzgar Gülü, Halil Cibran (Sayfa 69 - Mavi Çatı Yayınları)
Nurhan Işkın 
30 May 23:49 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Yüreğimden gökyüzüne bir kuş uçtu. Ve uçarken büyüdü. Ama hala yüreğimden çıkmadı.

Rüzgar Gülü, Halil Cibran (Sayfa 91 - Mavi Çatı Yayınları)Rüzgar Gülü, Halil Cibran (Sayfa 91 - Mavi Çatı Yayınları)
"Zeliha" 
28 Tem 21:53 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Çünkü yaralı olmak sizi rahatlatıyor ve sadece kendi kanınızı içtiğinizde sarhoş oluyorsunuz..

Rüzgar Gülü, Halil Cibran (Sayfa 114)Rüzgar Gülü, Halil Cibran (Sayfa 114)
Buğlem Öner 
22 Tem 16:00 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Haberci
Ve şimdi biz tanrının ellerindeyiz. Sen onun sağ elinde ki bir güneşsin ve ben de sol elinde ki bir dunyayim. Ancak güneş olman bile benden daha çok parlamani sağlamıyor.
Ve biz güneş ve dünya daha büyük bir güneşin ve daha büyük bir dünyanın baslangiciyuz. Ve her zaman başlangıç olacağız.
Sen kendinin habercisisin, bahce kapısının aralığından sizan yabancısın sen. Ve bende ne kadar bahçede ağaçlarının gölgesinde oturan ve hareketsiz bir halde gözüken biri olsam, kendimin habercisiyim.

Rüzgar Gülü, Halil Cibran (Sayfa 56)Rüzgar Gülü, Halil Cibran (Sayfa 56)
Buğlem Öner 
23 Tem 17:47 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Eleştirmenler
Herkesin uyuduğu sırada bir hırsız geldi ve gecenin karanlığında yolcunun atini çalarak hızla uzaklaştı.
Sabah olduğunda adam uyandı ve atinin çalınmış olduğunu gördü. Atı için büyük üzüntü duydu. Sonra handan birkaç kişi adamın etrafında durup konuşmaya başladılar.
1.adam ahırın dışına at bağlamak ne büyük aptallık dedi
2.adam atini kosteklememek daha büyük aptallık dedi.
3.adam denize at sırtında gitmek en büyük aptalliktir
4.adam sadece tembellerin ve ayagi yavaş olanların atı vardır dedi.
Yolcu bütün bunları şaşkınlıkla dinledi. En sonunda dayanamadı ' beyler atın çalınmasinda benim hatalarımı, eksiklerimi sayıyorsunuz. ama ne gariptir ki onu çalan hakkında hiçbir şeyi dile getirmiyorsunuz. "

Rüzgar Gülü, Halil Cibran (Sayfa 83)Rüzgar Gülü, Halil Cibran (Sayfa 83)

rüzgar gülü

rüzgârgülü rüzgâra dedi ki, "çok sıkıcısın ve monotonsun! yüzümden başka bir yerde esemez misin? tanrı'nın bana bahşettiği dengemi bozuyorsun."

ve rüzgâr sessizliğini korudu, sadece boşlukta gülümsedi.

Rüzgar Gülü, Halil Cibran (Sayfa 80)Rüzgar Gülü, Halil Cibran (Sayfa 80)

yüreğimin derinlerinden

kalbimin derinliklerinden bir kuş yükseldi ve göğe doğru kanat çırptı. yükseğe, daha yükseğe çıktı, büyüdü, daha da büyüdü.
önce bir kırlangıç gibiydi, sonra bir tarlakuşu oldu, sonra bir kartal, sonra bir ilkbahar bulutu kadar büyüdü ve sonra yıldızlı göklerin tamamını kapladı.
yüreğimden gökyüzüne bir kuş uçtu. ve uçarken büyüdü. ama hala yüreğimden çıkmadı.
ey benim inancım, benim yabani bilgim! senin yükseklerine nasıl uçacağım ve gökyüzüne yazılmış olan insanın benliğini nasıl anlayacağım?
içimdeki bu okyanusu nasıl buhara dönüştüreceğim ve sonsuz boşlukta seninle nasıl hareket edeceğim?
tapınaktaki tutuklu, onun altın kubbelerini nasıl görür?
bir meyvenin göbeği nasıl olurda meyveyi kuşatır?
ey benim inancım! bu gümüşten ve fildişinden parmaklıkların ardında zincirliyim ve seninle birlikte uçamıyorum.
yüreğimden göğe doğru yükseliyorum yine de, seni yüreğim tutuyor ve ben huzur bulacağım.

Rüzgar Gülü, Halil Cibran (Sayfa 81)Rüzgar Gülü, Halil Cibran (Sayfa 81)

bilgi ve yazı-bilgi

nehrin kıyısında yüzen bir kütüğün üzerinde dört tane kurbağa oturuyordu. kütük birden akıntıya kapıldı ve yavaşça nehrin aşağısına doğru sürüklenmeye başladı. kurbağalar memnundular ama meraklanmışlardı, çünkü daha önce hiç gemi yolculuğu yapmamışlardı. bir süre sonra birinci kurbağa konuştu ve dedi ki, "bu gerçekten harika bir kütük. sanki canlıymış gibi hareket ediyor. daha önce hiç böyle bir kütük görülmemiştir."
sonra ikinci kurbağa konuştu ve dedi ki, "hayır, dostum, kütük, diğer kütükler gibi ve hareket etmiyor. hareket eden nehir, nehir denize doğru akıyor ve bizi de kütükle birlikte sürüklüyor."
ve üçüncü kurbağa konuşup dedi ki, "ne kütük ne de nehir hareket ediyor. hareket eden bizim düşüncelerimiz. çünkü düşünce olmadan hiçbir şey hareket etmez."
ve üç kurbağa aslında neyin hareket ettiği konusunda tartışmaya başladılar. kavga giderek hararetlendi ve gürültü arttı, ama bir türlü an-laşmaya varamadılar.
bunun üzerine o zamana kadar sessiz kalıp dikkatle onları dinleyen dördüncü kurbağaya döndüler ve onun fikrini sordular.
ve dördüncü kurbağa dedi ki, "her biriniz haklısınız ve hiçbiriniz hatalı değilsiniz. kütük, su ve düşüncelerimiz, hepsi hareket ediyor."
ve üç kurbağa çok sinirlendiler, çünkü hiçbiri kendisinin tamamen haklı ve diğer ikisinin tamamen haksız olduğunu kabul etmeye yanaşmıyordu.
sonra garip bir şey oldu. üç kurbağa birleşip dördüncü kurbağayı kütüğün üstünden nehre ittiler.

Rüzgar Gülü, Halil Cibran (Sayfa 86)Rüzgar Gülü, Halil Cibran (Sayfa 86)
2 /