Rüzgarın Adı Kral Katili Güncesi 1. Gün

9,4/10  (158 Oy) · 
239 okunma  · 
150 beğeni  · 
4.164 gösterim
32 DİLE ÇEVRİLEREK DÜNYADA FIRTINALAR KOPARAN
KRALKATİLİ GÜNCELERİ NİHAYET TÜRKÇEDE!

BENİM ADIM KVOTHE
Fantastik kurgu edebiyatının eşsiz bir masalı, bir kahramanın kendi ağzıyla anlattığı öyküsü işte böyle başlıyor. Bir keder öyküsü bu... bir kurtuluş öyküsü... bir adamın evrenin anlamını arayışının ve gerek o arayışın gerekse de onu sürdürmesini sağlayan gem vurulamaz iradenin bir efsaneye dönüşmesinin öyküsü...


Rothfuss, Rüzgarın Adı ile başlayan bu muazzam hikâyede nereye giderse gitsin iyi bir şarkıyı taşıması gibi bizi de yanında götürecek.
Ursula K. Le Guin
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2011
  • Sayfa Sayısı:
    736
  • ISBN:
    9786053751342
  • Orijinal Adı:
    The Name Of The Wind The Kingkiller Chronicle Day 1
  • Çeviri:
    Cihan Karamancı
  • Yayınevi:
    İthaki Yayınları
  • Kitabın Türü:
Damla Köseoğlu 
25 Haz 20:13 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 9/10 puan

Uzun zamandır alışveriş listemde olan ama sürekli elbet okurum diyerek almayı ertelediğim bir kitaptı Rüzgarın Adı. Hiç aklımda yokken, ani bir kararla kitabı aldım, elimde olan ve okunacak elli kadar kitabı bir kenara koyup Kvothe ile tanışma vaktinin geldiğine karar verdim. Kitabı bitirdim ve şimdi iyi ki böyle bir karar almışım diyorum. Kvothe anlatıldığı kadar varmış. Fantastik edebiyat bana göre son derece saygı duyulası bir alan. Yepyeni şehir isimleri, ilginç yaratıklar, bu kitap özelinde sempati yapma gibi farklı farklı yetenekler vs. Bu tür öğeler ortaya koymak ve bunu sağlam bir hikaye ile temellendirmek ancak hayran olunması gereken bir zekanın, hayal gücünün ürünü olabilir diye düşünüyorum. Rüzgarın Adı ile Patrick Rothfuss bunu kesinlikle başarmış ve ortaya sağlam karakterler, sağlam bir olay örgüsü ile iyi bir fantastik kitap çıkarmış.

Üç kitaplık Kral Katili Güncesi serisinin ilk kitabı olan Rüzgarın Adı bizi Kvothe ile tanıştırıyor ve onun kocaman dünyasının kapısını aralıyor. Rüzgarın Adı'nda hikaye içinde hikaye var diyebiliriz. Kitabın başlarında bir hancı görüyoruz. Hancı Kote, yardımcısı Bast ve bir de Tarihçi. Kote anlayabileceğiniz üzere aslında bizim Kvothe, kansız ve cesur Kvothe. Sıradan bir insan gibi görünen ama geçmişinde sıradanlığın yanından bile geçemeyecek anılar taşıyan Kvothe. Kitapta Kvothe'nin yaşadığı ve onu dillere destan bir kişi haline getiren olayları yine kendi ağzından okuyoruz. Kvothe, hanında bulunan Tarihçi ile bir anlaşma yapıyor ve ona üç günde hayat hikayesini anlatma kararı alıyor. Rüzgarın Adı bu üç günden birincisini ele alıyor.  Kvothe henüz çok küçükken yaşadıklarını, normalden çok daha erken Üniversite'ye alınışını, ailesini, hayatındaki önemli ayrıntıları Tarihçi'ye handa kalışının ilk gününde anlatıyor. Tek bir güne kocaman bir dünya sığdırıyor Kvothe ve ben Bilge Adamın Korkusu ile yani serinin ikinci kitabı ile Kvothe'nin Tarihçi'ye ikinci günde anlatacaklarını çok merak ediyorum.

Rüzgarın Adı yedi yüzden fazla sayfa sayısına sahip olan bir kitap, dolayısıyla hikayede bolca detay görüyoruz. Doğruyu söylemek gerekirse kitabın ilk iki yüz sayfası verdiği tat açısından biraz sıkıntılı. Olayları kavramak, karakterlere alışmak biraz zaman alıyor dolayısıyla eğer kitaba başlayacaksanız bu kısımlarda sabretmenizi öneriyorum çünkü devamında karşılığını fazlasıyla alacaksınız. Özellikle Kvothe'nin Üniversite'de geçirdiği zamanların anlatıldığı kısımlarda. Kvothe'nin hocalarda bıraktığı etki, edindiği arkadaşlarla diyalogları, Üniversite'deki dersleri, orada yaşadıklarını okumak oldukça keyifliydi. Benim açımdan serinin ilk kitabı olan Rüzgarın Adı'yla ilgili sadece iki olumsuzluk var: Biri yukarda da söylediğim gibi ilk iki yüz sayfadaki kitaba alışamama durumu, anlatımdaki durağanlık; ikincisi ise seride çok önemli bir yere sahip olduğunu düşündüğüm varlıklarla ilgili çok az bilgi olması. Bu nedenle kitap bittiğinde bu varlık ya da kişilerle ilgili bir hayli soru işareti kaldı kafamda. Ama seri olduğunu da göz önünde bulundurursak ikinci kitapta bu sorular büyük ölçüde cevap bulur diye düşünüyorum. Bunlar dışında gayet iyi bir fantastik kitap okudum diyebilirim, olayların ne yönde gelişeceğini de oldukça merak ediyorum. Serinin üçüncü kitabının ne zaman çıkacağı hakkında net bir haber göremedim. Sanırım çok bekleyeceğiz bu nedenle serinin ikinci kitabını hemen okumayı düşünmüyorum. Rüzgarın Adı genel itibariyle beğendiğim bir kitap oldu, özellikle ana karakteri çok sevdim. Özellikle, bu türden hoşlananlara tavsiye ederim. Keyifli okumalar.

sümeyye kip 
21 Mar 18:09 · Kitabı okudu · 13 günde · Beğendi · 10/10 puan

Türü fantastik-kurgu olan bu kitapta, ne ararsanız bulabilirsiniz. Macera-aksiyon yer yer kendini çok güzel gösterirken, öteki taraftan güzel bir aşk teması, fantastik ögeler, gerilim, gizem, şiirsellik derken kitabın bambaşkalığı içinde kayboluyorsunuz adeta. Bir kitabın size yaşatabileceği, yaşatması gereken tüm hisleri hakkını vererek yaşatıyor. Bir yandan öfkelenirken, bazı yerlerde durgun bir deniz misali huzur bulduğunuz, başka bir an meraktan çıldırırken, başka bir sayfada gözyaşlarınızı zor tuttuğunuz, çok yönlü bir dünya…

Harry Potter, Yüzüklerin Efendisi okuyanlar bilirler. O tarz fantastik ögelerle yoğrulmuş bir dünya düşünün. Hogwarts gibi görkemli büyücü okulları, simya ve gizemcilik konusunda uzmanlaşmış öğretmenler ve tüm bunların ötesinde bu hikayenin Harry Potter’ı yani Kvothe. Olaylar işte bu baş kahramanın yaşadıklarının bizzat kendi dilinden anlatılması ile başlıyor. Yaşadığı aşklar, maceralar, gizemler, tutkular, savaşlar ve daha nice şey kitapta konu edilmiş. Masalsı dille süslenen ve fantastik ögelerle dolu bu kitap, içindeki gizemler, kötülükler, kederler ve aynı zamanda eğlendirici yönüyle okunmaya değer bir kitap.

Baş kahramanımız Kvothe, kızıl saçlarıyla rengarenk bir giriş yapıyor romana. Daha küçücük bir çocukken başlayan hikayesinde sizde onunla birlikte büyüyor, görüp geçiriyorsunuz. Öyle farklı bir dünyası, öyle farklı bir kafası var ki, çevresindeki herkesten daha zeki ve sorgulayıcı.

Romanın büyüleyici yanlarından birisi, hikaye içinde hikayeleri gizlemiş farklı bir kurgulanış tarzı olmasıydı. Bu kurguya, Rothuss’un yarattığı bambaşka bir dünya, a’larlar, sigaldriler, simyasal terimler, Taborlin’ler, Chandrealılar gibi fantastik ögeler eklenince, yazarın renkli ve bir o kadar özgün hayal gücüne “vay be!” demeden geçemiyorsunuz tabi.

Kitabı okuduktan sonra düşündüm “Ah seninle neden bu kadar geç tanıştık? Neden bu kadar geç çıktın karşıma?” diye. Ama böyle muhteşem kitapları hemen okuyunca, çok nadir böylesi yazıldığı için boşluğa düşüyorsunuz, diğer okuduklarınızda hep bu kitaptaki tadı arıyor ve bulamayınca gerçekten üzülüyorsunuz. Bunu yaşamak istemedim. Çünkü en başından beri hissediyordum bu kitabı çok seveceğimi.

Kitapta genel olarak aşırı aksiyon ve sürükleyicilik yoktu. Hatta bazı yerler yolculuk hikayesi gibi olaysızdı. Muhtemelen birçok düğüm ikinci kitapta çözüleceği için, bu kitap daha çok sorgulamalar, gözlemler, arayışlar ve gizem ile doluydu. Tüm bu durgunluğu ile bile bir saniye olsun sıkılmadan okutabilen yegane kitap oldu.

Dili akıcı, üslup sade ve anlaşılırdı. Yazarın kalemi oldukça güçlü, kelime seçişleri isabetliydi. Kalın bir kitap olmasına rağmen sayfaların akıp gittiğini rahatlıkla hissedebilirsiniz. Ve kitapta birçok düğüm kaldı. Birçok soru işareti. Anlatılan hikaye, yaşananın sadece onda birisi gibiydi. Bu nedenle sırları çözmek için ikinci kitabı iple çekeceğinizden eminim. Mesela bu seriye neden “Kralkatili Güncesi” dendiği bile henüz ortaya çıkmış değil. Bakalım bir sonraki kitapta neler göreceğiz. Detaylı yorumlar için: http://yorumatolyesi.blogspot.com.tr/...gun-ruzgarinadi.html

Nisa Nur 
01 Tem 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Kitap 735 sayfaydı ve puntosu küçüktü ama bu bile az geldi diyebilirim. Devamını okumak için sabırsızlanıyorum.

Kvothe bir handa(Yoltaşı hanı) hancılık yapmaktadır. Bir gün birisi yoltaşı hanına ölü scrael(örümcek, iblis) getirir. Bu yaratıkların tek dolaşmadıklarını bilen Kvothe gece yaratıkları avlamak için dışarıda kamp kurmuşken, Tarihçi ile karşılaşır ve olaylar başlar. Tarihçi ülke ülke gezip hikayeler kaydetmektedir. Dillere destan olmuş ve hakkında bir sürü hikayeler yazılmış Kvothe'nin de hikayesinin yazmak ister. Kvothe kabul eder ama bu hikayeyi 3 günde anlatacaktır. Bu kitap hikaye anlatımının birinci gününden oluşuyor.

Yazarın hakkında biraz araştırma yaptım. Çocukluğunda yaşadığı yerde televizyon olmadığı için tüm çocukluğunu kitap okuyarak geçirmiş ve hala evinde televizyon bulundurmuyormuş ki bu kitabına kesinlikle yansımış. Böyle bir hayal gücü, fantastik bir eser olmasına rağmen edebi yanını kaybetmeyen bir kitap zor bulunur. Ayrıca çeviriyi de es geçmiyorum o da mükemmeldi.

Kitabın ilk 90 sayfasında biraz kafa karışıklığı yaşadım ama 90 sayfadan sonra(yani Kvothe'nin çocukluğundan başlayıp kendi hikayesini anlatmaya başladığı yerde) tüm karışklık kayboldu. Eğer benim gibi anlamakta zorlanırsanız sadece biraz sabredin.

Betimlemeleri de güzeldi. Kitabı okurken film izliyormuşum gibi hissettim. Yer yer güldüm, yer yer gözlerim doldu. Kitapta olumsuz, sevmediğim bir yer aradım ama bulamadım.

Keyifli okumalar.... :))

Merve 
05 Kas 2016 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 10/10 puan

Öyle bir kitap düşünün ki bir sonraki sayfayı okumak için can atarken kitabın bitmemesi için satırları yavaşça okuyorsunuz. Elinize aldığınız 700 sayfalık kitap size yetmiyor. Kitap için ne kadar övgüler yazsam, kitabı biraz olsun anlatmaya çalışsam da yazacağım her kelime yetersiz kalacaktır. Kitabın o büyülü dünyasını anlamak için sayfaları çevirmeniz gerekecek.
Fantastik edebiyat sevenler için okuma listesinin en başına alınacak muhteşem bir eser.

Rüzgarın Adı'nı okuduğunuz süre boyunca hissedeceğiniz tek eksiklik Kvothe çaldığı lavtasının müziğini duyamamak olacaktır.

Mustafa izmirli 
24 Mar 03:02 · Kitabı okudu · 10 günde · Beğendi · 10/10 puan

Bazı kitaplar vardır. Tam zamanında gelir okurun dünyasını önce alt üst eder sonra yeniden inşa eder. Bazı kitaplar vardır okuduktan sonra hayatınız değişir. İşte benim hayatımı değiştiren ender kitaplardan biri için inceleme yazıyorum hatta kendi hayatıma inceleme yazıyorum... Kitap etkili hani o bir kişinin hayatı varya acısıyla tatlısıyla o büyük başarılar ya da hüsranlar meydana getirmiş fakat üç dünyasında kendisini olabildiğince normal ve yalnız hisseden Kvothe Kardeşimiz. Yoldaşımız. Ve o muthis lavta telleri eksikte olsa parmakları kanasada kırılsada kendi hayatımda inanılmaz değişiklik yarattı. NEDEN MI? Kitap bittiğinde birr mandolin satın aldım 3-4 şarki çalmaya başladığımda ise lavtanın belkide atası sayılan ud aldım kursu gittim ve şimdi bir enstrümanla yaşamanın ne güzel bir duygu olduğunu öğrendim. Üste bazı kitaplar size "Yola çıkmanın utanciyla yaşamaktansa YOLA ÇIKIN " der ki öyle bir zamanda derki arkanıza bakmadan YOLA çıkarsınız. Benim için çok değer bir eser...

Gökhan 
28 Nis 21:27 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 9/10 puan

Benim gibi çalgılı kitapları, fantezi kitaplarını, kurguları seviyorsanız bu kitap tam sizlik! Patrick Rothfuss'un, karakterin hislerini okuyucuya hissettirebilmesi, Denna ve Auri ile olan diyologları. Hikayeler, öyküler, masallar. Bu kitap (benim için) türünün tek örneğidir. Şiddetle öneriyorum!

Esma Tezgi 
02 Nis 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Bazı kitapların kendi atmosferi vardır, okumaya başladığınız an o dünyanın içine girersiniz ve orada karakterle yaşamaya başlarsınız. O karakterlerin amacı amacınız, kederi kederiniz olur, kısacası karakter sanki sizmişsiniz gibi sizi etkiler. Okudukça sayfa sayfa ilerledikçe o dünyaya ait olup çıkarsınız ve o arık sizin bir parçanızdır. İşte Rüzgarın Adı da böyle bir kitaptı. Okurken hiç sıkılmıyorsunuz ve karşınıza her an bir sürpriz çıkabiliyor, kesin şöyle olur diye düşündüğünüz anda çok farklı bir şey oluyor.
Kvothe'yi çok sevdim, çok zeki, yetenekli ama çok şanslı olduğunu söyleyemem zekasını kullanışı ve olaylarla başa çıkış tarzı çok iyi. Spoiler vermeden yorum yapmak gerçekten çok zor neyse karakterleri çok başarılı buldum, normalde kız karakterleri pek sevmem biraz sinir bozucu oluyorlar ama Denna'yı sevdim, başarılı bir karakter.
Rüzgarın Adı'nda herkesin kendini bulabileceği bir yan var.
Patrick Rothfuss karakterleriyle, kurgusuyla ve anlatımıyla çok hoş bir kontrast oluşturmuş ve bizlere sunmuş e bize de okumak düşer. Kesinlikle çok iyi bir kitaptı.
Bilge Adamın Korkusunu okumak için çok sabırsızlanıyorum ama bitirip seriden ayrı kalmakta istemiyorum, arada kaldım.

ÖZBULMAYA 
09 May 18:08 · Kitabı okudu · 5 günde

Bir Tarihçi var ve kahramanımız Kvoethe hayatını, başından geçenleri 3 gün içerisinde bu adama anlatıyor ve Rüzgarın Adı sadece 1. Günde anlattıklarından oluşuyor. Kitabı nasıl ifade edebilirim, nasıl böylesine mükemmel bir kitabı size anlatıp sonrasında köşeme geçip anlattıklarımın eksik olmadığına kanaat verebilirim. Diyebileceklerim sadece alıp okuyun çünkü okuduğunuzda aynı zamanda bir
kitabı nasıl yaşanırsınız, olay örgüsünün içine nasıl girersiniz anlayacaksınız. Ayrıca yazarın tasvir edebilme yetisi o kadar kuvvetli ki yapmış olduğu betimlemeler kitabı daha da güzel edebi bir hale getirmiş. Ben kalınlığına rağmen soluksuz, ve bitmesini istemeyerek okudum. Serinin 2. Kitabı için sabırsızlanıyorum.

Mehmet uğur G. 
20 Şub 14:36 · Kitabı okudu · 13 günde · 9/10 puan

Anlatılmaz yaşanır derler ya işte o kitap... Pek fazla kitaptan söz etmeden sadece okumanızı şiddetle değilde heyecanla tavsiye ediyorum .

Aklıma takılan soru; çevirmenimiz , kitapta geçen çobanın dilini hangi yöremize uyarlamış olduğu ? Bazı sözcükler ege tarafını hatırlatırken bazılarıysa doğu tarafını hatırlatıyor. İşin can alıcı tarafıysa okurken çok sıkıntı çektim . Arada da neden böyle zorlaştırmsı gerektiğini anlamadan kalaydım . Çobanı çobanlıktan çıkarmış resmen . Neyseki kitap bitti . Tümüyle harikalar ötesiydi .

Ezra Aydın 
20 Eyl 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Her bir satırını huşû ile okuduğumu söylersem abartmış olmam herhalde. Bir teli kopmuş lavtayı çalmaya devam eden kana bulanmış parmaklarda, bir Alar yardımı olmaksızın, zihnimi Kothe'nin zihnine bağlayan şarkılarda dolandım. Ambrose'ye şarkı yazan Edama Ruh ve Kont'a kahkahalarla eşlik ettim, kederi henüz öğrenememiş genc Kothe'nin hüznünde dolandım.
Her yeni noktanın ardından Patrick Rothfuss'a bir kere daha hayranlık duydum.

4 /

Kitaptan 113 Alıntı

Damla Köseoğlu 
20 Haz 23:55 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Akıllı ama düşüncesiz bir insan çok ama çok tehlikeli olabilir.

Rüzgarın Adı, Patrick Rothfuss (Sayfa 124 - İthaki Yayınları)Rüzgarın Adı, Patrick Rothfuss (Sayfa 124 - İthaki Yayınları)
Damla Köseoğlu 
18 Haz 18:47 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Size sarıldığı zaman hiç düşünmeksizin gözlerinizi dünyaya kapayabileceğiniz bir kişiyi bulabilirseniz, kendinizi şanslı sayın.

Rüzgarın Adı, Patrick Rothfuss (Sayfa 130 - İthaki Yayınları)Rüzgarın Adı, Patrick Rothfuss (Sayfa 130 - İthaki Yayınları)
Nisa Nur 
27 Haz 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

"Gelecek kaygısı duymaya başladığımız gün, çocukluğumuzu geride bıraktığımız gündür. "

Rüzgarın Adı, Patrick Rothfuss (Sayfa 98)Rüzgarın Adı, Patrick Rothfuss (Sayfa 98)
Damla Köseoğlu 
19 Haz 17:42 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Korku genellikle bilgisizlikten kaynaklanır.

Rüzgarın Adı, Patrick Rothfuss (Sayfa 237 - İthaki Yayınları)Rüzgarın Adı, Patrick Rothfuss (Sayfa 237 - İthaki Yayınları)
Muzaffer Akar 
29 Mar 21:30 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Gelecek kaygısı duymaya başladığımız gün, çocukluğumuzu geride bıraktığımız gündür.

Rüzgarın Adı, Patrick Rothfuss (Sayfa 98)Rüzgarın Adı, Patrick Rothfuss (Sayfa 98)
Damla Köseoğlu 
18 Haz 17:58 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Ağzından çıkar her söz üzerinde iyi düşün.

Rüzgarın Adı, Patrick Rothfuss (Sayfa 96 - İthaki Yayınları)Rüzgarın Adı, Patrick Rothfuss (Sayfa 96 - İthaki Yayınları)
Damla Köseoğlu 
19 Haz 22:15 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

En uslu köpek bile yeteri kadar tekmelenirse kendisine uzanan eli ısırır.

Rüzgarın Adı, Patrick Rothfuss (Sayfa 186 - İthaki Yayınları)Rüzgarın Adı, Patrick Rothfuss (Sayfa 186 - İthaki Yayınları)
Nisa Nur 
30 Haz 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

"Ayrıca öfkeniz geceleyin içinizi ısıtabilir ve incinmiş bir gurur sizi harikulade şeyler yapmaya teşvik edebilir. "

Rüzgarın Adı, Patrick Rothfuss (Sayfa 279)Rüzgarın Adı, Patrick Rothfuss (Sayfa 279)
Esma Tezgi 
02 Nis 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Zihnimizin sahip olduğu en büyük beceri belki de acıyla başa çıkmaktır. Klasik yaklaşım bize herkesin ihtiyacı doğrultusunda geçtiği dört kapı olduğunu öğretir.

Birinci kapı uykudur. Uyku bize dünyadan ve onu dolduran tüm acıdan kaçabileceğimiz sığınak sağlar. Bir insan ağır yaralandığı zaman genellikle kendinden geçer. Aynı şekilde tramvatik haberler alan birini bayıldığı olur. Zihin ilk kapıdan işte böyle geçerken kendini acıdan korur.

İkinci kapı unutmaktır. Bazı yaralar kısa zamanda kapanmayacak, hatta belki de asla iyileşmeyecek kadar derindir. Ayrıca bazı anılar o kadar azap vericidir ki onlara alışmak mümkün değildir. "Zaman tüm yaraları iyileştirir" sözü yanlıştır. Zaman çoğu yarayı iyileştirir. Geri kalan bu kapının ardında saklıdır.

Üçüncü kapı deliliktir. Bazen insanın aklı öyle darbe alır ki kendini delilikte saklar. Bu ilk bakışta faydalı gözükmese bile öyledir. Gerçekliğin acıdan başka bir şey getirmediği zamanlar vardır ve bu acıdan saklanmak için zihnin gerçekliği bırakması gerekebilir.

Dördüncü kapı ölümdür. Son sığınak. Öldükten sonra bizi hiçbir şey incitemez. Ya da en azından bize öyle söylenir.

Rüzgarın Adı, Patrick RothfussRüzgarın Adı, Patrick Rothfuss

Kitapla ilgili 1 Haber

Patrick Rothfuss’a Üçüncü Kitabı Zorla Yazdırmak Elinizde
Patrick Rothfuss’a Üçüncü Kitabı Zorla Yazdırmak Elinizde Patrick Rothfuss’un üçüncü kitabını mı yazacağına, yoksa Fallout 4 mü oynayacağına siz karar verin! Ciddiyiz…