Saatin Gizli Yüreği

0,0/10  (0 Oy) · 
2 okunma  · 
0 beğeni  · 
460 gösterim
Elias Canetti'nin 1942'de tutmaya başladığı ünlü "Notlar"ının 1972'ye kadar olan kısmını İnsanın Taşrası adıyla yayımlamıştık. Şimdi de 1985'e kadar olan ve Saatin Gizli Yüreği adıyla bilinen ikinci cildi yayımlıyoruz.

Canetti bu "Notlar"da bir tür nehir-roman tarzını benimseyerek düşünsel deneyimlerle yaşamın kendisi arasındaki derin ve sağlam bağlar üzerinde gezinir. Varlığın bütünselliğine ulaşan bu "Notlar" aynı zamanda Canetti'nin kendi hayatıyla hesaplaşmasının gözler önüne serilişidir. Doğallığı ve kaçınılmazlığıyla ölüm olgusu ve onun etrafında gelişen düşünceleri, dünya edebiyatına yön vermiş bu önemli ismi daha yakından tanımanın anahtarı da aynı zamanda…

"İnsan çok yönü, binlerce yönü bulunan bir varlıktır - en büyük şansı ve mutluluk kaynağı da budur; ve insan ancak belli bir süre sanki böyle bir varlık değilmiş gibi yaşayabilir. Kendini amacının kölesi gibi hissettiği anlarda, insana yardımcı olabilecek tek çare vardır: Eğilim ve yeteneklerinin çokyönlülüğüne boyun eğip, kafasından geçenleri hiçbir ayıklama yapmaksızın kağıda dökmek."
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2015
  • Sayfa Sayısı:
    189
  • ISBN:
    9789755707341
  • Orijinal Adı:
    Das Geheimherz der Uhr: Aufzeichnungen, 1973-1985
  • Çeviri:
    Ahmet Cemal
  • Yayınevi:
    Sel Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Sergen Özen 
 16 Tem 02:03 · Kitabı okudu · 4 günde · Puan vermedi

Saatin Gizli Yüreği, Canetti’nin 1972-85’e kadar olan “Notlar”ının ikinci cildi. Birinci Kitap olan “İnsanın Taşrası”, 1942-72 yıllarında tutmuş olduğu notlarını kapsıyor. Henüz 2015’de Ahmet Cemal tarafından Türkçe’ye kazandırılan kitaptaki her bir not, yazarın kült romanı Körleşme’sinde anlattığı kendi kalesine kapanan, toplumdan soyutlanmış Profesör Kien’in dünyasıyla bir hayli benzer.
Canetti’nin güçlü bir kalemi var, yirmialtı yaşında kaleme aldığı Körleşme’yi bir ay gibi uzun bir sürede bitirmiştim. İnsanın kendi iç dünyasıyla hesaplaşmasını okumak, hele ki bir yazarın güçlü kaleminden okumak ister istemez o hesaplaşmanın ağırlını hissettiriyor ve baskı altına alıyor. Yarım bıraktığım Pessoa’nın Huzursuzluğun Kitabı adlı eseri, adı üzerinde huzursuzluk çemberinde sarsıcı, usandırıcı illallah ettiren kitaplardan biri.
Saatin Gizli Yüreği kısa bir kitap fakat sözünü ettiğim duygusal yoğunluk kitabı iki tane Körleşme yapıyor. Okurken duygudan damardan uzak olmayışım, aksine kitabı sımsıkı duyumsayarak okuduğum her kitap, o karakter gibi düşünmemi, kendimi onun yerine koyarak olaylara bakışımı şekillendiriyor. Kitaplar da bunun için var, kısa bir süreliğine “sen” olmaktan çıkıp “o”nun gözünden dünyaya, aşka, hüzne, sevince, hayata bakabilmek için var.

Yazarın ikinci kitabı kaleme alırken yaşanmışlığının verdiği tecrübeyle, daha olgun bir dönemde kaleme alması tercih etmem için başlıca unsur oldu.
Canetti, kuşku yok ki döneminin kültürel anlamda “değer” olabilmiş bilgelerinden bir tanesi. Avrupa’nın dışında Hint kutsal kitapları, Çin felsefesi, Yunan Felsefesi, Mısır Tanrıları, antik çağ ve sayamadığım bir çok konu, Canetti’nin gizli yüreğindeki birer parçalar. Feridüddin Attar ve Hz. Yakub hakkında pasajlar görmek ilgi çekiciydi, Canetti'nin islam-müslümanlık hakkında da araştırmalar yaptığını seziyorum. Marakeşte Sesler adında kitabı da İslam ülkesi Fas'ın bir şehiri. Hemen her konu hakkındaki kendine özgü yüksek bilgisi onu tam bir entelektüel yapıyor. Kitaplar Canetti'nin hazinesi, kendi tabiriyle; "Başından aşağı dökülen sular gibi yutuyor bilgiyi."

“Görmediği ve bildiği her şey onu hayatta tutuyor.”

İkinci şahısın kaleminden çıkmış gibi notları; “yapıyor, düşünüyor, hissediyor, bekliyor…” Umberto Eco’nun Polisiye romanlarına sıkıştırdığı tarih ve kültür, tam olarak Canetti’nin notlarında.

Bir kitabı okurken hiç yoruldunuz mu? Evet, ilk kez bir kitabı bitirdiğimde düşünsel olarak yorulduğumu hissettim. Kitap, biter bitmez kıskacına aldı ve sonunda derin bir boşluğa bıraktı. Hiç sevmedim ben bu boşluğu. Bir kitabın kapağını iç huzuruyla kapatmanın zamanı gelmedi mi artık?...

Böylesine yoğun düşünce çemberinin insanın boğması o eserin kötü olduğunu söylememiz için yeterli sebep midir? Dostoyevski’nin Yeraltı’sının sıkıcılığı da eserin edebi yönünün kötü oluşundan değil, “Yeraltı”nı fazla kurcaladığından. Bir nevi rahat hissetmek için kitap okuruz, günlük yaşamın sıradanlığından biraz uzaklaşmak bizi kitap okumaya iten sebeplerden bir tanesi. Fakat bu türden kitaplar kimilerini az, kimilerini fazla daraltabiliyor. Sonuç olarak, mutlu olmak, huzursuz olmak gibi kavramların seçtiğimiz bir kitapta barınıp barındırmadığını görmezden gelmememiz gerekiyor.
Kitapta beğendiğim hayli bir pasaj var. Canetti bir ateist. Tanrıyla ilgili savlarını hızlı geçerek okurken, diğer, yaşam hakkındaki eleştirel yazıları ancak bir entelektüelin kaleminden çıkabilirdi düşüncesini veriyor. Ayırt edilebilen dil ve üslup, eleştiriyle birleşince notlar anlam kazanıyor. Canetti eleştiriyor fakat yaşamından duyulan yorgunluğun eleştirisi bu. Mesela ölümün yüceltilmesini eleştiriyor, yüzyıllar önce yaşamış tarihi bir şahsiyetin bugünlerin “efendisi” olmasından yakınıyor, kendisiyle hesaplaşmayan, zamanın “Kitle”lerini yeriyor.
Bunlara karşın anılarında yaşayan insanları, yaşamları için korktuğu insanları seviyor. Bir insanı yargılamamayı, bunu yapmak için kimsenin egodan arındılmadığını söylüyor, övgünün bir insanı hançerlemekten başka bir şey olmadığını ifade ediyor. Araştırmanın, okumanın, umudun insan için, yaşamak için yeterli sebepler olduğunu söylüyor Canetti.

“Yapıyor, düşünüyor, hissediyor, bekliyor…”
Böylesine derinlere inen bir kitap, hastalıklı bir kitap bu. İkinci defa okunmak için ayrılan kitaplar arasında yer almayacak.
Ve 1985 yılında ölmeden son bir not düşüyor:

“Kendini kendinden kurtarıyor ve rahat bir soluk alıyor. Artık kendisi hakkında asla bir şey bilmek istemiyor.”

Kitaptan 19 Alıntı

Sergen Özen 
09 Tem 00:25 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Milyarlarcası arasından bir yıldız, ama yine de fark ediliyor, öyle mi?

Saatin Gizli Yüreği, Elias Canetti (Sayfa 113 - Sel Yayıncılık, 1. baskı, 2015)Saatin Gizli Yüreği, Elias Canetti (Sayfa 113 - Sel Yayıncılık, 1. baskı, 2015)
Sergen Özen 
09 Tem 23:17 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

İçimde onun gülümsemesi ve sözcükleri vardı.

Saatin Gizli Yüreği, Elias Canetti (Sayfa 31 - Sel Yayıncılık, 1. baskı, 2015)Saatin Gizli Yüreği, Elias Canetti (Sayfa 31 - Sel Yayıncılık, 1. baskı, 2015)
Sergen Özen 
14 Tem 01:13 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Çoktandır dışladıklarından kim bilir hangileri şimdi sana saldırmakta!

Saatin Gizli Yüreği, Elias Canetti (Sayfa 29 - Sel Yayıncılık, 1. Baskı, 2015)Saatin Gizli Yüreği, Elias Canetti (Sayfa 29 - Sel Yayıncılık, 1. Baskı, 2015)
Sergen Özen 
13 Tem 01:10 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Dünya beş dakikada bile çöle dönebilir, ve sen hâlâ kitaplardan kopamıyorsun.

Saatin Gizli Yüreği, Elias Canetti (Sayfa 128 - Sel Yayıncılık, 1. Baskı, 2015)Saatin Gizli Yüreği, Elias Canetti (Sayfa 128 - Sel Yayıncılık, 1. Baskı, 2015)
Sergen Özen 
11 Tem 20:39 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Anılar da bozulur, acele et!

Saatin Gizli Yüreği, Elias Canetti (Sayfa 65 - Sel Yayıncılık, 1. Baskı, 2015)Saatin Gizli Yüreği, Elias Canetti (Sayfa 65 - Sel Yayıncılık, 1. Baskı, 2015)
Sergen Özen 
10 Tem 15:06 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Yargıda bulunmamayı dene. Açıkla. Yargılamaktan daha iğrenç bir şey yoktur. Yargılamak her zaman şöyle ya da böyledir ve hep yanlıştır. Kim, herhangi birini yargılamak için yeterince bilgi sahibidir ki? Kim, bunu yapabilecek kadar bencillikten uzaktır?

Saatin Gizli Yüreği, Elias Canetti (Sayfa 127 - Sel Yayıncılık, 1. Baskı, 2015)Saatin Gizli Yüreği, Elias Canetti (Sayfa 127 - Sel Yayıncılık, 1. Baskı, 2015)
Sergen Özen 
11 Tem 18:06 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Her şeyi unuttuğundan bu yana çok daha fazla şey biliyor.

Saatin Gizli Yüreği, Elias Canetti (Sayfa 69 - Sel Yayıncılık, 1. Baskı, 2015)Saatin Gizli Yüreği, Elias Canetti (Sayfa 69 - Sel Yayıncılık, 1. Baskı, 2015)
Sergen Özen 
 20 Tem 01:39 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Hayır diyebilmekte dev bir güç gizli, ve bana öyle geliyor ki, bu güç tek başına insanı yaşatabilecek kadar büyük.

Saatin Gizli Yüreği, Elias Canetti (Sayfa 106 - Sel Yayıncılık, 1. Baskı, 2015)Saatin Gizli Yüreği, Elias Canetti (Sayfa 106 - Sel Yayıncılık, 1. Baskı, 2015)
Sergen Özen 
20 Tem 01:34 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Bir şeyler vaat etmeyecek kadar yalın sözcükler bulabilir misin?

Saatin Gizli Yüreği, Elias Canetti (Sel Yayıncılık, 1. Baskı, 2015)Saatin Gizli Yüreği, Elias Canetti (Sel Yayıncılık, 1. Baskı, 2015)
Sergen Özen 
12 Ağu 18:32 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Elli yıla kadar hiçbir insanın olmayabileceğini düşünmesine rağmen, sanki her şey böyle sürüp gidecekmiş gibi yaşamak zorunda hissediyor.

Saatin Gizli Yüreği, Elias Canetti (Sayfa 151 - Sel Yayıncılık, 1. Baskı, 2015)Saatin Gizli Yüreği, Elias Canetti (Sayfa 151 - Sel Yayıncılık, 1. Baskı, 2015)
2 /